close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 59. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feḣalefe min ba’dihim ḣalfun edâ’û-ssalâte vettebe’û-şşehevât(i)(s) fesevfe yelkavne ġayyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan sonra öyle bir soy geldi ki namazı zayi etti onlar, şehvetlere uydular, azınlıklarının cezasına pek yakında uğrayacak onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra onların ardından öyle nesiller türedi ki, namazı (ibadet ve istikamet duyarlılığını) kaybedip bıraktılar. Ve (hayâsızca sınır tanımadan) şehvetlerine kapılıp (şeytana) uydular. Elbette bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacak (ve cehennemi boylayacak) kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların ardından öyle nesiller geldi ki, namaza karşı duyarlılık ve devamlılıklarını yitirdiler, istek ve arzularının peşlerine takıldılar. Bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nihayet, bunların ardından hayırsız bir nesil geldi ki, bunlar namazı terkettiler. Nefislerinin arzularına uydular, haramların peşine düştüler. Bu yüzden ilerde, hak yoldan sapmalarının cezasını çekecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve şehvetlerine uydular. İşte bunlar azgınlıklarının cezasını göreceklerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra, bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından (kötü) bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular; bunlar da Cehennemdeki “Gayya” vâdisini boylayacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat onlardan sonra yeni bir nesil geldi. Namazı kaybettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötü bir ceza ile karşılaşacaklar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra bunların ardından namazı kılmayan ve nefislerine uyan bir nesil geldi. Bunlar, elbette cehennem çukuruna atılacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onların artlarından, namazını kılmıyan, şehvetlerine uyan, birtakım ardalar geldi; ateş kuyusuna atılacaklar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan, ibadet etmeyen, Allah'tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O'nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan sonra halefleri ’ibâdeti bırakdılar hırs ve şehvetlerine tâbi’ oldılar ve yalnız ’azâba müsâdif oldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.[347]
Âyetin son kısmı, “Onlar bu (tutumları)ndan ötürü cehennemdeki Gayya Vadisi’ni boylayacaklardır” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra bunların ardından artık namazı kılmayan ve nefsânî arzulara uyan bir nesil geldi. Bunlar elbette azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan sonra gelenler namazı yitirdiler ve heveslerine uydular. Nitekim, felakete uğrayacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da «Gayya» yı boylıyacaklar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra, onların ardından (öyle kötü) bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler ve şehvetlerine (hevâ ve heveslerine) uydular. İşte bunlar yakında azgınlıklarının cezasını göreceklerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salâtı zayi ettiler¹ ve şehvetlerine² uydular. Yakında kötülükleri kendilerine dönecektir.
1- “Salâtı zayi etmek”, çevirilerde ifade edildiği gibi, “namazı geçirmek, onu ihmal etmek” demek değildir. Zayi sözcüğü, “bir şeyin elden çıkması, yitirilmesi” demektir. Eğer kast edilen şey, namazı geçirmek, terk etmek olsaydı; geçirme sözcüğünün karşılığı olan “fevt” sözcüğü kullanılması gerekirdi. Burada kast edilen şey, salâtın tamamen terk edilmesi demektir. Ve terk edilen salât, bilinen anlamı ile namaz ibadeti değil; din anlamındadır, Allah'a şirksiz yönelme anlamındadır. Yani, dinden çıkmaktan, tevhitten uzaklaşmaktan diğer bir anlatımla “küfür”den söz edilmektedir. Namaz, dua, destek ve rahmet gibi anlamları olan salât sözcüğünün anlamlarından biri de “dindir.” Zaten bir sonraki ayette, “tövbe edip, iman etmekten” söz edilmektedir. Salâtı/dini terk edenler iman etmeye davet edilmektedirler. İmana davet ise ancak kâfir olanlar için söz konusu olabilir. 2- Şiddetli istek, tutku ve arzularına.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bırakdılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasına uğrayacaklardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra onların ardından yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi' (terk) ettiler ve şehvetler(in)e uydular; (onlar) artık ileride (Cehennemdeki) Gayyâ Vâdisiniboylayacaklardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, salatı (Allah’a yönelişi, dini, namazı, ibadeti, mali yönden ve zihinsel açıdan insanlara destek olmayı, infakı vs. gibi Allah’ın emirlerini inkâr etmek suretiyle) zayi ettiler ve (evlât, altın, gümüş, mal, makam, kazanç gibi dünyalıklara karşı) aşırı tutkulara tabi oldular. İşte bu nedenle onlar ilerde (ahirette) bir hüsranla karşılaşacaklardır. *
(*) “Salâtı zayi etmek”, çevirilerde ifade edildiği gibi, “namazı geçirmek, onu ihmal etmek” demek değildir. Zayi sözcüğü, “bir şeyin elden çıkması, yitirilmesi” demektir. Eğer kast edilen şey, namazı geçirmek, terk etmek olsaydı; geçirme sözcüğünün karşılığı olan “fevt” sözcüğü kullanılması gerekirdi. Burada kast edilen şey, salâtın tamamen terk edilmesi demektir. Ve terk edilen salât, bilinen anlamı ile namaz ibadeti değil; din anlamındadır, Allah’a şirksiz yönelme anlamındadır. Yani, dinden çıkmaktan, tevhitten uzaklaşmaktan diğer bir anlatımla “küfür” den söz edilmektedir. Namaz, dua, destek ve rahmet gibi anlamları olan salât sözcüğünün anlamlarından biri de “dindir.” Zaten bir sonraki ayette, (إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا)“tövbe edip, iman etmekten”söz edilmektedir. Salâtı/dini terk edenler iman etmeye davet edilmektedirler. İmana davet ise ancak inkârcı olanlar için söz konusu olabilir. (E. Aktaş Meali Açıklaması) Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: واختلف الناس في "إضاعة الصلاة" منهم، فقال محمد بن كعب القرظي وغيره: "كانت اضاعة كفر وجحد بها (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز ) وقيل: عدم اعتقاد وجوبها.( البحر المحيط) {خَلْفٌ أَضَاعُواْ ٱلصَّلَٰوةَ}، أي: جعلوها لغير الله، وهي الأصنام التي كانوا يعبدونها، فإذا جعلوها وصرفوها إلى غير الذي يصلي [إليه] أولئك فقد أضاعوها؛ لأنهم كانوا يصلون للأصنام الصلاة التي كان يصلي أولئك لله.( تأويلات أهل السنة) (أَضَاعُوا الصَّلاةَ)، ومعنى إضاعة الصلاة إضاعة الدين،( زهرة التفاسير) وقيل: كفروا بها وجحدوا وجوبها (فتح القدير) {إلا من تاب} استثناء ظاهره الاتصال. وقال الزجاج: منقطع {وآمن} هذا يدل على أن تلك الإضاعة كفر(البحر المحيط)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların arkasından gelenler, namazı boşladılar ve nefislerinin aşırı arzularına tabi oldular. Onlar daha sonra yanılgılarının sonucu ile karşılaşacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra onların ardından öyle döller geldi ki, yalvarıyı bıraktılar, dürtülerine uydular. Onun için bunlar gayya kuyusuna atılacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan sonra gelen uygunsuzlar namazı terk, şehvetlerine tebaiyet ettiler. Bunlar azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların ardından namazı bırakıp [edâû] şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarından ötürü kötü bir azapla [ğayyen] karşılaşacaklardır.¹⁷
17 Krş. Kötü bir şey için söylenir. Cehennemde bir yerin adı olduğu da rivayet edilir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ama onların ardından namazı zayi eden ve şehvetlerine uyan bir nesil geldi. Onlar bu azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken onların ardından, yerlerine öyle bir nesil geldi ki, Allah ile aralarındaki en sağlam bağ olan namaz kılma duyarlılığını kaybettiler, bunun doğal sonucu olarak da, arzu ve heveslerinin peşinetakıldılar ve bu büyük Peygamberlerin mirasını hoyratça tahrip ederek ahlâksızlığın en aşağı derecesine düştüler fakat azgınlıklarının cezasını, yakında çekecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan sonra Namaz’ı ihmal etmiş, şehvetlerine uymuş bir kuşak geldi. Artık bir gayy / zarar-ziyan ile karşılaşacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama bunların ardından öyle nesiller de geldi ki namazı niyazı unuttular, nefislerine uydular. Ama yakında belâlarını bulacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki; onlar Rabbinin emirlerini bilgiyle, bilinçle yerine getirmeyi, yeryüzünde Rabbinin huzurunda durarak hesaplaşmayı, kendilerini özeleştiriye tabi tutup yanlışlarından tövbe etmeyi terk ettiler. Yaşamlarını arzularına heveslerine göre kurdular. Yasalarımıza karşı çıktılar. Dünyalarını kendi yasalarına uyarak yaşadılar. Gönderdiğimiz ayetleri ya görmezlikten geldiler ya da işlerine geldiği gibi yorumlarına kullandılar. Bu yüzden sapıklıklarının cezasını çekecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan hemen sonra [salât]ı (namazı/ibadeti) ziyan eden ve şehvetlere uyan bir nesil geldi. [*] İleride bir cehennem çukuru [*] ile karşılaşacaklardır.
Bu ayet A‘râf 7:169. ayetle birlikte okunmalıdır Burada sözü edilen [ğayy] kelimesi cehennemin bir çukurudur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ama onların ardından, namazı bırakan, her türlü aşırı arzuya uyan bir nesil geldi. Onlar da eninde-sonunda belâlarını bulacaklar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onların ardından, salâtı boş veren ve yalnızca kendi şehvetlerinin, dünyevî tutkularının peşine düşen bir kuşak geldi; ve böyle yaptıkları için de, yakında tam bir düş kırıklığıyla karşılaşacaklar. ⁴⁵
45 Yani, ahirette, kendilerini manevî yıkıma sürükleyen yanılgıyı bütün açıklığıyla, bütün gerçeğiyle ve pek tabii, bütün karşılığıyla anlayacaklar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra onların ardından öyle bir nesil geldi ki salâtı/namazı zayi ettiler/içini boşalttılar şehevi arzu ve hevalarına uydular yakında cehennemi gayyayı boylayacaklar. 4/103, 30/31, 74/38...43, 18/28, 25/43, 28/50, 45/23, 47/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken onların ardından öyle bir kuşak geldi ki, ibadetin içini boşalttılar ve dünyevî zevklerin peşine düştüler;[²⁵¹⁶] işte bu yüzden gelecekte derin bir düş kırıklığı yaşayacaklar.[²⁵¹⁷]
[2516] Lafzen: “..salatı zayi ettiler”. Salâtın dindarlık ve ibadet manası için bkz: 5:58, not 1 ve ilk geçtiği 87:15, not 15. Âyette namazı zayi etmekle dünyevî zevklerin (şehvetin) peşine düşme arasında hem sebep-sonuç ilişkisi, hem de ardışıklık bağı kurulmaktadır. Zımnen: namazı zayi eden, şehevî güdülerine esir olarak cezasını çeker. [2517] İbn Abbas’ın ğayyene verdiği manaya dayanarak (Taberî). Ğayy, sonunda yapana dönen kötülüğü ifade eder. Zıddı sahibini kurtaran iyilik manasındaki reşad’dır. Buna göre ibârenin anlamı “gelecekte hayırla değil şerle karşılaşacaklar” şeklinde olur. Bu soyut kavramlar, birtakım rivayetlerin de yardımıyla somutlaştırılarak cehennemde yer alan birtakım mekânların ismi olarak yorumlanmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat onların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı bıraktılar da, şehvet ve ihtiraslarının peşinden sürüklenip gittiler. Onlar kuşkusuz bu azgınlıklarının cezasını ilende çekeceklerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular. Ve onlar kötülük bulacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra arkalarından bir tâife onlara halef oldu ki, namazı zâyi ettiler ve şehvetlere tâbi oldular. Artık yakında cehennem deresine yetişeceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerinden sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi ettiler, şehvetlerinin peşine düştüler. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
Namaz, mümini Rabbi ile irtibata koyan bağdır, enerji kaynağı ile cihazı birleştiren kablo mesabesindedir. Kablosuz cihaz çalışmadığı gibi, ibadetsiz insan da karanlıkta kalır, rûh gıdasını alamaz ve güçsüz kalır. Âyet, ümmetlerin, çöküşlerinin, namazı gevşetmekle başladığına işaret ediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük bulacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra onlara halef olan bir kavim salât ve 'ibâdeti zâyi' idüb şehevâta tâbi' oldılar. Karîben de cehennem kuyularına vâsıl olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların arkasından gelenler, arzularına uyarak namazı ihmal ettiler. Onlar, yakında yanlış kurgularıyla yüzleşeceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra onların ardından namazı bırakan ve arzularına uyan bir nesil geldi. Bunlar da hüsrana uğrayacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların ardından namazı bırakan ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki, onlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama arkalarından öyle bir nesil geldi ki; namazı/duayı yitirdiler, şehvetlere uydular. Bunlar, azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ardınca geldi ol peyġamberler śoñunda yavuz bölük yittirdiler namāzı daħı uydılar nefs dileklerine. tįz ireler cehennem ŧamusındaġı dereye.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlardan ṣoñra yaman kişiler geldi, yitirdiler namāzı, daḫı şehvetle‐re uydılar. Pes anlar yaman cezā göreçeklerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlardan sonra namazı tərk edib şəhvətə uyan bir nəsil gəldi. Onlar (Cəhənnəmdəki) Fəyy dərəsinə düşəcəklər. (Yaxud, onlar da öz əməllərinin cəzasını alacaqlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Now there hath succeeded them a later generation who have ruined worship and have followed lusts. But they will meet deception.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But after them there followed a posterity who missed prayers and followed after lusts soon, then, will they face Destruction,-(2511)
2511 This selfish godless posterity gains the upper hand at certain times but, even then there is always a minority who see the error of their ways, repent and believe, and live righteous lives. They are not penalised in the Hereafter because they were associated with the ungodly in time. They reap the full reward of their faith and righteousness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَخَلَفَ
derken halife oldu
مِنْ بَعْدِهِمْ
onlardan sonra
خَلْفٌ
bir nesil ki
اَضَاعُوا
zayi ettiler
الصَّلٰوةَ
salâtı
وَاتَّبَعُوا
ve tabi oldular
الشَّهَوَاتِ
şehvetlerine
فَسَوْفَ
artık yakında
يَلْقَوْنَ
karşıla- şacaklar
غَياًّۙ
Ğayya ile
Derken onların ardından öyle bir nesil geldi ki salâtı zayi ettiler ve şehvetlerine tabi oldular. Yakında onlar, (bu yaptıklarından dolayı cehennemdeki) Ğayya (Çukuru'n)u boylayacaklar.
خَلَفَ
Fiil-I
خ ل ف
Halife oldu, yerine geçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
خَلْف
İsim
خ ل ف
Arka, halife, nesil, ard
اَضَاعَ
Fiil-IV
ض ي ع
Zayi etti
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
شَهَوَات
İsim
ش ه و
Tutkular, şehvetler, zevkler
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
لَقِىَ
Fiil-I
ل ق ي
Karşılaştı, kavuştu
غَيّ
İsim
غ و ي
Azgınlık, Ğayya (Cehennemde bir çukur adı)