close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżî ḣaleka-lmevte velhayâte liyebluvekum eyyukum ahsenu ‘amelâ(en)(s) ve huve-l’azîzu-lġafûr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki yaratmıştır ölümü ve dirimi, hanginiz daha güzel işte bulunacak, sınamak için sizi ve odur üstün olan ve suçları örten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O, (İslam’a ve insanlığa uygun davranış, ahlâk ve anlayışta) amel bakımından hanginizin daha iyi (daha güzel ve daha verimli) olacağını denemek (ve hak ettiği karşılığı vermek) için, (dünyada yaşatıp) ölümü ve (ahirete kaldırıp sonsuz) hayatı yaratmıştır. O, Üstün ve Güçlü olandır, çok Bağışlayandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez ve tek bağışlayan da O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hanginizin daha güzel, daha değerli, devamlı bilinçli ameller işleyeceğini, işini daha güzel yapacağını denemek için dünyada ölümü, dünyada ve âhirette hayatı yaratanAllah'tır.O kudretlidir, hükümrandır, salih amel işleyenleri koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/28; 18/7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O yücedir, bağışlayandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Amelce hanginiz daha güzeldir diye, sizi imtihan etmek için hem ölümü, hem hayatı icad eden O'dur. O, Azîz'dir= her şeye gâlibdir, Gafûr'dur= çok bağışlayandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah ki, hanginizin amelce daha iyi olduğunu denemek için ölüm ve hayatı yaratmış. O Aziz ve Gafurdur. (İzzetiyle günahkârları cezalandırır, mağfiretiyle de müminleri mükâfatlandırır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hanginizin daha güzel/iyi amel yapacağınızı denemek için yoklukla varlığı yaratan, O'dur. O mutlak galiptir; affedicidir.
Besim Atalay
swap_vert close
«Hanginiz daha güzel iş görecek?» diyerek, ölümü de, dirimi de yarattı; O emredir, O bağışlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Bkz. 18/7, 76/2Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!” (Kâf 50/17) Hatta bu sûrenin 13. âyetinde “Sözünüzü (ister) gizleyin, isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.” buyrularak ilahi sistemden gizli kalabilecek en küçük bir ayrıntının olamayacağı vurgulanıyor. İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Memât ve hayâtı halk itdi ki en iyi kimin hareket ideceği ma’lûm olsun. Allâh ’azîz ve gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.  
 Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, bir hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve -Peygamber (s.a.)in de belirttiği gibi- bir uyarıcıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, Üstündür, Bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O ki ölümü ve dirimi kadir edip yarattı, sizi imtihana çekip şunu bildirmek içinki hanginiz amelce daha güzel, hem o öyle azîz öyle gafur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini (sizin için) ortaya çıkarmak (ve böylece âhirette, yaptıklarınıza, kendinizi şahit tutmak) için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, her işinde mutlak galip olandır, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hanginizin daha iyi iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, hanginizin daha güzel amel (ve hareket) edeceğini (hakkınızda) imtihan etmek için ölümü de, dirimi de takdîr eden ve yaratandır. O, gaalib-i mutlakdır, çok yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O ki, hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihân etmek için ölümü ve hayâtı yarattı. Ve O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Gafûr (çok mağfiret eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
O ki, davranış ve eylem bakımından hanginizin (özgür iradesiyle) daha güzel (daha iyi, daha değerli, devamlı ve bilinçli) amel edeceğini (size göstermek üzere) sınamak (ve yaptıklarınızın karşılığını tam vermek) için hem (dünyada) ölümü, hem de (dünya ve âhirette) hayatı yaratıp takdir etmiştir. O, mutlak galiptir, çok bağışlayandır. *
(*) Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek ve oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir... İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor… (C. Külünkoğlu Meali Mülk-2.Ayet Açıklaması ) Not: Önce Ölümün Zikrediliş Hikmeti: "Hayat", "ölüm"den önce olmasına rağmen, Allah Teâlâ şu sebeplerden ötürü, ayette ölümü hayattan önce zikretmiştir… Atâ´nın rivayetine göre Ibn Abbas, "Allah, "ölüm" ile dünyadaki Ölümü, "hayat" ile de, ebedî hayat yurdu olan âhiret hayatını kastetmiştir" demektedir… Böylece bahsettiklerimizle, ölüm günlerinin, dünya günleri olduğu, ahirette bunların son bulduğu; ahiret günlerinin ise hayat günleri olduğu ve bunların daha sonra olacağı ortaya çıkmış olur. Şimdi ölüm günleri, hayat günlerinden önce olduğu için, Allah Teâlâ ayette ölümü, hayattan önce zikretmiştir. (Mefatih’ul GAYB - Fahruddin Er-RAZİ) Ayrıca bazı alimlerin benzer görüşleri de şöyledir: Burada ölüm, fani olan ve üzerinde ölüm bulunan dünyadan ibarettir, hayat ise, ebedi olan ve üzerinde ölüm bulunmayan ahiret yurdundan ibarettir. Yani bu dünya üzerinde ölüm olduğu için ona ölüm adı, üzerinde ölüm olmadığı için de ahiret yurduna da hayat adı verilmiştir. Zira üzerinde ölüm bulunan ve kendisi de ölümlü ve fani olan dünya, içinde hiç ölüm bulunmayan ve üzerindeki hayat de ebedi olan ahiretten önce yaratıldığı için, burada mevt (ölüm) ifadesi de hayat ifadesinden önce zikredilmiş olabilir. Yani fani ve ölümlü olan dünya, ebedi olup fani ve ölümlü olmayan ahiret yurdundan önce olduğu için burada ölüm ifadesi, hayat ifadesinden önce gelmiştir. (الله اعلم) Ayrıca şöyle bir soru aklımıza gelebilir: Mademki Allah ezelden beri her şeyi, yani insanın ne yapacağını, nasıl davranacağını, mümin olup iyi ve erdemli bir hayat yaşayıp yaşamayacağını, inkârcı olup olmayacağını vs. her şey biliyordur, peki imtihana tabii tutmak için insanı neden yaratmıştır? Cevap: Ayetlerden anlaşılıyor ki, yüce Allah sınamadan da kimin ne yapacağını ezeli ilmiyle bilmektedir, ama insan sınanmadan, iman ve ameliyle kendini bilfiil ispatlamadan cenneti hak edemez, şeklinde bir mesaj anlaşılmaktadır. Bu nedenle yüce Allah’ın ezeli ilmi, kimsenin kaderinde olumlu veya olumsuz hayatında rol oynamadığı gibi, bu ilmin neticesine göre de kimse muahaza edilmez/ceza görmez ve sorumlu tutulmaz. Çünkü kişi, kendi özgür iradesiyle bilfiil bir şey yapmadan, ortaya koymadan ne mükâfat ne de ceza alır. Yani ceza ve mükâfat imtihanın neticesine bağlıdır. Bu nedenle yüce Allah’ın ezeli ilmiyle kulun durumu bilinse dâhi, imtihan sürecinden geçmeden, kendi özgür iradesiyle inanç ve eylemlerini bilfiil ortaya koymadan sorumlu tutulması söz konusu değildir. Zira yüce Allah insanı dünyaya getirmeden, ahiret günü kendi ezeli bilgisiyle amel edip kişiyi cehenneme koyup azaba mahkûm ederse, o kişi; ‘’ Ey Rabbim! Beni denedin mi, beni imtihana tabii tutun mu? Beni özgür irademle neden imtihan sürecinden geçirmedin? Eğer beni imtihan etseydin, belki başarır ve bugünün güzel ve mutlu hayatını/cenneti kazanırdım ve cehenneme girmeyecektim diyebilir! Yani o gün insan kendi mazeretini ileri sürebilecektir. İşte bu nedenle yüce Allah kendi ezeli ilmine göre değil, imtihan sürecinde/dünya hayatında kişinin kendi özgür iradesiyle gerçekleştirmiş olduğu iyi veya kötü tutum ve davranışlarına göre muamele edecektir. Ayrıca yüce Allah’ın ezeli ilmi, keşif ve vasıfladır, hükümle değildir. Yani ezelden beri yüce Allah şu insan şöyle olsun veya böyle olsun, şunu yapsın veya bunu yapsın (mümin, inkârcı, iyi, kötü, zalim, mazlum, fakir veya zengin vs. olsun) diye şeklinde bir hüküm yazmamıştır. Zira onun ezeli ilmi insanın yapacağıyla ilgili bir rapordur, raporlar ise hüküm değildir, rol ve etkisi yoktur. Bu nedenle insanlar kendi özgür iradeleriyle bunları yapacağını bildiği için onun ezeli ilmi vardır, yoksa o bunları bildiği için insanlar bunları yapmıyor. Zira ‘’ilim maluma tabidir, malum ise ilme tabi değildir’’kaidesi gereği, insanlar kendi özgür iradeleriyle söz konusu tutum ve davranışlarda bulunacağı için yüce Allah’ın onlarla ilgili o ezeli ilmi de mevcut olmuştur. Yani eğer insanlar, kendi özgür iradeleriyle bunları yapmasaydı, yüce Allah’ın onlarla ilgili o ezeli ilmi de olmayacaktı. Şöyle bir -iki örnek daha verelim: Örnek-1: Bizim bir çiçeği bilmemizde, o çiçeğin zihnimizdeki şekli ilim, hariçteki şekli, yani kendisi ise malumdur. İşte burada ilim, maluma tabidir, yani bir çiçek hariçte nasılsa biz de onu öylece bilmekteyiz. Yoksa çiçeği biz nasıl biliyorsak, çiçeğin kendisi o şekle uymak durumunda değildir. Örnek-2: Güneş veya Ayın tutulmasının tarihini ve saatini bir astronomi âliminin önceden bilmesi ilimdir. Malum ise o tarihte güneşin veya Ayın tutulmasıdır. Dolayısıyla ilim, maluma tabi olmuştur. Malum, ilme tabi olsaydı, astronomi âlimi Güneş’in veya Ay’ın ne zaman tutulacağını bilse, Güneş veya Ay tutulması da o tarihte olurdu. Şimdi acaba, o astronomi âlimi Güneş’in veya Ay’ın o tarihte tutulacağını bildiği için mi Güneş veya Ay o tarihte tutuldu? Yoksa o bilim insanı, ilmiyle Güneş’in veya Ay’ın o tarihte tutulacağı bildiği için mi yazdı? Elbette bildiği için yazdı. İşte yüce Allah’ın ezeli ilmi de bu şekildedir. Yani o ezeli ilminin, insanın sorumlu tutulduğu eylem, tutum ve davranışlarında bir rolü ve etkisi yoktur. Bu nedenle insan kendi özgür iradesiyle gerçekleştireceği tutum ve davranışlarında sorumlu tutulmaktadır. Yani sorumlu tutulduğu her alanda tutum ve davranışlarını veya kendi kaderini tayin eden bizzat insanın kendisidir. Yüce Allah ise, insanın kendi iradesiyle gerçekleştireceği tutum ve davranışlarına göre muamele eder. Bu nedenle insanı cennetlik de yapan, cehennemlik de yapan insanın kendisidir, yani kendi iradesiyle gerçekleştirdiği tutum ve davranışlarıdır. وقال بعضهم: الموت والحياة عبارة عن الدنيا والآخرة، سمى الدنيا موتاً لأن فيها الموت، وسمى تلك حياة لأنها لا موت فيها (الحكمة من تقديم ذكر الموت في سورة الملك) {لِيَبْلُوَكُمْ } في معنى ليعلمكم والتقدير ليعلمكم أيكم أحسن عملاً. (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, siz insanlardan hanginizin bir amelin en güzelini yapacağını belirlemesi için, ölümü de, hayatı da yaratan, çok güçlü ve bağışlayıcı olan da O’dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
ölümü de, dirimi de yaratan Odur, hanginizin en güzel işler işliyeceğini sınamak için. O, erklidir, yarlıgayıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hanginizin daha iyi amelde bulunacağını denemek için ölümü, diriliği yaratan, O/dur. O, yegâne galiptir, yarlıgayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hanginizin daha güzel işler yaptığını/amel ettiğini sınamak için ölümü ve hayatı¹ yaratan O’dur. Zira O, Azîz’dir, Gafûr’dur,
1 Bu ayetten ölüm ve hayatın bir sınav için olduğunu anlıyoruz. Önce ölüm sonra hayat yaratılmıştır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
O, amel bakımından hanginizin daha iyi olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün güç sahibi olandır, çok bağışlayandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, hanginiz daha güzel işler yapacak diye sizi imtihân etmek için ölümü ve her iki âlemde hayatı yaratmıştır.Gerçekten O, sınırsız izzet ve kudret sahibidir, bununla birlikte, çok ama çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin hanginiz amel bakımından daha güzel diye denemek için Ölüm’ü ve Hayat’ı yaratmış olandır. O Gafûr Azîz’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi sınamak, en güzel eseri kimin yapacağını belirlemek için ölümü ve dirimi yaratan Allah, güç ve hoşgörünün de kaynağıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah hanginizin daha güzel şeyler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. Sizler doğum, ölüm ve dünya hayatı için değişik yorumlar yapabilirsiniz. Bunların hiçbir kıymeti yoktur. Biz insanı denemek için dünya hayatı verdik. Bakalım yaratılan varlıklar olarak, yaratıcıları olan Allah’a inanacaklar mı? Gönderilen yasalara uyacaklar mı? Yoksa keyiflerine göre yasalar uydurup, Allah’ın yasalarına karşı mı çıkacaklar? Bilseler! İnsana verdiğimiz ömrün yanında dünya hayatı bir hiçtir. Çok kısadır. Yaratıldıkları andan itibaren dünyaya geliş süreçleri, dünya sonundaki ahiret hayatları çok uzundur. İnsan kısacık dünya hayatını keyfine göre yaşamak için ahiret hayatını kaybeder. Hâlbuki insana düşünmesi için akıl verdik. Yol göstermesi için elçiler seçtik. Elçilerle vahiy gönderdik. Ama insan şımardı, azdı. Resullerimizi, ayetlerimizi yalanladı. Kısa bir hayat için kendini bir şey zannetti! Etrafına bakmıyor mu? Dünya hayatını yaşayanlar ölüp gidiyor. Sonra ahiret hayatları başlıyor. Dünya insan için gelip geçici bir misafirliktir. İnsanın asıl hayatı ahiret hayatıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hanginizin daha güzel davranacağınızı denemesi için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O güçlüdür, çok bağışlayandır.
Mehmet Türk
swap_vert close
O, ölümü ve hayatı; hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek¹ için yarattı² ve O çok güçlüdür, çok bağışlayandır.
1 Allah, yarttığı kullarından insanlar ve cinleri sadece kendisine kulluk etsinler, kendisinden başka Mabut tanımasınlar ve Allah’ın kullarına kul olmasınlar diye yaratmıştır. Bu, Onun kendi iradesinin bir eseridir. Bununla ilgili yapılan yorumların tamamı eğer Allah’ın kitabına ve Rasulünün sünnetine dayanmıyorsa boştur.2 Yaratmak fiili, takdir ve icad etmek mânâlarına gelir. Takdir, ilmî yönden bir sınırlama demek olduğundan hem varlığın öncesi ve sonrasıyla, hem de yokluk ve varlıkla ilgilidir. İcad ise, fiilen yoğu var etmek, yok olanı varlığa geçirmek demek olduğundan, varlığı takdir edilen yok olan bir şeyin, varlık halini ifade eder. "Ölümü ve hayatı yarattı" âyetinde ölümün de hayatın da birlikte yaratıldığının anlatılmasından dolayı Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğu, ölümün sırf yokluktan ibaret, yokluğa ait bir iş olmayıp, hayat gibi bir varlığa sahip, varlığa ait bir iş, varlığı bulunan bir hadise olduğunu kabul etmişlerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, hem ölümü, hem de hayatı yaratmıştır ¹ ki sizi sınamaya tâbi tutsun [ve böylece] davranış yönünden hanginiz daha iyidir [onu göstersin] ve yalnız O[nun] kudret sahibi ve çok bağışlayıcı [olduğuna sizi inandırsın].
1 Burada “ölüm” olarak nitelenen şeyin Allah tarafından yaratılmış olduğu vurgulandığı için “ölüm”ü “var-olmama” ile aynı görmek yanlış olur. Aksine ölüm, açık bir şekilde kendine ait kesin/belli bir gerçekliği olan bir olgu olarak görülmelidir. Bana göre bu, önce, bitkilerde ve canlı varlıklarda hayatın belirmesinden önceki cansız varoluş durumunu; ikinci olarak da, bu dünyada bildiğimiz hayattan Kur’an’da “öte” yahut “öteki dünya” (âhiret) olarak zikredilen -bizim henüz tahayyül edemediğimiz- varoluş durumuna geçiş olgusunu kasdetmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır. O mutlak üstün ve yüce olan ve eşsiz bağışlayandır. 5/48, 15/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O, ölümü ve hayatı hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır:[⁵¹⁹⁸] O mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.
[5198] Ölümü yaratması, hem canlıların can verilmeden önceki elementer kökenine, hem varlığın zıddı olan yokluğa delâlet eder (Krş: 2:28). Zımnen: Ölüm de hayat gibi O’nun otoritesine tâbidir. Ölen O’nun otoritesinden çıkamaz, hayata gelmemiş olan O’nun mülkü haricinde kalamaz. Eğer yokluk kendi başına bir gerçekse onu da Allah yaratmıştır, değilse zaten konuşmaya değmez... Âyette ölüm hayattan önce gelmiştir. Şu halde ölüm “yokluk” mudur? Hem evet, hem hayır. İnsanın ölümü için Kur’an’da iki kavram kullanılır: cesede nisbetle mevt, ruha nisbetle teveffi. Beden ölür, ruh teveffi ettirilir. Bu durumda cevap şöyle olur: Eğer teveffi olmasaydı ölüm yokluk olurdu. Zımnen şu imayı da içerir: Hayata ve diriye saygılı olun, ölüme ve ölüye de saygılı olun. Zira onu da Allah yarattı. Varlık kevn ve fesad/oluş ve bozuluş âlemidir. İnsan bedeninde ve kâinatta her an kevn ve fesad tecelli etmektedir (3:185). Sınav daha iyi olmanın aracıdır. İnsanı kemale doğru yürütmek için, Allah insana imtihan sûretinde ikram etmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hanginizin daha güzel amellerde bulunacağı belli olsun diye; ölümü ve hayatı yaratan (takdir eden) O'dur, her şeye gücü yeten, çok bağışlayandır O.
Osman Fırat
swap_vert close
O, hanginizin daha güzel amel işleyeceğinizi denemek için ölümü ve hayâtı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O ki, ölümü ve hayatı yarattı, hanginizin amelce daha güzel olduğunuzu imtihan için ve o, bihakkın galiptir, çok yarlığayandır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur). [2, 28; 18, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden hanginizin 'amelde daha iyi oldığınız bilinmek içün mevti ve hayâtı halk itdi. Allâh gâlib ve kâdir ve tevbe idenleri mağfiret idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ölümü ve hayatı yaratan odur[*]. Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır.
[*] İnsan ortaya çıkıncaya kadar uzunca bir zaman geçer (İnsan 76/1). Onu oluşturan parçalar vardır ama o yoktur. Sonra yaratılır ve yıpratıcı bir imtihandan geçirilir. Sonra ölür ve onu oluşturan parçalar toprak olur. İmtihanın sonucu görmek için topraktan son kez yaratılacaktır. Böylece her insanın başından iki ölüm ve iki hayat geçmiş olacak ) (Mümin 40/11 ve Bakara 2/28) ve artık ölmeyecektir. Önce ölümün sonra hayatın yaratılması bunu gösterir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ölümü ve hayatı, hanginizin daha iyi çalışacağını denemek için yaratan O'dur, Güçlü ve bağışlayıcı O'dur!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi sınamak için ölümü de, hayatı da yaratan Odur.(1) Onun kudreti herşeye üstündür; O çok bağışlayıcıdır.
(1) Ölümün de yaratılmış olması, onun sadece hayatın yokluğundan ibaret bir hal olmadığını, başlı başına bir varlık, hattâ bir âlem olduğunu gösteriyor.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol kim yarattı ölümi daħı dirliġi tā śınaya sizi ķanķıñuz görklürekdür 'ameldin yaña. daħı ol beñdeşsüzdür yarlıġayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol Allāhdur yaratdı ölümi ve dirligi sizi ṣınamaġ‐ıçun ki ḳanḳıñuz yaḫşı‘amel işler. Daḫı oldur emrine ġālib ve günāhlar baġışlayıcıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Hansınızın əməlcə daha gözəl olduğunu sınamaq (bəlli etmək) üçün ölümü və həyatı yaradan Odur. O, yenilməz qüvvət sahibidir, (çox) bağışlayandır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who hath created life and death that He may try you, which of you is best in conduct; and He is the Mighty, Forgiving,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He Who created Death(5556) and Life, that He may try which of you is best in deed:(5557) and He is the Exalted(5558) in Might, Oft-Forgiving;-
5556 Created Death and Life. Death is here put before Life, and it is created. Death is therefore not merely a negative state. In 2:28 we read "Seeing that ye were without life (literally, dead), and He gave you life; then will He cause you to die, and will again bring you to life; and again to Him will ye return." In 53:44, again, Death is put before Life. Death then is: (1) the state before life began, which may be non-existence or existence in some other form; (2) the state in which Life as we know it ceases, but existence does not cease; a state of Barzakh (23:100), or Barrier or Partition, after our visible Death and before Judgement; after that will be the new Life, which we conceive of under the term Eternity. 5557 Creation, therefore, is not in mere sport, or without a purpose with reference to man. The state before our present Life, or the state after, we can scarcely understand. But our present Life is clearly given to enable us to strive by good deeds to reach a nobler state. 5558 All this is possible, because Allah is so Exalted in Might that He can perfectly carry out His Will and Purpose, and that Purpose is Love, Mercy, and Goodness to His creatures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ي
O ki
خَلَقَ
yarattı
الْمَوْتَ
ölümü
وَالْحَيٰوةَ
ve hayatı
لِيَبْلُوَكُمْ
sizi imtihan etmek için
اَيُّكُمْ
hanginiz
اَحْسَنُ
daha güzeldir
عَمَلاًۜ
amelce
وَهُوَ
ve O
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الْغَفُورُۙ
Ğafûr'dur
O, hanginizin daha güzel amel edeceğini imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, Azîz'dir, Ğafûr'dur (bütün şeref ve kudretin sahibi olan ve her türlü günahı mağfiret edendir).
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)