Sizden, karılarına zıhar yapanlar, bilsinler ki karıları, anaları değildir, anaları, ancak onları doğuran kadınlardır ve şüphe yok ki onlar, çirkin bir laftır, ediyorlar ve yalan söylüyorlar ve şüphe yok ki Allah, elbette bağışlayıcıdır, suçları örter.
Zıhâr, bir insanın, karısına, senin sırtın anamın sırtı gibi demesi, yani sen âdeta benim anamsın diyerek ondan uzaklaşmak, ayrılmak istemesidir. Câhiliyye devrinde karısına bu sözü söyleyen adam, onu boşamış sayılırdı ve bir daha da alamazdı. Ensâr' dan Sâmit oğlu Evs, karısına bu sözü söylemiş, sonra pişman olmuştu. Karısı Havle, Hz. Peygambere gelmiş ya Resulallah demişti, kocam Samit oğlu Evs, Beni aldı, gençtim, malım vardı, soyum vardı. Şimdi kocaldım, malımı yedi, soyum sopum dağıldı. Derken bana zıhar yaptı, fakat nadim oldu, tekrar birleşmemize imkan var mı? Hz. Peygamber, sen ona haram oldun demişti. Kadın, çocuklarım var, onu da seviyorum diye sızlanmıştı. Hz. Peygamber, aynı sözü söyleyince, yoksulluğumu, ihtiyacımı Allah'a arz ediyorum, halimden ona şikayet ediyorum, Allah'ım, Peygamberinin dilinden bir şey indir diye Tanrıya yalvarmaya koyulmuştu. Bu Müslümanlıkta ilk Zıhardı. Bu sırada Ayişe başını yıkıyordu. Kadına dönüp sözünü kısa kes dedi, Resulullah'ın yüzünü görmüyor musun? Vahiy gelince Hz. Peygamber terler, titrer, kendinden geçerdi. Tam o anda da o hale gelmişti. Kendisine gelince kadına, kocanı çağır bana dedi. Kadın çağırdı. Hz. Peygamber, ayetleri okuduktan sonra bir kul azat edebilir misin dedi. Evs, kul pahalı, bense yoksulum deyince peki dedi, iki ay, bir teviye oruç tutabilir misin? Evs, imkanı yok dedi, günde üç kere yemek yemezsem gözüm kararır bayılırım ben. Altmış yoksulu doyurabilir misin dedi. Vallahi yapamam dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, ben de sana on beş ölçek yardım edeyim dedi ve yardım etti. Evs yoksulları doyurdu, karısıyla tekrar birleşti.