close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mucâdele Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yuzâhirûne minkum min nisâ-ihim mâ hunne ummehâtihim(s) in ummehâtuhum illâ-llâ-î velednehum(c) ve-innehum leyekûlûne munkeran mine-lkavli ve zûrâ(an)(c) ve-inna(A)llâhe le’afuvvun ġafûr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizden, karılarına zıhar yapanlar, bilsinler ki karıları, anaları değildir, anaları, ancak onları doğuran kadınlardır ve şüphe yok ki onlar, çirkin bir laftır, ediyorlar ve yalan söylüyorlar ve şüphe yok ki Allah, elbette bağışlayıcıdır, suçları örter.
Zıhâr, bir insanın, karısına, senin sırtın anamın sırtı gibi demesi, yani sen âdeta benim anamsın diyerek ondan uzaklaşmak, ayrılmak istemesidir. Câhiliyye devrinde karısına bu sözü söyleyen adam, onu boşamış sayılırdı ve bir daha da alamazdı. Ensâr' dan Sâmit oğlu Evs, karısına bu sözü söylemiş, sonra pişman olmuştu. Karısı Havle, Hz. Peygambere gelmiş ya Resulallah demişti, kocam Samit oğlu Evs, Beni aldı, gençtim, malım vardı, soyum vardı. Şimdi kocaldım, malımı yedi, soyum sopum dağıldı. Derken bana zıhar yaptı, fakat nadim oldu, tekrar birleşmemize imkan var mı? Hz. Peygamber, sen ona haram oldun demişti. Kadın, çocuklarım var, onu da seviyorum diye sızlanmıştı. Hz. Peygamber, aynı sözü söyleyince, yoksulluğumu, ihtiyacımı Allah'a arz ediyorum, halimden ona şikayet ediyorum, Allah'ım, Peygamberinin dilinden bir şey indir diye Tanrıya yalvarmaya koyulmuştu. Bu Müslümanlıkta ilk Zıhardı. Bu sırada Ayişe başını yıkıyordu. Kadına dönüp sözünü kısa kes dedi, Resulullah'ın yüzünü görmüyor musun? Vahiy gelince Hz. Peygamber terler, titrer, kendinden geçerdi. Tam o anda da o hale gelmişti. Kendisine gelince kadına, kocanı çağır bana dedi. Kadın çağırdı. Hz. Peygamber, ayetleri okuduktan sonra bir kul azat edebilir misin dedi. Evs, kul pahalı, bense yoksulum deyince peki dedi, iki ay, bir teviye oruç tutabilir misin? Evs, imkanı yok dedi, günde üç kere yemek yemezsem gözüm kararır bayılırım ben. Altmış yoksulu doyurabilir misin dedi. Vallahi yapamam dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, ben de sana on beş ölçek yardım edeyim dedi ve yardım etti. Evs yoksulları doyurdu, karısıyla tekrar birleşti.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sizden kadınlarına "zıhar"da bulunanlar (hanımlarını kendi öz analarına benzetip boşamaya kalkışanlar bilsinler ki, kadınları asla) onların anneleri değildir; çünkü anneleri, sadece kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, (böylesine) sorumsuz ve günah sözler konuşarak (boş iddialarda bulunmaktadırlar. Ama bu tür hataları bırakırlarsa) gerçekten Allah, çok Affeden, çok Bağışlayandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bundan sonra içinizden: “Sen artık bana annem kadar haramsın!” diyerek hanımlarından boşananlara gelince unutmasınlar ki, eşleri anaları gibi asla olamaz, anaları ancak onları doğuran kadınlardır. O halde bu kimseler, çirkin ve yalan bir söz söylemiş oluyorlar. Bu nedenle bu söyledikleri ne kadar asılsız ve çirkindir. Ama Allah, gerçekten günahları affedici ve bağışlayıcıdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçinizden zıhar yapanların, eşlerini, anaları kadar haram sayanların hanımları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, mü'minlerin tasvip etmediği sözler, yalan söylüyorlar. Allah çok affedicidir, kullarını daima koruma kalkanına alır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/229; 33/4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizden hanımlarına zihâr [1] yapanlar (bilsinler ki) onlar (hanımları) kendilerinin anaları değildirler. Anaları ancak kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar elbette çirkin ve yalan bir söz söylemektedirler. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
1.Zihâr: Eski Araplar arasında mevcut olan bir adet. Bir kocanın eşine: "Sen benim için anamın sırtı gibisin" diyerek onu kendine haram kılması ve böylece onunla ilişkisini kesmesi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizden kadınlarına 'zıhar'da bulunanlar (bilsinler ki, kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söylemektedirler. Gerçekten Allah çok affeden, çok bağışlayandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İçinizden “Zihâr” yaparak karılarından ayrılmağa kalkışan kimseler, bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir; anaları, ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah (zihâr yapanı keffaret suretiyle) afv edendir, bağışlayandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Karılarından zihar yapanların (“sen annem gibisin” diyenlerin) hanımları, asla onların anaları değildir. Anaları, ancak onları doğuranlardır. Ve gerçekten onlar, iğrenç bir söz ve fahiş bir yalan söylüyorlar. (Buna rağmen) Allah, affeden ve bağışlayandır. (Bir sefer yapılan hatayı affeder.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizden zıhar yapanlar/hanımlarını annelerine benzetenler bilmelidirler ki, o hanımlar onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah affedicidir; bağışlayıcıdır.[617]
[617] Zıhar ve keffareti hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 88-94.  
Besim Atalay
swap_vert close
Analarına benzetip, kadınlarından ayrılmak isteyenlerin onlar anası değil, ancak anaları onları doğuran kadınlardır, onlar kötü söylerler, yalan söylerler, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçinizden “zihâr” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın demek yoluyla) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları, ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Cemil Said
swap_vert close
İnsanların zevceleri, vâlideleri olamazlar ânların vâlideleri kendilerini doğuranlardır, zevcesine zıhar idenler (bazı ’uzvını vâlidesinin ’uzvına benzetenler) münâsebetsiz bir söz söylemiş olurlar. Tevbe ideni Allâh ’afv ider, gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İçinizde karılarını "zıhar" yapanlar bilsinler ki, karıları anneleri değildir; anneleri ancak, onları doğuranlardır. Doğrusu söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. Allah şüphesiz affedendir, bağışlayandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İçinizden kadınlarına zıhar[529] yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
“Zıhar”, bir kimsenin eşine, “Sen bana anamın sırtı gibisin”, demek sûretiyle onu kendisine haram kılması demektir. Cahiliye döneminde zıhar, kadını kocasına ebediyen haram kılardı. İslâm ise kefaret uygulaması ile bu haramlığın ortadan kalkacağı hükmünü getirdi. Kefaret uygulamasının nasıl yapılacağı sûrenin 3-4. âyetlerinde açıklanmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçinizden karılarına zıhâr yapanların karıları asla onların anaları değildir. Onların anaları sadece, kendilerini doğuran kadınlardır. Gerçek şu ki, onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İçinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştıranlar bilirler ki onlar anaları değildir. Anneleri kendilerini doğuranlardır. Söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçinizde zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadındır. Şüphesiz onlar çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedici, bağışlayıcıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçinizden «zihar» ile kadınlarından ayrılmağa kalkışan kimseler bilmelidirler ki: O kadınlar onların anaları değildir, anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar her halde çirkin ve asılsız bir lâkırdı söylüyorlardır. Maamafih Allahın afvı, mağfireti çok olduğunda da şübhe yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anneleri değildir. Onların anneleri ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yapan erkekler, bu benzetme sözü ile ilâhî vahye aykırı) çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizden hanımlarına zihar¹ yapanlar bilsinler ki, hanımları anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Doğrusu onlar, sözün çirkin ve asılsız olanını söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.
1- “Sen, benim için artık annem gibisin.” demek suretiyle, eşiyle ilişkiye girmeyi sonlandırıp, onu boşta bırakması; bir nevi ondan ayrılmaksızın boşaması demektir. Kadın, kocası tarafından ölünceye kadar yalnız bırakılmakta ve tam bir boşanma olmadığı için de ölünceye kadar başkasıyla evlenememektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçinizden «Zıhâr» yapagelenlerin karıları onların anaları değildir. Anaları kendilerini doğuranlardan başkası değildir. Şübhe yok ki onlar her halde çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Muhakkak Allah çok bağışlayıcı, çok yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İçinizden kadınlarına zıhar(2) yapanlar (bilmelidirler) ki, onlar (o kadınlar), kendi anaları değildir. Çünki onların anaları, ancak onları doğuranlardır. Şübhesiz onlar, gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah, elbette Afüvv (çok affedici)dir, Gafûr (çok bağışlayan)dır.
(2)Zıhar hakkında bilgi için bakınız; (sahîfe 417, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sizden zıhar yapanlar (hanımlarını annelerine benzeterek onlardan ayrılmaya kalkışanlar) bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları, ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah (çok) affedendir, (çok) bağışlayandır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin içinizden kadınlarına “Sen, bundan sonra bana anamın sırtı gibisin (haramsın)” diyenlerin eşleri, onların anneleri olmamıştır. Onların anneleri kendilerini doğuran kadınlardır. Onun için “Eşlerine sen benim anam gibisin demeleri” çok çirkin ve günah olan bir söz. Allah gerçekten affeden ve bağışlayandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçinizden karılarını analarına benzetenlerin karıları onların anaları olmazlar. Onların anaları, onları doğuranlardan başkaları olamaz. İşte onlar uygunsuz, yalan sözler söylüyorlar. Gerçekten Allah bağışlayıcıdır, yarlıgayıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İçinizden karılarınıza zıhâr edenlerin kadınları hakikatte onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar münasebetsiz ve yalan söz söylerler. Allah vaz geçen, yarlıgayandır [³].
[3] Zihâr'dan tövbe edenlerden vazgeçer, kefaretle günahlarını yarlıgar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İçinizden zıhar¹ yapanların kadınları onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar çirkin ve asılsız söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah, elbette Afuv’dur,² Gafûr’dur.
1 Zıhar için ayrıca bkz. Ahzâb, 33/3. Câhiliye Araplarında zıhar geleneği vardı. İbn Aşur’a göre, Medine dışında görülmediğinden, Yahudilerden geçme ihtimali vardır. Zıhar, “sırt” demektir. Bir adam karısına, “Sen bana anamın sırtı gibisin” dediğinde karısı kendisine haram olur, tam da boşanma olmadığından, evli olduğu hâlde kocasız kalırdı ve bir başkasıyla da evlenemezdi. Kaynakların verdiği bilgiye göre, karısına kızan Evs bin Sâmit, karısı Huveyle/Havle binti Sa’lebe’ye zıhar yapar. O da Hz. Peygamber’e gidip, hâlini arz eder; gençken güzel ve alımlı olduğunu, kocasına çok hizmet ettiğini ve ona birçok çocuk verdiğini, şimdi ihtiyarladığını, o sözü söyleyerek kendisini sokağa attığını ve perişan olduğunu söyler. Hz. Peygamber de henüz bu konuda bir ayet gelmediğinden “Sen kocana haramsın” der. Kadın, “Ey Allah’ın elçisi, kocam vallahi talâk sözünü söylemedi, beni boşamadı!” diyerek ısrarda bulunur. Kadın ayrıca hâlini Allah’a arz ederek, “Allah’ım! Yalnızlığın acısından ve ızdırabımın şiddetinden Sana şikâyet ediyorum. Küçük çocuklarım var. Ona versem perişan olurlar, yanıma alsam aç kalırlar; ne olur Allah’ım peygamberine bir vahiy gönder!” diye dua etti. Kadın henüz oradan ayrılmadan Mücadele Sûresi’nin ilk ayetleri nazil oldu. (Ebu Davud, Talâk, 16, 17; Nesâî, Talâk, 33). Allah, Câhiliye geleneği olan zıhar olayını kaldırdı. Ağızdan çıkan bir sözle kadının, kocasının anası olmayacağını bildirdi. Yeminin saygınlığını korumak için de fakirlerin ve kölelerin lehine olmak üzere kefaret/fidye şartı getirdi. Bu ayetler bize aynı zamanda evliliği çekilmez hâle gelen kadının, eşini şikâyet etme hakkı bulunduğunu ve evlilik akdini bozmak için başvuruda bulunabileceğini ve hakkını arayabileceğini gösterir. Geniş bilgi için bkz. Kur’an’ı Anlamak adlı kitabımız, s. 152 vd. Kur’an pek çok cahiliye âdetini kaldırmıştır. Kölelik, cariyelik, zıhar, aristokratların kölelerle evlenme yasağı, himaye altındakilerin ayrılmış eşleri, nesi olayı, riba, sayısız kadınla evlenme vb. 2 El-Afuv: Af ve bağışta bulunan, affın kendisi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizden kadınlarına “zihar”da bulunanlar (bilsinler ki kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söz söylemektedirler. Gerçekten Allah çok affeden, çok bağışlayandır.
(“Zihâr”, sırt anlamına gelen “zahr” kelimesinden türetilen bir kelimedir. Anlamı, “sırtlaşma, sırtını sırtına benzetme” demektir. Terim olarak erkeğin, karısına, “Sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek, onun kendine haram olduğunu, yani onu boşadığını bildirmesi demektir. Cahiliyet devrinde erkekler eşlerini bu yolla da boşarlardı ve bu, dönüşü olmayan bir boşama türü olduğundan, bununla kadınları mağdur etmiş oluyorlardı. İslâm bunu kaldırdı ve eşini “zihâr” yoluyla boşamayı, dönüşü olmayan bir boşama olmaktan çıkardı.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçinizden, hanımlarına “Sen bundan böyle benim yanımda öz annem gibisin!” diyerek zıhar yapanlar şunu iyi bilsinler ki, bu kadınlar asla onların anneleri değildir. Çünkü onların anneleri, ancak kendilerini doğuran kadınlardır! Doğrusu onlar, bunu yaparken ilahi vahye aykırı çirkin bir söz söylemiş ve böylece hem eşlerine, hem de annelerine iftira etmiş oluyorlar! Öyleyse, bir daha asla böyle bir câhillik yapmamak üzere, derhal tövbe edip Allah’a yönelsinler. Çünkü Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.O hâlde zıhar, ağza alınmaması gereken bir sözdür. Fakat söylenince de hükümsüz kalmaz. Söz yalan olmakla birlikte, kefareti ödeninceye kadar karı kocayı belli şartlarda birbirine haram kılar. İşte, bu işi yapanlara, akıllarını başlarına almaları için şöyle bir ceza verilmiştir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizden zıhâr yaparak kadınlarından ayrılanlar bilmelidir ki onlar anaları değildir. Onların anaları ancak onları doğurmuş olan kadınlardır. Onlar, olmadık bir Söz ve zırva söylüyor. Allah, elbette bağışlayan affedendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Karısına: Anamsın dediği için sırtını dönen erkekler, şunu iyi bilsinler ki, Hanımlar, asla kocalarının anası olamaz, kocaların anası, onları doğuran kadındır. Bu yeminler, saçma bir söylentiden ibarettir. Allah, herhalde affedip bağışlayacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçinizden kadınlarına “Sen benim anam gibisin!” diyerek kadınlarıyla aralarına mesafe koyanlar bilsinler ki eşleri anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar eşine “Artık sen eşim gibi değil, anam gibisin!” diyerek hoş karşılanmayan bir söz söylüyorlar. Pişman olup tövbe ederlerse; şüphesiz Allah çok affeden ve bağışlayandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçinizden eşlerine [zıhar] [*] yapanların kadınları, onların anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran (kadın)lardır. Şüphesiz ki onlar çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.
[Zıhâr], kişinin “Sen bana annemin sırtı gibisin!” diyerek eşinin sırtını annesine benzetmesine denir. Benzer mesaj: Ahzâb 33:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sizden kadınlarına “zıhar”da¹ bulunanlar şunu iyi bilsinler ki o kadınlar, kendilerinin anneleri değildir. Onların anneleri, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (böyle yaparken) çok çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Şüphesiz Allah affedicidir ve çok bağışlayıcıdır.
1 Zıhar: Bir erkeğin eşine, “senin sırtın bana anamın sırtı gibi olsun veya sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek onu kendisine haram kılması uygulamasıdır. Bu mecâzen; “anam bana nasıl haram ise sen de bana öyle haramsın” demektir. Araplar böyle denilen bir kadını ana gibi kabul ederler, hemen ayrılırlar ve bir daha onunla tekrar evlenmezlerdi. Ancak tam anlamıyla boşanmış da sayılamayacağı için kadın, başka bir yol seçemezdi. Zıhar olayı, ilgili âyetler nâzil oluncaya kadar, cahiliyye döneminde yaşandığı şekliyle devam etti. Ahzab: 4. ayette onlara ana gibi demekle, hakikaten ana olmayacakları ve bu âdetin yanlışlığı, anlatılmaktadır. Bu şekilde bir ifâde kullanan erkeklerin eşine yaklaşmadan önce, keffaret olarak ya bir köle azat etmeleri ya da peş peşe iki ay oruç tutmaları gerekir. Eğer buna da güçleri yetmezse, altmış fakiri doyururlar. Eğer eşler kefaret verilmeden önce beraber olurlarsa, aralarındaki nikâh devam ettiği için bu bir zina olmazsa da haram olur. Zıhar yapmak caiz değildir. Üstelik yalan ve iftiradır. Zıhar yapan kimse büyük günah işlemiş olur. Eğer kişi eşine lisanıyla zıhar veya talak yaptığını söylerse, zıhar veya talak yapmış olur. Niyeti isterse zıhar veya talak yapmak olmasın. Önemli olan niyet değil, zikredilen sözlerdir. Ayrıca, kadın kocasına zıhar yapamaz. Ve ulemanın çoğunluğu, Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerin doğrultusunda, zıharın anneye benzetme ile yapılabileceği görüşünde birleşmişlerdir. Yani kişi zevcesine “Sen bana kardeşimin vs. sırtı gibisin” dese bu zıhar olmaz. Zıhar yapan kimse, keffaretini vermeden önce eşiyle ilişkide bulunursa Allah’a isyan etmiş ve günah işlemiş olur. Tevbe ederek, keffaretini verinceye kadar eşiyle yeniden temasta bulunamaz. Bk. (Ahzab: 4)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bundan sonra] içinizden “Sen artık bana annem kadar haramsın!” diyerek ³ hanımlarından ayrılanlara gelince, [unutmasınlar ki] (eşleri) hiçbir zaman anneleri [gibi] olamaz: kendilerini doğuran kadından başkası anneleri olamaz: o halde, akla sığmayan ⁴ bir sözdür söyledikleri, [bu nedenle de] asılsız ve düzmecedir. Ama Allah, gerçekten günahları affedicidir, çok bağışlayıcıdır:
3 Yuzâhirûn fiilinin bu şekildeki açıklamalı çevirisi için bkz. sure 33, not 3. Parantez içindeki “bundan sonra” ifadesi, zihâr âdetinin -belirli bir boşama şekli anlamında- bu surenin 2-4. ayetleri ile yasaklanmış olduğu gerçeği karşısında gerekli görülmüştür.4 Munker teriminin bu özel çevirisi için bkz. sure 16, not 109.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizden, hanımlarını annesine benzeterek boşayan kimseler iyi bilsinler ki o kadınlar asla onların anneleri olamazlar. Zira onların anneleri yalnızca kendilerini doğuran kadınlardır. Şu halde bu benzetme ile çirkin ve asılsız bir söz söylemiş oluyorlar. Ama yine de Allah çok affedici ve çok bağışlayıcıdır. 20/82, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İçinizden “Sen bana annem kadar haramsın” diyerek eşlerinden ayrılan kimselere gelince: o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız, dahası düzme-koşma bir laf söylüyorlar:[⁴⁹⁷⁷] ama şüphe yok ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
[4977] Yani: Tabii ve fıtri olanın yerine sentetik olanı ikame ediyorlar. İlâhî yasalar, gelenek ve örf yoluyla da bozulamaz. Cahiliyye aklı aynı sentetik uygulamayı evlatlık (33:4) ve ayları keyfe göre düzenleme uygulaması olan nesi’de de yaptı (9:37). Medine dışındaki Araplarda görülmeyen zıhar uygulamasının, Araplara Yahudilerden geçtiği sanılmaktadır (Bkz: İbn Âşûr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İçinizden (cahiliye âdetine uyarak) "Zıhar" yapanların (kadınlarını kendilerine, anaları gibi haram sayanların davranışı doğru değildir, çünkü) kadınları onların anaları olamaz. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. (Artık eşleri onların anaları nasıl olabilir?) Kuşkusuz onlar çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. (*) Muhakkak ki Allah, affedici ve bağışlayandır. (Kullarının ağzından istemeyerek böyle söz söylemiş olanların günahını bağışlar ve bu "Zıhar"dan meydana gelen nahoş halden kurtulmaları için şu hükümleri bildirir)
(*) Şer’an helal olanı haram sayarak -eşlerini anası yerine koyarak- onunla münâsebeti ebediyen kesmek ve -cahiliye âdetine uyarak- onların başkaları ile nikâhlanmasına engel olmak onların mağdur olmalarına sebep olur ki bu asla doğru değildir.  
Osman Fırat
swap_vert close
İçinizden kadınlarına ZIHAR yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve gerçek olmayan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizden o kimseler ki, kadınlarından müzaherette bulunurlar, halbuki o kadınlar, onların anaları değildir. Onların anaları ancak onları dogurmuş olanlardır ve şüphe yok ki onlar elbette çirkin ve yalan bir lâf söylüyorlar ve muhakkak ki, Allah elbette affedicidir çok yarlığayıcıdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İçinizden kadınlar hakkında zıhar yapanlar bilsinler ki onlar kendilerinin anneleri değildir, onların anneleri sadece kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar gerçekten çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber, Allah'ın affı ve merhameti çoktur (geçmiş durumlar hakkında tövbe edenleri affeder) [33, 4; 2, 229]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizden kadınlara zıhar edenler (sen bana, anamın sırtı gibisin diyenler), bilmelidirler ki o kadınlar, onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar, çirkin ve yalan olan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah, affedicidir bağışlayıcıdır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden zevcelerine zıhâr [¹] idenlerin o zevceleri anaları değildir. Anaları, onları doğuranlardır. O zıhâr idenler münker söz ve yalan söylerler. Allâh 'afv idici ve mağfiret iyleyicidir.
[1] Zevcesinin a'zâsından birini vâlidesine benzederek: "Sen bana vâlidem gibi harâm ol" dimekdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eşine “Bana anamın sırtı gibisin[*]” diyenlerin karıları, onların anaları değildir. Anaları, sadece onları doğuranlardır. Onlar kesinlikle, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Ama Allah, kusurları görmez ve çokça bağışlar.
[*] Zihâr, kişinin eşine "sen bana annemin sırtı gibisin".diyerek cinsel yönden onu annesi konumuna sokmasıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sizden zıhar yapanların karıları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyle yapanlar, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Allah şüphesiz affedici ve bağışlayıcıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hanımlarına zıhar yapanlarınız bilsin ki, hanımları onların anneleri değildir. Onların anneleri, kendilerini doğurmuş olanlardır. Gerçekte onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Allah ise çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçinizden, kadınlarına zıhar edenlerin, o kadınlar anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyleleri, kabul edilemez bir söz ve boş bir lakırdı sarf ediyorlar. Bununla birlikte Allah, gerçekten çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim žıhār eylerler sizlerden 'avratlarına degül anları anları anlaruñ illā anlar kim ŧoġurdılar anları. daħı bayıķ anlar eydürler bilinmemiş söz sözden daħı yalan. daħı bayıķ Tañrı 'afv eyleyicidür yarlıġayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki sizden iẓhār iderler ‘avratlarından. ‘Avratlar anaları degüldür.Anaları degüldür, illā özlerini doġuran. Daḫı anlar münkir söz söylerler,daḫı yalan söylerler. Tañrı Ta‘ālā ‘afv idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən öz qadınları ilə zihar edən kimsələrin zövcələri (əslində) onların anaları deyillər. Onların anaları ancaq özlərini doğan qadınlardır. Onlar, əlbəttə, pis və yalan söz danışırlar. Şübhəsiz ki, Allah əfv edəndir, bağışlayandır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such of you as put away your wives (by saying they are as their mothers) They are not their mothers; none are their mothers except those who gave them birth they indeed utter an ill word and a lie. And lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If any men among you divorce their wives by Zihar(5332) (calling them mothers), they cannot be their mothers: None can be their mothers except those who gave them birth. And in fact they use words (both) iniquitous(5333) and false: but truly Allah is one that blots out(5334) (sins), and forgives (again and again).
5332 See n. 5330 above. 5333 Such words are false in fact and iniquitous, inasmuch as they are unfair to the wife and unseemly in decent society. 5334 Cf. 4:99 and 22:60. Were it not that Allah in His Mercy makes allowances for our weaknesses and the various grades of motives that actuate us, such conduct would be inexpiable. But He prescribes expiation as in the next verse, because He wishes to blot out what is wrong and give us a chance to reform by His forgiveness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يُظَاهِرُونَ
zıhâr yapıyorlar
مِنْكُمْ
sizden
مِنْ نِسَٓائِهِمْ
kadınlarından
مَا هُنَّ
onlar değildir
اُمَّهَاتِهِمْۜ
kendi anaları
اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ
onların anaları değildir
اِلَّا
ancak
الّٰٓئ۪
onlar ki
وَلَدْنَهُمْۜ
onları doğurdular
وَاِنَّهُمْ
ve gerçek- ten onlar
لَيَقُولُونَ
elbet söylüyorlar
مُنْكَراً
çok edepsizce bir şey
مِنَ الْقَوْلِ
sözden
وَزُوراًۜ
ve bir yalan
وَاِنَّ
muhak- kak ki
اللّٰهَ
Allah
لَعَفُوٌّ
elbette Afuvv'dur
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
İçinizden kadınlarına zıhâr yapanlar (vücudunu annesinin vücudu gibi kendisine haram kılanlar bilmelidir) ki o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Gerçekten onlar çok edepsizce (boş) ve yalan bir söz söylüyorlar. Fakat Allah muhakkak ki Afuvv'dur, Ğafûr'dur (affı sonsuz ve sınırsız olan ve her türlü günahı mağfiret edendir).
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَاهَرَ
Fiil-III
ظ ه ر
Arka çıktı, zıhâr yaptı, yardım etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُنَّ
Zamir
هُنَّ
Onlar (bayanlar için kullanılır)
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الّٰٓئ۪
Zamir
الّٰٓئ۪
Onlar
وَلَدَ
Fiil-I
و ل د
Doğurdu, çocuk sahibi oldu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُنْكَر
Edilgen fiil-IV
ن ك ر
Tanınmayan, çirkin iş, hoşnutsuzluk, çok edepsizce şey
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
زُور
İsim
ز و ر
Yalan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَفُوّ
İsim
ع ف و
Afuvv (Allah'ın ismi, esmasıdır. Affı sonsuz ve sınırsız olan demektir)
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)