(Dünyada iken) Rahmanın (sınırsız rahmet sahibi olan Allah’ın) katında ahit almışların (iman sözleşmesini yapıp buna sadık kalanların) dışında, (hiçbir) kimse şefaate (Rahman olan Allah’ın yardımını elde etme imkânına) malik olmayacaktıır.*
(*) 1- Burada -Şefaat, yardım anlamındadır. Çünkü En’am-51. ayette ليس لهم من دونه من ولي ولا شفيع)) ‘’ leyse lehüm min dünihi min veliyyin vela şefiin.’’ Yani ‘’O gün onlar için Allah’tan başka ne bir veli (hami, koruyucu) ve ne de bir şefaatçi (yardımcı) vardır’’ deniliyor. Eğer burada şefaat ‘’aracı’’ anlamında ise, o zaman bu ayete göre haşa Allah insanlar için aracı olur’’gibi saçma bir anlam çıkıyor. Çünkü ayette göre ‘’O gün şefaatçi yalnız Allah’tır. 2- Zümer-39/44. ayete de (قل لله الشفاعة جميعا)’’ Kul lillahiş şefaâtu cemiân’’ De ki bütün şefaat (yardımlar) Allah’a aittir (onun elindedir)’’ deniliyor. Demek ki bu ayetlerdeki şefaat yardım anlamında olup o da tamamıyla Allah’ın elindedir. Ahirette onun dışında hiçbir kimse başkasına şefaat/ yardım edemez... Meryem-87 ve Ta ha- 109. ayetlerine göre meleklerin şefaati ise, yeryüzündekilere, yani dünyada insanlara dua ve istiğfarda bulunmaktır. Ahirette ise, Allah’ın bağışladığı ve razı olduğu kimseleri cennete almak için görevli meleklere verdiği izindir. Yani o gün meleklerin şefaati, bazı insanlara dua, istiğfar ve ricada bulunmak değil, Allah’ın razı olduğu kimseleri Allah’ın izni ile cennete koymalarıdır… (Ayrıca şu husus çok önemlidir: Ayette, şefaat edecek kimselerden değil, şefaat olunacak kimselerden söz edilmektedir. Dolayısı ile Allah’ın yanı sıra başkasından (kıyamet günü Allah’tan başka birinden) şefaat/yardım ummak, buna inanmak şirkten başka bir şey değildir. Bak: 21: 47; 39: 43- 44; 40:17,51; 41: 46) (E. Aktaş Meali 87. Ayet Açıklaması) Ayrıca iman Allah’la sözleşmedir ve kişinin imanı ve ameli onun şefaatçisidir. Bütün şefaat âyetleri, şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: “Şefaat /yardım tamamıyla sadece Allah’a aittir. Bu nedenle dünyadayken Kur’an’a uygun şekilde iman etmek ve ameli salih işlemek Allah ile akittir sözleşmedir. İşte buradaki ayet şefaat edenlerden değil, Allah’ın şefaatini/ yardımını/ hak edenlerden ve bu yardıma nail olanlardan söz ediyor. Konuyla ilgili detaylı bilgi için Ta Ha-109. ayetin açıklamasına bakılabilir.