close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mucâdele Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ kîle lekum tefessehû fî-lmecâlisi fefsehû yefsehi(A)llâhu lekum(s) ve-iżâ kîle-nşuzû fenşuzû yerfa’i(A)llâhu-lleżîne âmenû minkum velleżîne ûtû-l’ilme deracât(in)(c) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, meclislerde, size yer açın denince, yer açın artık, genişletin meclisi de Allah da size genişlik versin ve kalkın, şuraya geçin dendiği zaman kalkın, geçin; Allah da, içinizden, gerçekten iman edenleri de yükseltsin, kendilerine bilgi verilenleri de derecederece yüceltsin ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, size meclislerde "Yer açın" (dininiz ve davanız için feragat ve fedakârlık yapın) denildiği zaman, (hemen) yer açın; (inatlaşıp karşı çıkmayın ki) Allah size (kalbî) genişlik versin (hep sevinçli ve şerefli kılsın). Size: (Şu makam ve imkândan ayrılıp) "Kalkın" denildiği zaman da (hemen) kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin (istiyorsanız böyle davranın). Allah, yaptıklarınızdan Haberdardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Herhangi bir kimse size, toplantı yerlerinde genişleyin, yer açın dediğinde, genişleyin ve ona yer açın ki, Allah da sizin herşeyinizde, size genişlik versin. Yeni gelenlere yer vermek için veya namaz ve cihada koşmak üzere, kalkın denildiğinde de kalkıverin ki, Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Çünkü Allah, ne yapıyorsanız, hepsinden haberdardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, kamu yararı için size: “Nefsinize ağır da gelse meclislerde yer açın, makam ve mevkileri boşaltarak liyâkatli olanların öne geçmesine imkân tanıyın” denilince, yer açın ki, Allah sizin imkânlarınızı genişletsin, sizi hayırlara ve refaha kavuştursun, gücünüzü artırsın. Sizden imanda kemâle eren, kendilerine ilim verilen sorumluluk sahibi âlimleriniz tarafından: “İbadet, cihad ve hayırlı işler için harekete geçin, ayaklanın, işgalcileri devirin.” denilince, hiç vakit kaybetmeden harekete geçin ki, Allah içinizden imanda kemâle eren ve kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamlarınızın dünyada ve âhirette rütbelerini ve makamlarını yükseltsin. Allah işlediğiniz gizli-açık, amacına uygun, bilinçli bütün amellerinizden haberdardır.
bk. et-Tefsîru’l-Kebîr, 29/268-269.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Meclislerde size: "Yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" dendiği zaman da kalkın, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, size meclislerde 'Yer açın' dendiği zaman yer açın; Allah size genişlik versin. Size: 'Kalkın' denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! (Peygamber tarafından) size meclislerde: “- Yer açın.” denildiği zaman, hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin. “Kalkın” denilince de kalkıverin ki, Allah iman edenlerinizi yükseltsin. Kendilerine ilim verilenler için ise, (cennetde) dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, “meclislerde yer açın!” dendiği zaman yer açın, Allah da (yerinizi ve rızkınızı) açar. Size, “(meclisten) kalkın!” dendiği zaman da kalkın ki Allah, sizden iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerce yükseltsin. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey inananlar! Size, “Meclislerde yer açın!” dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size, “kalkın” dendiği zaman da kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Bir dernekte size: «Yer verin!» dense, hemen yer verin, Allah da size verir; «Kalkınız!» denilse, hemence kalkın, dağılın; sizden inananlarla, bilgisi olanların Allah yükseltecektir derecelerin, nederseniz Allah bilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki, Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki, Allah, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açmaktan kasıt, lobicilik faaliyetleri için toplantı yerleri oluşturmaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Meclislerinizde taleb idildiği zamân yer viriniz ki Allâh da size cennetde yer virsün ve size "Kalkınız" dinildiği vakit kıyâm idiniz. İçinizde îmân idenleri ve sâhib-i ’ilim olanları Allâh derecât ile yükseltecekdir. Zîrâ Allâh sizin yapdıklarınızdan haberdârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, bulunduğunuz toplantılarda “Yer açın” dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Davranıp kalkın” dendiğinde de kalkın ki Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilim sahibi olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Size «Meclislerde yer açın» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  
 Âdâb-ı muaşeret kaidelerinden birini öğreten bu âyete göre; mecliste yer açmak, gelenlere yer vererek kalkmak çeşitli maddi ve manevi faydalar sağlamaktadır. Zira iman ve ilimle tamamlanan ahlâk kaidelerini yaşayanlar dünya ve ahirette yüksek derecelere erişirler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, toplantılarda size "Yer açınız" dendiğinde yer açınız ki ALLAH'ta size yer açsın. Size, "Kalkınız" dendiğinde kalkınız ki ALLAH da içinizdeki inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Size: "Meclislerde yer açın." denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın." denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile, ve Allah her ne yaparsanız haberdardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Size, (Peygamberin bulunduğu mecliste veya herhangi bir hayrın yapıldığı) “Meclislerde yer açın” denildiği zaman yer açın ki, Allah size genişlik (rahmet ve bereket) versin. Size, “(meclisten) kalkın”, denildiği zaman da (hemen) kalkın ki, Allah, sizden îmân edenlerin ve kendilerine ilim verilmiş olanların (manen) derecelerini yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Sahabe efendilerimiz [radıyallahu anhum], Peygamber Efendimizin [aleyhissalâtu vesselâm] meclisinde oturmak için yarışıyorlardı. Dolayısıyla, birbirlerine yer açmaları emredildi. Yüce Allah, mü’minlere alçak gönüllü olmalarını ve Hz. Peygamberin [sallallahu aleyhi vesellem] yanında oturmak isteyenlere yer vermelerini emretti ki, insanlar eşit derecede Resûlullah’tan [aleyhissalâtu vesselâm] manen ve ilmen nasiplerini alsınlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey inananlar! Meclislerde size: “Yer açın!” denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. “Dağılın!” denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim¹ verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.
1- Ayette yer alan “ilim” sözcüğü ile “bilgili olma”, “âlim olma” kast edilmemektedir. İlim sözcüğü ile “Allah'a ve vahye içtenlikle iman etmekten, vahyin kurallarını içtenlikle kabul etmekten, bilinçli davranmaktan, nasıl davranacağını bilmekten” kast edilmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler size meclislerde «yer açın» denildiği zaman genişletin ki Allah da size genişlik versin. «Kalkın» denilince de kalkıverin. Allah, içinizden îman etmiş olanlarla kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Size: “Meclislerde yer açın!” denildiği zaman hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin! (Size:) “Kalkın!” denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah sizden îmân edenleri ve (husûsan) o kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! (Kalabalık) toplantılarda (otururken), size: (Yeni gelenlere) yer açın!” denildiğinde, (hemen toparlanıp onlara) yer açın ki, böylece Allah da size (rahmet ve bereket kapılarını) açsın. (Ve iyi bir iş için size, lütfen) ayağa kalkın gidin! (Veya yer olmadığından fedekârlık yaparak yerinizi başkasına verin!) denildiği zaman (bunu gurur meselesi yapmayın), hemen kalkı(p gerekeni yapı)n ki, böylece Allah (bu fedâkârlıkları sayesinde), sizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Ve (şunu da bilin ki) Allah, yaptıklarınızdan (hakkıyla) haberdardır. *
(*) Âdâb-ı muaşeret kaidelerinden birini öğreten bu âyete göre; mecliste yer açmak, gelenlere yer vererek kalkmak çeşitli maddi ve manevi faydalar sağlamaktadır. Zira iman ve ilimle tamamlanan ahlâk kaidelerini yaşayanlar dünya ve ahirette yüksek derecelere erişirler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Toplantı meclislerinde size yer açın denildiği zaman, yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Sonra size kalkın, dağılın denildiği zaman da dağılın ki, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdar olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Size toplantılarda "yer açın" denilince yer açıverin ki Allah da size yer açsın. "kalkın" denilince de kalkın. Allah içinizden inananlarla kendilerine bilim verilenlerin basamaklarını yükseltir. Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Size, bir mecliste yer verin denildiği zaman yer verin ki Allah size genişlik versin, bunun gibi «kalkın» [⁷] denildiği zaman da kalkın. Allah içinizden iman getirenlerin ve bilhassa ilme nâil olanların derecelerini yükseltir, Allah bütün âmalinizden haberdardır.
[7] Kardeşlerinize yer vermek için, namaz, cihat gibi hayır işler için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Size “Meclislerde yer açınız [tefessehû]” dendiği zaman yer açınız ki Allah da size yer/genişlik versin. Size “Kalkınız!” dendiği zaman da hemen kalkınız ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.⁶
6 Hz. Peygamber’in meclisinde bazı Bedir gazileri yer bulamamışlardı. Bu ayet bunun üzerine geldi. Keza, Yûsuf Has Hacip de Kutadgubilig’de, “Âlimlerin oturduğu yer başköşedir. Kapı eşiği de olsa” diyerek adeta bu ayeti tefsir etmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Size meclislerde, “Yer açın” dendiği zaman, siz yer açın ki böylece Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın” denildiği zaman da kalkın ki Allah, sizden iman etmekte olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yapmakta olduklarınızı haber alandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Kalabalık toplantılarda otururken, size “Yeni gelen arkadaşlarınıza yer açın!” denildiğinde, hemen toparlanıp onlara yer açın ki, böylece Allah da size rahmet ve bereket kapılarını açsın.Ayrıca, Peygamber veya bir yetkili tarafından size, “Lütfen ayağa kalkın gidin! Veya ayağa kalkın! Yerinizi başkasına verin!” denildiği zaman bunu kesinlikle gurur meselesi yapmayın, hemen kalkıp emre itaat ederek gerekeni yapın ki, böylece Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim bahşedilmiş olanları bu fedâkârlıkları sayesinde yüce makâmlara eriştirsin. Çünkü üstünlük konusunda gerçek ölçü iman, ilim ve takvâdır. Meclislerde büyük şahsiyetlerin yakınında veya uzağında oturmak kişiyi ne yüceltir, ne de alçaltır. Dolayısıyla, İslâm önderlerine bağlılık onlara yakın oturmakla değil, emirlerine itaat etmekle ölçülür. Öyleyse, ilim ve imanda en önde gitmeye çalışın! Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Size: -“Meclisler’de yer açın!” denildiği zaman yer açın ki, Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden inanmış olanları ve İlim verilmiş olanları derece derece yükseltsin! Allah ne işliyorsanız haberlidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Eğer bir toplantıda size: " yer açın " denirse, yer açın ki, Allah da size yer açsın. " Kalkın " denirse hemen kalkın ki Allah, içinizdeki bilgili müminlerin saygınlığını arttırsın. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberlidir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açın!" denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin! Size "Artık sohbet uzadı kalkın!" denildiği zaman hemen kalkın ki; Allah inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin! Unutmayın ki misafir olduğunuz ev halkının, misafirlikte sohbet ettiğiniz kişilerin de özel hayatları vardır. Onların özel hayatlarına saygı gösterin! Bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Size “Meclislerde yer açın!” denince yer açın [*] ki Allah da size genişlik versin. Size “Kalkın!” denince kalkın ki [*] Allah da içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayette geçen [tefessehû], [fe’fsehû] ve [yefsahi] gibi kelimeler Kur’an’da sadece bu ayette yer almakta, “yer açmak”, “yer genişletmek” anlamına gelmektedir. Yine Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-mecâlis] sözcüğü ise “meclisler”, “toplantı alanları”, “ortak etkinlik alanları”, “sosyal etkinlik yerleri” gibi anlamlar içermektedir. Bu şekilde müminlerin hem “toplantı alanlarında”, hem de daha geniş bir anlamda olmak üzere “sosyal hayata dair etkinliklerde” birbirlerine yer açmaları, birbirlerine fırsat vermeleri, birbirlerini desteklemeleri gerektiğini hükme bağlamaktadır ki Mâide 5:2’de “iyilik ve takvâda yardımlaşın” emri de bu hakikate işaret etmektedir Yüce Allah konunun ikinci boyutuna dikkat çekmekte, “yer açma”nın ötesinde daha yaşlı ve sıkıntıda olan insanların toplantıya katılmaları gerektiği bir ortamda onlara yer vermek için yerinden kalkmak gerekiyorsa “kalkılması” istenmektedir. Böylece Yüce Allah bu emrine itibar eden müminleri ve kendilerine ilim verilenleri manevi derecelerle yücelteceğini müjdelemektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler, size: “Meclislerde yer açın.” denildiği zaman, yer açın ki Allah da size genişlik versin. Hattâ size: “Kalkın” denildiği zaman da kalkın ki Allah da sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.¹ Allah yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.²
1 İbnu Mes’ud’dan, Rasulullah, (s.a.v): “Allahu Teâlâ kıyamet günü âlimleri toplayacak ve onlara, ‘Ben size sırf hayır murad ettiğim cihetle hikmetimi kalplerinize koydum, haydin Cennete gidin, çünkü sizden meydana gelen kusurlarınıza karşı size mağfiret buyurdum’ diyecek” buyurmuştur. (Elmalılı)2 Bu âyetin iniş sebebi, özetle şöyledir: Peygamberimizin huzuruna Bedir savaşına katılanlardan bir grup sahabe geldi ve bulundukları yer, daha önce gelenlerle dolu ve dar idi. Gelenler, Peygamberimizin karşısında ayakta durdular. Onlara kimse yer vermeyince Efendimiz, üzüldü ve etrafındakilerden bazılarını kaldırmak zorunda kaldı. Münâfıklar da bu olayı dillerine dolayınca bu âyet indirildi. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Size, “Toplumsal hayatınızda ¹⁸ birbirinize yer verin!” denildiğinde yer verin: [karşılığında] Allah da [rahmetinde] size yer verir. ¹⁹ Ve ne zaman size, “[İyi bir iş için] ayağa kalkın!” denildiğinde ayağa kalkın; ²⁰ [ve] Allah, içinizden iman etmiş olanları ve [hepsinin üstünde,] kendilerine [doğru] bilgi tevdî edilenleri [kat kat] yüceltecektir: ²¹ Çünkü Allah bütün yapıp-ettiklerinizden haberdardır.
18 Lafzen, “meclislerde/toplantılarda (mecâlis)”. Bu ifadenin, Hz. Peygamber’in düzenlediği sohbet toplantılarına -ki, bu toplantılarda müminler o’nun söylediklerini daha iyi duyabilmek için heyecanla etrafını çevirirlerdi- veya daha sonraki dönemlerde camilerdeki toplu ibadetlere işaret ettiği çoğunlukla ileri sürülmüşse de, ben, (Râzî ile birlikte) mecâlis çoğul isminin burada kinâye yoluyla veya mecazî olarak insanın sosyal hayatının tümünü ifade ettiği görüşündeyim. Bu anlamda alınınca, “birbirlerine yer verme”, toplumun bütün fertlerine, özellikle muhtaç veya engelli durumdaki mensuplarına karşılıklı olarak temiz ve yeterli bir hayat imkanı sağlamayı ifade eder. Bkz. ayrıca bir sonraki not.19 Bu pasaj ile ilgili yorumunda Râzî şunları söyler: “Bu ayet gösteriyor ki eğer bir kimse, Allah’ın kullarının (‘ibâd) mutluluğu ve iyiliği için gerekli imkanları (ebvâb) arttırırsa, Allah da onun için bu dünyadaki ve öteki dünyadaki bütün iyilikleri arttırır. Bu nedenle hiçbir akıl sahibi (‘âkil), bu ayeti[n maksadını] yalnızca [gerçek] bir toplantıda bir başkasına yer verme ile sınırlayamaz”.20 Parantez içine aldığım “iyi bir iş için” sözleriyle ifade edilen yorum, birçok klasik müfessirin ve özellikle de Taberî’nin görüşlerine paraleldir: Aynı yerde geçen Katâde’nin sözleriyle: “Her ne zaman iyi bir iş yapmaya çağrılırsanız, bu çağrıya uyun”.21 Karş. Hz. Peygamber’in şu sözü: “Bilgin (‘âlim) bir kişinin [yalnızca] ibadet eden birine (‘âbid) üstünlüğü, ayın dolunay olduğu gecede bütün öteki yıldızlara üstünlüğüne benzer” (İbni Hanbel, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Neseî, İbni Mâce ve Dârimî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın” denildiği zaman kalkıverin ki, Allah da içinizden iman edenlerin ve ilim sahiplerinin derecelerini yükseltsin. Bilin ki Allah, bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır. 6/83, 9/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! (Sosyal hayatta)[⁴⁹⁸⁶] “Birbirinize yer açın!” denildiğinde derhal yer açın ki, Allah da size yer açsın. Yine “Davranın!” denildiği zaman, derhal yerinizden fırlayın![⁴⁹⁸⁷] Allah içinizden tam inanan ve kendisine ilim verilenleri[⁴⁹⁸⁸] kat be kat yüceltecektir:[⁴⁹⁸⁹] Zira Allah yapıp ettiklerinizden tümüyle haberdardır.
[4986] Mecâlis (t. meclis); “toplantılar, ortak etkinlikler”. Meclis, en genel anlamıyla “sosyal” veya “toplumsal alanı” temsil eder. [4987] İbn Abbas, bunu her hayırlı işin ucundan tutma olarak yorumlamıştır (İbn Âşûr). “Davranın, yerinizden fırlayın!” şeklinde karşılamamızın gerekçesi budur. [4988] ‘İlm, bilginin amaç değil hakikate işaret eden bir gösterge ve araç anlamındadır (Bkz: 21:74, not 74). [4989] Allah Rasûlü’nün şu ifadesi bu âyetin tefsiri sadedindedir: “Âlimin âbide üstünlüğü, dolunayın yıldıza üstünlüğü gibidir.” Hz. Ali âlimi şöyle tarif eder: “Âlim Kur’an’ın önüne hiçbir şeyi geçirmeyendir”. İmam Şafii “Allah’ın velileri âlimlerdir, onlar dışında veli bilmem” der. İbn Abidin “cahilin âlim hakkındaki şehadeti bâtıldır” der.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler size toplantılarda, "yer açın" denildiğinde, -gelenlere- yer verin ki, Allah da size genişlik versin. (Her işinizde kolaylık versin) Size "kalkın" denilince de -gelen zâtlara- yer verin ki, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilmiş olanları derecelerle yükseltsin! (Kalkmayı kendisi için bir eziklik kabul etmesin, aksine bu davranış Allah katında bir meyizettir) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın dağılın ", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey mü'minler! Size, «Meclislerinizde genişlik gösteriniz,» denildiği zaman hemen genişleyiveriniz. Allah Teâlâ da sizin için genişlik verir ve size «Kalkın» denildiği vakit de hemen kalkın. Allah, sizden imân etmiş olanları yükseltir ve kendilerine ilim verilmiş olanları ise dereceler ile yükseltir. Ve Allah, yapar olduğunuz şeylerden haberdardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz toplantı halinde iken “Biraz yer açıverin! ” denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Kalkın! ” denilince de kalkıverin ki Allah sizin gibi iman, hele hele bir de ilim nasib edilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Bu âyetteki emri, toplantı âdabıyla sınırlı sanmak isabetli olmaz. Razî’nin dediği gibi, âyet şunu göstermektedir: “Bir kimse, Allah’ın kullarının mutluluğu için gerekli imkânları artırırsa, Allah da ona dünya ve âhiretteki lütuflarını artırır. Demek ki Müslümanlardan beklenen, toplumun bütün fertlerine, özellikle muhtaçlara yeterli yaşama imkânları sağlamaktır.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haberalmaktadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Bir meclisde oturdığınız zamân (yeni gelenler içün) yer açınız denildiği vakit açılub yer viriniz, Allâh Te'âlâ da size dünyâ ve âhiretde vüs'at virir. O meclisde otururken kalkınız denildikde (emre itâ'atle) kalkınız. Allâh sizden îmân idenleri yükseldir ve kendilerine 'ilim virilenleri ise derecelerle 'âlî kılar. Allâh Te'âlâ a'mâlinizden haberdârdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda “Yer açın!” denince yer açın ki Allah da size yer açsın. “Kalkın!” denince de kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Topluca oturduğunuz yerlerde “Gelenlere yer açın” dendiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Kalkın dendiği zaman da kalkın ki, Allah, sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiğinde, yer açın ki, Allah da sizin için genişlik sağlasın. "Kalkın!" dendiğinde de kalkın ki, Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! ķaçan eyidile size giñ oluñ meclisde giñ eylen ya'nį meclisi giñ eyleye Tañrı sizüñ içün. daħı ķaçan eyidile «ŧuruñ» ŧuruñ. yücelde Tañrı anları kim įmān getürdiler sizden daħı anları kim virinildiler 'ilm derecetler daħı Tañrı anı kim işlersiz bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getürenler, ḳaçan eyidilse size geñişlik eyleñüz meclislerde, pesaçıluñuz, Tañrı Ta‘ālā size ḫayr ḳapularını açar. Daḫı ḳaçan eyidilse du‐ruñuz, pes duruñuz. Yüceldür Tañrı Ta‘ālā ol kişileri ki sizden īmān getürdi‐ler. Daḫı ol kişilere ‘ilm virildi, menzillerini daḫı. Allāh siz işlegeni bili‐cidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Sizə: “Məclislərdə (mö’min qardaşlarınıza) yer verin!” – deyildiyi zaman (onlara) yer verin ki, Allah da sizə (Cənnətdə) geniş yer versin. Eləcə də sizə: “Qalxın!” deyildikdə qalxın ki, Allah da sizdən iman gətirənlərin və (xüsusilə) elm bəxş edilmiş kimsələrin dərəcələrini ucaltsın. Allah etdiyiniz əməllərdən xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! When it is said, Make room! in assemblies, then make room; Allah will make way for you (hereafter). And when it is said, Come up higher! go up higher; Allah will exalt those who believe among you, and those who have knowledge, to high ranks. Allah is informed of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! When ye are told to make room in the assemblies,(5347) (spread out and) make room: (ample) room will Allah provide for you. And when ye are told to rise up,(5348) rise up Allah will rise up, to (suitable) ranks (and degrees), those of you who believe and who have been granted (mystic) Knowledge.(5349) And Allah is well- acquainted with all ye do.
5347 Even when a great man or a Leader comes into an Assembly, we are not to press forward without discipline, as it causes inconvenience to him and detriment to public business. Nor are we to shut out other people who have equal rights to be in the Assembly. We must spread out, for Allah's earth is spacious, and so are our opportunities. 5348 Rising up is a mark of respect. Just as those who obey soon become worthy of command, so those who honour where honour is due, become themselves worthy of honour, in various degrees according to their capacities. "Rise up" may also here imply: 'when the Assembly is dismissed, do not loiter about'. 5349 Faith makes all people equal in the Kingdom of Allah , as regards the essentials of citizenship in the Kingdom. But there is leadership, and rank and degree, joined with greater or less responsibility, and that depends on true knowledge and insight. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اِذَا
o za- man ki
ق۪يلَ
denildi
لَكُمْ
size
تَفَسَّحُوا
yer açın
فِي الْمَجَالِسِ
meclislerde
فَافْسَحُوا
hemen yer açın ki
يَفْسَحِ
yer açsın
اللّٰهُ
Allah
لَكُمْۚ
size
وَاِذَا
o va- kit ki
ق۪يلَ
denildi
انْشُزُوا
kalkın
فَانْشُزُوا
hemen kalkın
يَرْفَعِ
yük- seltsin
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مِنْكُمْۙ
sizden
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اُو۫تُوا
kendileri- ne verildi
الْعِلْمَ
ilim
دَرَجَاتٍۜ
derecelerle
وَاللّٰهُ
ve Allah
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
خَب۪يرٌ
tamamen haberdardır
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Size meclislerde, "yer açın" denildiği zaman yer açın (ve Allah yolunda kazanmak isteyenlere imkân verin) ki Allah da size (kendi yolunda kazanma imkânı verip) yer açsın. Bir de size, "kalkın (ve Allah yolunda bir şeyler yapın)" denildiği vakit kalkın ki Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
تَفَسَّحَ
Fiil-V
ف س ح
Yer açın
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَجَالِس
İsim
ج ل س
Meclisler
فَسَحَ
Fiil-I
ف س ح
Yer açtı
فَسَحَ
Fiil-I
ف س ح
Yer açtı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نَشَزَ
Fiil-I
ن ش ز
Kalktı
رَفَعَ
Fiil-I
ر ف ع
Kaldırdı, yükseltti, yüceltti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
دَرَجَة
İsim
د ر ج
Derece, basamak, mertebe
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar