close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mucâdele Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ nâceytumu-rrasûle fekaddimû beyne yedey necvâkum sadaka(ten)(c) żâlike ḣayrun lekum ve ather(u)(c) fe-in lem tecidû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, Peygamberlere gizlice konuşacağınız vakit, konuşmaya başlamadan bir sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz; bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahimdir.
Bu âyetin hükmü. Zenginlere aitti ve hükmü, bundan sonraki âyetle kaldırıldı.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, Peygambere gizli bir şey arz edeceğiniz (özel bir şey isteyeceğiniz) zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verip (iyilik yapın ki) bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir (yararlıdır). Şayet (buna imkân) bulamazsanız, (o durumda) artık şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyip Koruyandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygambere birşey danışacağınız ve gizli konuşacağınız zaman, bu özel görüşmeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temiz bir hareket olacaktır. Ama verecek sadaka bulamadığınız takdirde bilin ki, Allah size müsamaha eder ve sizi bağışlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah'la gizli konuşarak bir istişare yapacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce, fakirlere imanda sadakatinizin ve kemâlinizin ifadesi olan sadaka verin, mâliyeye harç ödeyin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha nezih bir davranıştır. Şayet verecek bir şey bulamazsanız, bilin ki, Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman gizli konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
12.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, insanlar Resulullah (a.s.)`a sık sık bir şeyler soruyor, onunla gizli konuşmak istiyorlardı. Bu ise Resulullah (a.s.)`ı sıkıyordu. Yüce Allah, Resulullah (a.s.)`ın sıkıntısını gidermek için bu ayeti kerimeyi indirerek Resulullah (a.s.)`ın üzerindeki yükü hafifletti (yani Resulullah (a.s.) ile gizli konuşulmasını bir şarta bağladı). Bundan sonra sadece ihtiyaç sahipleri soru sorar ve konuşur oldular. Ancak bir sonraki ayeti kerime ile bu ayeti kerimenin hükmü neshedildi.Bununla birlikte 12. ayeti kerime ile bu konuda belli bir intizam sağlanmış oldu. Dolayısıyla insanlar Resulullah (a.s.)`a soru sorarken ve onunla özel konuşmak isterken daha dikkatli davranmaya başladılar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (buna imkan) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! (Fakirler faydalansın, Peygambere hürmet olsun diye) siz Peygambere mahrem bir şey arz edib konuşmak istediğiniz zaman, (bu) konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için hem bir hayırdır, hem (günahlarınız için) daha ziyade bir temizliktir. Fakat (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, şübhe yok ki Allah Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber’le gizli birşey konuşacağınız zaman, konuşmanızdan önce bir sadaka (Allah yolunda harcanacak bir mal) verin. Bu sizin için daha yararlı ve daha temiz bir durumdur. Eğer bir şey bulamazsanız, biliniz ki Allah, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamberle özel olarak konuşmak istediğinizde, özel konuşmanızdan önce sadaka veriniz. Bu, sizin için daha iyidir ve daha temizdir. Eğer verecek sadaka bulamazsanız, biliniz ki Allah affedicidir; merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Peygamberle gizlice konuşmak isterseniz, konuşmanızdan önce bir sadaka verin; bu, sizinçin hem hayırlı, hem de çok temizdir; eğer bulamazsanız, Allah bağışlar, Allah yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Resul'le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde, bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir, merhameti ve ihsanı boldur.
Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Rasûlün yanına muhfî sûretde görüşmeğe gitdiğiniz zamân evvvelce fukarâya sadaka viriniz bu sizin hakkınızda hayırlı olur ve sizi günâhlarınızdan tathîr ider. Eğer kudretiniz yok ise Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamberle özel görüşme yapmak istediğiniz zaman, bu görüşmenizden önce bir sadaka verin. Sizin için en iyi ve en nezih davranış budur. Şayet bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.  
 Bu emir, Hz. Peygamber’e saygı gösterilmesi, fakirlere yardım edilmesi, soru sormada da ileri gidilmemesi, ihlâslı kişilerle münafıkların, ahireti sevenlerle dünyaya meyledenlerin meydana çıkarılması gibi hikmetleri ihtiva etmektedir. Ayrıca bu âyet Hz. Peygamber’le gerekli gereksiz görüşüp konuşmak isteyen ve onu rahatsız eden kişilerin ziyaretini de bir sisteme bağlamıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, elçiyle özel görüşme yapacağınız zaman, görüşmenizden önce (yoksullara) bir sadaka verin. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Veremiyorsanız, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, artık Allah bağışlayan ve merhamet edendir..
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Peygambere gizli ma'ruzatta bulunmak istediğiniz zaman fısıltınızdan önce bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hem bir hayır hem daha ziyade bir temizliktir, fakat gücünüz yetmezse şübhe yok ki Allah gafurdur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Peygamber ile özel (birebir) bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (buna imkân) bulamazsanız, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Resûl'le gizli bir şey konuşacağınız zaman, gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verin.¹ Bu sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Ancak bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Resul, gereksiz yere meşgul edinilsin istenmiyor.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, siz peygambere mahrem birşey arzetmek istediğiniz vakit (bu) mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Eğer bulamazsanız şüphe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Peygamberle gizli olarak konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce (fakirlere) bir sadaka takdîm edin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Fakat (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, artık şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(1)
(1)Burada, Peygamber (asm)’la gizli konuşmak isteyenlere emredilen sadaka verme mecbûriyeti, bundan sonraki âyetle neshedilmiş, hükmü kaldırılmıştır. (Râzî, c. 15/29, 272)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey (gerçekten) iman etmiş olanlar! Resul ile baş başa (özel) konuşacağınız zaman, (hem o ikiyüzlülerden belirlenmeniz için hem de sosyal bir yardım olsun diye bu) konuşmanızdan önce, (farz olan zekât dışında da fakir, yoksul, işsiz ve muhtaçlara) sadaka verin (onlara yardımda bulunun). Bu, sizin için daha iyi ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki (yine) Allah (çok) bağışlayandır, (çok) merhamet edendir. *
(*) Bu ayetin sebebi nüzulu hakkında farklı görüşler vardır, ama bu görüşlerden en doğrusu şöyledir. Hz. peygamber hiçbir kimsenin özel görüşme talebini geri çevirmediğinden sırf onu boş şeylerle meşgul ettirmek amacıyla bazı münafıklar ‘’o artık herkesi dinleyen bir kulaktır, öyleyse onu boş şeylerle meşgul ettirmeye çalışalım ki, tebliğ yapma fırsatını bile bulmasın.’’ diye kendi aralarında anlaşıyorlardı. Ama bu durum aynı zamanda Müslümanları da çok sıkıntıya düşürüyordu. İşte bu özel görüşme talebinde bulunanın amacı nedir ve münafık olup olmadığını hem elçisine hem de Müslümanlara belirmek amacıyla yüce Allah bu ayeti gönderiyor, zira münafıklar bir özel görüşme için yoksula, işsize ve muhtaç kimselere sadaka verip, yardım edecek değildiler. Böylece bu ayetin inmesiyle hem söz konusu münafıkların bu sinsi emelleri engellenmiş, hem de fakir, yoksul muhtaç kimselere de bir yardım fonu oluşturuldu. ((الله اعلم Not: Burada, Peygamber (asm)’la gizli konuşmak isteyenlere emredilen sadaka verme mecbûriyeti, bundan sonraki âyetle neshedilmiş, hükmü kaldırılmıştır. (Râzî, c.15/29, 272) şeklindeki yorum yanlıştır. Çünkü bu ayetin emri yoksullara sadakayı verebileceklere, yani varlıklı kimseleredir. Sonraki ayet ise, (فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا) ‘’Ancak veremeyecek durumda iseniz başka’’ diyor. Yani imkânı olmayanın bu sadakayı verme zorunluluğunun olmadığını belirtiyor. Yoksa önceki ayetin hükmünü kaldırmıyor. Ayrıca konuyla ilgili Mücahid’in Hz. Ali’ den yaptığı riveyet de sahih olması mümkün değildir. Çünkü rivayete göre Mücahid Hz. Ali’den, Mücahid’den de Leys bin Sâd, ondan da Muttalip bin Ziyad ve Muhammed el-Muharibi rivayet ediyor: Şimdi bunların durumlarına baktığımızda, şunları görüyoruz: Mücahid, Mekke de vefat ettiğinde (h.102), ondan bunu rivayet yapan Leys bin Sâd Mısır’da 7-8 yaşlarında (d. tarihi-94 h.) küçük bir çocuk idi. Mekke ve Mısır arası da 1099 km. dir. Böyle küçük bir yaşta olan Leys’in, 1099 km. mesafede (Mekke de) bulunan Mücahid’den bunu nasıl rivayet edebiliyor? Ayrıca çocukların şahitliği ve rivayetleri kabul edilebilir mi? Yine bunu Leys bin Sâd’den rivayet eden Muttalip bin Ziyad ile ondan da rivayet yapan Muhammed el- Muharibi hakkında bazı âlimler tarafından tenkid edilmiş olup rivayetleri sahih sayılmamıştır. Böyle zayıf ve kabul edilmesi mümkün olmayan bir rivayet yüzünden bu ayeti nesih etmek bir saçmalık değil midir? وقال زيد بن أسلم : نزلت بسبب أن المنافقين واليهود كانوا يناجون النبي صلى الله عليه وسلم ويقولون إنه أذن يسمع كل ما قيل له ، وكان لا يمنع أحدا من مناجاته وكان ذلك يشق على المسلمين (تفسير فتح القدير إن الفقراء سينتفعون بهذه الصدقة - هي دليل يظهر صدق المؤمنين ونفاق المنافقين. 1.)إذاً كما هو واضح, فإن المعنيين هنا هم المنافقين الذين يظهرون الإيمان أمام رسول الله ولكنهم يتناجون فيما بينهم بالإثم والعدوان ومعصيت الرسول, بل زيادة على ذلك كانوا يحيون الرسول بما لم يحيه به الله, ويظنون أن الله بغافل عمَّا يقولون ويفعلون. هذا شأن أولئك الكافرين الَّذِينَ يُحَادُّونَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ,, فما حال المؤمنين؟ ثم إختص مناجاة الرسول وميزها بنوع من العبادة والقربى إلى الله تعالى, وهي الصدقة على الفقراء والمساكين والمحتاجين, الحوار المتمدن – موبايل )؟؟ رواية علي !!! احد الراوي : اللَّيْثُ بنُ سَعْدِ عن مجاهد ولكن اذا فحصنا تاريخ ولادتهما ووفاتهما نري أن مجاهدا حين توفي في مكة (102 أو 104 هجري ) كان الليث بن سعد صبيا في الثامن من العمر (تاريخ الولادة – 94 هجري) في مصر فكيف يروي صبي صغير (الليث بن سعد) هذ الحا دث عن مجاهد وبينهما اكثر من ألف كيلومتر ؟ هل تقبل شهادة ورواية الصبي الصغير؟؟؟ الجرح والتعديل في الذين رووا خبر نسخ هذذ الاية عن علي ابن طالب !!! الراوي الثاني : المطلب بن زياد : قال ابن حجر العسقلاني : صدوق ربما وهم - عيسى بن شاذان القطان : ضعفه، ومرة: عنده مناكير - قال محمد بن سعد كاتب الواقدي : ضعيف في الحديث جدا - قال أبو حاتم الرازي : يكتب حديثه ولا يحتج به - الجرح والتعديل الراوي الثالث - محمد المحاربي : قال أبو حاتم الرازي : صدوق إذا حدث عن الثقات، ويروي عن المجاهيل أحاديث منكرة، فيفسد حديثه بروايته عن المجهولين - أحمد بن حنبل : لا بأس به وكان يدلس - زكريا بن يحيى الساجي : صدوق يهم - أحمد بن صالح الجيلي : يدلس، ومرة: لا بأس به -عثمان بن أبي شيبة العبسي : صدوق، ولكنه مضطرب - محمد بن سعد كاتب الواقدي : ثقة كثير الغلط : المصدر (موسوعة الحديث ) اذا بسبب ذلك لاتصح هذه الراية بطريقة مجاهد والليث بن سعد ومحمد المحاربي ...) المسألة الخامسة: أنكر أبو مسلم وقوع النسخ وقال: إن المنافقين كانوا يمتنعون من بذل الصدقات، وإن قوماً من المنافقين تركوا النفاق وآمنوا ظاهراً وباطناً إيماناً حقيقياً، فأراد الله تعالى أن يميزهم عن المنافقين، فأمر بتقديم الصدقة على النجوى ليتميز هؤلاء الذين آمنوا إيماناً حقيقياً عمن بقي على نفاقه الأصلي، وإذا كان هذا التكليف لأجل هذه المصلحة المقدرة لذلك الوقت، لا جرم يقدر هذا التكليف بذلك الوقت، وحاصل قول أبي مسلم: أن ذلك التكليف كان مقدراً بغاية مخصوصة، فوجب انتهاؤه عند الانتهاء إلى الغاية المخصوصة، فلا يكون هذا نسخاً، وهذا الكلام حسن ما به بأس،(مفاتيح الغيب - الرازي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Elçi ile özel görüşme talep ettiğinizde, görüşme öncesinde bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayan ve merhamet sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Siz elçiyle gizlice konuşmak isteyince bu gizlice konuşmadan önce yoksullara verintide bulunun. Bu, sizin için yeydir, ardır. Ancak verecek nesne bulamazsanız başka. Çünkü Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Peygamberle gizlice konuşacağınız zaman konuşmanızdan evvel sadaka veriniz, bu tasadduk sizin için daha hayırlı ve daha paktır. Sadaka bulamazsanız bir beis yoktur. Çünkü Allah yarlıgayan ve bağışlayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Elçiyle gizli/baş başa konuşacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz.⁷ Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer verecek bir şey bulamazsanız muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
7 Bu ayetin iniş sebebi Hz. Peygamber’in gereksiz yere meşgul edilmemesidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygambere gizli bir şey arz edeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (buna imkân) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
(Hz. Peygamber (s.a.a) kendisiyle özel görüşmek isteyen hiç kimseyi geri çevirmezdi. Bu yüzden de dileyen gelir, kendisiyle özel görüşme talebinde bulunurdu. Hatta kendisine, özel görüşmeye değmeyecek şeyler sorarlardı. Üstelik o günler tüm Arabistan’ın Medine’ye karşı savaş durumunda olduğu bir dönemdi. Bazen biri gelerek, Hz. Peygamber’e (s.a.a) fısıltılı bir şekilde konuşur ve bu konuşmanın hemen ardından şeytan, “Bu adam filan kabilenin hücum edeceği haberini getirmiş” şeklinde Müslümanlar arasına dedikodular yayardı. Böylece Medine’nin her tarafında asılsız haberler dolaşmaya başlamıştı. Öte yandan münafıklar bu hadiseleri fitne çıkarmak için istismar ederken, “Muhammed duyduğu her şeye inanır” diyorlardı. İşte bu nedenlerden ötürü, Allah Teâlâ, bu ayeti indirerek, gizli konuşmadan önce sadaka verilmesini emretti.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Toplumu ilgilendirmeyen kişisel meselelerinizi sürekli Peygambere arz ederek ve sadece sizinle ilgilenmesini isteyerek onu gereksiz yere meşgul etmeyin. Çünkü o sadece sizin değil, ona ulaşma imkânı bulamayan diğer bütün müminlerin sorunlarıyla da ilgilenmek zorundadır. Bunun için, Peygamberle özel bir görüşme yapacağınız zaman, görüşmeden önce yoksullara bir sadaka verin. Bu, sizin için her yönden daha hayırlı ve daha temizdir. Fakat verecek bir şey bulamaz ve bu yüzden sadaka vermeden Peygamberle görüşme yaparsanız, bundan dolayı günaha girmiş olmazsınız. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Rasûl ile özel / gizli konuşacağınız zaman gizli konuşmanız arasında bir sadaka takdim edin! Bu, sizin için en hayırlı ve en temizdir. Bulamadıysanız, gerçekten Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey inananlar! Resul ile gizli bir görüşme yapmak istediğinizde, bu görüşmeden önce sadaka verin. [1] Bu sizin için daha iyi ve daha nezih bir davranış olur. Buna imkânınız olmaz ise Allah tabiki engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Resul ile baş başa konuşacağınız zaman baş başa konuşmanızdan önce bir yoksula veya bir fakire yardım ederek gelin! Çünkü Resul sizi iyilik yapmaya davet edecek! Siz baştan kendi aklınızla, kendi iradenizle iyilik yaparak gelin ki, Resul size iyilik yapın dediğinde yapmış olmanın sevincini yaşayın! Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet yardım edecek birini bulamazsanız; bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Elçi ile özel bir şey konuşacağınız zaman bu özel konuşmanızdan önce bir [sadaka] verin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. ([Sadaka] verecek imkân) bulamazsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce (fakirlere) sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir.¹ Şâyet (buna imkân) bulamazsanız, şunu iyi bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.²
1 Bazı zenginler, Peygamberin huzuruna gelip sorularla onu aşırı bir şekilde rahatsız ediyorlar ve mecliste bulunan fakirlere fırsat vermiyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Vâhidî) Yani Peygamberle uzun uzadıya konuşarak sevap kazanacağınızı zannediyorsanız, bunun yerine bir fakire sadaka vermeniz, daha hayırlıdır. Ayrıca buradaki sadaka, Peygambere değil, fakirleredir. Zîrâ Peygamberler sadaka kabul etmezler.2 Hz. Ali (r.a): “Allah’ın kitabında bir âyet vardır ki, onunla benden önce kimse amel etmedi, benden sonra da kimse amel etmeyecektir. Bu âyet, “Necvâ âyetidir.” Bu âyet inince, yanımda bir dinar vardı onu on dirheme sattım. Peygamber Efendimize her soru sorduğumda bir dirhem tasadduk ettim, sonra da o âyet nesh olundu, kimse onunla amel etmedi.” buyurmuştur. (Kurtubî, Tirmîzî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY iman etmiş olanlar! Elçi’ye ne zaman bir şey danış[maya niyetlen]irseniz, bu danışma vesilesi ile karşılıksız yardımda bulunun: ²² bu sizin yararınıza olacak ve sizin [iç] temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse ²³ [bilin ki] Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
22 Kişinin Allah’ın Elçisi’ne her “danışma”sı vesilesiyle (beyne yedey) karşılıksız yardımda bulunmaya çağrılması, çoğu zaman yanlış anlaşılmış ve onunla, yani yaşadığı dönemde gerçekten yapılan konuşmalar/danışmalar ile sınırlandırılmıştır. Bunun sebebi, muhtemelen, yaşadığı zamanda bazı çok heyecanlı müminlerin rahatsız edici ölçüdeki ilgilerini azaltmaktı. Bu yanlış anlama, bir sonraki ayette ifade edilen yukarıdaki istisna ile birlikte, bazı müfessirleri, bu emrin “nesh edilmiş” olduğu şeklinde temelsiz bir kanaate sevk etmiştir. Ama böyle bir “nesih” teorisinin hiçbir şekilde savunulamaz olduğu gerçeği (bkz. 2:106 ve ilgili not 87) yanında, ayrıca “Elçi” (Rasûl) teriminin Kur’an’da yalnızca Peygamber Muhammed (s)’in benzersiz kişiliği anlamında değil, ama aynı zamanda onun tarafından dünyaya aktarılan öğretiler bütünü anlamında kullanıldığını bilirsek bu ayeti doğru şekilde anlayabiliriz. Bu, birçok Kur’ânî öğütten de anlaşılmaktadır: “Allah’a ve Rasûlü’ne kulak verin” ve daha belirgin olarak (4:59’da): “Eğer herhangi bir konuda anlaşmazlığa/ayrılığa düşerseniz onu Allah’a [yani Kur’an’a] ve Elçi’ye [yani, onun sünnetine] götürün”, ki bu ayet birinciyi açıklamak gibi bir fonksiyon taşımaktadır. Bu anlamda alınınca yukarıdaki “Elçi’ye danışma” ifadesi, yalnız o’nun kişiliğine ve çağdaşlarına değil, daha çok o’nun genel öğretilerine ve bütün zamanlar ve mekanlardaki müminlere işaret eder. Başka bir deyimle, her mümin, ne zaman kendisini Elçi’nin öğretilerini araştırmaya/öğrenmeye verse, yahut Kur’an’ın tanımladığı gibi, ilahî kelâmı bize aktaran Elçi’ye “danışma”ya niyetlense, “karşılıksız yardımda bulunma”sı -bu hem muhtaç bir kişiye maddî yardımda bulunma olabilir, hem de aydınlanmaya muhtaç olan bir kişiyi bilgilendirme ya da sadece zayıf bir insana iltifatta bulunma bile olabilir- tavsiye edilmiştir.23 Lafzen, “eğer (bir imkan) bulamazsanız”. Yani, o anda karşılıksız yardımda bulunacağınız bir kimseyi veya -herhangi bir sebeple- onu yerine getirme imkanını.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Elçiyle özel bir görüşme talep ettiğinizde bu görüşmeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha nezihtir. Eğer sadaka verecek imkân bulamazsanız, bilin ki Allah yine de çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir. 9/103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey iman edenler! Elçi ile özel görüşme talep ettiğinizde (münafıklardan ayırt edilmeniz için),[⁴⁹⁹⁰] görüşmenizden önce bir sadaka veriniz; bu sizin için daha hayırlı ve daha (iç) arıtıcıdır;[⁴⁹⁹¹] yok eğer buna (imkân) bulamazsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
[4990] Necvâ, bu bağlamda gizliliği de içeren “özel görüşme” vurgusu kazanır. Muhtemelen Allah Rasûlü’ne yerli-yersiz gelen özel görüşme talepleri sadece onu rahatsız etmekle kalmıyor, çevreyi de huzursuz ediyordu. Belki Allah Rasûlü’nün hoşgörüsü bazılarınca istismar ediliyor, bunlar arasından özel görüşmeyi maske olarak kullanan münafıklar çıkabiliyordu. [4991] Necvâ sadakası, bir tür “mesai ‘çalma’ cezası” idi. Zımnen: Nebi’nin zamanı sizin paranızdan kıymetlidir. Siz küçük bir maddî sorumluluk altında bu kadar zorlanıyorsunuz, ya o mânevî sorumluluk altında ne yapıyor, düşünsenize bir?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, Peygamberle mahrem bir şey konuşacağınız vakit, bu konuşmanızdan önce sadaka verin, bu sizin için daha hayırlı ve faziletli bir davranıştır, şayet bir şey bulamazsanız bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Resul ile gizlice konuşacağınız zaman, konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Peygambere mahremâne maruzatta bulunmak istediğiniz zaman maruzatınızdan evvel fakirlere bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hayırlıdır ve ziyâde temizliktir. Fakat (tasadduk edecek bir şey) bulamaz iseniz artık şüphe yok ki Allah gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Şayet Resulullah ile baş başa görüşmek isterseniz, bu özel görüşmeden önce bir sadaka verin. Böyle yapmak sizin için daha hayırlı, şaibeden daha uzak, günahlarınızı temizleme yönünden daha uygun bir davranış olur. Eğer buna imkân bulamazsanız Allah sizi muaf tutar, çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Hz. Peygambere birçok kişi özellikle zenginler, fısıldaşarak isteklerde bulunuyorlar, o da canı sıkılmasına rağmen nezaketi sebebiyle onları reddedemiyordu. Daha sonra bu âyet indirildi. Bu sadaka emrinde, ihtiyaç cihetlerini gözetme, böylesi görüşme taleplerinde aşırılığı önleme, halislerle halis olmayanları ayırd etme gibi hikmetler vardır. Emir sîğasının burada vücub veya mendubiyet ifade ettiği şeklinde farklı görüşler bulunmaktadır. “Eğer buna imkân bulamazsanız” cümlesi, ikinci ihtimali kuvvetlendirmektedir. Nitekim gelecek 13. âyet de bu ihtimali pekiştirmektedir. Hz. Peygamber ve yakın akrabalarına sadaka haram olduğundan, bu sadakanın muhtaçlara ulaştırılması söz konusu idi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, siz Elçi ile gizli konuşacağınız zaman bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Allah'ın Elçisi(s.a.v.)in meclisinde bazı kişiler, gerekli gereksiz, onunla gizli konuşuyor, herkesin yanında onunla fısıldaşıyorlardı. Allah'ın Elçisi , özellikle zenginlerin çok yaptığı bu işten sıkılıyor, fakat incitmemek için kimseye bir şey demiyordu. İşte inen bu âyet, bu tür konuşmayı şarta bağlayıp kısıtladı. Böylece konuşma ihtiyacında olan öyle konuştu. Verilmesi gereken sadaka, sadece fakîrlere verilirdi. Fakat aradan çok zaman geçmeden inen müteâkib âyet, bu hükmü hafifletmiştir. Esasen âyetin "Bulamazsanız Allah bağışlayandır, esirgeyendir" cümlesi, bu emrin gereklik değil, nedb bildirdiğini, yani gizli konuşmadan önce bir sadaka vermenin daha iyi olduğu anlamına geldiğini gösterir. Bu hükmü uygulamak evlâdır, fakat uygulamamakta da bir sakınca yoktur. Bundan dolayı âyetler arasında nesih söz konusu değildir. Rivâyete göre bu hükmü uygulayan tek kişi, Hz. Alî'dir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Eğer Rasûl'e münâcât itmek isterseniz münâcâtdan evvel bir sadaka viriniz. Bu, sizin içün daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer sadaka virmeğe vaktiniz müsâ'id değilse (ma'zûrsunuz) Allâh Te'âlâ gafûr, rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Elçiyle özel görüşme yapacağınız zaman, bu görüşmeden önce sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Verecek bir şey bulamazsanız Allah bağışlar, ikramda bulunur.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Peygamber'e gizli bir şey söyleyeceğiniz zaman, gizli olarak söylemeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamberle özel olarak konuşacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Ama verecek birşey bulamazsanız, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Resulle gizlice konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bu imkânı bulamazsanız bilin ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy [289a] anlar kim įmān getürdiler! ķaçan söyleşesiz yalavac-ıla ilerü ŧutuñ sözüñüz ileyinde śadaķa şol yigrekdür size daħı arıdıcıraķdur ya'nį yazuġı. pes eger bulmayasız bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy mü’minler, ḳaçan peyġamber‐ile söyleşseñüz, söyleşmezden burunṣadaḳa virüñüz. Ol ḫayrludur ve aruluḳdur. Pes eger ṭapmasañuz TañrıTa‘ālā ‘afv idicidür, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Peyğəmbərlə (hər hansı bir iş barəsində) məxfi danışacağınız zaman bu danışıqdan əvvəl (ona hörmət əlaməti olaraq yoxsullara) sədəqə verin. Bu (əməl) sizin üçün (Allah yanında) daha xeyirli, daka pakdır. Əgər (sədəqə verməyə) bir şey tapmasanız (ürəyinizi qısmayın). Çünki Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! When ye hold conference with the messenger, offer an alms before your conference. That is better and purer for you. But if ye cannot find (the wherewithal) then lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! When ye consult the Messenger in private,(5350) spend something in charity before your private consultation. That will be best for you, and most conducive to purity (of conduct).(5351) But if ye find not (the wherewithal), Allah is Oft- Forgiving, Most Merciful.
5350 In the Kingdom of Allah all instruction or consultation is open and free. But human nature is weak. And people want special instruction or private consultation with the Teacher from one of several motives: (1) they may have, or think they have, a special case, which they are not willing to disclose to their brethren in general; (2) they may have some sense of delicacy or dignity, which can only be satisfied by a private interview; (3) they may even be selfish enough to want to monopolise the Teacher's time. These motives are, in an ascending order, worth discouraging; and yet, considering the weakness of human nature, they cannot be reprobated to the extent of shutting out their victims from chances of improvement. It is therefore recommended that they spend something in charity for the good of their poorer brethren before they indulge in such weaknesses. 5351 The charity is a sort of expiation for their pardonable weakness. Having made some monetary sacrifice for their poorer brethren they could face them with less shame, and the charity would direct their attention to the need for purifying their motives and conduct At the same time, this special charity is not made obligatory, lest such persons should be shut out altogether from chances of the higher teaching on account of their pardonable foibles.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اِذَا
o za- man ki
نَاجَيْتُمُ
gizli konuştunuz
الرَّسُولَ
resulle
فَقَدِّمُوا
öyleyse tak- dim edin
بَيْنَ يَدَيْ
öncesinde
نَجْوٰيكُمْ
gizli konuş- manızın
صَدَقَةًۜ
bir sadaka
ذٰلِكَ
bu
خَيْرٌ
daha hayırlı
لَـكُمْ
sizin için
وَاَطْهَرُۜ
ve daha temizdir
فَاِنْ
fakat şayet
لَمْ تَجِدُوا
bulamazsanız
فَاِنَّ
artık şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Resulle gizli olarak konuşacağınız zaman bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız bilin ki Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
نَاجَي
Fiil-III
ن ج و
Gizli konuştu
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
نَجْوٰى
İsim
ن ج و
Gizli konuşma, fısıldaşma
صَدَقَة
İsim
ص د ق
Sadaka
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَطْهَر
İsim
ط ه ر
Daha temiz
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli