close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muddessir Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû lem neku mine-lmusallîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derler ki: Namaz kılmazdık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onlar ise) "Biz (doğru dürüst) namaz kılanlardan (ve okuduğumuz Fatiha’da Rabbimize verdiğimiz sözlerde duranlardan) değildik"
[Not: Örneğin; beş vakit namazda okuduğumuz Fatiha’da, günde 40 sefer: "Ya Rabbi, ğadabına uğrayan Siyonist Yahudi merkezlerin ve dalâlete kayan ve her türlü ahlâksızlığı resmen mübah sayan Haçlı Avrupa Birliği’nin ve benzeri bütün kâfir ve zalimlerin ve bunların işbirlikçi takipçilerinin peşine gitmeyeceğiz" dediğimiz halde; namazın dışında tam tersine hareket eder, Batılılara imrenir, bâtıl zihniyetleri desteklerdik.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Berikiler diyecekler ki: “Biz ne namaz kılanlardan idik,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “- Biz namaz kılanlardan, dua ve niyaz ile Allah'a sığınanlardan, peygamberi salât ü selâm ile ananlardan, peygambere tabi olanlardan olmadık.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Derler ki: "Biz namaz kılanlardan değildik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar: 'Biz namaz kılanlardan değildik' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar şöyle derler: “- Biz namaz kılanlardan değildik,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: Biz namaz kılanlardan olmadık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyeler ki: «Bizler namaz kılmazdık!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz Hak'tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”
“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine getirenler” anlamında kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü bu sure peygamberliğin ilk yıllarında nazil olmuş ve namaz mü’minlere henüz farz kılınmamıştı. Namaz, bu sûrenin gelişinden yaklaşık on sene sonra farz kılınmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar da: "Biz hiç ’ibâdet itmedik,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik,
Edip Yüksel
swap_vert close
Diyecekler ki, "Desteklemezdik/namaz kılmazdık"
Bu ayetle başlayan ifadeler, hem dindar ve hem dinsiz inkarcıları tanımlamaktadır.Burada "desteklemezdik/namaz kılmazdık" diye çevirdiğimiz kelime, bağlam içinde her iki anlama da gelebilir. Bak 2:157; 9:99, 103; 33:43, 56; 75:31.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Suçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derler: biz namaz kılanlardan değildik
Emrah Demiryent
swap_vert close
43-44. (Kâfirler) derler ki: “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.”
Bu âyet-i kerîmelerde, kâfirlerin de furûî hususlar olan namaz ve zekât gibi konulardan ötürü hesaba çekileceklerine delil vardır. Kâfirleri, ebedî cehennem azabına düçar eden sebep, îmân etmemeleridir. Ancak onlar ayrıca kılmadıkları için namazdan ve vermedikleri için zekâttan da sorumlu tutulacak ve bunlar için de azâba düçar olacaklardır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Musallin”¹den olmadık.” dediler.
1- Çoğunlukla çevirilerde; “musallin” sözcüğüne, “namaz kılanlar” olarak anlam verilmekte ve bu ayetin çevirisi “Namaz kılanlardan olmadık” şeklinde yapılmaktadır. Oysaki bu ayetteki musallin sözcüğü; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak; yardımlaşmayı, dayanışmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak, Allah'ın davasını yüceltmek için bütün gücünü seferber etmek anlamındadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Günahkârlar) dediler (derler): «Biz namaz kılanlardan değildik».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar şöyle) dediler: “(Biz) namaz kılanlardan değildik.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar şöyle derler: “Biz (inanıp) salât edenlerden (şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelenlerden, ibadet edip kulluk görevini yerine getirenlerden ve sorumluluk bilinciyle yaşayıp yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutanlardan) değildik. *
(*) Not: Burada’’ musallin’’ kelimesi bağlam içinde namaz kılmak, ibadet ve kulluk görevini yerine getirmek, sorumluluk bilinciyle yaşamak ve insanlara maddi ve manevi destekte bulunmak, yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutmak gibi anlamlara gelebilir. Yani salât kelimesi ikame ifadesiyle gelmezse, bütün bu anlamları kapsayabilir. Zira vahye, risalete ve ahirete iman etmeyenlerin “namaz”ından söz edilemez. Sonraki ayetlerden de anlaşıldığı gibi bunlar din/hesap verme/ günü olan ahirette inanmayanlardır. (Müddessir-46) Peki, iman etmeyenlerden namaz kılmaları istenir mi? İmanları olmadan namaz kılsalar bile bir faydası olur mu? Hayır. Demek ki, bunların sekara girmelerinin sebebi, (43- 46. ayetlerde belirtildiği gibi) salatı, yani ‘’iman ederek ve şirkten arınarak Allah’a yönelmeyi, yoksulu yedirip ona yardım etmeyi, batıla dalmayı ve din/hesap verme/ günü olan ahiretti reddetmeleridir. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlarda “Biz namaz kılanlardan değildik.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Diyecekler: "Biz yalvarıya durmazdık,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar diyecekler ki namaz kılanlardan değildik,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, “Biz namaz kılanlardan değildik” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkübiz,” diye cevap verecekler, “namaz kılanlardan değildik! Türlü bahanelerle namazı terk ederdik. Bedenî ve bireysel hayatımızda Allah’ın tek rab ve ilâh oluşuna teslim olmazdık ve hak ile bâtılın mücâdelesinde müminler safında yerimizi almazdık!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: “Namaz Kılanlar’dan değildik”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Cevap verirler: " hiç namaz niyaz bilmedik, "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Günahkârlar; "Salat-ı ikame edenlerden değildik!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlar da) şöyle diyecekler: “Biz [salât] (ibadet) edenlerden değildik. [*]
Buradaki [salat/musallîn] kavramıyla verilen mesaj, “Biz, (Allah’tan) yana olanlardan değildik” şeklinde anlaşılmalıdır. Çünkü vahye, risalete ve ahirete inanmayanların “namaz”ından söz edilemez.  
Mehmet Türk
swap_vert close
43,44. Onlar da: “Biz namaz kılmazdık, yoksula yedirmezdik.” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Berikiler “Biz” diyecekler, “ne namaz kılanlardan idik, ²⁶
26 Bu ilk dönem suresi nazil olduğu sırada namazın (salât) müminlere henüz farz kılınmamış olmasından dolayı, bu terimin, yukarıdaki bağlamda en geniş anlamında, yani Allah’a bilinçli kulluk anlamında kullanıldığını söyleyebiliriz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Biz Allah ile bağımızı koparıp namaz kılmazdık. 18/100...105
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Cevap verecekler: “Biz hem Allah’la bağımızı koparmıştık,[⁵⁴³⁵]
[5435] Lafzen: “İbadet etmezdik” veya “namaz kılmazdık”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar da: "Biz namaz kılanlardan değildik." (Rabbimizin emrini dinlemezdik)
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Biz namaz kılanlardan olmadık"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Biz namaz kılanlardan olmadık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onlar da) Dediler ki: "Biz namaz kılanlardan olmadık."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mücrimler cevâb virerek: "Biz dünyâda namâz kılmazdık."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar da, “Biz namaz kılan kişiler değildik.” derler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Namaz kılanlardan değildik, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derler ki: “Biz namaz kılmazdık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Cevap verdiler: "Namazı/duayı yerine getirenlerden değildik."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “olmaduķ namāz ķılıcılardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyideler: Biz namāz ḳılıcılardan degül‐idük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar deyəcəklər: “Biz namaz qılanlardan deyildik;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will answer: We were not of those who prayed
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will say: "We were not of those who prayed;"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
لَمْ نَكُ
biz olmadık
مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ
destekleyenlerden
Onlar (da cevap vererek şöyle) derler: "Biz (Allah'ın resulünü ve getirdiği dini kabul edip) destekleyenlerden değildik."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُصَلّ۪ين
Etken fiil-II
ص ل و
Musallîn olanlar (Allah'ın resulünü ve getirdiği dini kabul edip destekleyenler), destekleyenler, namaz kılanlar