SİZ EY imana ermiş olanlar! Size, “Toplumsal hayatınızda ¹⁸ birbirinize yer verin!” denildiğinde yer verin: [karşılığında] Allah da [rahmetinde] size yer verir. ¹⁹ Ve ne zaman size, “[İyi bir iş için] ayağa kalkın!” denildiğinde ayağa kalkın; ²⁰ [ve] Allah, içinizden iman etmiş olanları ve [hepsinin üstünde,] kendilerine [doğru] bilgi tevdî edilenleri [kat kat] yüceltecektir: ²¹ Çünkü Allah bütün yapıp-ettiklerinizden haberdardır.
18 Lafzen, “meclislerde/toplantılarda (mecâlis)”. Bu ifadenin, Hz. Peygamber’in düzenlediği sohbet toplantılarına -ki, bu toplantılarda müminler o’nun söylediklerini daha iyi duyabilmek için heyecanla etrafını çevirirlerdi- veya daha sonraki dönemlerde camilerdeki toplu ibadetlere işaret ettiği çoğunlukla ileri sürülmüşse de, ben, (Râzî ile birlikte) mecâlis çoğul isminin burada kinâye yoluyla veya mecazî olarak insanın sosyal hayatının tümünü ifade ettiği görüşündeyim. Bu anlamda alınınca, “birbirlerine yer verme”, toplumun bütün fertlerine, özellikle muhtaç veya engelli durumdaki mensuplarına karşılıklı olarak temiz ve yeterli bir hayat imkanı sağlamayı ifade eder. Bkz. ayrıca bir sonraki not.19 Bu pasaj ile ilgili yorumunda Râzî şunları söyler: “Bu ayet gösteriyor ki eğer bir kimse, Allah’ın kullarının (‘ibâd) mutluluğu ve iyiliği için gerekli imkanları (ebvâb) arttırırsa, Allah da onun için bu dünyadaki ve öteki dünyadaki bütün iyilikleri arttırır. Bu nedenle hiçbir akıl sahibi (‘âkil), bu ayeti[n maksadını] yalnızca [gerçek] bir toplantıda bir başkasına yer verme ile sınırlayamaz”.20 Parantez içine aldığım “iyi bir iş için” sözleriyle ifade edilen yorum, birçok klasik müfessirin ve özellikle de Taberî’nin görüşlerine paraleldir: Aynı yerde geçen Katâde’nin sözleriyle: “Her ne zaman iyi bir iş yapmaya çağrılırsanız, bu çağrıya uyun”.21 Karş. Hz. Peygamber’in şu sözü: “Bilgin (‘âlim) bir kişinin [yalnızca] ibadet eden birine (‘âbid) üstünlüğü, ayın dolunay olduğu gecede bütün öteki yıldızlara üstünlüğüne benzer” (İbni Hanbel, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Neseî, İbni Mâce ve Dârimî).