close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muddessir Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velem neku nut’imu-lmiskîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yoksulu doyurmazdık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Yoksulları da (ihtiyaçlarını giderecek ve hayatlarını onurlu ve huzurlu geçirecek şekilde) yedirmez (ve giydirmez)dik. (Ülkede bunu temin edecek adil ve asil bir düzen için gayret göstermezdik.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ne de yoksulları doyururduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Çevresi, çaresi olmayan yoksulu, doyurmadık.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksula da yedirmezdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Yoksula yedirmezdik.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksula yedirmezdik,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Miskinlere yemek yedirmedik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”
Besim Atalay
swap_vert close
Yoksulları doyurmazdık!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksullara yedirmezdik.”
Cemil Said
swap_vert close
hiç bir fakiri beslemedik,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Yoksula yedirmezdik.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksulu doyurmuyorduk;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksulu doyurmuyorduk,
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yoksula da yedirmezdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Yoksula da yedirmezdik."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve fukaraya yemek yedirmezdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
43-44. (Kâfirler) derler ki: “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.”
Bu âyet-i kerîmelerde, kâfirlerin de furûî hususlar olan namaz ve zekât gibi konulardan ötürü hesaba çekileceklerine delil vardır. Kâfirleri, ebedî cehennem azabına düçar eden sebep, îmân etmemeleridir. Ancak onlar ayrıca kılmadıkları için namazdan ve vermedikleri için zekâttan da sorumlu tutulacak ve bunlar için de azâba düçar olacaklardır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Miskine yediren değildik.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Yoksula yedirmezdik»,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Yoksulu da doyurmazdık.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yoksula (toplumun muhtaç kesimine, işsize vs.) yedirmezdik (yardım edip mal ve servetimizi onlarla paylaşmazdık).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Yoksulları doyuranlardan olmadık.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yoksulları doyurmazdık,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksulu yedirmezdik,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksulu da doyurmazdık.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Yoksula da yedirmezdik.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bunun doğal sonucu olarak tamamen lüks ve sefahate dalar, yoksulları doyurmazdık.Ekonomik ve toplumsal kulluğa aldırış etmezdik!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Miskînler’i / Düşkün Yoksullar’ı doyuruyor da değildik”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç, aç-yoksul doyurmadık,
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Yoksullara sahip çıkıp onları giydirip doyurmazdık!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksulu doyurmazdık.
Mehmet Türk
swap_vert close
43,44. Onlar da: “Biz namaz kılmazdık, yoksula yedirmezdik.” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ne de yoksulları doyururduk;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Fakir fukarayı doyurmazdık. 9/75-76, 36/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
hem de yoksulları doyurmazdık;[⁵⁴³⁶]
[5436] Yani: Ne Allah’a ne de kullara karşı sorumlu davranırdık. Benzer bir üslûp için bkz: 107. sûre.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Yoksulu doyulmazdık" (O’nun yoksul kullarına acımazdık);
Osman Fırat
swap_vert close
Ve yoksula yedirmezdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yoksullara taam verir de olmadık.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksula da yedirmezdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Fukarâyı it'âm itmezdik,"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Yoksulları doyurmazdık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Düşkünleri doyurmuyorduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yoksulları doyurmazdık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yoksulu yedirip doyurmuyorduk."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[306b] “daħı olmaduķ ŧa'am virürüz yoħsula.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı miskinlere yimek yidürenlerden degül‐idük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsulu da yedirtməzdik;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor did we feed the wretched.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Nor were we of those who fed the indigent;"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَمْ نَكُ
ve biz
olmadık
نُطْعِمُ
doyuruyoruz
الْمِسْك۪ينَۙ
yoksulu
"Biz yoksulu da doyurmuyorduk."
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَطْعَمَ
Fiil-IV
ط ع م
Yedirdi, doyurdu
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir