close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yucâdilûne fî âyâti(A)llâhi biġayri sultânin etâhum(s) kebura makten ‘inda(A)llâhi ve ’inde-lleżîne âmenû(c) keżâlike yatbe’u(A)llâhu ‘alâ kulli kalbi mutekebbirin cebbâr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki kendilerine hiçbir kesin delil gelmediği halde Allah'ın delilleri hakkında çekişmiye girişirler; Allah katında da bir nefrete ve buğza uğrarlar, inananlar katında da; Allah, her kibirli ve cebbar kişinin gönlünü böyle mühürler işte.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ki onlar, Allah’ın ayetleri (ve Kitabın açık hükümleri) konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın (kafa karıştırmak ve sorumluluktan kaçmak için tartışan ve) mücadele edip duran kimselerdir. (Bu) Allah katında da, iman edenler katında da büyük bir nefret ve öfke (sebebi)dir. İşte Allah, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürlemekte (ve hidayetini karartıvermekte)dir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, Allah'ın ayetleri konusunda, kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. Bu Allah katında da, iman edenler yanında da büyük bir öfke sebebidir. İşte Allah, her kibirli zorbanın kalbini böylece mühürler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerine gelmiş hiçbir delil, hiçbir ferman, hiçbir yetki olmadığı halde, Allah'ın âyetleriyle ilgili tartışma açanlar, Allah katında ne büyük gazaba uğrayacaklar. İman edenler yanında da ne büyük öfkeyle karşılanır. Allah kendilerinde bir güç gören, zorbaların, diktatörlerin, kalplerini, kafalarını işte böyle anlayışsız hale getirir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ki, kendilerine gelmiş açık bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele ederler. Bu Allah katında da iman edenlerin yanında da büyük bir öfkeye yolaçar. İşte Allah her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ki onlar, Allah'ın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (Bu,) Allah katında da, iman edenler katında da büyük bir öfke (sebebi)dir. İşte Allah her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(O Şübheciler), o kimselerdir ki, kendilerine (Allah'dan) gelmiş hiçbir delil olmaksızın Allah'ın ayetlerinde mücadele ederler. Bu, hem Allah katında, hem iman edenler yanında en büyük buğzu gerektirir. İşte Allah her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürler.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O müsrifler ki kendilerine gelen güçlü bir delil olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler. Onların bu yaptıkları, Allah katında da inananların yanında da büyük bir nefretle karşılanır. İşte Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini böylece mühürler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan Allah'ın âyetleri hakkında tartışırlar. Bu, Allah katında da inananlar katında da büyük nefrete sebep olur. Allah, kibirli her zorbanın kalbini böyle mühürler.
Besim Atalay
swap_vert close
Kendisine gelen bir tutağı olmadan Allahın âyetleri hakkında kakışan kimseler, hem Allahın, hem inanmış olanların katında büyük bir iğrençle karşılanırlar; her zorbanın, kasalağın gönlünü işte Allah böylecene damgalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunlar, Allah'ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Onların bu hareketleri hem Allah indinde hem de iman edenler nazarında pek kötü, pek çirkin bir davranıştır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (yaptıkları yüzünden) işte böyle mühürler.
Cemil Said
swap_vert close
Hiç bir delîl olmaksızın Allâh’ın mu’cizeleri hakkında mücâdele idenler hem Allâh’ın ve hem mü’minlerin ’adâvetini da’vet iderler. Allâh mütekebbir ve cabbar olan âdemin kalbini mühürler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Bunlar, Allah'ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Bu, Allah katında da, inananların yanında da öfkeyi arttırır. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini bundan dolayı mühürler."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, kendilerine ulaşmış kesin bir kanıt olmadan Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaya girişirler. Bu tutum, gerek Allah yanında gerekse inananlar yanında büyük bir nefrete sebep olur. Allah, kendini beğenmiş her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenler gerek Allah yanında, gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı, hiç bir delile sahip olmadan tartışanlar, hem ALLAH katında ve hem de inananlar katında büyük bir öfkeye muhataptır. ALLAH her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücadele ederler. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında büyük bir buğzu gerektirir. İşte Allah, her böbürlenen zorbanın kalbini öyle bir tabiat ile mühürler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki kendilerine gelmiş bir bürhan olmaksızın Allahın âyetlerinde mücadele ederler, Allah yanında ve iymanı olanlar ındinde mebğuz olmak için ne büyük huy, işte Allah her cebbar mütekebbirin kalbini öyle bir tabiat ile mühürler
Emrah Demiryent
swap_vert close
O kimselerdir ki, kendilerine (Allah’tan) gelmiş hiçbir delil olmaksızın Allah’ın âyetleri hakkında mücadele ederler. (Kâfirlerin) bu (çirkin davranışı) Allah tarafından büyük bir gazabı ve îmân edenler tarafından da büyük bir buğzu gerektirir. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (ısrarla hakkı inkâr etmeleri ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri için) işte böyle (manen) mühürler.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O kimseler, kendilerine görevli kılınmış, yetki verilmiş bir kimse gelmediği halde, Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. Bu da Allah'ın yanında da insanların yanında da büyük bir kızgınlığa neden olur. İşte böyle! Allah, her büyüklük taslayanın kalbini mühürler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Onlar, kendilerine gelmiş hiçbir hüccet olmadığı halde Allahın âyetleri hakkında mücâdele edenlerdir. Gerek Allah indinde, gerek îman edenler katında (buna) buğz büyümüşdür. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, kendilerine gelmiş bir delîl olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücâdele ederler. (Bu,) Allah katında da, îmân edenlerin yanında da nefret cihetiyle büyük olmuştur. İşte Allah, (kendisine) büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (kendi kibri ve bunda ısrarı üzerine) böyle mühürler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ki, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın, Allah’ın ayetleri hakkında mücâdele ederler. (Bu,) Allah katında da iman etmiş olanların yanında da nefret cihetiyle büyük olmuştur. Allah, Büyüklük taslayan herbir zorbanın kalbi (her kibirli ve diktatör kimsenin beyin korteksi) üzerine (kendi kibri ve bunda ısrarı nedeniyle) işte böyle (manevi) damga (manevi izler) oluşturuyor. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ellerinde, onlara gelen kesin olarak doğrulayacak bir delil olmadığı halde, Allah’ın ayetleri ile mücadele edenler, Allah’ın katında ve iman edenlerin yanında büyük bir öfke kazanmışlardır. İşte bundan dolayı Allah, bütün kibirlenen zorbaların kalplerini mühürlemiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendilerine hiç bir kanıt gelmeden Allah’ın belgeleri üzerinde çekişenler Allah’ın katında da, inananların katında da en büyük öfke ile karşılanırlar. Allah her büyüklük taslıyanın, her zorbanın yüreğini işte böyle körletir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendilerine hiçbir burhan gelmeksizin Allah/ın âyetlerinde çene çalanları işte böyle şaşırtırız. Bunlar Allah yanında, mü/minler yanında büyük bir düşmandır, asla sevilmez. Allah kibirli, zorba olan herkesin kalbine böyle mühür basar».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Kendilerine hiçbir delil [sultân] gelmediği hâlde, Allah’ın ayetlerine karşı mücadele edenler, hem Allah katında hem de inananların yanında büyük bir öfkeye [maktân] sebep olurlar. İşte Allah her kibirli zorbanın kalbinin üstüne böyle mühür vurur.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onlar Allah'ın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (Bu,) Allah katında da, iman edenler katında da büyük bir nefretle karşılanır. İşte Allah, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle damgalar.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Oysa iknâ edici herhangi bir delile dayanmaksızın Allah’ın ayetleri hakkında körü körüne tartışmaya girişenler, hem Allah’ın gazâbına uğrayacak, hem de müminlerin öfkesiyle karşı karşıya kalacaklardır! İşte Allah, küstahça kibirlenen zâlimlerin kalbini böyle mühürler!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki kendilerine verilmiş bir sültan / belge / delil olmadan Allah’ın âyetleri hakkında tartışıyorlar. Bu, Allah’ın katında ve inanmış kimselerin katında nefret artırdı. Allah, her bir zorba kibirlinin kalbini böyle mühürler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gerçek bir bilgi sahibi olmadıkları halde Allah kelâmı hakkında kısır çekişmelere girenler, hem Allah'ın hem inananların öfkesini çeker. Allah da bu şekilde, kendilerini dev aynasında görenlerin basiretini bağlar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine hiçbir delil gönderilmediği halde ayetlerimiz hakkında mücadele edenler; gerek Allah, gerekse iman edenler tarafından sevilmez. Ellerinde kesin bir delil yokken büyüklük taslayan, fırsatını bulduğu zaman ayetlerimize karşı zorbalık yapanların amelleri hayat kitaplarına yazılır. Hesap günü hayat kitapları önlerine konulur. Zorbaların yaptıkları bütün ameller hesap günü kendi aleyhlerine şahit olur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı hâlde Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenler, [*] gerek Allah katında, gerekse iman edenler katında büyük bir öfkeyle karşılanır. Allah her zorba kibirlinin kalbini işte böyle mühürler. [*]
Benzer mesaj: Mü’min 40:56 İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr “sebep”, mühürlenme ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93, Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü’min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ellerinde kendilerine gelen hiç bir delil bulunmaksızın, Allah’ın âyetleriyle mücadele edenler, Allah’ın huzurunda ve îman edenlerin yanında çok kötü (kimseler)dir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini de işte böyle mühürler.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hiçbir delilleri olmadan ²⁵ Allah’ın mesajlarını sorgulayanları [da]: hem Allah’ın, hem de iman etmiş olanların gözünde son derece çirkin [bir günah]. Allah, bütün kibirli zorbaların kalbini işte böyle mühürler.” ²⁶
25 Lafzen, “kendilerine gelmiş hiçbir otorite [yahut “delil”] olmadan”; yani vahiy gerçeğini inkar etmelerini destekleyecek güçlü bir kanıta sahip olmadıkları halde; cedele fiili, esas olarak, “iddia etti/ileri sürdü” anlamına gelir: fî edatı (“konusunda” veya “hakkında”) ile kullanıldığında, bir hakikate “karşı çıkma”yı, yahut “onu sorgulama”yı ifade eder.26 Lafzen, “her kibirli, küstah [kişinin] kalbini”. Allah’ın müzmin günahkarın kalbini “mühürlemesi”nin bir açıklaması için bkz. 2:7, not 7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu kimseler, ellerinde hiçbir delil bulunmadığı halde Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri tartışıp konuşur dururlar. Bu, hem Allah nezdinde hem de inananlar nezdinde büyük bir öfkeye sebep olur. Onlar Allah’ın ayetlerine kalplerini mühürleyerek büyüklenmişlerdir. 47/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu gibiler kendilerine ulaşmış hiçbir etkin belge ve yetki olmadan Allah’ın âyetleri hakkında ileri geri konuşurlar: (Bu) hem Allah katında, hem de iman edenler nezdinde büyük bir bayağılaşmadır: İşte Allah her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler.[⁴¹⁹⁵]
[4195] Bu paragrafın içeriği de, kendisinden önceki pasajda olduğu gibi “mü’min adam”a nisbet edilebilir. Fakat 35. âyetteki “polemik yapanlar” ifadesi, bu pasajı sûrenin başındaki 4. âyete bağlamaktadır. Dolayısıyla bu paragrafın içeriği Allah’a isnat edilmelidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kendilerine hiçbir delil gelmediği halde, Allah’ın ayetlerine karşı gelip tartışanlar ancak; Allah katında gazabın ve mü'minlerin yanında öfkenin artmasına sebep olurlar. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler!
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetlerine karşı mücadele edenlerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında onlara karşı büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, kendilerine gelmiş hiçbir bürhan olmaksızın Allah'ın âyetlerinde mücadelede bulunurlar. Allah indinde ve imân edenlerin indinde büyük bir gazap (vesilesi) olmuştur. İşte Allah, her mütekebbir, cebbâr olanın kalbini öyle mühürler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine ulaşmış hiçbir delile dayanmaksızın Allah'ın âyetleri hakkında ileri geri tartışanların bu hareketleri, hem Allah indinde, hem de iman edenler yanında pek büyük bir gazaba yol açar. İşte Allah, her kibirli ve zorbanın kalbini böylece mühürler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki kendilerine gelmiş bir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. (Bu hareketleri) Gerek Allah yanında, gerek inananlar yanında (onlara karşı) ne büyük bir kızgınlık (doğurur)! İşte Allah, her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Kendilerine gelmiş bir hüccet ve burhân olmaksızın Allâh'ın âyetlerinde mücâdele idenlere Allâh ve mü'minler büyük 'adâvet iderler. İşte Allâh Te'âlâ her mütekebbir cabbârın kalbine böyle mühür urur" didi
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerinde bir delil olmadan tartışanlardır. Bu hem Allah katında, hem de inanıp güvenler katında öfkeyi büyütür. Allah, büyüklük taslayan her bir zorbanın kalbini böyle mühürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu kimseler, Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelen bir delil olmadığı halde tartışır dururlar. Bu, Allah katında da, iman edenlerin yanında da büyük kızgınlık sebebidir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, kendilerine ulaşmış hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın âyetleri hakkında tartışanlardır. Bu ise Allah katında da, iman edenler yanında da büyük bir gazap nedenidir. Büyüklük taslayan herbir zorbanın kalbini Allah işte böyle mühürler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendilerine gelmiş bir kanıt olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin durumu, hem Allah katında hem de inananların katında büyük bir öfke konusu olmuştur. Allah, tüm zorba, kibirli kalpler üzerine işte böyle mühür basıyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim ŧartışurlar Tañrı āyetlerinde ḥüccetsüz kim geldi anlara ulu oldı düşmān dutmaķdın yaña Tañrı ķatında daħı anlaruñ ķatında kim įmān getürdiler. ancılayın mühr urur Tañrı her göñül [251b] üzere mütekebbir boyun virmeyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki çekişürler Tañrı Ta‘ālā āyetlerinde ḥüccetsüz, delīlsüz. Ulu‘aẕāba müsteḥaḳ oldılar Tañrı Ta‘ālā ḳatında, mü’minler ḳatında daḫı.Anuñ gibi mühr urur Tañrı Ta‘ālā her mütekebbir ve cebbār yüregi üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, (Rəbbindən) özlərinə heç bir dəlil gəlmədən Allahın ayələri barəsində mübahisə edərlər. Bu həm Allah, həm də iman gətirənlər yanında (onlara qarşı) nifrət artırar. Allah hər təkəbbür sahibinin, zalımin ürəyini (təkəbbür, zülm sahibi olan hər bir qəlbi) belə möhürləyər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who wrangle concerning the revelations of Allah without any warrant that hath come unto them, it is greatly hateful in the sight of Allah and in the sight of those who believe. Thus doth Allah print on every arrogant, disdainful heart.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"(Such) as dispute about the Signs of Allah, without any authority that hath reached them, grievous and odious (is such conduct) in the sight of Allah and of the Believers. Thus doth Allah seal up(4407) every heart - of arrogant and obstinate Transgressors."
4407 See the last note. The arrogant transgressors having closed their hearts to the Message of Allah and to every appeal made to them, it followed by Allah's Law that their hearts were sealed up to any fresh influences for good. Cf. 7:100; also 2:7, and n. 31.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
يُجَادِلُونَ
mücadele ederler
ف۪ٓي اٰيَاتِ
âyetleri
hakkında
اللّٰهِ
Allah'
ın
بِغَيْرِ
olmadan
سُلْطَانٍ
bir delil ki
اَتٰيهُمْۜ
kendilerine gelmiştir
كَبُرَ
büyük olmuştur
مَقْتاً
buğz ba- kımından
عِنْدَ
katında
اللّٰهِ
Allah
وَعِنْدَ
ve ya- nında
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اٰمَنُواۜ
iman ettiler
كَذٰلِكَ
işte böyle
يَطْبَعُ
mühürler
اللّٰهُ
Allah
عَلٰى
üzerini
كُلِّ
her
قَلْبِ
kalbin ki
مُتَكَبِّرٍ
büyüklük tas- layanındır
جَبَّارٍ
zorba- nındır
Onlar ki kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın Allah'ın âyetleri hakkında mücadele ederler. (Bu durum) Allah katında da iman edenlerin yanında da büyük bir gazabı gerektirir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
جَادَل
Fiil-III
ج د ل
Mücadele etti, tartıştı, uğraştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
سُلْطَان
İsim
س ل ط
Delil, yetki, güç, hakimiyet, kuvvet, hüccet, sultan, saltanat
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
كَبُرَ
Fiil-I
ك ب ر
Büyüdü, ağır geldi, ne büyük, büyük oldu
مَقْت
İsim
م ق ت
Gazap gerektiren, buğz bakımından
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
طَبَعَ
Fiil-I
ط ب ع
Mühür vurdu, mühürledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مُتَكَبِّر
Etken fiil-V
ك ب ر
Mutekebbir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Azamet ve kibriyasını her anda izhar eden demektir), kibirlenen, büyüklük taslayan
جَبَّار
İsim
ج ب ر
Cebbâr (Allah'ın esması, ismidir. Dilediğini zorla yaptıran demektir), zorba, zorlayıcı