close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
E-emintum men fî-ssemâ-i en yaḣsife bikumu-l-arda fe-iżâ hiye temûr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kudreti ve emri, gökte bulunan, yüce olan mabudun, sizi yerle beraber batırmayacağından emin misiniz? O vakit görürsün ki o sakin yeryüzü, çalkanıp durmada, titreyip kıvranmada.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gökte olanın (melek ordularının, gök taşlarının, gezegen ve yıldızların yörüngesinden çıkıp Dünya’ya çarparak) sizi yerin (dibine) geçirmeyeceğinden nasıl emin olmaktasınız? (Oysa) O vakit bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp-çalkalanmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey inkârcılar! Gökte olan Rabbinizin sizi yere batırıp göçürmesinden emin misiniz? O zaman yeryüzü ansızın sallanıp çalkalanmaktadır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gökte olanın, sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? İşte o zaman, o boyun eğen yer, ıstırapla sarsılır, çalkalanır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman yer birden çalkalanmaya başlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz? Bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp-çalkalanmaktadır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde olan (ve âlemin idaresine memur bulunan) meleklerin, sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? (Ey Mekke'liler!) O vakit bir de bakarsınız, arz çalkalanıp duruyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gökteki(melekleri)nden güven mi aldınız: Yer sarsılırken sizi onun dibine batırmasınlar diye!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman yer şiddetle sarsılır.
Besim Atalay
swap_vert close
Siz gökte bulunanın, sizinle bile yeryüzünü deprendirip, çöktürmesinden emniyette misiniz?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah'ın, (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız, arz çalkalanıp duruyor.
Bkz. 43/84“Gökte olduğunu zannettiğiniz” ifadesi meallerde genelde “gökte olanın” yani “Allah’ın” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu söylem Arapların o günkü Allah anlayışını yansıtmaktadır. Araplar ne zaman Allah’tan bahsetse: “Gökte olan Allah” gibi ifadeler kullanırlardı. Bugün bile “gökte olan görüyor, yukarda Allah şahittir ki” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bütün bunlar cahiliye âdetinden günümüze kadar intikal etmiş yanlış ve sakıncalı ifadelerdir. Oysa Allah, zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ve mülkünde ortağı olmadığı gibi, cisim ve cevher değildir. Hem zamandan hem de mekândan münezzehtir. Ölçüye sığmaz, yer gök onu içine alamaz. O her yerde, her an yasalarıyla kaimdir ve her şeye hâkimdir. İnsana şah damarından daha yakın olan Allah onun için yukarda, gökyüzünde olamaz. O, onun her zaman yanında hazır ve nazırdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda bulunan meleklerin bir gün ayaklarınızın altındaki yeri yarmayacağına emîn misiniz? Şimdiden arz sallanıyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göktekinin sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız yeryüzü altüst olmuş!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.  
 Âlemin tedbiri ile görevli olan meleklere işaret bulunduğu belirtilmekle beraber; asıl fiili yaratan ve cezayı veren Cenab-ı Allah’tır, her şey O’nun izni ve emriyle meydana gelmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksa, aniden sallanmaya başlayacak olan yerin dibine sizi batırmayacağına dair göktekinden güvence mi aldınız?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her şeyi kuşatmış olan Allah ın yeri sizinle birlikte göçürüvermesinden emin misiniz? O zaman yer çalkalanıyordur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Emînmisiniz o Semâdekinden; sizinle Arzı göçürüvermesinden? O vakıt bakarsınız ki o Arz çalkalanıyordur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Gökte olan (azap ile görevli melek orduların) ın (emrimiz ile) sizi yerin dibine batırmayacağından emin mi oldunuz? O zaman yer, sarsıldıkça sarsılır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökte Olan'ın,¹ sizi yerin dibine batırmasından emin mi oldunuz? Bir de bakmışsınız yer sarsılıyor!
1- Mekândan münezzeh olan Allah'ın, gökte olması mekânsal değil, mecazdır. (Benzetmedir.) Yani en yüksek, en yüce makamda bulunan, yüceler yücesi demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bu âlemin tedbîrine müvekkel olan) gökdeki (melek) lerden, (Allahdan), sizi yere batırıvermesinden emîn mi oldunuz? O vakit bakarsınız ki o (arz durmayıb) çalkanmakdadır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gökte olanın(2) (kâinâtın tedbir ve idâresine vekil kılınan meleklerin) sizi yere batırmasından emin mi oldunuz? Bir de bakarsınız ki o (yer) sarsılıyordur!
(2)“Gökte olan” ta‘bîrinden maksad melâikelerdir. Allah’ın emirlerini yerine getirmekle vazîfeli olan melekler, aslında herşey gibi Cenâb-ı Hakk’ın kudretine, şu dünyadaki imtihan sırrıyla, birer izzet perdesi olup, en büyük cisimlerden, en küçük teferruâta kadar herşeyin yaratılışı, sevk ve idâresi ancak ve bizzat Allah’ın emir ve irâdesi ve kudretiyledir. (Beyzâvî, c. 2, 511; Sözler, 29. Söz)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Sizin için yerküreyi yaratıp uysal kılan ve) gökte (de mutlak hâkimiyeti) bulunanın (yaptığınız zulüm, kötülük ve suçlardan dolayı) sizi yere batırmayacağından emin mi oldunuz? Bir de bakarsınız ki o (yerküre şiddetle) sarsılıyordur!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gökyüzünde olanın (Allah’ın), sizi yerin dibine geçirmesinden güvende mi oldunuz? O uyarıcı nasılmış öğreneceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Göktekilerin yeri sarsıp sizi de birlikte batırmıyacağını bilir misiniz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gökte bulunan Zat/ın [¹], sizi hemen sallanacak yerle beraber yere geçirmeyeceğinden mi emin oldunuz?
[1] Tanrı'nın veya emir ve kazası gökte olan Tanrı'nın veya yüce mertebede olan Tanrının veya gökteki meleklerinin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gökte olanın⁶ sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin misiniz?⁷ Bir de bakarsınız ki yer şiddetle sarsılıyor.
6 Allah mekândan münezzehtir. Bu ifade tamamen mecâzidir. Çünkü insanlar rahmeti de azabı da hep gökten beklediklerinden, dua ve isteklerini ellerini veya kollarını semaya doğru açarak Allah’tan istediklerinden O’nu gökte farz edenlere karşı mecazen söylenmiştir. Krş. Zuhruf, 43/84. 7 Yûsuf, 12/107; Nahl, 16/45; İsrâ, 17/68-69; Meâric, 70/27-28.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz? Bir de bakmışsınız, o (yeryüzü) çalkalanıp duruyor.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yücelerde Olan Allah’ın, yeryüzünü korkunç bir depremle çalkalayıp hepinizi yerin dibine geçirmeyeceğinden nasıl emîn olabiliyorsunuz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gök’teki kimselerin, sarsılıp çalkalanacağı zaman, sizi Yer’e batırmasından güvende mi oldunuz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yukarda olanın, her an dünyanızı karartma ihtimaline karşı bir güvenceniz var mı? O zaman yer yerinden oynayacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökyüzünde gördüğünüz yıldızların üzerinize düşüp; sizi yere geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? Ya onların biri ya da hepsi üzerinize düşerse; siz ne yapabilirsiniz? Öyle bir zaman da bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor. Her yer, her şey paramparça dağılıyor. Ne yapabilirsiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gökte (de) olanın [*] sizi yere batırmasından güvende misiniz? O zaman (yer) hemen sarsılmaya başlar.
Bu ayette geçen [es-semâ’] kelimesi Yüce Allah’ın gökte oluşunu değil, yüceliğini sembolize etmektedir. Zuhruf 43:83’te de Allah’ın hem gökte hem de yerde ilah olduğu belirtildiği için burada kastedilen konu Allah’a –haşa– mekan isnat etmek değil, O’nun otoritesine ve yüceliğine dikkat çekmektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gökte olan (Allah)’ın,¹ o (yeryüzü) çalkalanırken sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz?²
1 Bununla kastedilen Allah’ın kendisidir. Burada; “sema”, sadece gök dediğimiz semadan ibaret değil, mecâzen üstünlük ve bütün yaratıkların, mekânın ve zamanın üzerinde olan yücelik anlamınadır. Gök, her zaman sema demenin yerini tutmaz. Onun için, “Allah semadadır” demek, “Allah şu gözlerimizle gördüğümüz göktedir” anlamına gelmez. Yani yeryüzü de gökyüzü de zâten semadadır. Yani “Allah her yerdedir.” Ayrıca bu ifâdeyi “Allah’ın manevi şahsı ve hükümranlığı bütün kâinata hâkimdir.” şeklinde anlamak da mümkündür.2 Sizi hiç helâk etmeyeceğinden yahut yeryüzü ile birlikte batırıvermesinden, eminsiniz de hiç korkunuz kalmadı mı?  
Muhammed Esed
swap_vert close
O Gökteki’nin, ¹⁵ yeryüzünün bir gün gelip sarsılmaya başladığında sizi yutmasına izin vermeyeceğine emin olabilir misiniz?
15 Bu ifade tamamen mecazîdir, çünkü Allah hem zamanda hem de mekanda sonsuzdur, sınırsızdır. Buradaki kullanım, “gök” terimiyle sembolize edilen, Allah’ın kozmik yaratıcılığının her cephesinde kendini gösteren ve her cephesine nüfûz eden Allah’ın varlığının ve gücünün erişilmez derinliğini vurgulamayı amaçlamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gökte olduğunu zannettiğiniz (fakat mekândan münezzeh olan) Allah’ın sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız ki yeryüzü sallanmaya başlamış. 57/4, 58/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gökte olduğunu (sandığınız) Zât’ın,[⁵²¹⁸] sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin misiniz? O zaman, bir de bakmışsınız ki (arz) çalkalanmaya başlamış.
[5218] Lafzen: “gökte olanın...” Bu ifade, vahyin ilk muhatabı olan soyutlama yeteneği gelişmemiş ortalama bir Arabın Allah tasavvurunu ele vermektedir. Elbette Allah için zaman ve mekân söz konusu değildir. Allah’ın yarattıklarının hiçbirine hiçbir hususta benzemezliği bir ilkedir ve “O’nun gibisinin benzeri olamaz.” (42:11) âyetine dayanır. (Gökten gelebilecek belaya ilişkin bkz: 29:34.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey müşrikler yoksa) Gökte olanın, sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman (kıyamet günü) yer sarsıldıkça sarsılır!
("Semadaki zat" gökte olan demektir, bazı müfessirler, "göktekiler"den maksadın melekler olduğunu söylemişlerdir, fakat sözün gelişi, bunun melekler değil de, Allah Teâlâ olduğunu göstermektedir ki selef alimlerinden nakledilen görüş de çoğunlukla budur. Ancak ayetteki sema kelimesini maddi manada anlamak da doğru değildir, çünkü "sema" Allah Teâlâ’yı kapsayamaz. O'nun yaratığıdır, onun için müfessirler "Buradaki sema, gök dediğimiz cismâni semadan ibaret değil, mutlak yükseklik ve üstünlük işaretidir, maddi, manevî, cismânî ve rûhânî bütün yaratıkların, mekânını ve zamanın üstü demek olan yükseklik manasınadır, işte bu anlama göre, "men fissemâi" beyânı ancak Allah Teâlâ’ya izâfe edilebilir. Zira her şeyin üzerinde, her şeyden üstün olan ancak O'dur." demişlerdir. Hatırlanacağı üzere Talak suresinin son ayetinde yer alan "Allah, yedi, kat göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır" beyanını da ayette yer alan "gök" ile “yer" kelimelerine, manevi yükselme ve alçalma şeklinde yorum getirerek açıklamaya çalışmıştık, bu bakımdan bu ayetteki "Sema" kelimesine müfessirlerin maddî mana vermemesini de, o yorumumuzu doğrulayan bir bulgu olarak kabul edebiliriz, şüphe yok ki her şeyin doğrusunu Allah Teala bilir) (Evet kıyamet koptuğu zaman -daha evvel size boyun eğen yer, sarsıldıkça sarsılır ve birinci nefha ile dağlar ufalanır, yeryüzü dümdüz olur. Ey müşrikler siz kıyamete inanmadığınız için bu uyarıyı hiçe sayarsınız)  
Osman Fırat
swap_vert close
Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? Ve O zaman yer de çalkalanmaya başlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Emin mi oldunuz, gökte olanın sizi yerin dibine geçirivermesinden? O vakit o yer, çalkanıverir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yüceler yücesi olan Allah'ın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman bir de bakarsınız yer çalkalanıp duruyor.
Bu ifadeden, Allah’ın yukarıda bir cihette ve bir yerde olduğu mânası çıkarılamaz. İnsan, mekânlara sığmayan Rabbini, farkında olmadan hep yücelerde düşündüğünden böyle buyurulmuştur. Nasıl ki duada eller yukarıya kaldırılır. Vahiyler, kitaplar, melekler, emirler yukarıdan indirilir. Hâşa, bunlar Allah’ın yukarıda olduğunu anlatmak gayesini taşımazlar. Bu müteşabih âyetler insana bir tasavvur verirler. Bu gibi âyetler Allah’ın mutlak yüceliğini ifade ederler. Bunlar. “O’nun hiç benzeri yoktur!” (42,11) “Yüzünüzü nereye döndürürseniz Allah oradadır!” (2,115) gibi muhkem âyetlerin ışığında gerçek mânalarını bulurlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? O zaman yer, birden sallanmağa başlar (ve siz yerin dibine geçersiniz).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hüküm ve kazâsı âsumânda cârî olan Allâh'ın sizi yere batırmasından ve yer hareket itdikce sizi aşağı indirmesinden emîn mi oldınız?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökte olanın, bir sarsıntıyla sizi yere batırmasına karşı güvenceniz var mı?
Şaban Piriş
swap_vert close
Gökte olanın sizi yere batırmayacağından güvende misiniz, O sarsıldığı zaman?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa semâdakinin,(4) sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? Bir de bakarsınız, yer sallanıp duruyor...
(4) Buna “gökteki melekler” anlamını verenler de olmuştur; ancak çoğunluk, burada Allah’ın kastedildiği düşüncesindedir. Bununla beraber, bu ifade bir yücelik ve münezzehlik ifadesidir; yoksa Allah’a mekân yakıştırmamaktadır. 6:3’te de buyurulduğu gibi, “Göklerde de, yerde de Allah odur.”  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? O zaman yer aniden çalkalanmaya başlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy imin olduñuz mı andan kim gökdedür ya'nį ķudret kim obura sizi yire? pes ol vaķt ol ya'nį yir deprene.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İmin mi olduñuz gökde olanlardan ki sizi yirlere geçüre? Pes ol vaḳt olditreyüp sizi yuda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey insanlar!) Göydə olanın (Allahın) yer hərəkətə gəlib çalxalandığı zaman sizi onun dibinə batırmayacağına əminsinizmi?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Have ye taken security from Him Who is in the heaven that He will not cause the earth to swallow you when lo! it is convulsed?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do ye feel secure that He Who is in heaven will not cause you to be swallowed up(5573) by the earth when it shakes (as in an earthquake)?
5573 Cf. 17:68 and n. 2263. Also Cf. the story of Qarun in 28:76-82. If we feel safe on land, it is because Allah has made this earth amenable, manageable and serviceable to us (verse 15 above). But if we defy Allah and break His Law, have we any security, that even this comparatively unimportant safety in a fleeting world will last? Looking at it from a purely physical point of view, have there not been dreadful earthquakes, typhoons, and tornadoes?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ءَاَمِنْتُمْ
emin mi oldunuz
مَنْ
o kimse- den ki
فِي السَّمَٓاءِ
göktedir
اَنْ يَخْسِفَ
geçirmesinden
بِكُمُ
sizi
الْاَرْضَ
yere
فَاِذَا
bir de bakarsın
هِيَ
o
تَمُورُۙ
sarsılır
Gökte olan (Allah)ın sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? (Kıyamet günü) Bir de bakarsınız ki o (yer, büyük bir sarsıntıyla) sarsılır.
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
خَسَفَ
Fiil-I
خ س ف
Batırdı, geçirdi
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
مَارَ
Fiil-I
م و ر
Sarsıldı