close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muhammed Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Meśelu-lcenneti-lletî vu’ide-lmuttekûn(e)(s) fîhâ enhârun min mâ-in ġayri âsinin ve enhârun min lebenin lem yeteġayyer ta’muhu ve enhârun min ḣamrin leżżetin lişşâribîne ve enhârun min ‘aselin musaffâ(en)(s) velehum fîhâ min kulli-śśemerâti ve maġfiratun min rabbihim(s) kemen huve ḣâlidun fî-nnâri ve sukû mâen hamîmen fekatta’a em’âehum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Çekinenlere vaadedilen cennet, şöyledir adeta: Orada su ırmakları var, bozulup kokmaz ve süt ırmakları var, lezzetleri bozulmaz ve şarap ırmakları var, içenlere safi lezzet ve bal ırmakları var, süzme ve onlara, orada bütün meyvelerden sunulur ve Rablerinden yarlıganma var; buna nail olan, o kişiye benzer mi ki ateşte ebedidir ve kaynar sularla sulanır da onların bağırsakları parçalanmaktadır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Takva sahiplerine va’ad edilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar (akmaktadır) ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden (hazırdır) ve Rablerinden (özel) bir mağfiret (ve fazilet) vardır. Hiç (böyle ödüllendirilen bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ’parça parça koparan’ kaynar sudan içirilip (alçaltıcı acılar içinde kıvranan) kimseler gibi (sayılır) mı?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yolunu Allah ve kitabıyla bulanlara vaadedilen cennetin durumu şöyledir: Orada su ırmakları var; bozulup kokmaz, süt ırmakları var; lezzetleri bozulmaz, şarap ırmakları var; içenlere lezzet verir sarhoşluk ve baş ağrısı yapmaz, orada onlar için saf süzme baldan ırmaklar var, her çeşit meyvalar var ve Rablerinden bir bağışlanma da var. Bu nimetlere erişenlerle, ateşte devamlı kalacak olup, kaynar sudan içirilerek bağırsakları parça parça olan kimseler bir olurlar mı hiç?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere va'dedilen cennetin benzeri, içinde tadı, rengi, kokusu bozulmayan temiz su ırmaklarının, tadı değişmeyen süt ırmaklarının, içenler için lezzetine doyum olmayan üzüm suyu ırmaklarının ve süzme bal ırmaklarının bulunduğu cennet misâlidir. Orada, onlar için bütün meyvalardan meyva suyu ırmakları ve Rablerinden bağışlanma da vardır. Bunlar, ateşte ebedî kalan, kaynar su içen, bağırsaklarını paramparça eden kimseler gibi mi olur?
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/25; 12/36, 41; 55/52; 56/20; Lisânü’l-Arab, Kamus, “hamr” maddesi.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Takva sahiplerine vaadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her çeşit meyva ve Rablerinden bağışlama vardır. (Bu nimetler içinde olan) ateşin içinde sonsuza kadar kalacak olan ve kendilerine barsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilenler gibi olur mu?
Ali Bulaç
swap_vert close
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır; orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle ödüllendirilen bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Küfürden) sakınanlara vaad edilen cennetin hali (şu): Orada tadı ve kokusu bozulmıyan bir sudan ırmaklar var; tadı değişmiyen bir sütten ırmaklar var; içenlere lezzet veren şarabdan, (sarhoşluk vermiyen tatlı içkiden) ırmaklar var; saf süzme baldan ırmaklar var... Hem orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Bir de onlara, Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç bunlar, o ateşte ebedî kalan ve kaynar bir sudan su içirilib de bağırsaklarını parçalayan kimselere benzer mi?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Muttakilere vaadedilen Cennetin örneği şudur: İçinde kokuşmayan sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır. Ayrıca onlar için her çeşidinden ürünler ve Rablerinden bağışlanma vardır. Bunlar ile ateşte ebedî olarak kalacak olup da bağırsaklarını parça parça eden sıcak su içirilenler bir olur mu?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Takvâ sahiplerine vaad edilen cennetin özelikleri şöyledir: Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şerbetten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar, süreli olarak ateşte kalıp, bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir?[559]
[559] Cennetteki ırmaklar ve cennet nimetleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 38-43.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sakınçlara söz verilen, cennetin örneği bu, orda sasımamış sudan, tadı bozulmamış sütten, içenlere tatlı gelen şaraptan, süzülmüş baldan ırmaklar akar, orda onlara her çeşit yemişlerle, Tanrıları katından bağışlanmak var, işte bunlar ateşte sonsuz kalıp, sıcak sudan içerek bağırsakları kopan bir kimse gibi midir?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O'na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?
“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir.   
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan korkanlara va’d olunan cennetde hiç suyı ta’affün itmeyen nehirler, ta’âmı hiç bozulmayan süt ve tatlı meşrû’bat ve saf bal nehirleri ve her dürlü meyveleri vardır. Muttakîlerin günâhları rableri tarafından ’afv olunacakdır. Halbuki ebedî ateş ’azâbına mahkûm olanın meşrû’batı bağırsağını yakacak bir kaynar su olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbine itaatsizlikten sakınanlara vaad edilen cennetin temsili şudur: İçinde doğal nitelikleri bozulmamış su ırmakları, tadı bozulmamış süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları bulunan bir bahçedir. Onlar için ayrıca orada her meyveden mevcuttur, üstelik rablerinden bir de bağışlama lütfu. Şimdi bunlar, ateşte devamlı kalan, bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kimseler gibi olur mu hiç?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Edip Yüksel
swap_vert close
Erdemlilere söz verilen cennetin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Cennetteki sarhoşluğun dünyadakinden farklı olduğu bildiriliyor. Bak 52:23; 76:21.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Korunanlara va'dolunan Cennetin temsili: onda ırmaklar var bir sudan ki bozulması yok, ırmaklar var bir südden ki tadı değişmez, ırmaklar var bir şarabdanki içenlere lezzet, ırmaklar var bir baldan ki safi süzme, hem onlara semerelerini (hasılâtın) her türlüsünden var, hem de Rablarından bir mağfiret var, hiç bunlar o ateşte muhalled olan ve kaynar bir mayı'den sulanıp da bağırsaklarını parçalamakta bulunan kimselere benzer mi?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Takva sahiplerine vadedilen cennetin özellikleri şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bir mağfiret vardır. Bu nimetlere erişenlerle, ateşte ebedî kalacak olan ve kendilerine bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu bir olur mu?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan¹ nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
1- İçki.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Şirkden) sakınanlara va'd olunan cennetin sıfatı (şudur:) İçinde rengi, kokusu, hiçbir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar, süzme baldan ırmaklar vardır, Orada meyvelerin her (çeşidi) onlarındır. (üstelik) Rablerinden de mağfiret vardır. Hiç bu (nlar), o ateşde ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kimseler gibi midir?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Takvâ sâhiblerine va'd edilen Cennetin misâli şöyledir: Orada (zamanla hiçbir vasfı)bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar ve sâfî baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada meyvelerin her çeşidi ve Rablerinden bir mağfiret vardır. (Bu ni'metler içinde bulunanların hâli,) o ateşte ebedî olarak kalan ve(pek) kaynar bir su içirilen kimseler gibi midir ki (o su) bağırsaklarını parça parça etmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kötü tutum ve davranışlardan) sakınanlara vaad edilen cennetin örneği (şöyledir): Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere çok lezzet veren hamr’dan (hamrın ham maddesi olan üzüm şerbetinden) ırmaklar ve saf süzme baldan ırmaklar vardır. Ayrıca onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Ve Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar (ebedi âlemde bu nimetler içinde yaşayacak erdemli insanlar), ateşte kalıp, iç organlarını (mide-bağırsak sistemini) paramparça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir? *
(*) Meallerde geçen ‘’ŞARAP’’ ifadesi bu ayette yoktur. Burada (خمر) ifadesi vardır. Hamr ise iki anlamda kullanılır. 1. Akli gideren, sarhoş yapan ve uyuşturan. 2. Üzüm şerbeti. İşte buradaki hamre üzüm şerbeti demek cennet nimetlerinin vasıf ve özelliklerine daha uygun düşer. Çünkü ham maddeleri aynı da olsa eğer akli giderme, sarhoş etme veya uyuşturma gibi özellikleri yoksa ona içki veya şarap denilemez. Mademki cennetteki içeceklerde bu menfi özellikler yoktur, öyleyse oradaki içeceklere içki veya şarap demek yanlış olur. Çünkü dünyada da bu özellikleri olmayan içeceklere ne içki diyoruz ne de şarap. Bu nedenle buradaki hamr üzüm şerbeti anlamındadır. Buna göre, ayetteki cümlenin anlamı, ‘’içenlere lezzet veren hamrdan (hamrın ham maddesi olan üzüm şerbetinden) ırmaklar vardır’ şeklindedir. İşte ayetteki (خمر) hamrın bu anlamı için bkz: الخَمْمر العِنب (تعريف و معنى خمر في معجم المعاني الجامع)’’el hamru, el înebu’’ burada hamr, üzüm demektir. Yani Hamr sarhoş edenler anlamına geldiği gibi, üzüm anlamına da gelir. Burada (ماء - لبن - خمر- عسل) şeklindeki ifadelerde de görüldüğü gibi hepsi içeceklerin kaynağından, maddesinden söz edilmiştir. Bunlar nedir? Su, süt, üzüm ve bal! Bu nedenle bunun şerap veya içki ile bir alakası yoktur. (الله اعلم) Ayrıca Kur’an’ın müteaddit ayetlerinde geçen (شراب)’’şarab’’ kelimesinin de Türkçedeki ‘’şerap veya içki ile yine bir alakası yoktur. Çünkü Arapçada (شراب)’’şerab’’ içecek demektir, Özetle, Türkçedeki şarap kelimesi Arapça “içecek” anlamına gelen “şerab”dan gelmektedir. Batı dillerinde kullanılan “vine (şarap)” sözcüğü Hititçeden gelmiştir. Anlaşılan o dur ki Kur’an’da “şarab” olarak ifade edilen içeceğin bizim bildiğimiz şarapla veya içki ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Ayrıca Yusuf-36. ayette de geçen (HAMR) yine üzüm anlamındadır. Mealen: “Doğrusu ben (rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!” dedi. Bkz: وفي التنزيل العزيز: يوسف آية - 36 (إِنِّي أَرَانِي أعْصِرُ خَمْراً ) والجمع : خُموُر أي العنب (لمعجم: المعجم الوسيط) وعنـي بقوله: {أعْصِرُ خَمْراً} أي إنـي أرى فـي نومي أنـي أعصر عنبـاً (جامع البيان في تفسير القرآن – الطبري - الجامع لاحكام القرآن - القرطبي) والأمعاء جميع ما في البطن المقيم الخ (زاد المسير في علم التفسير- التفسير الكبير للطبراني) كما قالَ تعالى في آيةٍ أُخرى: { يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَٱلْجُلُودُ } [الحج: 20].  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’dan sakınıp korunanlar için vaat edilmiş cennetin misali şöyledir. İçinde tadının bozulmadığı su ırmakları, içen için tadı bozulmayan süt ırmakları ile içenler için lezzetli içkilerden oluşan ırmaklar var. Ayrıca saf katkısız bal ırmakları ve her türlü meyvelerin olduğu cennetler var. Rablerinden bağışlanmış olan nimet cennetlerindeki kimseler ile ateşin içerisinde sürekli kalan ve orada bağırsakları paramparça eden pis kaynar içecekleri içen kimseler eşit midir?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakınanlara adanan Cennet öyle bir Cennet’tir ki orada sasımamış su ırmakları, tadı bozulmamış süt ırmakları, içenlere tad veren şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları vardır. Yine onlar için orada her türlü ürünler, çalaplarından yarlıganma vardır. Bu kimseler hep ateşte kalacak, bağırsaklarını paralıyacak kaynar suları içecek olan kimseler gibi olabilirler mi?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sakınanlara vaadolunan uçmağın sıfatı şudur ki orada tadı, kokusu bozulmamış su ırmakları, tadı değişmemiş süt ırmakları, içenlere lezzet verir şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları; orada kendileri için her çeşit meyveler; Rableri tarafından yarlıganma [⁴] vardır. İşte bunlar, ateşte devamlı kalan, kaynar su içirilip de bağırsakları parça parça olan kimseler gibi olabilirler mi?
[4] Yâni Allah onlardan hoşnut olur veya orada teklif yoktur, sorgusuz yerler, içerler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlara vaat edilen cennet misali⁵ şöyledir: Orada hiç bozulmayan/her an taze suların aktığı ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden [hamr] ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her çeşit meyve ve ayrıca Rablerinden bir bağışlanma da vardır⁶. (Bu kimseler) ateşte sürekli kalacak olan ve bağırsaklarını paramparça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi olur mu?
5 Ayet “meselu’l-cenneti” ifadesiyle başlıyor. Bu ise, cennetin misali, örneği demektir. “Cennet” ile ilgili tasvirler tıpkı cehennemle ilgili olanlarda olduğu gibi, temsilidir. Fizik ötesi âlem, fizikî âlemden örneklerle tasvir edilmektedir. Bu Kur’an’ın bir üslûbudur. Her şeyi maddi ve somut düşünen bir insana, fizik ötesi bundan daha güzel bir üslupla anlatılamaz. 6 Krş. Tevbe, 9/72  
Kadri Çelik
swap_vert close
Takva sahiplerine vaat edilen cennetin (özgün) örneği; içinde bozulmayan sudan ırmakların, tadı değişmeyen sütten ırmakların, içenler için lezzet veren şaraptan ırmakların ve süzme baldan ırmakların varlığıdır. Orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve de rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükâfatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve derken bağırsaklarını parça parça koparan kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüğün her çeşidinden titizliklesakınan kimselere söz verilen cennetin misali şöyledir: Öyle hârika bir bahçe ki, içinde hiç bayatlamayan tertemiz su ırmakları, tadı bozulmayan taptaze süt ırmakları, içenlere lezzet veren ve dünyadakiler gibi sarhoş etmeyen şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları var. Bahçenin sâkinleri, bütün bu nîmetlerden diledikleri gibi yararlanacaklar. Ayrıca onlara, canlarının çektiği her çeşit meyveler sunulacak ve en önemlisi, Rab’lerinden bir bağışlama ile taltif edilecekler. Şimdi düşünün; böyle bir ortamda yaşayan insanlar ile; sonsuza dek ateşte kalan ve bağırsaklarını paramparça edecek kaynar sudan içmeye mahkûm edilen kimseler hiç aynı olur mu?Elbette olmaz! Fakat kibir ve inatlarının kölesi olan münâfıklar, bunu anlamaya yanaşmazlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müttakîler’e / Sakınıp Korunanlar’a vaad edilmiş Cennet’in misâli, -ki orada, bulanık olmayan (arı-duru) su ırmakları, tadı değişmeyen (taze) süt ırmakları, İçenler’e lezzet veren içecek ırmakları ve saf süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için her Ürün’den de vardır, rabb’lerinden bir bağışlanma da vardır- (böyle bir cennetin misâli), kaynar sıcak su içirilmiş, bağırsaklarını parça parça yapmış ve Ateş’te sürekli kalacak kimse gibi midir?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sağlamcılara söz verilen cennet içinde neler var neler: kireçsiz su pınarları doğal tadında süt pınarları içimine doyum olmaz içki pınarları, süzme bal pınarları çeşit çeşit meyveler ve Rablerinin hoşgörüsü. Şimdi bu nimetler içinde yüzen biri, sonsuza kadar yanmaya ve bağırsak delen kaynar su içmeye mahkum edilmiş biriyle bir olur mu?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, söz verilen cennetin durumu şöyledir. Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren ama sarhoş etmeyen şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlar için cennette meyvelerin her çeşidi vardır. Cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumuna benzer mi? Cennete layık olanlar yaptıkları hatalardan dolayı pişmanlıkla Rabbine tövbe ile yaklaşanlardır. Rabbin onları tövbelerinden dolayı bağışlamıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Muttakî]lere (duyarlı olanlara) vadedilen cennetin örneği şöyledir: Orada (zamanla) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden [*] ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. [*] Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu (durum), ateşte [ebedî] kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su [*]içirilen kimsenin durumu gibi olur mu hiç!
Cennetteki içkilerle ilgili bkz. Sâffât 37:47, dipnot 6.,Benzer mesajlar: Ra‘d 13:35; Nahl 16:31; Yâsîn 36:57; Zümer 39:34; Fussilet 41:32; Şûrâ 42:22; Zuhruf 43:71; Duhân 44:55; Kâf 50:35.,Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; İbrâhîm 14:16-17; Hacc 22: 19-20; Mü’minûn 23:104.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’a karşı hata etmekten sakınanlara vâdedilen, içerisinde bayatlamayan sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet veren içeceklerden dereler ve süzme baldan kanallar, kendilerine her türlü meyveler¹ ve Rablerinden bir de bağışlanma² bulunan cennettekilerin durumu, hiç ateşi mesken tutan ve bağırsaklarını parçalayan kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
1 Veya “dünyada yaptıkları güzel işlerin karşılıkları…”2 Müslümanlar için ilk bağışlanma, “cennete girmeden önce günâhları ile hesaba çekilmeme” şeklindeki bağışlanmadır. Cennetteki bağışlanma ise; onları orada utandırmamak için; “günâhlarını hiç anmamak, hatırlatmamak, minnet altına almamak” anlamında olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyanlara vaad edilmiş olan cennet örneği ¹³ -[bir cennet ki] içinde zamanın bozamadığı sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene lezzet veren şaraptan ırmaklar ¹⁴ ve saf süzme baldan ırmaklar var ve içinde [yaptıkları güzel işlerin] bütün meyvelerini ve Rablerinin mağfiretini tadabilme ¹⁵ (imkanı) var: işte bu [cennet], ateşi mesken edinenlerin ve bağırsaklarını parçalaması için yakıcı ümitsizlik sularını ¹⁶ içmeye mahkum edilenlerin [hak ettikleri karşılık ¹⁷ ] ile bir olur mu?
13 Bu ayeti çevirirken, Zemahşerî’nin ona yüklediği ve Râzî’nin de desteklediği gramatik yapının bütünlüğünü esas aldım. Bu yapı içinde cennetin temsîlî olarak tanımlanması -“ki içinde ... ırmaklar vardır” ifadesi ile başlayıp “Rablerinin mağfireti” sözleriyle biten bölüm- açıklayıcı bir ara deyiştir (cümle-i mu‘tariza). “Örnek” (mesel) terimine gelince, bu terim Kur’an’ı okuyan ve dinleyenlere onun öteki dünya ile ilgili tasvirlerinin tamamiyle temsîlî olduğunu vurgulamayı amaçlamaktadır: bkz. bu bağlamda 13:35 ile ilgili not 65’te aktarılan Zemahşerî’nin görüşleri.14 Karş. 37:45-47, özellikle ayet 47: “o ne çarpar ve ne de sarhoş eder”.15 Lafzen, “ve orada onlar [yani, Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyanlar]... sahip olacaklar”.16 Lafzen, “aşırı sıcak [yahut “kaynar”] su”. Bu mecazın bir açıklaması için bkz. 6:70 ile ilgili not 62.17 Bu parantez içi açıklama, Zemahşerî’nin yukarıdaki îcâz hakkındaki açıklamasını yansıtmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Günahlardan korunan muttakilere vaat edilen cennet şöyledir: Orada tadı hiçbir şekilde bozulmayan su ırmakları, tadı hiç değişmeyen süt ırmakları, içenleri lezzete boğan meyve suyu ırmakları, süzme bal ırmakları akmaktadır. Ayrıca orada onlar için türlü meyve ve yiyecek vardır. Bir de onlar, Rabbleri tarafından bağışlanmış olmanın mutluluğunu tadacaklar. Şimdi bu kimseler ile ateşte kalacak ve kendisine içirilen kaynar su ile bağırsakları parçalanacak kimse bir olur mu? 43/68...73, 52/21...27, 25/12...16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan,[⁴⁵⁵³] yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse),[⁴⁵⁵⁴] ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?[⁴⁵⁵⁵]
[4553] Krş: “ne onda bir zahmet var ne de ondan dolayı sarhoş olurlar” (37:47). “Irmaklar” kelimesinin dört kez tekrarı, her birinin hakikatinin ve mahiyetinin farklı farklı olduğunu ifade eder. [4554] “Kalıcı güzelliğin merkezi olan cennet” ile, geçici dünyevî güzellikler arasındaki benzerlik için bkz: 13:35, not 1. İnsanın bu güzelliği bilmekten âciz olduğuyla ilgili bkz: 32:17, not 28. [4555] Zımnen: Sonu farklı olan insanların yaşadıkları hayatlar da elbette farklı olmalıdır. Nemrutça bir hayat yaşayıp İbrahim’inkine benzer bir akıbet istemek, Firavunca bir hayat yaşayıp Musa’nınkine benzer bir akıbet istemek olur mu?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Takva ehline va'd olunan cennette, tertemiz sudan ırmaklar, ekşimeyen sütten ırmaklar, lezzetli şuruplardan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır, orada her türlü meyve onlarındır, üstelik Rablerinden bağışlanma da vardır. Hiç bu cennetliklerin durumu, o sonsuza dek cehennemde kalan, bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kâfirlerin durumuna benzer mi? (Müşrikler bu uyarılardan hiç ibret almazlar mı?)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin misali şöyledir: Orada tadı bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren içki ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Ve rabbi taarafindan bağışlan ile ateşte sürekli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu bir midir?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muttakîler için vaadolunan cennetin sıfatı, onun içinde bozulmamış sütten ırmaklar ve tadı değişmemiş sütten ırmaklar ve içenler için leziz şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır ve onlar için orada her türlü meyvelerden vardır ve Rablerinden yarlığanma da vardır. (Artık böyle zâtlar) Ateşte ebedîyyen kalan ve pek kaynar sudan içirilip de barsakları parçalanan kimseler gibi midir?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vâd edilen cennetin durumu ise şudur: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içerken lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü meyve ile bir de Rableri tarafından mağfiret vardır. Bu nimetlere erişenler hiç, ateşte devamlı kalıp, kaynar sulardan içirilip bununla bağırsakları lime lime olan kimseler gibi olur mu? [55, 52; 2, 25; 56, 20] {KM, Tekvin 2, 11-14; Tesniye 8, 7-10}
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Şirkten, günahlardan) korunanlara söz verilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır ve onlar için orada her çeşit meyva, Rablerinden de bağışlama vardır. (Şimdi bu ni'metler içinde yaşayanlar) ateşte ebedi kalan ve barsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Muttakîlere va'ad olunan cennet öyle bir cennetdir ki orada kokusı ve lezzeti bozulmamış su nehirleri ve ekşilik ve sâir sûretle tegayyür itmemiş süd nehirleri, içenleri mütelezziz ider şarâb nehirleri ve süzülmüş bal nehirleri vardır. O cennetlerde muttakîler içün her nev'i meyveler ve rableri tarafından mağfiret vardır. Bunlar, cehennemde muhalled olub orada kaynar sular içirilerek bağırsakları parçalananlar gibi midirler?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendilerini koruyanlara söz verilen cennet şöyle anlatılabilir: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları akar. Her türlü meyve önlerindedir ve yüce Rableri tarafından da bağışlanmışlardır. Böyle bir yerde olan kişi, ateşin içinde ölümsüzleşen ve bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kişi ile bir olur mu?
Şaban Piriş
swap_vert close
Muttakilere vaat edilen cennetin niteliği (şudur): İçinde tadı ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rab'lerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Takvâ sahiplerine vaad edilen Cennetin hali şöyledir: Orada her dem taze sudan ırmaklar vardır. Tadı değişmeyen sütten ırmaklar vardır. İçenlere lezzet veren bir şaraptan ırmaklar vardır. Süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her türlü meyveden vardır; Rablerinden de bir bağışlanma vardır. Bu nimetlere erişenler, ateşte sürekli kalacak olan ve kaynar su içirilip de bağırsakları parçalanan kimse gibi olur mu?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindekiyle, uzun süre ateşte kalıp da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
meŝeli uçmaġuñ ol kim va'de olındı ķorķıcılar anuñ içinde ırmaķlardur śudan śaśimāmış daħı ırmaķlardur südden azmadı ŧadı [271a] daħı ırmaķlardur sücidin cennetlü içiciler daħı ırmaķları baldan śāfį olınmış. daħı anlaruñdur anuñ içinde her yimişlerden daħı yarlıġamaķ çalabı’larından. taman anuñ gibidür ol ebed ķalıcıdur odda daħı śuvarınıldılar issi śu pes pāre pāre eyledi baġar śuklarını anlaruñ?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Meẟeli ol cennetüñ ki va‘de olundı müttaḳīlere, anuñ içinde ır‐maḳlar vardur ṣaṣımamış ṣudan, daḫı ırmaḳlar vardur dadı azmayan südden, daḫı ırmaḳlar ḫamrdan içenlere leẕẕet ḥāṣıl olur, daḫı ırmaḳlar ṣāfī baldan. Daḫı anda vardur anlara her yemişlerden. Daḫı anlara maġfiret vardurTañrılarından. Ol kimse gibi midür ki ebedī ḳalur cehennemde, daḫı ḳay‐namış ṣular içerler, pes anlaruñ baġırsaḳları[n] paralaya?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Müttəqilərə və’d olunan Cənnətin vəsfi belədir: orada dadı dəyişməyən (qoxumayan) sudan irmaqlar, təmi çönməyən süddən çaylar, içənlərə ləzzət verən şərabdan nəhrlər və təmiz baldan irmaqlar vardır. Orada onları hər cür meyvə və Rəbbi tərəfindən (günahlardan) bağışlanma gözləyir. (Məgər bu cənnətdə olanlar) cəhənnəm odunda əbədi qalıb bağırsaqları parça-parça edən qaynar su içirdiləcək kəslər kimi ola bilərlərmi?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
A similitude of the Garden which those who keep their duty (to Allah) are promised: Therein are rivers of water unpolluted, and rivers of milk whereof the flavour changeth not, and rivers of wine delicious to the drinkers, and rivers of clear run honey; therein for them is every kind of fruit, with pardon from their Lord. (Are those who enjoy all this) like those who are immortal in the Fire and are given boiling water to drink so that it teareth their bowels?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Here is) a Parable of the Garden which the righteous are promised: in it are rivers of water incorruptible;(4833) rivers of milk of which the taste never changes; rivers of wine, a joy to those who drink; and rivers of honey pure and clear. In it there are for them all kinds of fruits;(4834) and Grace from their Lord.(4835) (Can those in such Bliss) be compared to such as shall dwell for ever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up(4836) their bowels (to pieces)?
4833 In this symbolism there are four kinds of drinks and all kinds of fruits; and the summing up of all spiritual delights in the "Grace from their Lord". The four kinds of drinks are: (1) delicious, cool, pure water, not like earthly water, for it never suffers corruption; (2) milk which never turns sour, whose taste is like that of fresh warm milk drawn from the udder; (3) wine, not like any wine on earth, for it leaves no headaches behind, and causes no intoxication, which is a kind of madness or poison, but is ever ajoy to drink; and (4) honey, pure and clear, with no admixture of wax or any foreign substance. These drinks, again speaking metaphorically, will cool the spirit, feed the heart, warm the affections, and sweeten life. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَثَلُ
misali
الْجَنَّةِ
cennetin
الَّت۪ي
o ki
وُعِدَ
vaad edildi
الْمُتَّقُونَۜ
muttakilere
ف۪يهَٓا
orada vardır
اَنْهَارٌ
ırmaklar
مِنْ مَٓاءٍ
sudan
غَيْرِ
değil
اٰسِنٍۚ
bozulan
وَاَنْهَارٌ
ve ırmaklar
مِنْ لَبَنٍ
sütten ki
لَمْ يَتَغَيَّرْ
değişmedi
طَعْمُهُۚ
tadı
وَاَنْهَارٌ
ve ırmaklar
مِنْ خَمْرٍ
şaraptan ki
لَذَّةٍ
lezzetli
لِلشَّارِب۪ينَۚ
içenler için
وَاَنْهَارٌ
ve ırmaklar
مِنْ عَسَلٍ
baldan
مُصَفًّىۜ
saf
وَلَهُمْ
ve onlara vardır
ف۪يهَا
orada
مِنْ كُلِّ
hepsinden
الثَّمَرَاتِ
meyvelerin
وَمَغْفِرَةٌ
ve bir mağfiret
مِنْ رَبِّهِمْۜ
Rabblerinden
كَمَنْ
o kimse gibi ki
هُوَ
o
خَالِدٌ
ebedi kalıcıdır
فِي النَّارِ
ateşte
وَسُقُوا
ve içirildiler
مَٓاءً
bir su
حَم۪يماً
kaynar
فَقَطَّعَ
ki parça parça etti
اَمْعَٓاءَهُمْ
bağırsaklarını
Muttakilere (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlara) vaad edilen cennetin misali (şöyledir), orada (zamanla hiçbir vasfı) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için (tarifi imkânsız şekilde) lezzetli şaraptan ırmaklar ve saf (süzme) baldan ırmaklar vardır. Ayrıca orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve Rabblerinden bir mağfiret vardır. (Hiç bu kimselerin durumu) Ateşte ebedi kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
ءَاسِن
Etken fiil
ا س ن
Bozulan
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَبَن
İsim
ل ب ن
Süt
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
تَغَيَّرَ
Fiil-V
غ ي ر
Değişti
طَعْم
İsim
ط ع م
Tad
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَمْر
İsim
خ م ر
Şarap, içki
لَذَّة
Sıfat
ل ذ ذ
Lezzetli
شَّارِب۪ين
Etken fiil
ش ر ب
İçenler
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَسَل
İsim
ع س ل
Bal
مُصَفَّى
Edilgen fiil-II
ص ف و
Saf (süzme)
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ثَمَرَات
İsim
ث م ر
Mahsuller, ürünler, meyveler
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
سَقٰى
Fiil-I
س ق ي
Suladı, içirdi
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
حَمِيم
İsim
ح م م
Kaynar su, candan dost, yakın
قَطَّعَ
Fiil-II
ق ط ع
Kesti, ayırdı, böldü, parçaladı, biçti, kopardı
اَمْعَٓاء
İsim
م ع ي
Bağırsaklar