close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mucâdele Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elem tera ilâ-lleżîne tevellev kavmen ġadiba(A)llâhu ‘aleyhim mâ hum minkum velâ minhum ve yahlifûne ‘alâ-lkeżibi vehum ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bakmaz mısın şunlara ki Allah'ın gazap ettiği bir topluluğa dostluk ederler; onlar, ne sizdendir, ne onlardan ve bilip dururken de yalan yere yemin ederler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi (Siyonist Yahudileri, işbirlikçilerini ve zalim müşrikleri) veli (dost ve müttefik) edinenleri görmüyor (ve hâlâ anlamıyor) musun? Onlar ne sizden, ne de onlardandırlar. (Bunlar ortada kalmış hain ve gafil takımıdırlar.) Kendileri de (açıkça bu gerçeği) bildikleri halde, (Hakk ve hayır niyetli olduklarına) yalan üzere yemin edip durmaktadırlar (ve bunlar mü’minleri aldatıp oyalamaya çalışmaktadırlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne müslüman olarak sizdendirler, ne o Yahudilerdendirler. Onlar bile bile yalan söyleyerek, Allah adına yemin ediyorlar ve biz müslümanız diyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği kavimlerle, topluluklarla, yahudilerle dostluklar, ittifaklar kuranları, işlerinin idaresini onlara bırakarak, onları kendilerine hâkim hâle getirenleri görmüyor musun? Onlar, ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek, yalan yere yemin ediyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/143.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar.
14.İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Abdullah bin Nebtel hakkında inmiştir. Bu kişi Resulullah (a.s.)`tan aldığı bilgileri yahudilere götürürdü.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, müminlerin esrarını Yahûdi'lere nakleden) şu münafıklara bakmaz mısın: Allah'ın gazab etmiş olduğu bir kavme yardaklık etmektedirler. Onlar ne sizdendirler, ne onlardan... (Yeminlerinde yalancı olduklarını) bilip dururlarken de, yalan yere yemin ederler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın, gazabına uğrattığı bir toplum ile dost ve müttefik olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de o toplumdandırlar ve onlar bile bile yalan üzerine yemin ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın öfke duyduğu bir toplumu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Bile bile yalan yere yemin ederler.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın gadap ettiği bir ulusla, dost olan kimseleri görmez misin ki? Onlar ne sizdendir, ne de onlardan; bile bile, yalan yere ant ederler !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Burada gazaba uğrayan toplum, müminlerle Yahudiler arasında söz taşıyıcılığı yapan, inananların sırlarını Yahudilere taşıyarak Müslümanların zayıf düşmesi için gayret gösteren münafıklardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın gadab itdiği kavimle dost olan münâfıkları göriyor mısın? Bunlar ne ânlardandırlar ne sizden! Yemînlerinde halef idiyorlar ve bilerek yalan söylüyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın gazabına uğramış bir toplulukla iş birliği yapanları görüyorsun değil mi? Bunlar ne sizdendir ne onlardan. Bile bile yalan yere yemin de ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.  
 Görülüp bilinmesi istenen topluluk münafıklardır. Bunlar Allah’ın gazap ettiği yahudileri kendilerine dost edinmeye çalışmışlardır. Münafıklar, mümin olduklarını söyleyen ve yemin eden yalancılardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu (yahûdîleri) dost edinenleri, (munâfıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar (mü’min olmadıkları hâlde, mü’min olduklarına dair) bile bile (Allah adına) yalan yere yemin ediyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri¹ görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
1- Onları yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemîn ederler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri (o münâfıkları)görmedin mi? Onlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Onlar, bile bile yalan yere yemîn ediyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bakmaz mısın onlara ki, Allah’ın (yaptıkları zulüm ve kötülükler yüzünden) kendilerini azaba uğratmak istediği bir topluluğu veli (yönetici, vekil, temsilci ve müttefik) edinmişlerdir? Onlar ne sizdendir ne de onlardan. Ve kendileri (açıkça gerçeği) bildikleri hâlde, yalan yere yemin etmektedirler. *
(*) Ayetlerde geçen’’gadab’’Allah’ın suçlulara ceza verme dilemesidir. Çünkü Allah öfkelenmez. Yani yüce Allah bu tür beşeri sıfatlardan münezzehtir, bunlar Allah için muhaldır. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. ما معني غضب الله وانتقم الله منهم ؟؟؟ (انتقمنا منهم ) واعلم أن ذكر لفظ الأسف في حق الله تعالى محال ، وذكر لفظ الانتقام وكل واحد منهما من المتشابهات التي يجب أن يصار فيها إلى التأويل ، ومعنى الغضب في حق الله إرادة العقاب ، ومعنى الانتقام إرادة العقاب لجرم سابق (التفسير الكبير))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yüz çeviren bir topluluğu görmüyor musun? Allah onların üzerine gazap yağdırıyor. Onlar sizden de değiller, onlardan da değiller. Onlar, bile bile yalan şeyler üzerine yemin ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen Allah’ın öfkesine uğrıyan bir ulusla el birliği edenleri görmüyor musun?bunlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Bunlar yalan olduğunu bile bile ant içerler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın hışmına uğrayan kimseleri dost edinenlere bakmıyor musun? [¹] Bunlar ne sizdendirler, ne onlardan. Bile bile Müslümanız diye, yalan yere yemin ederler.
[1] Münafıklar Yahudileri dost tutup onlara Müslümanların gizli emirlerini haber verirlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu [kavm] dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli edinmekte olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin etmektedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inanan kişi! Gözlerini aç ve çevrende neler olup bittiğini anlamaya çalış: Mümin olduklarını iddia ettikleri hâlde, Allah’ın gazâb ettiği Yahudi topluluğunu kendilerine dost ve müttefik edinen şu ikiyüzlüleri görmüyor musun? İyi bilin ki, onlar ne sizdendir, ne dedost göründükleri o Yahudilerden! Onlar ahlâken o kadar alçalmışlardır ki, bile bile yalan üzere yemin etmekten çekinmezler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın gazap ettiği bir kavmi veliyy edinmiş olanlara bakıp görmedin mi? Bunlar ne sizdendir, ne onlardan! Bilip dururken yalan yere yemin ediyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Allah'ın öfke duyduğu bir toplum ile sıkı ilişki kuranlara dikkat et! Aslında onlar, ne sizden ne de onlardan yanadır, Bunlar, iddialarının yalan olduğunu bile bile yemin ederler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın kendilerine azap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardan! Onlar bilerek yalan üzerine yemin ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? [*] Onlar (münafıklar) ne sizdendir ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Benzer mesaj: Mümtehine 60:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın kendilerine gazap ettiği (Yahûdî) toplumunu kendilerine dost edinen (münâfıkları) görmedin mi? Onlar, ne sizdendir, ne de onlardan… Ve onlar, bile bile yalan yere yemin eder dururlar. ¹
1 Bir gün Efendimiz birkaç Müslüman’la birlikte otururken; “şimdi yanınıza şeytan gözlü birisi gelecek” buyurdu. Derken gök gözlü birisi (Abdullah b. Nebtel) çıktı geldi. Peygamber Efendimiz ona: “Sen ve arkadaşların niçin benim aleyhimde konuşuyorsunuz?” buyurdu. Adam da; böyle bir şey yapmadığına yemin etmeye başlayınca bu âyet indi. (Ahmed b. Hanbel, Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların ²⁵ farkında değil misin? Onlar ne sizdendir [ey müminler] ne de o [hakikati inatla reddede]nlerden: böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne [onların yalan ve sahte olduklarını] bile bile yemin ederler.
25 “Allah’ın gazabına uğrama”nın anlamı için bkz. Fâtiha’nın son ayeti ile ilgili not 4. Bu özel bağlamda, “Allah’ın gazabına uğrayan toplum ile dostluk kuranlar”, Allah’ın varlığını ve tezahürlerini muğlak bir şekilde de olsa kabul ettikleri halde kendilerini inkarcı çevrelerinden koparacağı ve böylece, manevî olarak bağlantısız bir hayatın sözde maddî avantajlarını kaybedeceği korkusuyla bu hakikate tam olarak teslim olmaya yanaşmayan yarım gönüllülerdir: bu ayetin son cümlesinin işaret ettiği ahlakî (mânâdaki) yalan budur. (Bkz. ayrıca 60. surenin son ayeti.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın gazabına uğramış topluluk ile dayanışma içine girenleri görüyorsun değil mi? Aslında onlar ne sizdendir ne de onlardan. Hal böyleyken “Biz de müminiz” diye yalan yere yemin ediyorlar. 58/22, 60/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplulukla dayanışma içine girenleri görmez misin?[⁴⁹⁹³] Onlar ne sizdendir ne de onlardandır; bir de (utanmadan) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
[4993] Yani: “münafıkları”. Benzer bir durum için bkz: 59:11 ve 14. Bu, münafığın tabiatını ele veren şu âyetle uyumludur: “İki arada bir derede kalmışlardır; ne o tarafa ne de bu tarafa aittirler” (4:143). Yasak olan ilişki, düşmanla dayanışma içine girerek “amaç birliği” oluşturmaktır. İnsanî ve medenî münasebetler yasaklanmış değildir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu (yahudileri) dost edinen şu kimselere (münafıklara) bak. Onlar ne sizlerdendir ne de diğer taraftan, onlar yalan yere yemin ederler. ("Vallahi biz müslümanız” derler)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Görmedin mi o kimseleri ki, üzerlerine Allah'ın gazap etmiş olduğu bir kavmi dost edindiler o kimseler, ne sizdendirler ve ne de onlardandırlar, ve bilir oldukları halde yalan yere yemîn ederler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın gazab ettiği bir topluluğu dost edinenlere baksana! Bunlar ne sizden, ne de onlardandır. Bunlar bile bile yalan yere yemin ederler. [4, 143]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın kendilerine gazabettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Allâh'ın üzerine gadab itdiği kavim ile dostluk idenleri görmez misin? Onlar ne sizden ve ne de o dost oldukları kavimdendirler. Ve bildikleri halde Allâh Te'âlâ üzerine yalan yere yemîn iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen, Allah’ın gazabına uğrayan bir toplulukla iş birliği yapanları görmüyor musun? Bunlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bunlar, bile bile yeminlerini yalanlarına alet ederler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinenleri görmedin mi?(4) Onlar ne sizdendir, ne onlardan. Fakat bilerek yalan yere yemin ederler.
(4) “Veli” sözcüğünün anlamı için 5:51’in açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy görmedüñ mi anları kim sevdiler bir ķavmı kim ķaķıdı Tañrı anlara. degül anlar sizden daħı degül anlardan. daħı and içerler yalan üzere anlar bilürlerken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Görmez misin ol kişileri ki dost idindiler bir ḳavmi ki anlara Tañrı Ta‘ālāġazab eyledi, anlar sizden velā anlardan degül. Daḫı yalan and içerler anlarbilürler‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Məgər onların (münafiqlərin) Allahın qəzəbləndiyi bir tayfanı (yəhudiləri) özlərinə dost tutduqlarını (mö’min müsəlmanların sirlərini onlara verdiklərini) görmədinmi? Onlar nə sizdəndirlər, nə də onlardan. Onlar (özlərinin riyakar olduqlarını) bilə-bilə (Allaha və Muhəmməd əleyhissəlama iman gətirdikləri barədə) yalandan and içirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Hast thou not seen those who take for friends a folk with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear a false oath knowingly.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Turnest thou not thy attention to those(5354) who turn (in friendship) to such as have the Wrath of Allah upon them?(5355) They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.(5356)
5354 This refers to the Hypocrites of Madinah who pretended to be in Islam but intrigued with the Jews. See references as given in n. 5342 above. 5355 By this time the Jews of Madinah and the Jewish tribes around had become actively hostile to Islam, and were being sharply called to account for their treachery. 5356 They knew that as Muslims their duty was to refrain from the intrigues of the enemies of Islam and to assist Islam against them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَمْ تَرَ
görmedin mi
اِلَى الَّذ۪ينَ
o kimseleri ki
تَوَلَّوْا
dost edindiler
قَوْماً
bir toplu- luğu ki
غَضِبَ
gazap etti
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهِمْۜ
kendilerine
مَا هُمْ
onlar değildir
مِنْكُمْ
sizden
وَلَا مِنْهُمْۙ
ve ne onlardan
وَيَحْلِفُونَ
ve yemin ediyorlar
عَلَى الْـكَذِبِ
yalan üzere
وَهُمْ
onlar iken
يَعْلَمُونَ
biliyorlar
(Resulüm!) Allah'ın, kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost (ve müttefik) edinen o (münafık)ları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar (bir de) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
غَضِبَ
Fiil-I
غ ض ب
Gazap etti, öfkelendi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَلَفَ
Fiil-I
ح ل ف
Yemin etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi