Onlar şöyle derler: “Biz (inanıp) salât edenlerden (şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelenlerden, ibadet edip kulluk görevini yerine getirenlerden ve sorumluluk bilinciyle yaşayıp yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutanlardan) değildik. *
(*) Not: Burada’’ musallin’’ kelimesi bağlam içinde namaz kılmak, ibadet ve kulluk görevini yerine getirmek, sorumluluk bilinciyle yaşamak ve insanlara maddi ve manevi destekte bulunmak, yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutmak gibi anlamlara gelebilir. Yani salât kelimesi ikame ifadesiyle gelmezse, bütün bu anlamları kapsayabilir. Zira vahye, risalete ve ahirete iman etmeyenlerin “namaz”ından söz edilemez. Sonraki ayetlerden de anlaşıldığı gibi bunlar din/hesap verme/ günü olan ahirette inanmayanlardır. (Müddessir-46) Peki, iman etmeyenlerden namaz kılmaları istenir mi? İmanları olmadan namaz kılsalar bile bir faydası olur mu? Hayır. Demek ki, bunların sekara girmelerinin sebebi, (43- 46. ayetlerde belirtildiği gibi) salatı, yani ‘’iman ederek ve şirkten arınarak Allah’a yönelmeyi, yoksulu yedirip ona yardım etmeyi, batıla dalmayı ve din/hesap verme/ günü olan ahiretti reddetmeleridir. (الله اعلم)