close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad câekum yûsufu min kablu bilbeyyinâti femâ ziltum fî şekkin mimmâ câekum bih(i)(s) hattâ iżâ heleke kultum len yeb’aśa(A)llâhu min ba’dihi rasûlâ(en)(c) keżâlike yudillu(A)llâhu men huve musrifun murtâb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki daha önce Yusuf da, apaçık delillerle gelmişti de size getirdiği şey hakkında bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız, sonunda ölünce de artık dediniz, bundan sonra Allah, başka bir peygamber göndermez kesin olarak; işte Allah, haddini aşan şüpheli kişiyi böyle saptırır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Yusuf da, daha önce size apaçık deliller getirmişti. Onun size getirip (haber verdiklerin)den (dolayı) da kuşkulara kapılıp gitmiştiniz. Nihayet o ölünce (bu sefer) "Allah bundan sonra, asla hiçbir peygamber göndermez (bunun gibisi dünyaya gelmez)" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden, şüpheci kimseleri böyle şaşırtıp (Hakk’tan çevirir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve andolsun ki, daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti de, size getirdiği şey hakkında, bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız. Sonunda o vefat edince, değerini anlayıp dediniz ki: Bundan sonra, Allah başka peygamber göndermez. Allah vahyine karşı şüpheye düşenleri ve ölçüyü taşıranları böyle saptırır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Daha önce size, apaçık delillerle Yûsuf gelmişti. Onun size getirdiği dinî hakikatlerden şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince, Allah ondan sonra özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere asla rasul görevlendirmez, dediniz. İşte geçmiştekilerin başına gelenlere benzer şekilde, Allah cahilce davranarak meşruiyyet sınırını aşan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kanunlar koyup uygulayan, hak dinde şüpheye düşürecek konular arayan, ithamlarda bulunan isyankârların, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti. Onun getirdiklerinden de kuşkulanıp durmuştunuz. Sonunda o ölünce: "Artık ondan sonra Allah bize peygamber göndermeyecek" dediniz. İşte Allah aşırıya giden şüpheci kimseyi böyle saptırır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; 'Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez.' İşte Allah ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu Mûsa'dan önce Yûsuf da size mucizelerle gelmişti. O vakit de onun size getirdiği şeyler hakkında şübhe edib durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de: “- Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” dediniz. İşte Allah, (dininde) haddi aşan şübheciyi böyle saptırır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(O mümin adam devamla:) “Andolsun! Yusuf daha önce mucizelerle size geldi. Onun size getirdiklerinde tereddüt içinde kaldınız. Nihayet vefat ettiği zaman: “Ondan sonra Allah asla peygamber göndermeyecektir.” dediniz. İşte Allah, müsrif ve şüpheci olanları böylece saptırır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki daha önce de Yûsuf size açık deliller getirmişti. Siz onun getirdiklerinden de şüpheye düşmüştünüz. Yûsuf ölünce, “Allah ondan sonra bize asla bir peygamber göndermeyecek” demiştiniz. Allah aşırı giden, çok şüpheci olanları işte böyle saptırır.
Besim Atalay
swap_vert close
Önce size, belgelerle Yusuf dahi gelmişti; getirdiği şeye karşı şüphelenip durdunuz; öldüğünde dediniz ki: «Bundan sonra Allah hiçbir peygamber göndermez!» Her taşkını, şüpheciyi Allah böyle saptırır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri (yaptıkları yüzünden) böyle sapıklıkta bırakır.
Hz. Yusuf, lakabı İsrail olan (A. İmran 3/93) Yakup Peygamberin on iki oğlunun sondan ikincisidir. En küçüğü olan Bünyamin’in ağabeyidir. İsrailoğullarını meydana getiren on iki boydan birinin başıdır. Kur’an’ın 111 ayetten oluşan 12. suresi, Hz. Yusuf’un hayatını anlatmaktadır. Kur’an, Yusuf 12/3’de Hz. Yusuf’un kıssasını ihtiva ettiği derinlik ve içerdiği mesajlar bakımından “kıssaların en güzeli” olarak vasıflandırmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Yûsuf âşikâr mu’cizeler ile içinize gelmişdi. Lâkin o ölünceye kadar sözlerinin hakîkat oldığından dâimâ şübhe itdiniz o vakit "O öldükden sonra artık Allâh rasûl diriltmeyecekdir." diyor idiniz. İşte Allâh haddini tecâvüz idenleri ve şübhede bulunanları böyle dalâlete sevk ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"And olsun ki, Yusuf da, daha önce, size belgelerle gelmişti. Size getirdiği şeylerden şüphelenip durmuştunuz. Sonunda Yusuf ölünce, Allah onun ardından hiçbir peygamber göndermeyecek demiştiniz. Allah, aşırı şüpheciyi işte böylece saptırır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Daha önce Yûsuf da size açık kanıtlar getirmişti; ama onun size getirdikleri hakkında da hep kuşku içinde oldunuz. Nihayet o vefat edince ‘Artık Allah ondan sonra kesinlikle hiçbir elçi göndermeyecek’ dediniz. Aşırılığa sapmış, kuşkulara boğulmuş kişiyi Allah işte böyle şaşırtır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince «Allah ondan sonra peygamber göndermez» dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.  
 Bazı müfessirler «Buradaki Yusuf’tan maksat, Hz. Yusuf’un torunu Yusuf b. Efrâîm’dir» demişlerse de Yusuf b. Ya’kup’dur diyen rivayet daha kuvvetli görülmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti; fakat size getirdiği mesajı sürekli olarak kuşku ile karşılamıştınız. Nihayet o ölünce, "ALLAH ondan sonra elçi göndermeyecektir (O son elçidir)," demiştiniz. ALLAH, kuşkuda sınırı aşanı böylece saptırır."
Aynı şekilde Yahudiler kendilerine gelen İsa'yı reddettiler, Hristiyanlar da Muhammed'i. Muhammed'i putlaştıranlar da ondan sonra gelen ve gelecek elçileri peşinen reddediyorlar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de "Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez" dediniz. İşte aşırı şüpheci olanları Allah böyle şaşırtır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bundan evvel size beyyinelerle Yusüf gelmişti: o vakıt da onun size getirdiği hakıkatte şekketmiş durmuştunuz, nihayet vefat ettiğinde de bundan sonra Allah aslâ Resul göndermez dediniz! işte müsrif şübheci olanları Allah böyle şaşırtır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz (ve böylece hakkı inkâr etmiştiniz). Daha sonra o vefat edince, ‘Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez’ demiştiniz. İşte Allah, (günahlarda) haddi aşan (ve peygamberi hakkında ve tebliğ ettikleri hususunda) şüpheye eden kimseleri, (cüz’î irâdeleri ile tercih etmiş oldukları) kendi sapkınlıkları içerisinde bırakır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki daha önce Yûsuf size açık kanıt içeren belgelerle gelmişti. Ancak o zaman onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Yûsuf ölünce de: “Bundan sonra Allah asla Resûl göndermez.” dediniz. Allah, haddi aşan kuşkucu kimseyi işte böyle saptırır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Andolsun, (Mûsâdan) evvel Yusuf da size apaçık bürhanlar getirmişdi. O vakit da onun size getirdiği şeyler hakkında şübhe edib durmuşdunuz. Hattâ o vefat edince de dediniz ki: «Bundan sonra Allah asla bir peygamber göndermez». İşte Allah, o haddi aşan şübheci kimseleri böyle şaşırtır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, daha önce Yûsuf da size mu'cizeler getirmişti de, onun size getirdiği o şeylerden dâimâ şübhe içinde oldunuz. Nihâyet (o) vefât edince: “Allah ondan sonra aslâ bir peygamber göndermez!” dediniz. İşte Allah, (kendi irâdeleriyle) haddi aşan şübheci kimseleri böyle saptırır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve muhakkak daha önce (Musa’dan önce) Yusuf da size (atalarınıza) delillerle gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla bir elçi göndermeyecek” demiştiniz. İşte Allah, (inkâr ve sapkınlığı tercih edip) aşırı giden şüpheci kimseleri böyle sapkınlıkta bırakır. *
(*) Maksat şudur: “Sizin selefleriniz de vaktiyle Mûsâ’nın ecdadından Yusuf’u reddetmişlerdi. Fakat sonra onun faziletini kabule mecbur kaldılar ve onun ülkeye büyük faydasını gördüler. Ona o derece makam verdiniz ki “Artık onun üzerine peygamber olamaz!” diye başka peygamberleri reddetmeye bile bahane yaptınız. Öyleyse dikkat edin, bu sefer göz göre göre yanlış bir iş yapmayın!” (S. Yıldırım Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf da size açık delillerle gelmişti. Sonra getirdiği delillerden şüphe etmemeye devam ettiniz. Taki Yusuf öldüğünde “Allah bize, bundan sonra elçi göndermeyecek” demiştiniz. Böylece Allah, hayatını boşa harcayıp, şüphe içinde olanları sapıklık içinde bırakır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. Siz ise onun getirdiklerinden işkillenip durmuştunuz. Sonra Yusuf ölünce de: Allah ondan sonra elçi göndermiyecek demiştiniz. Allah çok ileri giden, işkillenen o kimseleri işte böyle şaşırtır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— * Bundan evvel Yusuf da size açık mucizeler [¹] getirmişti. Siz onun getirdiği dinde şüphe içinde kalıp durdunuzdu. En nihayet vefat edince «— Allah ondan sonra asla peygamber göndermeyecek» demiştiniz. Allah haddin geçen, şüpheye düşen kimseyi,
[1] Veya açık burhanlar, yani Sûre-i Yusuf'taki dağınık Rabler mi hayırlıdır. Yoksa tek ve kahhar olan Allah mı? Mealindeki âyet-i kerime.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Andolsun daha önce Yûsuf da size apaçık delillerle [beyyinât] gelmişti de siz onun getirdiği şeyler hakkında ikilemde [şekk] kalmıştınız. Daha sonra o ölüp gidince [heleke]: “Allah ondan sonra bir elçi daha göndermez” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden, çok kaygı duyan [murtâb] kimseleri böyle şaşırtır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Şüphesiz daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o vefat edince de, “Allah, ondan sonra kesin olarak bir peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, ölçüyü taşıran şüpheci kimseyi böyle saptırır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Hatırlayın; daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti fakat siz Mısır halkı, onun getirdiği inanç sistemine de her zaman şüpheyle bakmıştınız! Nitekim o öldükten sonra, “Allah ondan sonra hiçbir Elçi göndermeyecektir!” dediniz. Çünkü size adâleti, doğruluğu emreden bir dine inanmak işinize gelmiyordu. İşte Allah, hak hukuk tanımayarak sınırı aşan, dupduru hakîkate şüphe karıştıran günahkârları böyle saptırır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun önceden Yûsuf size Beyyineler / Açık Belgeler ile geldi! Size onunla gelmiş olan şeyden şüphe edip durdunuz. Sonunda helâk olduğu / öldüğü zaman: “Allah onun ardından bir rasûl asla göndermeyecek!” dediniz. Allah, gerçekten kuşku verici müsrifi (aşırı gideni) böyle saptırıyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Daha önce Yûsuf da size belgeler getirmiş, getirdiği şeylerden hep kuşku duymuştunuz. Hatta o ölünce: " Artık Allah bir daha resul göndermez " bile demiştiniz. Allah, aşırı şüphecileri işte böyle şaşırtır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Daha önce Yusuf da size açık deliller getirmişti. O’nun size getirdiği şeyler hakkında şüphe etmiştiniz. Nihayet o vefat edince “Allah ondan sonra Resul göndermez!” dediniz. Nedense kendilerine her Resul gönderilen, “Bizim Resulümüz sondur. Bundan sonra bir daha Resul gönderilmeyecek der!” Hâlbuki onlara böyle bir hüküm verilmemiştir. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle sapıklıkta ortada bırakır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki (Musa’dan) önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti; onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Sonunda o vefat edince “Allah ondan sonra asla elçi göndermez!” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden (bütün) şüphecileri böyle sapkınlıkta bırakır.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Yemin olsun, size daha önce Yûsuf da apaçık deliller getirmişti. O zaman onun size getirdikleri hakkında da şüphe edip durmuştunuz. Sonunda o, vefat edince: ‘Allah, ondan sonra da kesinlikle bir Peygamber göndermeyecek’¹ demiştiniz.² Allah ölçüyü kaçıran şüphecileri işte böyle saptırır.”
1 Böylece, Hz. Yûsuf’un Peygamberliğini inkâr etmekle kalmayıp, ondan sonra gelecek Peygamberleri de inkâr edeceklerini söylemiş oldular. İnanmadıkları Allah’ın ne yapıp ne yapmayacağını da bilme ukalâlığını yaptılar.2 Hz. Mûsa’nın Firavunu ile Hz. Yûsuf’un Firavunu aynı Firavun değildir. Hz. Yûsufun Firavunu Amâlika kabîlesinden, Hz. Mûsa’nın Firavunu ise Kıbtîdir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [hatırlayın:] Yusuf da size daha önce hakikatin bütün kanıtlarıyla gelmişti; ama size getirdiği [mesajların tümü]ne karşı şüphe duymaktan kaçınmadınız, sonunda Yusuf ölünce de, ‘Allah o’ndan sonra hiçbir elçi göndermeyecek!’ dediniz. ²⁴ Allah, [vahyettiklerine karşı] şüpheye kapılarak kendi kendilerine yazık edenleri işte böyle saptırır.
24 Böylece, yalnız Hz. Yusuf’un peygamberliğini reddetmekle kalmayıp aynı zamanda Allah tarafından bir peygamber gönderilme ihtimalini tamamen inkar ettiniz (Zemahşerî). Öyle anlaşılmaktadır ki Hz. Yusuf, Mısır’da, sadece, Arap kökenli olup, İbranice’ye çok yakın bir dil konuşan (karş. sure 12, not 44) ve bu nedenle Hz. Yusuf’un tebliğinin ruhuna duygusal ve kültürel olarak yakınlık duyan yönetici sınıf Hiksos’lar tarafından kabul edilmiş, nüfusun geri kalan kesimi ise o’nun tebliğ ettiği öğretiye düşmanlık beslemişlerdi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bundan önce Yusuf da size apaçık belgelerle gelmişti. Fakat siz, onun getirdiği deliller konusunda sürekli şüphe içinde oldunuz. Sonunda o öldüğü zaman: Allah ondan sonra artık asla bir elçi göndermeyecektir demiştiniz. Allah, taşkınlık eden ve hep şüphe içinde olanları işte böyle sapkınlıkları içinde bırakır. 10/94, 57/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ve doğrusu daha önce Yusuf da size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti; ama onun size getirdiklerine karşı sürekli bir şüphe taşıdınız; en sonunda Yusuf ölünce, kalkıp ‘Allah ondan sonra bir daha elçi göndermeyecek’[⁴¹⁹⁴] dediniz!” İşte Allah düştükleri kuşku bataklığında debelenerek kendilerini harcayanları böyle yoldan çıkarır.
[4194] Bu iki anlama gelir: Birincisi, Hz. Yusuf’tan sonra peygamberlik kurumunu toptan inkâr etmek. İkincisi, “Yusuf’tan sonra Yusuf gibi bir nebî asla gelmeyecek” demek. Her iki anlamda da bir ikiyüzlülük, bir samimiyetsizlik görülmektedir. Yaşarken nebîliğine kuşkuyla bakılan Hz. Yusuf, vefatından sonra geriden gelen peygamberleri inkâra malzeme yapılmaktadır. Bu küfür, onu över gibi yaparak icra edilmektedir. Bu da, 5. âyette dile getirilen “bâtıl uğruna hakikati kendisiyle alt etmeye çalışma”nın bir başka yöntemidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size, açık delillerle gelmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında kuşkulanıp durmuştunuz. O vefat edince d, (o ancak hükümdardı, peygamber değildi, -O peygamber olmadığı gibi-) "Allah, ondan sonra da peygamber göndermez" demiştiniz" dedi. İşte Allah, haddini aşan, kuşkudan kurtulamayan kimseyi böyle şaşırtır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ve daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkındaki şüphe sizde yok olmadı. Daha sonra o yok olunca "Allah, ondan sonra aslâ resul göndermez" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, evvelce Yusuf size açık bürhanlar ile gelmişti, o vakit O'nun size getirdiği şeylerden dolayı şüphe içinde durmaktan ayrılmamıştınız. Vaktâ ki vefat etti, dediniz ki, «Allah O'ndan sonra elbette bir peygamber göndermeyecektir.» İşte Allah haddi tecavüz eden, şekk içinde bulunan kimseyi böyle şaşırtır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Daha önce Yusuf da size açık açık delillerle gelmiş, siz onun getirdiği gerçek hakkında da şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat edince: “Ondan sonra Allah artık hiçbir peygamber göndermez! ” demiştiniz. İşte Allah haddi aşan, şüpheci kimseleri böyle şaşırtır.
Bundan maksat şudur: “Sizin selefleriniz de vaktiyle Mûsâ’nın ecdadından Yusuf’u reddetmişlerdi. Fakat sonra onun faziletini kabule mecbur kaldılar ve onun ülkeye büyük faydasını gördüler. Ona o derece makam verdiniz ki “Artık onun üzerine peygamber olamaz!” diye başka peygamberleri reddetmeye bile bahane yaptınız. Öyleyse dikkat edin, bu sefer göz göre göre yanlış bir iş yapmayın!”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Daha önce Yusuf da size açık kanıtlar getirmişti. Onun getirdiklerinden de kuşkulanıp duruyordunuz. Nihayet o ölünce: 'Allah ondan sonra elçi göndermez,' dediniz. İşte Allah, aşırı giden, şüpheci kimseleri böyle saptırır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Size evvelce mu'cizât ile Yûsuf geldi, vefât idinceye kadar onun getirdiği hak dîne şekden zâil olmadınız, o vakit (vefâtından sonra) 'Allâh Yûsuf'dan sonra rasûl ba's itmez' didiniz. İşte Allâh Te'âlâ nefsine isrâf iden ve şek ve şübhede bulunan kimseyi böyle yoldan şaşırır."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Daha önce Yusuf da size o açık belgelerle (mucizelerle) gelmişti. Getirdiği şeylerden hep şüphe duymuş, öldüğü zaman da “Ondan sonra Allah, artık elçi göndermez” demiştiniz. Allah, aşırı şüpheci birini işte böyle sapık sayar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Daha önce de size Yusuf, açık belgelerle gelmişti. Fakat siz, onun getirdiklerinden hep şüphe edip durdunuz. Sonunda o öldüğü zaman: Allah, ondan sonra bir peygamber göndermeyecektir, dediniz. Allah, haddi aşan (saçmalayan) şüpheciyi işte böyle dalalette bırakır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti. Ama siz onun getirdikleri hakkında şüphe edip durdunuz. O öldüğünde ise 'Allah ondan sonra bir daha peygamber göndermez' demiştiniz. Allah, haddini aşan şüphecileri işte böyle saptırır.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, daha önce Yûsuf da size açık-seçik mesajlar getirmişti de onun size getirdikleri hakkında hep kuşku duymuştunuz. Daha sonra o ölünce de şöyle demiştiniz: "Allah ondan sonra bir daha asla resul göndermez." Allah, sınır tanımaz kuşkucuları işte böyle saptırır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bayıķ geldi size yūsuf ilerü ḥüccetler-ile pes dāyim olduñuz gümān içinde andan kim getürdi size anı. tā ķaçan kim helāk oldı eyittüñüz hergiz viribimeye Tañrı andan śoñra hįç yalavaç. ancılayın azdurur Tañrı anı kim ol fesād eyleyicidür gümānlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ size geldi‐y‐idi Yūsuf Mūsādan öñdin mu‘cizātlar‐ıla. Pes şek içindedāyim olduñuz ol getürdügi nesneden. Ol vaḳta degin öldi, eyitdüñüz:Tañrı Ta‘ālā göndermez andan ṣoñra hīç peyġamber, didüñüz. Anuñ gibi azdurur Tañrı Ta‘ālā ol kimse ki müsrifdür, şek idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, daha öncə Yusif sizə açıq-aşkar dəlillər(mö’cüzələr) gətirmişdi. Siz onun gətirdiklərinə şəkk edib dururdunuz. Nəhayət, (Yusif) vəfat etdikdə: “Allah ondan sonra əsla peyğəmbər göndərməyəcəkdir!” – dediniz. Allah (küfr etməklə) həddi aşan, şəkk içində olan kimsəni belə yoldan azdırar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily Joseph brought you of old clear proofs, yet ye ceased not to be in doubt concerning what be brought you till, when he died, he said: Allah will not send any messenger after him. Thus Allah deceiveth him who is a prodigal, a doubter.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And to you there came Joseph in times gone by,(4405) with Clear Signs, but ye ceased not to doubt of the (Mission) for which he had come: At length, when he died, ye said: ´No messenger will Allah send(4406) after him.´ thus doth Allah leave to stray such as transgress and live in doubt,-
4405 So far he has been speaking of general religious tradition. Now, as an Egyptian, addressing Egyptians, he refers to the mission of Joseph in Egypt . Joseph was not born in Egypt , nor was he an Egyptian. With what wonderful incidents he came into Egypt ! What difficulties did he not surmount among his own brothers first, and in the Egyptian family which afterwards adopted him! How injustice, spite, and forgetfulness on the part of others, yet wove a spell round him and made him a ruler and saviour of Egypt in times of famine! How he preached to prisoners in prison, to Zulaykha in her household, to the Egyptian ladies in their banquet, and to the Court of Pharaoh generally! The Egyptians profited by the material gains which came to them through him, but as a nation remained sceptical of his spiritual truths for many generations after him. ( Cf. S. 12). 4406 See Appendix IV, p. 406, for a discussion of the interval between Joseph and Moses. Perhaps the interval was about one to three centuries, a very short period for the memory of a learned nation like the Egyptians. And yet they as a nation ignored his spiritual work, and afterwards even persecuted Israel in Egypt until Moses delivered them. They actually saw the benefits conferred by Joseph, but did not realise that Allah's Kingdom works continuously even though men ignore it. See Appendix V, pp. 408-13; for a sketch of Religion in Egypt . For such men how could the Grace and Guidance of Allah be effective in their hearts?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
جَٓاءَكُمْ
size getirmişti
يُوسُفُ
Yûsuf
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
بِالْبَيِّنَاتِ
apaçık deliller
فَمَا زِلْتُمْ
fakat geri durmadınız
ف۪ي شَكٍّ
şüphe içinde olmaktan
مِمَّا
o şey- den ki
جَٓاءَكُمْ
size getirmişti
بِه۪ۜ
onu
حَتّٰٓى
ta ki
اِذَا
o va- kit ki
هَلَكَ
vefat etti
قُلْتُمْ
dediniz
لَنْ يَبْعَثَ
asla göndermez
اللّٰهُ
Allah
مِنْ بَعْدِه۪
ondan sonra
رَسُولاًۜ
bir resul
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُضِلُّ
dalâlete bırakır
اللّٰهُ
Allah
مَنْ
o kim- seleri ki
هُوَ
o
مُسْرِفٌ
israf edendir
مُرْتَابٌۚ
şüphecidir
Andolsun ki daha önce Yûsuf da size apaçık deliller (âyetler ve mucizeler) getirmişti de siz onun getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o vefat edince, "Allah ondan sonra asla bir resul göndermez" dediniz. İşte Allah (dünya menfaati uğruna hayatını) israf eden şüpheci kimseleri böyle dalâlette bırakır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
زَالَ
Fiil-I
ز ي ل
Geri durdu, yok oldu, devam etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
هَلَكَ
Fiil-I
ه ل ك
Öldü, helâk oldu, yok olup gitti
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مُسْرِف
Etken fiil-IV
س ر ف
Müsrif, israf eden, haddi aşan
مُرْتَاب
Sıfat
ر ي ب
Şüpheci