close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ men tâbe veâmene ve’amile sâlihan feulâ-ike yedḣulûne-lcennete velâ yuzlemûne şey-â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak tövbe eden, inanan ve iyi işlerde bulunan müstesna. Bu çeşit kişiler cennete girerler ve hiçbir hususta zulüm görmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, (hakkıyla) iman edenler ve (kendilerini düzeltip hayırlı ve yararlı) salih ameller işleyenler (onların dışındadır, bunlar hüsranda olmayacaktır); işte bunlar, cennete sokulacak kimselerdir ve hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) zulme uğratılacak değillerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak pişman olup Allah'a yönelen, iman edip doğru ve dürüst işler işleyenler, cennete girerler ve hiçbir haksızlığa da uğramazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak geçmişin kirlerinden arınarak tevbe edip, Allah'a itaate yönelen, iman eden ve gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetinürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar cennete girecekler. Hiçbir şekilde de onlara haksızlık edilmeyecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak tevbe eden, inanan ve salih amel işleyenler müstesnadır. Bunlar cennete girerler ve hiçbir şeyde haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenler müstesna; çünkü bunlar, zerre kadar zulme uğratılmayacaklar, Cennete gireceklerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tevbe edip iman ederek iyi işler yapanlar hariç. İşte onlar Cennete gireceklerdir. Zerre miskal zulmedilmeyeceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak, tövbe edip, inanıp yararlı iş yapanlar hariç. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak tövbe yapıp, inan getiren, yararlı iş gören kimseler cennete girecekler, hiçbir şeyde zulme uğratılmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak, pişman olup Allah'a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin Allâh’a rücû’ idenler ve îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar cennete dâhil olurlar ve cüz-î bir zulüm dahî görmezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
60,61. Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
60-61. Ancak tövbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler böyle değildir. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete; çok esirgeyici olan Allah’ın, kullarına vaad ettiği, onların idraklerini aşan adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz O’nun vaadi yerine gelecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
60, 61. Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete, çok merhametli olan Allah'ın, kullarına gıyaben vâdettiği Adn cennetlerine girecekler. Şüphesiz O'nun vâdi yerini bulacaktır.  
 Âyetin son cümlesi şöyle de anlaşılmıştır: «Muhakkak ki Allah’ın iyi kulları, O’nun vâdettiği cennete kavuşacaklardır.»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Tevbe eden, inanan ve erdemli davrananlar hariç. Onlar en ufak bir haksızlığa uğramadan cennete girerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat tevbe edip iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak tevbe edip iymana gelen ve salih amel işliyenler müstesna, çünkü bunlar zerre kadar hakları yenmiyerek Cennete gireceklerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (küfründen dönerek) tövbe edip îmân eden ve sâlih amel işleyenler (var ya), işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa da uğratılmayacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak tevbe edip, iman eden ve salihatı yapanlar¹ hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Tevbe edenler ve iyi amel ve hareketde bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayarak cennete,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak tevbe edip îmân ederek sâlih amel işleyenler müstesnâ; işte onlar hiçbirzulme uğratılmadan Cennete gireceklerdir.(3)
(3)“Hakīkī adâlet ister ki: Şu küçücük insan, şu küçüklüğü nisbetinde değil, belki cinâyetinin büyüklüğü, mâhiyetinin (ne olduğunun) ehemmiyeti ve vazîfesinin azameti (büyüklüğü) nisbetinde mükâfât ve mücâzât (cezâ) görsün. Mâdem şu fânî, geçici dünya, ebed için halk olunan (yaratılan) insan husûsunda öyle bir adâlet ve hikmete mazhariyetten çok uzaktır. Elbette Âdil olan o Zât-ı Celîl-i zü’l-Cemâl’in (güzellik sâhibi ve nihâyetsiz yüce olan Allah’ın) ve Hakîm (nihâyetsiz hikmet sâhibi) olan o Zât-ı Cemîl-i zü’l-Celâl’in (azamet ve kahır sâhibi ve nihâyetsiz güzel olan Allah’ın) dâimî bir Cehennemi ve ebedî bir Cenneti bulunacaktır.” (Zülfikār, 10. Söz, 20)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak, onlardan tövbe ederek (dönüş yaparak), inanmış ve iyi işler yapmış olanlar hariç, işte onlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete gireceklerdir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak onların içinden tövbe ederek, iman edip salih amel edenlerde olmuştur. İşte böyleleri cennete girecekler ve onlara hiçbir şeyle haksızlık yapılmayacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak Allah’a dönenler, inananlar, iyilik işliyenler için böyle değil. İşte bunlar Cennet’e gireceklerdir. Hiçbir kıyıcılığa da uğramıyacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki tövbe ve iman edip iyi amel işlesinler. İşte bunlar Cennete girerler ve hiçbir haksızlığa uğramazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak tevbe eden, inanan ve iyi ve yararlı iş yapan [sâlih] kimseler müstesnadır. İşte onlar cennete girecek ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (var ya), işte bunlar cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak yol yakınken hatâsından dönüp tövbe eden, Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara inanan ve bu imanın gereği olarak güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimseler başka; işte onlar, en ufak bir haksızlığa uğratılmaksızın dosdoğru cennete gireceklerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak tevbe etmiş, iman etmiş ve salih amel işlemiş (iyi iş yapmış) kimseler hariçtir; işte onlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan girerler Cennet’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tövbe edip inanan, ardından hep faydalı işler yapanlar ise cennete, hiçbir zorlukla karşılaşmadan gireceklerdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Pişmanlıkla tövbe ederek iyi işler yapanlar cennete girecekler. Hesap günü haksızlığa uğratılmayacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak (Allah’a) yönelen, iman edip iyi işler yapan(lar) cennete girecekler ve asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak tevbe eden, inanan ve (inandığı) iyi işleri yaşayanlar bunun dışındadır ve onlar, hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete gireceklerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak, pişman olup Allah’a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar bunun dışındadır; zaten hiçbir haksızlığa uğratılmadan ⁴⁶ cennete girecek olanlar da işte böyleleridir;
46 Yani, bunlar yaptıkları en küçük iyiliğin karşılığından mahrum edilmeyecekleri gibi, fiilen hak ettiklerinin çok üstünde bir nimete erişecekler (karş. 4:40).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak tövbe ile dönüş yapan, iman ederek iyi ve yararlı işler yapanlar müstesna, işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklar. 4/17-18, 8/38, 7/153, 25/63...77
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ancak dönüş yapan, iman eden ve salih amel işleyenler müstesna. İşte bunlar cennete girecekler ve en ufak bir haksızlığa uğratılmayacaklar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat, tevbe edip iman eden ve sâlih ameller işleyenler bu hükmün dışındadır. Bunlar, cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır (ki)
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak tevbe eden, iman edip salih amel işleyenler, cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğatılmayacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak tövbekar olan ve imân eden ve sâlih amelde bulunan kimseler müstesna. Çünkü onlar cennete girerler ve birşey ile zulme uğratılmış olmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak tövbe eden, iman edip makbul ve güzel işler yapanlar cennete girecekler ve asla haksızlığa uğramayacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak tevbe eden, inanan ve iyi işler yapanlar, cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak tevbe iden ve îmân iyleyen ve 'amel-i sâlih işleyenler cennete girerler. Ve haklarından hiç bir şey noksan idilmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden dönüş yaparak (tevbe ederek) inanıp güvenen ve iyi iş yapmış olanlar Cennet’e girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak tevbe edip, iman ederek doğruları yapanlar, işte bunlar cennete girecekler ve hiç bir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak tevbe ederek iman eden ve güzel işler yapan kimseler müstesnadır; onlar, hiçbir haksızlığa uğramadan Cennete girerler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna. Böyleleri cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
meger ol kim tevbe eyledi daħı įmān getürdi daħı işledi eyü iş pes şunlar gireler uçmaġa güc olınmayalar nesene.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kişiler ki tevbe itdiler, daḫı īmān getür– diler ve eylük eylediler.Anlar cennete girerler, daḫı anlara hīç ẓulm olmaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Tövbə edib iman gətirən və yaxşı işlər görənlərdən başqa! Onlar heç bir zülm (haqsızlıq) görmədən Cənnətə daxil olacaqlar –
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save him who shall repent and believe and do right Such will enter the Garden and they will not be wronged in aught.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except those who repent and believe, and work righteousness: for these will enter the Garden and will not be wronged in the least,-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an- cak
مَنْ
o kim- se ki
تَابَ
tövbe etti
وَاٰمَنَ
ve iman etti
وَعَمِلَ
ve işledi
صَالِحاً
sâlih bir amel
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
يَدْخُلُونَ
gireceklerdir
الْجَنَّةَ
cennete
وَلَا يُظْلَمُونَ
ve zulme uğratılmazlar
شَيْـٔاًۙ
bir şeyle
Ancak tövbe eden, iman eden ve sâlih amel işleyenler müstesna. Onlar(a iman ve amellerinin karşılığı tastamam verilecek ve onlar) hiçbir zulme uğratılmadan cennete gireceklerdir.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya