close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muhammed Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve yudḣiluhumu-lcennete ‘arrafehâ lehum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve cennete sokar onları ve cenneti, onlara tanıtmaktadır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (ahirette de) onları, (Kur’an ve Peygamber lisanıyla) kendilerine tarif edip-tanıttığı cennete sokacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onları kendilerine tanıttığı cennetine sokacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı Cennet'e koyacaktır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onları, kendilerine tarif edip-tanıttığı cennete sokacaktır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onları, (dünyada) kendilerine tanıtmış olduğu cennete koyar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları (daha önce) kendilerine tarif ettiği Cennete koyacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onları tanıttığı cennete koyacaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
5-6. (Allah,) o cihad edenleri, hidayete erdirecek, durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları, kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.
Cemil Said
swap_vert close
5,6. Ânları tarîk-i hidâyete sevk, hallerini ıslâh ve ta’rîf itdiği cennete idhâl iyleyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları, kendilerine anlattığı cennete koyar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Âhirette ise) kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
5, 6. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları kendilerine tanıtmış olduğu cennete sokacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve kendilerini Cennete koyar, onu onlar için güzel kokularla donatmaktadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (âhirette) onları, (Kur’ân’da) kendilerine tanıttığı cennetine yerleştirecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
onları, kendilerine tanıtdığı, cennete sokar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onları, o Cennete koyacaktır ki, onu kendilerine ta'rîf etmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onları kendilerine (içindeki tüm nimetleriyle) tanıtmış olduğu cennete koyacaktır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları daha önce tanıttığı cennetlere koyacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
onları kendilerine anlattığı Cennet’e sokacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendilerini tanıttığı uçmağa sokacak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve en sonunda onları, kendilerine söz verdiği cennet bahçelerine koyacaktır. O hâlde;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara tanıttığı Cennet’e girdiriyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
onları, tasvir ettiği cennetinde ağırlayacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbiniz iman edip güzel işler yapanlara mükâfat olarak cennet sözü vermiştir. Hiç şüpheniz olmasın! Dünya hayatında inanıp güzel işler yapanları, ahiret hayatında Rabbiniz söz verdiği cennete koyacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete yerleştirecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onları, kendileri için (en güzel şekilde) süslediği¹ cennete sokacaktır.
1 Bu ayet, “Ve onları, kendilerine önceden vadettiği / bildirdiği / tanıttığı cennete sokacaktır” şeklinde de tercüme dilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları kendilerine vaad ettiği cennete koyacaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonunda da onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennete yerleştirecektir. 2/154, 3/195
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nihayet onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şehit düşenleri, cennete (ebedi saadet yurduna) kavuşturacaktır!.. Ki onu (o cenneti) kendilerine müjdelemiştir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onları cennete girdirir. Onu kendilerine bildirmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennetine alır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları, kendilerine tanımladığı cennete sokacaktır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Dünyâda iken onlara ta'rîf ve tavsîf buyurdığı cennete idhâl iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve kendilerine anlattığı Cennete onları yerleştirir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve onları, kendilerine tanımlamış olduğu o cennete koyacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı givüre anları uçmaġa kim [270b] bildürdi anı anlara.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı givürür anları ol cennete ki özlerine bildürmiş‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və onları (dünyada) özlərinə tanıtmış olduğu Cənnətə daxil edəcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And bring them in unto the Garden which He hath made known to them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And admit them to the Garden which He(4826) has announced for them.
4826 The Garden which He has announced for them: the state of Bliss which is declared in Revelation to be destined for those who serve Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيُدْخِلُهُمُ
ve onları sokacaktır
الْجَنَّةَ
cennete ki
عَرَّفَهَا
onu tarif etmiştir
لَهُمْ
onlara
Ve (sonunda) onları, kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
اَدْخَلَ
Fiil-IV
د خ ل
Soktu, dâhil etti, koydu, girdirdi, kattı
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
عَرَّفَ
Fiil-II
ع ر ف
Tarif etti, bildirdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların