(Ey îman edenler!) Siz, üstün durumda iken, sakın gevşeyerek barış istemeyin.¹ Çünkü Allah, sizinle beraberdir ve O, sizin yaptıklarınızı asla boşa götürmez.
1 Âyetin son bölümü, “(Ey îman edenler!) Siz üstün durumda iken, sakın barış isteyerek gevşemeyin” diye de tercüme edilebilir. Sizler galip olacak ve Allah sizinle beraber iken sakın gevşeklik göstererek, alçaklık yapmayın, horluk ve meskenet ile sulha yalvarmayın. Bazı çokbilmişler sadece kâfirleri korumak amacıyla ayetin anlamını tersine çevirerek bu ayeti: “ama siz üstün durumdaysanız onları barışa davet edin” şeklinde tercüme etmişler ve (تَدْعُوا) fiilinin başına bir (لا) takdir edilemeyeceğini söylemişler. Ama aceleyle (تَدْعُوا) fiilinin ne ile “meczum” olduğunu her halde bilememişler!1 Bk. (En’am: 32, Hadid: 20) 2 Yani, Allah yolunda cihad etmek için lâzım gelen yerlere mallarınızın tamamını harcayıp da ortada kalakalmanızı istemez.