close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muhammed Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fa’lem ennehu lâ ilâhe illa(A)llâhu vestaġfir liżenbike velilmu/minîne velmu/minât(i)(k) va(A)llâhu ya’lemu mutekallebekum ve meśvâkum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık bil ki şüphe yok, Allah'tan başka yoktur tapacak ve kendi suçun ve inanan erkeklerle kadınların suçları için yarlıganma dile ve Allah, sizin dönüp dolaştığınız yeri de, size yurt olacak yeri de bilmektedir.
Dönüp dolaşılan yer dünyadır, yurt olacak yerse âhiret. Dönüp dolaşılan yerden maksat, baba belinden ana rahmine düşmek, yurttan maksat da dünyadır diyenler olmuştur. Baba belinden ana rahmine düşerek dünyaya geliş ve ölüp kabre gidiştir diye tevil edenler, hattâ gündüzün dönüp dolaşılan yerler ve geceleyin yatılıp uyunan yerler diyenler de vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şu halde (şüphesiz iman edip) bil ki; kesinlikle Allah’tan başka ilah yoktur. (Öyle ise) Hem kendi günahın, hem mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için mağfiret dile (ve Rabbine sığın). Allah (her an) sizin dönüp dolaşacağınız yeri de bilir, konaklama yerinizi de. (Öyleyse daima huzurda kalın ve mü’mince davranın!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bil ki, Allah'tan başka ilah yoktur gerçek İlah olarak ancak Allah vardır. Hem kendi kusurlarından, hem mü'min erkek ve kadınların kusur ve günahlarından dolayı bağışlanma dile. Çünkü Allah, sizin dönüp dolaşacağınız yeri de bilir, varıp duracağınız yeri de bilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yâ Muhammed! Hak ilâhın yalnızca Allah olduğunun ilmî delillerle sabit olduğunu bil. Kendi günahlarının, mü'min erkeklerin, mü'min kadınların affı için Allah'tan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dile. Allah, sizin cihad için, ticaret için gezip dolaştığınız yeri de, devamlı ikametgâhınızı da, dünyanızı da, âhiretinizi de bilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/59-60; 11/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur ve kendi günâhın için de, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için de bağışlanma dile. Allah dönüp dolaştığınız yeri de barındığınız yeri de bilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu halde bil; gerçekten, Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için mağfiret dile. Allah sizin dönüp-dolaşacağınız yeri bilir, konaklama yerinizi de.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şimdi (Ey Rasûlüm): Şunu bil ki, Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Bir de kendi günahına ve mümin erkeklerle mümin kadınlara mağfiret dile. Allah (dünyada) dolaştığınız yeri de bilir, (ahirette) duracağınız yeri de...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Madem kıyamet yakındır) Allah’tan başka ilah olmadığını bil, kendi günahların, inanan kadın ve erkeklerin günahları için bağışlanma dile. Çünkü Allah, dönüp dolaştığınız yer ile varıp duracağınız yeri(*) biliyor.
(*) Dünyadaki ve kabirdeki halinizi bilir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'tan başka tanrı olmadığını bil; hem kendi günahın, hem de inanan erkek ve kadınların günahları için af dile! Allah dönüp dolaşacağınız yeri bilir.
Besim Atalay
swap_vert close
İmdi, bilesin ki Allahtan ayrı Tanrı yok, hem kendi suçuna, hem de erkek, dişi inanmış bulunanların suçlarına da, rahmet ister, Allah bilir sizlerin yaşamanızla, durağınızı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bil ki Allah'tan başka (O'nun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın hem de öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Allah, (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) varıp duracağınız yeri de çok iyi bilir.
“Kendi günahın için af dile” ifadesi Hz. Peygamberin de yanlış yapabileceği ve bu yanlıştan dönünce Allah’tan af dilemesi gerektiği anlamındadır. Peygamberler Hz. Âdem ve Yunus örneğinde olduğu gibi kusursuz ve hatasız değillerdir. Onların diğer insanlardan farkı, yanlış yaptıklarında Allah tarafından vahiy yoluyla uyarılarak derhal yanlıştan vaz geçirilmeleridir. Aksi taktirde tebliğ ve temsil makamında oldukları için yaptıkları hatalar meşruiyet kazanır. Bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dahil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. Burada Hz. Peygamberin Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceği konusundaki tereddüdü bir kusur ve hata olarak değerlendirilmiş, onun için Allah’tan af dilemesi emredilmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan başka Allâh oldığını bil, ândan kendi günâhlarının ve kadın, erkek bilcümle mü’minlerin günâhlarının ’afvını taleb it. Allâh sizin kâffe-i harekâtınızı ve nerede mekân kılacağınızı bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bil ki, Allah'tan başka tanrı yoktur; kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız ve duracağınız yerleri bilir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bil ki Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur. Kendi günahın için, erkek kadın müminler için Allah’tan af dile. Ne yapacağınızı ve yerinizin neresi olacağını Allah bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. (Habibim!) Hem kendinin hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.  
 «Dolaşılan yer» gündüzleri gidip gelinen yer veya dünya, «durulan yer» ise geceleri ikamet edilip barınılan yer veya ahiret şeklinde yorumlanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bil ki, ALLAH'tan başka tanrı yoktur. Kendinin, inanan erkeklerin ve inanan kadınların günahları için bağışlanma dile. ALLAH sizin tüm hareketlerinizi ve duracağınız yeri bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi bunu bil ki «başka tanrı yok ancak bir Allah», bil de günahına ve mü'minîn-ü mü'minata istiğfar eyle, Allah dolaştığınız yeri de bilir durduğunuz yeri de
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim, daha önceden tebliğ ettiğin gibi, insanlara tekrar tekrar tebliğ ederek) bil (dir) ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Kendi *zellenden (evlayı terkinden dolayı) istiğfar et, mü’min erkekler ve mü’min kadınların günahları için Allah’tan bağışlanma dile. Allah, (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) kalacağınız yeri de çok iyi bilir.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde, Allah'tan başka ilah olmadığını bil. Kendi suçların için, inanan erkekler ve kadınlar için bağışlanma dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir.¹
1- Allah sizin kararlı olup olmadığınızı, zaaflarınızın ne olduğunu, her halinizi bilir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Binâen'aleyh (fırsat elde iken) şu: «Allahdan başka hiçbir Tanrı yokdur» hakıykatını bil, hem kendinin, hem erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin günâhının yarlığanmasını iste Allah dolaşdığınız yeri de bilir, barındığınız yeri de.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) İşte gerçekten şunu bil ki, Allah'dan başka ilâh yoktur! Hem kendi günahın için, hem de mü'min erkeklerle mü'min kadınlar için (Allah'dan) mağfiret dile!(2)Allah, (dünyada) gezip dolaştığınız yeri de, (âhirette) kalacağınız yeri de bilir.
(2)“(Âyetteki mağfiret) hakīkī günahlardan değil; çünki ismet (günahlara karşı korunmuş olmak) var, günah yok. Belki makām-ı nübüvvete (peygamberlik makāmına) lâyık bir ma‘nâ ile mağfirettir(bağışlanmaktır).” (Lem‘alar, 7. Lem‘a, 27)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Artık bil ki, şüphesiz Allah’tan başka (onun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilah yoktur. (Şayet bir günah işlersen) hem kendinin hem de inananların (inanıp insanlara ve çevreye güven veren) erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Hâlbuki Allah, dönüp dolaştığınız yeri de (dünya ve dünyadaki hâlinizi de), varıp duracağınız yeri de (ahiret ve oradaki hâlinizi de) bilir. *
(*) İslâm’ın insana kazandırdığı ahlâkî faziletlerden biri de şudur: Mümin, yani iman eden ve insanlara güven veren, ibadet ve her türlü görevini yerine getirecek, hizmete devam edecek, fakat asla yaptıklarını gözünde büyütmeyecek, “üzerime düşeni yaptım” diye durumunu yeterli görmeyecektir. Aksine: “Rabbimin benden istediklerini hakkıyla yerine getiremedim. Bilerek veya bilmeyerek hangi ihmallerim oldu?” diye bir şuur kontrolü, bir tevazu ve istiğfar hâlet-i ruhiyesi taşıyacaktır. Âyet Hz. Peygamber (a.s.)’a bile böyle buyurarak, aslında müminlere ders vermektedir. Bundan ötürüdür ki Hz. Peygamber: “Ben her gün Allah’tan yüz kere mağfiret dilerim” buyurmuştur. Ayrıca bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dâhil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. İşte (الله اعلم) hem Hz. Peygamberin, hem de müminlerin bu şekildeki umutsuzluk ve çıkışları bu ayetin bu şekilde inmesine sebep olmuştur. Çünkü yüce Allah’tan gelecek yardım konusunda tereddüt ve umutsuzluğa düşmemeleri gerekirdi.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bilesin ki O, kendisinden başka, hiçbir ilahın olmadığı Allah’dır. Kendi günahların için, inanan erkekler ve inanan kadınların günahları için bağışlanma dile. Allah, kalplerinizin nelere meyilli olduğunu ve nereye yerleşeceğinizi (cennet veya cehennem) yalnızca O bilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse sen de bil ki Allah’tan başka tanrı yoktur. Hem kendin, hem de erkek, kadın inananlar için yarlıganma dile. Allah nerelerde dönüp dolaşacağınızı, sonunda nerede duraklıyacağınızı bilir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bil ki Tanrı/dan başka tapacak yoktur, hem kendin, hem erkek, kadın mü/minlerin günahları için yarlıganmak dile. Allah dönüp dolaşacağınız yeri, yurdunuzu bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O hâlde bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur. Hem kendi günahın için hem de mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için bağışlanma dile. Allah gezip dolaşacağınız ve varacağınız yeri de bilir.
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde bil ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar (ile ilgili günahlar) için mağfiret dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.
(İslam’ın insana kazandırdığı ahlaki değerlerden biri de, kulun Rabbine ibadet ve kulluk görevlerini yerine getirmesi, O’nun dini uğruna cihad etmesi, gücü yettiği kadar gayret etmesi, “Üzerime düşeni yaptım” diyerek yaptıklarını asla yeterli görmemesi, tersine daima “Rabbimin benden istediklerini ve üzerimdeki hakkını yerine getiremedim” diye düşünmesi ve her zaman kendi hatalarını itiraf ederek Allah’a, “Sana kullukta yaptığım kusurları bağışla” diye dua etmesidir. İşte bu duygunun özü, Allah’ın mezkûr ayetinde ifade edilmiştir: Bu, Hz. Peygamber’in (s.a.a) gerçekte herhangi bir günah ve hata yaptığını ifade etmez. Aksine en doğru ifadesiyle şöyle denmek istenmektedir: “Rabbine karşı kulluk görevlerini bütün kullardan daha fazla yerine getiren Peygamber’in derecesi, yerine getirdiği görevler karşılığında gönlünden en küçük bir öğünme duygusuna kapılmamasını ve de bütün büyük hizmetleri ve başarılarına rağmen Rabbinin huzurunda kusurlarını itiraf etmesini gerektirir. Bu ayet nedeniyle Hz. Peygamber (s.a.a), Allah’tan sürekli ve çok çok mağfiret dilerdi. Ebu Davud, Nesai ve Müsned-i Ahmed’deki rivayetlere göre Hz. Peygamber (s.a.a), “Ben her gün Allah’tan yüz kere mağfiret diliyorum” buyurmuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey Peygamber! Şunu iyi bil ve bildir ki, Allah’tan başka boyun eğilecek bir otorite, emrine itaat edilecek bir tanrı yoktur! Bunun için, yalnızca O’na kulluk et fakat hiçbir zaman kulluğunla övünme; aksine, hem kendi günahın, hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahları için O’ndan bağışlanma dile! Allah, dönüp dolaştığınız yeri de, varacağınız yeri de çok iyi bilir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şunu bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın / kusurun için, Müminler ve kadın Müminler için bağışlanma dile! Sizin dolaşmanızı ve kalacak yerinizi Allah biliyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bil ki Allah'tan başka tanrı yoktur, kendi kusurların için olduğu kadar, bay bayan tüm müminler için de Tanrı'dan af dile. Çünkü, sizin nerede ne yaptığınızı sadece Allah biliyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bil ki Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah ilah olarak yasama, yürütme, yargılama cezalandırma hakkına sahiptir. Allah’tan başka yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkisi olan yoktur. Kim kendisi gibi yaratılmış ve her şeyi ile Allah’a muhtaç olan aciz insanlara, sadece Allah’ın hakkı olan; yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma hakkı tanırsa; Allah onların yaptıklarını hesap günü boşa çıkaracaktır. Ey Resulüm; sen ve sana inananlar, bu özden asla dışarıya çıkmasınlar. Sen hem kendinin hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Gönderilen yasalara uyarak hayatınızı sürdürün! Unutmayın! Yeryüzünde nereleri dolaştıysanız, nerelerde yaşadıysanız Rabbiniz hepsini bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Hem kendi hatanın hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların (hatalarının) bağışlanmasını dile! [*] Allah dönüp dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
Bu konuda bkz. Mü’min 40:55, dipnot 4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Allah’tan başka ilâh olmadığını iyi bil! Hem kendi, hem Müslüman erkekler ve hem de Müslüman kadınların günâhları için (Allah’tan) bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.¹
1 Âyetin son bölümü “Allah, sizin dünyanızı da âhiretinizi de bilir” şeklinde de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, [ey insanoğlu,] bil ki Allah’tan başka ilah yoktur, ve [hâlâ vakit varken] kendi günahlarının ve öteki bütün mümin erkek ve kadınların [günahlarının] bağışlanmasını dile: çünkü Allah bütün geliş-gidişlerinizi ve [dinlenmek için] bütün kalışlarınızı bilir. ²⁴
24 Yani “O, bütün yaptıklarınızı ve yapamadıklarınızı bilir”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse şunu iyi bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın hem de mümin erkek ve kadınların günahları için Allah’tan bağışlanma dile. Allah sizin gezip dolaştığınız yeri de varıp duracağınız yeri de iyi bilir. 2/255, 64/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (sen ey Nebi): unutma ki Allah’tan başka ilâh yoktur! İmdi sen, hem kendi hatan için hem de mü’min erkekler ve mü’min kadınların (hataları) için af dile![⁴⁵⁶¹] Zira Allah gezip dolaştığınız yeri de, gelip durduğunuz yeri de bilir.[⁴⁵⁶²]
[4561] Buradaki “Kendi günahın için af dile” emriyle kastedilen Allah Rasûlü’nün ve mü’minlerin “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” (2:214) diyerek yakınmalarıdır (Ayrıca krş: 12:110, ilgili not. Ayrıca krş: 23:26, 39; 26:117). Rabbimiz Rasûl’ünün kendisinin yardım edeceğine dair tereddüt geçirmesini bir “günah, kusur ve hata” olarak görmüştür (Konuyla ilgili ayrıntılı bir not için bkz: 40:55, not 39). [4562] Veya zımnen: “Akıl yürütmelerinizi de, o akıl yürütmeleriniz sonucunda varmak istediğiniz noktayı da bilir.” Krş: “O, her canlının konup eğleşeceği yeri de göçüp yerleşeceği yeri de iyi bilir” (11:6).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Bil (ve ümmetine bildir) ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendinin, hem de, mümin erkeklerle mümin kadınların günahı için Allah'tan bağışlanma dile.
(Peygamber masumdur, buradaki günahtan maksat kusurdur ki o ümmetinin işleri ile meşgul olurken zaman zaman Rabbini anmayı unuturdu, bunlar aslında günah değildir. Fakat avama göre mübah olan şeyler ebrâra günah sayılır, nitekim Peygamber s.a.s. de bu tür şeyleri kendisi için günah sayardı ki, "Benim de kalbim bulutlanır, gaflet ile perdelenir ki ben günde yüz kere, Allah'tan mağfiret dilerim" buyurmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’tan başka ilah olmadığını bil ve kendi günâhın, iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların günâhı için (Allah’tan) bağışlanma dile. Allâh, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi şunu bil ki, «Şüphe yok, Allah'tan başka ilâh yoktur». Ve günâhın için ve imânlı erkekler ile imânlı kadınlar için mağfiret dile. Ve Allah, dolaştığınız yeri de, durduğunuz yeri de bilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halde şu gerçeği hiç unutma ki: Allah'tan başka ilah yoktur. Sen hem kendi günahın , hem mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahı için Allah'tan af dile. Allah, (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de, (âhirette) varıp duracağınız yeri de pek iyi bilir. [6, 59-60; 11, 6]
“Hz Peygamber (a.s.m.)’ın olmuş veya olması mümkün her türlü günahtan ötürü af dilemesi emr ediliyor. Bu istiğfarın cevabı müteakip fetih suresinde gelecektir [48,2],İslâm’ın insana kazandırdığı ahlâkî faziletlerden biri de şudur: Mümin, ibadet ve cihad görevini yerine getirecek, hizmete devam edecek, fakat asla yaptıklarını gözünde büyütmeyecek, “üzerime düşeni yaptım” diye durumunu yeterli görmeyecektir. Aksine: “Rabbimin benden istediklerini hakkıyla yerine getiremedim. Bilerek veya bilmeyerek hangi ihmallerim oldu?” diye bir şuur kontrolü, bir tevazu ve istiğfar halet-i ruhiyesi taşıyacaktır. Âyet Hz. Peygamber (a.s.)’a bile böyle buyurarak, aslında müminlere ders vermektedir. Bundan ötürüdür ki Hz. Peygamber: “Ben her gün Allah’tan yüz kere mağfiret dilerim” buyurmuştur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'tan başka tanrı olmadığını bil ve kendi günahın, inanan erkeklerin ve inanan kadınların günahı için (Allah'tan) mağfiret dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Bil ki Allâh'dan başka ilâh yokdur. Günâhına, erkek ve kadın mü'minlerin günâhlarına istiğfâr it. Allâh sizin dünyâda gezüb dolaşdığınızı ve âhiretde gideceğiniz yeri bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şunu bil ki Allah'tan başka ilah yoktur; hem kendi günahın, hem de inanmış erkek ve kadınların günahları için bağışlanma talebinde bulun. Allah, gezip dolaştığınız yeri de varıp duracağınız yeri de bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse bil ki Allah'tan başka ilah yoktur. Günahların için, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için bağışlanma dile! Allah, dolaştığınız yeri ve varacağınız yeri bilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'tan başka tanrı olmadığını bil; kendi günahın için ve mü'min erkeklerle mü'min kadınlar için Allah'tan af dile. Allah sizin dolaştığınız yeri de bilir, varacağınız yeri de.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'tan başka tanrı olmadığını kuşkusuzca bil! Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile. Allah sizin, dönüp dolaşacağınız yeri de varıp ulaşacağınız yeri de bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes bil kim bayıķ ol yoķdur Tañrı illā Tañrı. daħı yarlıġamaķ dile yazuġuñ içün daħı mü’minler içün daħı mü’mine 'avratlar içün. daħı Tañrı bilür geliş varış eyledügüñüz yiri daħı ŧuraġuñuzı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bil yā Muḥammed, Allāhdan özge tañrı yoḳdur. Daḫı istiġfār eylegünāhuña, daḫı mü’min erenlere, mü’min ‘avratlara daḫı. Tañrı Ta‘ālā bi‐lür dönecek yirüñüzi, duraḳlaruñuzı daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Bil ki, Allahdan başqa heç bir tanrı yoxdur. (Ondan) həm öz günahlarının, həm də mö’min kişilərin və qadınların bağışlanmasını dilə. Allah gəzib-dolandığınız yeri də, dayanıb-duracağınız yeri də bilir! (Sizin gündüzlər-gecələr dünyada nə işlə məşğul olduğunuz, axirətdə harada olacağınız Allaha mə’lumdur. Ondan heç nə gizli qalmaz!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So know (O Muhammad) that there is no God save Allah, and ask forgiveness for thy sin and for believing men and believing women. Allah knoweth (both) your place of turmoil and your place of rest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Know, therefore, that there is no god but Allah, and ask forgiveness for thy fault,(4841) and for the men and women who believe: for Allah knows how ye(4842) move about and how ye dwell in your homes.
4841 Cf. 40:55, and n. 4428. 4842 The time and manner of our conducting ourselves at home and when we move about on our business are all material to the judgement of our conduct, and for every nuance in our moral and spiritual progress, we must seek Allah's help and guidance.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاعْلَمْ
bil ki
اَنَّهُ
şüphesiz şunu
لَٓا اِلٰهَ
İlâh
yoktur
اِلَّا
ancak
اللّٰهُ
Allah
وَاسْتَغْفِرْ
ve mağfiret dile
لِذَنْبِكَ
günahın için
وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ
ve mü'min erkekler için
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
ve mü'min kadınlar için
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
مُتَقَلَّبَكُمْ
dolaştığınız yeri
وَمَثْوٰيكُمْ۟
ve varacağı- nız yeri
(Ey insan!) Bil ki şüphesiz, Allah'tan başka İlâh yoktur. (Sen) Hem kendi günahın için hem de mü'min erkeklerle mü'min kadınlar(ın günahları) için (Allah'tan) mağfiret dile! Çünkü Allah, (dünyada) gezip dolaştığınız yeri de (âhirette) varacağınız yeri de bilir.
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مُتَقَلَّب
Edilgen fiil-V
ق ل ب
Dolaştırma yeri
مَثْوًى
İsim
ث و ي
Kalacak yer, varılacak yer