close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mucâdele Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yuzâhirûne min nisâ-ihim śümme ya’ûdûne limâ kâlû fetahrîru rakabetin min kabli en yetemâssâ(c) żâlikum tû’ażûne bih(i)(c) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve karılarına zıhar yapıp sonra dediklerinden dönenler, karılarıyla temastan önce bir kul azat etmelidirler; bu, size, onunla öğüt almanız için bir emir ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kadınlarına "zıhar"da bulunanlardan; ("avradım anam olsun" gibi yeminlere kalkışıp daha) sonra bu söylediklerinden geri dönüp de, (pişmanlık duymuş olanların kefaret olarak) birbirleriyle (eşleriyle) temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları lazımdır. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, (bütün) yaptıklarınızı bilip durmaktadır.
[Not: İslam bu gibi tedbir ve telafilerle bâtıl ve barbar bir uygulama olarak gelenekleşen kölelik sistemini tedricen ortadan kaldırmaya çalışmış ve başarmıştır. Yani kölelik ve cariyeliğin, İslam’da sürekli ve sistemli bir kurum sanılması ve savunulması, hem Kur’an ahlâkına ve amacına, hem de insan haklarına aykırıdır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde sen, bana annem kadar haramsın diyerek, hanımlarından ayrılanlara ve sonra söylediklerinden geri dönenlere gelince, onların bu işledikleri suçtan kurtuluş yolları; birbirleriyle cinsel ilişkiden önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmaları gerekir. İşte size öğütlenen hüküm budur, yoksa zihar yapmak suretiyle, hanımlarınız boşanmış olmazlar ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hanımlarından zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, hanımlarıyla ilişkiye girmeden önce, bir köleyi esaret boyunduruğundan kurtararak hürriyete kavuşturmaları gerekir. İşte bu konuda böyle sorumluluklarınızın olduğu size hatırlatılarak uyarılıyorsunuz. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmalıdırlar. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kadınlarına 'zıhar'da bulunanlar, sonra söylediklerinden geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah yaptıklarınızı haber alandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Karılarına zihâr yapanlar (nikâhlarını kendilerine haram kılanlar); sonra dediklerini geri almak için dönecek olanlar birbiriyle birleşmeden (cinsi münasebette bulunmadan) önce, (koca üzerine keffaret olarak) bir köle azad etmek vardır. İşte siz, böyle keffaret hükmü ile öğüdlenirsiniz. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Fakat) hanımlarından zihar yapıp da bir daha o (zihar ile ilgili) sözlerini tekrarlayan(*)lara (ceza olarak,) ilişkiye geçmeden evvel bir köle azat etmeleri gerekir. İşte size öğütlenen budur. (Yoksa zihar ile hanımlarınız boş olmazlar.) Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
(*) İbn-i Kesir, Sabûni, Ferra.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hanımlarından zıhar ile ayrılmak isteyip sonra söylediklerinden dönenlerin hanımlarıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kadınları analarına benzetip, ayrılmak istiyenler, sonra da, sözlerinden dönerlerse, kadınlara dokunmadan, bir kul azat etmelidir, size bu öğüt olur, Allah bilir yaptığınız bir şeyi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eşlerinden zihâr yaparak (sen bana annem kadar haramsın diyerek) ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azad etmeleri (tutsak bir insanı özgürlüğüne kavuşturmaları) gerekir. İşte (yaptığınız yanlışa karşı ceza olarak) sizden istenen budur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Cemil Said
swap_vert close
Zevcesine zıhar idenler sözlerini geri aldıkları halde mutlakâ zevcelerine dokunmazdan evvel bir köle âzâd ideceklerdir. (*)
[*] Âyetin son bölümü olan " ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ / İşte size bununla öğüt virilmekdedir. Allâh yaptıklarınızdan haberdârdır." bölümünün meali iki baskıda da yer almıyor.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Karılarını zıhar yoluyla boşamak isteyip, sonra sözlerinden dönenlerin, ailesiyle temas etmeden bir köle azad etmeleri gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Karılarına zıhâr yapıp da sonra dediklerinden dönenlerin, onlarla temas etmeden önce bir köle âzat etmeleri gerekir. Size öğütlenen işte budur. Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştırdıktan sonra sözlerinden dönenler, karılarıyla cinsel ilişkiye girmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuştursunlar. Size öğütlenen budur. ALLAH yaptığınız her şeyi haber alır.
Bak 4:25; 90:1-20.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve öyle kadınlarından zıhar ile ayrılmağa kalkıp da sonra dediklerini geri alacak olanlar onun için ikisi temass etmezden evvel bir kul âzad etmek lâzımdır, bunu duydunuz'a işte siz bununla öğütlenirsiniz, ve Allah her ne yaparsanız haberdardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hanımlarına zıhar yapıp da sonra söylediklerinden dönmek isteyenler, temas etmeden (zıharda bulundukları hanımlarıyla cinsi münasebette bulunmadan) önce, (kefaret olarak) bir köleyi azat etmeleri gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdar olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir rekabeyi¹ özgürlüğüne kavuşturması gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
1- Boyunduruk altında bulunan kimseye, özgürlüğüne kavuşmasını sağlamak için yardım etmek. Rekâbe, boyun demektir; boyunduruk altında bulunan kimseler için de kullanılan bir sözcüktür. Sözcük olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kadınlarından zıhâr ile ayrılmak isteyib de sonra dediklerini geri alacaklar (için), birbiriyle temas etmezden evvel, bir köle azad etmek (lâzımdır), işte size bununla öğüt veriliyor. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kadınlarına zıhar yapıp da sonra söylediklerinden dönenlere, o takdirde birbirleriyle(kadınlarıyla) temâs etmeden önce bir köle âzâd etmek (borcu vardır). İşte siz, bununla nasîhat ediliyorsunuz. Ve Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eşlerinden zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, (herhangi bir nedenle) boyunduruk altında bulunan (hapis, borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan klasik veya modern anlamda köle konumunda bulunan) birini (mutlaka) özgürlüğüne kavuşturmalıdır (onu bu durumdan kurtarmalıdır). İşte bu hüküm ile (Allah tarafından) size öğüt veriliyor. Oysa (her an) Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. *
(*) Ayette geçen (رَقَبَةٍ) Rekabe’’nın anlamı geniş olup boyunduruk, yani yoksulluk, işsizlik, hapis, borç, darlık, mali haciz vs. gibi durumlar altında bulunan, özgürlüğü elinden alınan veya kısıtlanan veya modern köle konumunda bulunan veya köle gibi çalıştırılan herkesi kapsar. Yani klasik anlamda kölelik yoksa da modern kölelik yine vardır. Bu nedenle bugün kölelilk yoktur diyerek bunun hükmü de kaldırılmıştır demenin mantıklı bir izahı yoktur. Yani istisnasız kıyamete kadar Kur’an’daki bütün ayetlerin hükmü geçerli olduğu gibi bunun de hükmü kıyamete kadar geçerlidir, çünkü söz konusu boyunduruk altında olanlar var olmaya devam etmektedir. Hatta bugün bazı ülkelerde modern kölelik bulunuyor. Örneğin: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Walk Free (Özgür Yürü) Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, 7. 5 milyar nüfusa sahip dünyada 40 milyondan fazla insan modern köle durumunda. Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da yapılan araştırmaya göre ‘modern kölelik’ insanlığın sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Afrikalıların ellerinden, ayaklarından, boyunlarından zincirlenip gemilere doldurularak köle olarak Batı’ya götürülmesi gerilerde kaldı. Ancak araştırmalar görünümü değişse de modern köleliğin sürdüğünü ortaya koyuyor…Günümüzde ise 167 ülkede 71 bin kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerle ortaya çıkan verilere göre kölelik şartlarında çalışan 40 milyon kişinin yüzde 71’i kadın, yüzde 25’i ise çocuk. “Modern köle”lerin yaklaşık 25 milyon kişi zorla çalıştırılıyor. 15. 4 milyon kişinin özgürlüğü ise zorla evlendirilerek kısıtlanıyor. Zorla çalıştırılan kişilerden 4. 8 milyonu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Kaynak: Milliyet Gazetesi: 27.02. 2019 - 01:30|Son Güncellenme: 27.02.2019 - 08:30|Görkem Evci/Haber Merkezi) Not: Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce Muhammed sûresi - 4. Ayetle esaret ve köleliği tamamen yasaklayıp, mevcut sistemi kaldırmıştır. Ama ne yazık ki, Hz. Peygamberin vefatından sonra Emeviler döneminden başlayarak bugünümüze kadar İslam dünyasına egemen olan sistemler ve rejimler hep Kur’an ve İslam dışı monarşi ve oligarşi rejimler olmuştur. Yani Kur’an’ın yasakladığı köleliği İslam dünyasına egemen olan gayri islamı rejimler sürdürmüştür. Bu nedenle her dört hulefa-i raşidin döneminden hemen sonra söz konusu Kur’an’ı kerimin hükmü maalesef hiç uygulanmamıştır, bilakis tam tersi uygulamalar söz konusu olmuştur. İşte bu kölelik sorunu sadece İslam dünyasında değil bütün dünyada aynen devam etmiştir. Örneğin: Kölelik Fransa’da 1848’de, ABD’de ise kanlı bir iç savaş sonrasında 1865’te kaldırıldı. 19.yüzyılda dünyanın büyük bir bölümünde kölelik kaldırıldı. Ancak kölelik bazı ülkelerde 20. yüzyıla kadar devam etti. Dünyada köleliğin resmen kaldırıldığı son ülke Moritanya’dır (1980). Yani klasik anlamda dünyada kölelik 1926’ya kadar devam etmiştir. En son 1926’da Milletler Cemiyeti bütün dünyada köleliği yasaklamış, daha sonra Birleşmiş Milletler de bu hükmü teyid etmiştir. Ayrıca Muhammed Esed’ de şöyle diyor: Bir kölenin veya tutsağın özgürlüğünü satın almak, onu özgürlüğüne kavuşturmak, (klasik anlamda) köleliğin az veya çok ortadan kaybolduğu modern çağlarda tahrîru rakabe kavramı, sanırım, bir insanı büyük bir borç yükünün veya yoksulluğun tutsağı olmaktan /modern kölelik konumundan/ kurtarmayı içine alacak şekilde genişletilebilir. Zaten bu vb. ayetlerde de dar anlamlı olan ‘’fe tahriru abdin memlükin’’değil de anlamı çok geniş olan ‘’fe tahriru rakebetin’’deniliyor. Bu nedenle buna bugünkü bütün modern kölelik de dâhil oluyor. إن دلالة كلمة ( تحرير رقبة ) هي إطلاق حرية الإنسان وفك قيوده المقيد بها ، فما هي القيود التي تقيد رقبة الإنسان في الواقع الاجتماعي ؟ تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم ةإن صور القيود الاجتماعية التي تقيد رقبة الإنسان غير محصورة بصورة واحدة, وإنما هي متعددة ,نحو الإنسان الذي يصاب بحالة الإفلاس, ويحكم عليه بالسجن, فيأتي دور المجتمع بأفراده لمساعدة هذا الإنسان, وتحرير رقبته من خلال دفع ما عليه من ذمم مالية ، وكذلك الإنسان الذي يقع في ضائقة مالية ويستدين من غيره ,ولا يستطيع رَدَّ ذلك الدين ,فيصير الدين قيداً في رقبته يمنعه من ممارسة الحياة بصورة متوازنة ومطمئنة, وينعكس ذلك على نفسه وأسرته, فحض الشارع على مساعدته وفك قيده لتحريره من ضغط الدين عليه, وذلك إما بإعفائه من قسم من دينه أو كله حسب الواقع ؟ (تحقيق كلمة تحرير في القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eşlerine “Sen benim anam gibisin” diyenler, sonra eşlerine dönenler, söyledikleri çirkin sözün karşılığında, eşleriyle temas etmeden önce bir köle azat etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Karılarını analarına benzettikten sonra bu sözlerinden dönenlere biribirine yaklaşmadan önce bir köle boşlamak düşer. İşte böylelikle size öğüt verilmiş oluyor. Allah bütün işlediklerinizi bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kadınlarına zıhâr edip sonra sözlerinden dönenler, karılarına yakınlık etmeden evvel bir kul azat etsinler, işte bu bir daha böyle bir boş söz söylememek için size bir öğüttür, Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kadınlarından zıhar yoluyla ayrılıp sonra da sözlerinden dönenlerin eşleriyle karşılıklı temas etmeden önce bir köle [rakabe] azat etmeleri gerekir. Bu konuda size öğütlenen budur. Zira Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kadınlarına “zihar”da bulunanlar, sonra da söylediklerinden geri dönenlerin birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdar olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hanımlarına “Sen bundan böyle bana anam bacım gibi haramsın!” diyerekzıhar yapan, fakat sonra pişman olup sözlerinden dönenler —ki dönmeleri gerekir— onların cezası, hanımlarıyla tekrar karı koca ilişkisine geçmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuşturmaktır. İşte size Allah tarafından emir ve tavsiye edilen çözüm yolu, budur. Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kadınlardan zıhâr yaparak ayrılan, sonra söyledikleri sözü geri alanlar, ikisi (birbirine) dokunmadan önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte böyle öğütleniyorsunuz. Allah ne işliyorsanız haberlidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama, bu tür yeminlerle hanımlarına sırtını dönüp ardından pişmanlık duyanlar, cinsel temasta bulunmadan önce bir köle azat etmelidirler. Size yapılan bu öğütleri dikkate alın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberlidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kadınlarını anaları gibi görüp araya mesafe koyanlar, sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birlikte olmadan önce bir köle azat etmelidirler. İşte bu hükümle size öğüt veriliyor. Anlayın ki karı koca olmak çocuk oyuncağı değildir. Ana baba kavramları çocuk oyuncağı değildir. Mümin olarak kimliklerinizi kişiliklerinizi koruyun! Aklınızı başınıza toplayarak söyleyeceklerinizi söyleyin! Aklı henüz gelişmemişler gibi ne dediğini bilmeyenlerden olmayın! Unutmayın ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kadınlara [zıhar] yapıp sonra söylediklerinden dönenlerin, eşleriyle (cinsel olarak) birleşmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuşturmaları (gerekir). Size öğütlenen budur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kadınlarına “zıhar”da bulunup da sonra söylediklerinden dönenlerin, -eşler birbirlerine temas etmeden önce-¹ bir köle azat etmeleri gerekir. (Ey İnananlar!) Bu konuda size emredilen, budur. Allah yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.
1 Yani zıhar, eşlerin birbirlerine el sürmesine mâni bir günâh olduğu için erkeğin keffaret olan köle azadını, eşiyle beraber olmadan önce yapması vaciptir. Ondan önce beraber olurlarsa, aralarındaki nikâh devam ettiği için bu bir zina olmazsa da haram olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
o halde, “Sen bana annem kadar haramsın!” diyerek hanımlarından ayrılanlara ve sonra söylediklerinden geri dönenlere gelince, [onların keffâreti] eşlerin tekrar birbirlerine dokunmalarından önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak ⁵ olacaktır: size [burada] tavsiye edilen budur; çünkü Allah yaptığınız her şeyden tamamiyle haberdardır. ⁶
5 Yani, bir kölenin veya tutsağın özgürlüğünü satın almak yahut onu serbest bırakmak. Köleliğin az veya çok ortadan kaybolduğu modern çağlarda tahrîru rakabe kavramı, sanırım, bir insanı büyük bir borç yükünün veya yoksulluğun tutsağı olmaktan kurtarmayı içine alacak şekilde genişletilebilir.6 Karş. 2:225 -“Allah, düşünmeden yapmış olabileceğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmayacaktır, ama kalplerinizin [ihtirasla] arzuladıklarından sorumlu tutacaktır.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizden, hanımlarını annelerine benzeterek boşayan sonra da bu sözlerinden dönmek isteyenlerin cezası, hanımlarıyla ilişkiye girmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Zira Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır. 33/4, 58/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki, “Sen bana annem kadar haramsın” diyerek eşlerinden ayrılanlar, ardından da söylediklerinden geri dönen kimseler var ya: işte onların (keffareti) eşler birbirine yaklaşmadan önce bir köleyi özgür kılmaktır. Size yönelik ilâhî uyarı budur.[⁴⁹⁷⁸] Ve Allah bütün yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.
[4978] İnsan onurunu incitmek onu öldürmek gibidir. O halde keffareti de bir insan diriltme demeye gelen köle azadı olmalıdır. Bu günahın keffaretinin köle azadı olması, hem kadına yapılan bu zulmün kadına köle muamelesi yapmak olduğunu, hem de bu tür uygulamaların köleliği besleyen kaynaklardan biri olduğunu ihsas eder. Zaten keffaret de, “günahın doğurduğu mahzurları ortadan kaldırmayı amaçlayan ceza” değil midir? Fıkıh âlimlerinin çoğunluğuna göre bir kişi zıhar yapar da bundan dönmezse, 3-4. âyetlerdeki keffareti ödemesi lazım gelmez. Eğer durum buysa, cahiliyye âdeti olan “zıhar” zulmü, İslam’da da aynen korunmuş olmaktadır. Zulmeden erkek aleyhine hüküm ortaya koyan bu ve buna benzer bağlamlarda karşımıza çıkan mantık aynı mantıktır. Âyetlerdeki ilâhî muradın kadına yönelik geleneksel bir zulmü ortadan kaldırmayı amaçladığı açık olmasına rağmen, çoğunluk ulemanın nasıl böyle düşünebildiği kocaman bir soru işaretidir. Şükür ki Kur’an’ın bu çirkin uygulamayı cahiliyyenin çöpsepetine attığını dile getiren isimler de çıkmıştır. Bu doğru yaklaşım, 2. neslin otoritelerinden Mücahid ve Süfyan es-Sevri’ye nisbet edilir (Bkz: Razi).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eşlerinden zıhar ile münasebette bulunmayıp ta, sonra (pişman olarak) sözlerinden dönenlerin, eşleriyle temas etmeden önce (zıharın vebâlinden kurtulmak için) bir köleyi azat etmeleri gerekir, size böyle öğüt verilmiş olmaktadır. (Ki bundan sonra öyle çirkin davranışlarda bulunmayasınız) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Kadınlarına ZIHAR edip sonra da söylediklerinden dönenler, eşleriyle temaslarından önce bir köleyi hürriyete kavuşturmalıdırlar. Size öğütlenen budur. Allâh, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, zevcelerinden müzaherette bulunurlar, sonra da dediklerinden geri dönerler, artık temas etmeden evvel bir rekabe azâd etmek lâzımdır. İşte siz bununla öğüt verilmiş olursunuz. Ve Allah her ne yaparsanız tamamen haberdardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eşlerine zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp da sonra söylediklerinden dönenlerin, eşleriyle temastan önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmaları gerekir. İşte size emredilen budur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kadınlarına zıhar edip sonra söylediklerine dönenler, karılarıyle temaslarından önce bir köleyi hürriyete kavuşturmalıdırlar. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zevcelerinden zıhâr idüb sonra söylediklerinden rücû' idenlere, zevceleriyle temâs itmezden evvel bir esîr âzâd itmek îcâb ider. Size bu hüküm, bir daha böyle 'abes söz söylememeniz içün va'az ve nasîhatdir. Allâh işlediğiniz şeylerden haberdârdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Eşim, anamın sırtı gibidir” dedikten sonra sözünden dönenler, eşlerine dokunmadan önce bir esiri özgürlüğüne kavuşturmalıdır. Bu size verilen öğüttür. Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kadınlarına zıhar yapıp, sonra da söyledikleri sözden dönenlerin, karılarına yaklaşmalarından önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hanımlarına zıhar yapan, sonra da sözünden vazgeçenler, onlara temas etmeden önce bir köle azad etsinler. Size verilen öğüt budur. Allah ise yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kadınlarına zıhar edip sonra sarf etmiş oldukları söze geri dönenler, ilişkiye girmelerinden önce, özgürlüğünü yitirmiş bir benliği özgürlüğüne kavuşturacaklardır. İşte size yöneltilen öğüt budur. Allah, yapıp etmekte olduklarınızdan gereğince haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim žıhār eylerler 'avratlarına andan dönerler aña kim eyittiler āzād eylemekdür bir ķul yā bir ķaravaş andan ilerü kim yaķınlıķ eyleye şol ögütlenürsiz anuñ- ıla. daħı Tañrı anı kim işlersiz bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki iẓhār iderler ‘avratlarından, andan ṣoñra söyledüklerine dö‐nerler. Bir ḳul yā bir ḳırnaḳ āzād eylemek gerek biri birine yitişmeden burun.Ol size [...] Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegeni bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qadınları ilə zihar (qanuni nikahlarını özlərinə haram) edib, sonra sözlərindən dönənlər onlarla yaxınlıq etməzdən əvvəl (kəffarə vermək üçün) bir kölə azad etməlidirlər. Bu sizə (zihar barəsində) verilən öyüddür. Allah nə etdiklərinizdən xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who put away their wives (by saying they are as their mothers) and afterward would go back on that which they have said; (the penalty) in that case (is) the freeing of a slave before they touch one another. Unto this ye are exhorted; and Allah is informed of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But those who divorce their wives by Zihar, then wish to go back(5335) on the words they uttered,- (It is ordained that such a one) should free a slave before they touch each other: Thus are ye admonished to perform: and Allah is well-acquainted with (all) that ye do.
5335 If Zihar were to be ignored as if the words were never uttered, it would mean that men may foolishly resort to it without penalty. It is therefore recognised in respect of the penalty which the man incurs, but safeguards the woman's rights. She can sue for maintenance for herself and her children, but her husband could not claim his conjugal rights. If it was a hasty act and he repented of it, he could not claim his conjugal rights until after the performance of his penalty as provided below. If she loved him, as in Khawlah's case, she could also herself sue for conjugal rights in the legal sense of the term and compel her husband to perform the penalty and resume marital relations.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
يُظَاهِرُونَ
zıhâr yapıyorlar
مِنْ نِسَٓائِهِمْ
kadınlarından
ثُمَّ
sonra
يَعُودُونَ
dönüyorlar
لِمَا
o şey- den ki
قَالُوا
söyle- diler
فَـتَحْر۪يرُ
artık azat etmektir
رَقَـبَةٍ
bir köle
مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ
ikisinin temas etmelerinden önce
ذٰلِكُمْ
işte budur
تُوعَظُونَ
nasihat ediliyorsunuz
بِه۪ۜ
onun-la
وَاللّٰهُ
ve
Allah
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ
yapıyor-
sunuz
خَب۪يرٌ
tamamen haberdardır
Kadınlarına zıhâr yapıp da sonra söylediklerinden dönenlerin, (eşleriyle) temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. İşte, size bununla nasihat edilmektedir. Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَاهَرَ
Fiil-III
ظ ه ر
Arka çıktı, zıhâr yaptı, yardım etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
عَادَ
Fiil-I
ع و د
Döndü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
تَحْرِير
Fiilimsi-II
ح ر ر
Azad etmek
رَقَبَة
İsim
ر ق ب
Esaret altında bulunan, köle, boyun
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
تَمَاسَّ
Fiil-VI
م س س
Temas etme
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar