Ey inananlar! Siz, Allah’ın (dinine) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz.¹
1 Allahu Teâlâ ihtiyaçtan münezzeh olduğu için burada Allah’a yardım tabiri, “emrini tutmak, dînine ve Rasulüne yardım etmek” manasından mecazdır. Bunun asıl nüktesi şudur: Dinî fiiller zorlamayla değil, kulların iradeleriyle yapılması istenen ihtiyarî fiillerdir. Onun için kulun irâde-i cüz’iyyesi olmadan istenen sevap meydana gelmez. O hususta irâde-i ilâhiyye kulların niyetlerine göredir. İşte bu suretle Allah’ın emirlerini yerine getirmek için kulların irâde-i cüz’iyyelerini sarf ile hizmet etmelerine, “Allah’a yardım” tabir olunmuştur ki isnatta mecaz yahut istiaredir. Yani; “imandan sonra siz Allah’ın emirlerini yerine getirmek, rızasına ermek için size şart koşmuş olduğu niyet ve gayretlerinizi sarf etmek suretiyle Allah’ın dînine hizmet ederseniz, Allah da size yardım eder, sizi düşmanlarınıza galip kılar ve ayaklarınızı sıkı bastırır. Harp meydanlarında, cihad mevkilerinde ayaklarınızı kaydırmaz, sebat ve metanetle sizi payidar eyler.” (Elmalılı)