(Ey müşrikler yoksa) Gökte olanın, sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman (kıyamet günü) yer sarsıldıkça sarsılır!
("Semadaki zat" gökte olan demektir, bazı müfessirler, "göktekiler"den maksadın melekler olduğunu söylemişlerdir, fakat sözün gelişi, bunun melekler değil de, Allah Teâlâ olduğunu göstermektedir ki selef alimlerinden nakledilen görüş de çoğunlukla budur. Ancak ayetteki sema kelimesini maddi manada anlamak da doğru değildir, çünkü "sema" Allah Teâlâ’yı kapsayamaz. O'nun yaratığıdır, onun için müfessirler "Buradaki sema, gök dediğimiz cismâni semadan ibaret değil, mutlak yükseklik ve üstünlük işaretidir, maddi, manevî, cismânî ve rûhânî bütün yaratıkların, mekânını ve zamanın üstü demek olan yükseklik manasınadır, işte bu anlama göre, "men fissemâi" beyânı ancak Allah Teâlâ’ya izâfe edilebilir. Zira her şeyin üzerinde, her şeyden üstün olan ancak O'dur." demişlerdir. Hatırlanacağı üzere Talak suresinin son ayetinde yer alan "Allah, yedi, kat göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır" beyanını da ayette yer alan "gök" ile “yer" kelimelerine, manevi yükselme ve alçalma şeklinde yorum getirerek açıklamaya çalışmıştık, bu bakımdan bu ayetteki "Sema" kelimesine müfessirlerin maddî mana vermemesini de, o yorumumuzu doğrulayan bir bulgu olarak kabul edebiliriz, şüphe yok ki her şeyin doğrusunu Allah Teala bilir)
(Evet kıyamet koptuğu zaman -daha evvel size boyun eğen yer, sarsıldıkça sarsılır ve birinci nefha ile dağlar ufalanır, yeryüzü dümdüz olur. Ey müşrikler siz kıyamete inanmadığınız için bu uyarıyı hiçe sayarsınız)