Hal böyleyken, ⁷⁵ yine de bazıları “O sınırsız rahmet Sahibi Kendine bir oğul edinmiştir!” diyorlar. ⁷⁶
75 Lafzen, “Ve” -bu bağlaç bu pasajın 81. ayetle bağlantısını sağlamaktadır.76 Hz. İsa’nın “Allah’ın oğlu olduğu” yolundaki Hristiyan inancına -ve, genel olarak, Allah’ın yaratıkların bedeninde tecessüm ettiği fikrine indirgenebilecek her türlü inanca- ilişkin bu atıf yukarıda 81. ayette ortaya konan temayla, yani, Allah’tan başka güçlerin ya da varlıkların, onlara teveccüh edenler için “güç ve statü [kaynağı] oldukları inancıyla” tanrılaştırılmaları olgusuyla bağlantılıdır. Fakat 81. ayet özellikle, maddî varlık ve iktidar olgusuna yarı-tanrısal bir nitelik yakıştıran ve kendilerini bütünüyle dünyevî başarı tutkusuna kaptıran tanrı-tanımaz insanlara işaret ederken bu pasaj, Allah’ın varlığına inanmakla birlikte, kendileriyle Allah arasında “aracılık” rolü oynayabilirler ümidiyle, peygamberleri ve azîz ya da velî olarak bilinen kimseleri de tanrılaştıran kimselere işaret etmektedir. Bu tanrılaştırma, Allah’ın müte‘âl birliği, eşsiz ve ortaksız olduğu ilkesiyle bağdaşmayacağı içindir ki, insanın “Allah’la olan bağının/bağlantısının” koparılması anlamına gelmektedir; ve eğer bu yolda inat ve ısrar gösterilirse, affedilmez bir günah halini almaktadır (karş. 4:48 ve 116).