close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-innemâ yessernâhu bilisânike litubeşşira bihi-lmuttekîne vetunżira bihi kavmen luddâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de biz, ancak çekinenleri müjdelemen, düşmanlıkta inat ve ısrar edenleri korkutman için Kur'an'ı, senin dilinle indirerek kolaylaştırdık sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Biz Bunu (Kur’an’ı) Senin dilinle kolaylaştırdık, (Sana açıklatıp insanları aydınlattık ki; bu) takva sahiplerine müjde vermen ve (küfür ve zulümde) inatla direnen bir kavmi de uyarıp (ikaz ve ihtar etmen) içindir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekten de biz, yolunu Allah ve kitabıyla bulanları müjdelemen, düşmanlıkta inat ve ısrar edenleri korkutman için, Kur'ân'ı senin dilinle indirerek kolaylaştırdık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz Kur'ân'ı, sadece Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, Kur'an esaslarını hayata geçiren takva sahiplerini müjdeleyesin, şiddetle karşı çıkan bir topluluğa da sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarasın diye, senin dilinle indirip, okutarak kolaylaştırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onunla (Kur'an'la) takva sahiplerini müjdeleyesin ve direnen bir kavmi uyarasın diye onu senin dilinle kolaylaştırdık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte biz, Kur'an'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'dan korkup sakınanları müjdeliyesin, inad edenleri de onunla korkutasın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Biz bu Kur’anı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, kendini koruyanları müjdeleyesin ve hakka şiddetle düşman olan bir toplumu uyarasın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz Kur'ân'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, senin dilinle kolaylaştırdık.
Besim Atalay
swap_vert close
Sakınçları müjdelemek, düşman olan ulusu da kocundurmak üzere Kur'anı senin dilince kolaylaştırdık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık. 
Bkz. 54/17, 22, 32, 40  
Cemil Said
swap_vert close
Suhûlet olmak üzere Kur’ân’ı sana senin lisânında i’tâ iyledik tâ ki Allâh’dan korkanlara tebşîratda bulunasın ve karşu gelen kavme ’azâb göreceklerini bildiresin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Muhammed! Biz, Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz Kur’an’ı senin dilinle kolay anlaşılır kıldık ki günahtan sakınanları onunla müjdeleyesin ve inatla direnenleri de onunla uyarasın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunu senin dilinle kolaylaştırdık; onunla erdemlileri müjdeleyesin ve inatçı toplumu uyarasın diye.
Tanrı, anlamamız için, mesajını deney ve duyularımızla sınırlı olan dilimizle gönderir. İnananlar tarafından yapılan çeviriler de bu amaca hizmet eder. Bak 41:44.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekîleri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Biz, onu (Kur’ân’ı) senin dilin ile (Arapça vahyedip) kolaylaştırdık ki, onunla Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdeleyesin, (küfürde) inat eden bir topluluğu da uyarasın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece Biz onu¹, kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.
1- Kur'an'ı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte biz onu (Kur'ânı) ancak onunla takva saahiblerini müjdeleyesin, (baatılda) mücâdele ve inâd edenleri korkutasın diye senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte onu (o Kur'ân'ı) ancak, onunla takvâ sâhiblerini müjdeleyesin ve inâd eden bir kavmi korkutasın diye senin lisânınla (Arabca olarak indirerek) kolaylaştırdık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) İşte Biz onu (Kur’an’ı), sadece, onunla (inkâr, zulüm ve kötülüklerden) sakınanları müjdeleyesin ve haktan sapmış olan topluluğu da uyarasın diye senin dilinle (indirip okutarak) kolaylaştırdık.*
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’dan sakınanları müjdelemen, inkârda direnen bir topluluğu da uyarman için, Kur’an’ı senin dilinde kolaylaştırdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz Kur’an’ı kendi dilinle bildirip onun anlaşılmasını kolaylaştırdık, sakınanları müjdeliyesin, karşı koyanları da uyarasın diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, Kur/an/ı ancak senin dilinle indirerek sana kolay kıldık ki sakınanları müjdeleyesin, kızıl düşmanları da korkutasın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Biz, sorumluluk bilincine sahip olanları müjdelemen ve inatçı bir topluluğu [kavm] uyarman için onu/Kur’an’ı senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz takva sahiplerine müjde vermen ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarıp korkutman için onu (Kur'an'ı) senin diline kolaylaştırdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz, dürüst ve erdemli bir hayatı tercih ederek kötülüklerden korunmaya çalışanları ilâhî lütuf ve rahmet ile müjdelemen ve bu apaçık gerçek karşısında inatla direnen bir toplumu ilâhî gazâb ile uyarman için, buKur’an’ı senin dilinle kolaylaştırıp anlaşılır bir kitap kıldık.Fakat bütün bunlara rağmen, yine de yüz çevirecek olurlarsa, son uyarıyı yap:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onunla inatçı bir kavmi uyarman ve Müttakîler’i / Sakınıp Korunanlar’ı müjdelemen için onu senin dilinle kolaylaştırdık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim biz, Kuran’ı senin tatlı dilin sayesinde dillere destan ettik. Bu sayede sen, bir yandan sağlamcılara güç verirken azılı düşmanları da uyarabildin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz Kur’an’ı senin ve kavminin diliyle göndererek kolaylaştırdık ki kolayca anlasınlar. Onlara anlayacakları dilden okuman, inanıp iyi işler yapanları müjdelemen, inkâr edip kötülük yapanları uyarman için böyle yaptık. Ayetlerimizde her şey açıkça belirtilmiştir. Hiçbir karışıklık anlaşılmazlık yoktur. Ta ki insanların kalbinde fitne fücur olmasın! Şeytana uyup azmasınlar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz onu (Kur’an’ı) [muttakî]leri (duyarlı olanları) müjdeleyesin ve (gerçeğe) karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin diline kolaylaştırdık. [*]
Benzer mesajlar: Duhân 44:58; Kamer 54:17, 22, 32, 40; Müzzemmil 73:20.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz, bu (Kur’an’ı) Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve ona şiddetle karşı çıkan bir topluluğu da uyarman için senin dilinle (indirerek) kolaylaştırdık.
Muhammed Esed
swap_vert close
işte yalnızca bu amaçla, bu [ilahî mesajı, ey Peygamber,] senin dilinde kolaylaştırdık ki ⁸¹ Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip, [boş bir] inatla direnip duranları onunla uyarasın;
81 İnsanın Allah’ın “kelime”sini ya da “sözü”nü dil dışı mahiyetiyle olduğu gibi kavraması kabil olmadığı için, ilahî mesaj insana her zaman kendi dilinde vahyedilmiştir (karş. 14:4 -“Biz her elçiyi ancak kendi halkının diliyle (vahyedilmiş) [bir mesajla] gönderdik”) ve her zaman insan zihninin kavrayabileceği kavramlarla ifade edilmiştir; bunun içindir ki, Hz. Peygamber’e indirilen mesaj için “senin kalbine indirdik” (2:97) yahut, “[ilahî vahiy/esin] onunla senin kalbine inmiştir” (26:193-194) buyurulmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz bu Kuran’ı, korunan muttakileri müjdelemen ve küfürde inat eden bir toplumu uyarman için, senin dilin ile kolaylaştırdık. 14/4, 41/44, 43/3, 44/58, 46/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte sadece bu yüzden Biz onu senin (konuştuğun) dil aracılığıyla kolaylaştırdık ki, sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip sorumsuzca savrulanları da uyarasın...
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz Kur'an'ı -senin dilinle indirerek kolaylaştırdık ki, sen takva sahibi kulları (cennet ile) müjdeleyesin ve şirk ile küfürde direnenleri de (cehennem ile) uyarasın.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz O (Kur’â)n’ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da onunla uyarasın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte onu, (Kur'an'ı) senin lisanın ile kolayca kıldık ki, onunla muttakîleri müjdeleyesin ve inat eden bir kavmi de korkutasın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bizim, Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırmamızın başlıca sebebi, senin müttakileri müjdelemen ve inatçı kimseleri de onunla uyarmandır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Muttakîlere sevâb ve cennetle tebşîr itmek ve 'inadcı kavmi de kahır ve 'azâbla korkutman içün biz sana Kur'ân'ı, fehmi kolay olarak kendi lisânınla indirdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kur’ân’ın senin dilinle kolaylaştırdık ki[1] kendini koruyanlara[2] onunla müjde veresin, karşı koyan topluluğu da uyarasın.
[1] Kullandığı Arapça açısından Kur'an-ı Kerim'in anlatımı, temel konuları her eğitim seviyesinden insanın kolayca anlayabileceği bir yapıdadır. Örneğin doktor olmamanıza rağmen rahimdeki ceninin gelişimini okuyup anlayabilirsiniz; ya da gök bilimci olmamanıza rağmen bu konuda da bilgi edinebilirsiniz. Ancak doktor veya gök bilimci iseniz ilgili konularda ortalama insanlardan çok daha fazla bilgi edinirsiniz. Kur'an'dan ne kadar fazla doğru hüküm (hikmet) elde edilebileceği o konuda çalışma yapan ilim adamlarının oluşturacağı çalışma ekipleri ve onların, Allah'ın yazdığı ve yarattığı ayetleri etraflıca ve metoduna uygun şekilde çalışmasına bağlıdır. (Bkz. Fussilet 41/3) [2] Müttaki: Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratını) bozmayan. Bkz Bakara 2/2.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur'an'ı senin dilin ile kolaylaştırdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz bu Kur'ân'ı senin dilinle indirdik ve kolaylaştırdık—tâ ki takvâ sahiplerini onunla müjdeleyesin, inatçı bir topluluğu da onunla sakındırasın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ geñez eyledük anı ya'nį ķur’ān’ı senüñ dilüñ ile tā muştılayasın anuñ-ile śaķınıcılara daħı tā ķorķıdasın anuñ-ile ķavmı ķatı śavaşçılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz Ḳur’ānı senüñ lüġatüñ üstine indürdük, anuñla muştılamaġ‐ıçunmüttaḳīlere cenneti, daḫı ḳorḳutmaġ‐ıçun anuñla bir ḳavmi ki ḳatı ḫuṣūmetehlidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey Muhəmməd!) Biz (Qur’anı) sənin dilinlə asan (hamıya müyəssər) etdik ki, onunla ancaq Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə (Cənnətlə) müjdə verəsən və inadkar bir camaatı (batil dəlillərlə mübahisə aparan Məkkə müşriklərini Cəhənnəmlə) qorxudasan.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We make (this Scripture) easy in thy tongue, (O Muhammad) only that thou mayst bear good tidings therewith unto those who ward off (evil), and warn therewith the froward folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So have We made the (Qur´an) easy in thine own tongue, that with it thou mayest give Glad Tidings to the righteous, and warnings to people given to contention.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنَّمَا
işte ancak
يَسَّرْنَاهُ
onu kolay- laştırdık
بِلِسَانِكَ
senin dilinle
لِتُبَشِّرَ
müjdele-men için
بِهِ
onun- la
الْمُتَّق۪ينَ
muttakileri
وَتُنْذِرَ
ve uyarman
بِه۪
onun- la
قَوْماً
bir kavmi
لُداًّ
inatçı
(Resulüm!) Biz bu (Kur'ân)ı ancak, onunla muttakilere (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlara) müjde vermen ve inatçı bir kavmi onunla uyarman için senin dilinle (Arapça olarak indirip) kolaylaştırdık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
يَسَّرَ
Fiil-II
ي س ر
Kolaylaştırdı
لِسَان
İsim
ل س ن
Dil, lisan, anılan
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لُدٌّ
Sıfat
ل د د
İnatçılar