O (Allah) birbiriyle uyumlu¹ yedi göğü (öyle) yaratmıştır ki, Rahman olan Allah’ın tüm yarattıklarında hiçbir uyumsuzluk² göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, orada bir uyumsuzluk³ görebiliyor musun?
1 Tıbak: kelimesi mutabakat manasına mastar veya “tabak” yahut “tabaka”nın çoğuludur. Burada “tıbak” kelimesi “yedi” kelimesinden hal’dir. Birinci anlamıyla; birbirine uyumlu, ahenkli, aralarında sıkı nizamı ve ilişkisi olan demektir. İkinci anlamıyla; tabaka tabaka, kat kat demektir. Ancak müfessirlerin çoğunluğu birinci anlamı tercih etmişlerdir.2 Tefavüt: Çelişki ve birbirine zıt olma gibi iki şey arasındaki uyumsuzluk, perişanlık, başkalık, münasebetsizlik ve nizamsızlık demektir.3 Fütur: Yarık ve çatlak demek olan “fatr” kelimesinin, çoğuludur. Burada düzensizlik, intizamsızlık ve uyumsuzluk anlamındadır. Gökyüzünde yarık bulunmaması başka, esasen böyle bir şeyin mümkün olmaması başkadır. Birçok âyette kıyamette göğün çatlayıp yarılacağı haber verilmiş olmakla birlikte yarılmanın ortadan kaldırılmasından, gerek gökyüzü içindeki cisim ve yıldızların ve gerek göğün kendisinin yarılmalarının mümkün olduğu hususunu ortadan kaldırmayı gerektirmez. Yapan, elbette yıkmaya kâdirdir. Burada maksat, Allah’ın kudretine nazaran yarılmaları, bozulmaları ve yapılmaları ihtimalini imkânsız kılmak değil, varlıktaki birlik manzarasını göstererek, Allahu Teâlâ’nın mülkünün genişlik ve büyüklüğünü, yaratılışlarındaki düzen ve intizamın akılları hayrette bırakan mükemmeliyetini, tabakaların ve parçalarının çokluğuyla beraber görünüm ve sisteminin kavranmaz ve ötesine geçilmez olduğunu anlatmak olduğu aşikârdır. Şu halde demek ki, esasen yarılma, yırtılma ve kapanması mümkün olmayan şey, gök cisimleri veya gökyüzünün bizzat kendisi değil, onları içinden ve dışından kuşatan ve hepsinin üstünde bulunan ilâhî, kudrettir. (Elmalılı).