close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâne ye/muru ehlehu bi-ssalâti ve-zzekâti vekâne ‘inde rabbihi merdiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ehline, ayaline namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi, Rabbinin katından da rızasını kazananlardandı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. İsmail) Ailesine (ve çevresine), namazı ve zekâtı emrederdi ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan birisiydi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Toplumuna namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi ve Rabbinin katında da hoşnutluk kazanmıştı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ailesine, akrabalarına, halkına namaz kılmayı öğretiyor, namazı muntazam kılabilecekleri, vicdanı, serveti, sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekâtı tahsil edebilecekleri, gerekli yerlere harcayabilecekleri bir düzen kuruyor, namazı kılmalarını ve zekâtı vermelerini emrediyor, onlara rehberlik, imamlık ediyordu. Rabbinin katında rızasını kazanma mertebesine ermişti.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/132; 66/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Halkına namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin katında da kendinden razı olunmuş biriydi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ümmetine de namaz kılmayı, zekât vermeyi emrederdi ve Rabbi katında rızaya kavuşmuştu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabbinin katında O’nun rızasını kazanmış idi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ailesine/halkına namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Besim Atalay
swap_vert close
Ailesine hem namazla, hem zekâtla buyurdu; o Tanrının katında beğenilmiştir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ailesine ve yakınlarına salatı ve zekâtı emrederdi. Ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.
Burada “salat” sözcüğünden kastedilen 31. ayette Hz. İsa’nın söyleminde olduğu gibi namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında durarak Hakkın ve haklının yanında yer almaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Kavmine namâz kılmak ve zekât virmeği emr idiyordı ve rabbinin rızasını kazanmış idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb’inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Halkına namazı ve zekâtı emrederdi ve rabbinin rızâsına ermişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Halkına namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ailesine namazı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından beğenilmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve hanedanına namaz ve zekât ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O) ailesine (ve ümmetine), namazı ve zekâtı emrederdi ve o, Rabbi nezdinde, kendisinden razı olunan birisiydi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salâtı ve zekâtı buyuruyordu¹. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
1- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi; ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmayı; benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi buyuruyordu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kavmine namaz (kılmayı), zekât (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızâya ermişdi o.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ehline (ve ümmetine) namazı ve zekâtı emrederdi; hem Rabbisinin katında rızâya mazhar olmuş bir kimse idi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ailesine ve yakınlarına (çevresine) namazı ve zekâtı emrederdi. Ve o, Rabbinin yanında (beğenilmiş) hoşnutluğa erişmişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ailesine namaz kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. O, Rabbinin razı olduğu bir kuldu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İbrahim ulusuna yalvarıya durmayı, zekat vermeyi buyurdu. Çalabının dileğini de elde etmişti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ehline ve kavmine namazı, zekâtı emrederdi, Rabbi indinde beğenilmişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ailesine/kavmine [ehlehu] namaz kılmayı ve arınmak için [zekât] vermeyi emrederdi/telkin ederdi. O, Rabbinin katında razı olunanlardan idi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Halkına, namazı ve zekâtı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunandı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Halkına namaz kılmayı, zekât vermeyi emrederdi ve Rabb’inin katında hoşnutluk makâmına ermiş bir kuldu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ailesine Namaz’ı ve Zekât’ı emrederdi. Rabbinin katında razı olunan biriydi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aile efradına namazı ve zekatı emrederdi. Rabb’inin beğenisini kazanmıştı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İsmail insanlara bilgiyle bilinçle Rabbin huzuruna durmayı, Rabbinin huzurunda kendisini hesaba çekmeyi, bütün kötülüklerden arınıp tertemiz olmayı emrederdi. Rabbi katında beğenilerek değer kazananlardandı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayrıca o, ailesine (halkına) [salât]ı (namazı) ve zekâtı emrederdi. [*] Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.
Bu ayet namaz, zekât vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O, halkına namaz kılmayı ve zekât vermeyi emrederdi ve o, Rabbinin rızasını kazanmış bir (kişi) idi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve halkına salâtı ve zekâtı emrederdi; ⁴⁰ ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.
40 Bu ifadeyle, muhtemeldir ki, Hz. İsmail’in salâtı ve zekâtı zorunlu ibadet biçimleri olarak ilk vaz‘eden peygamberlerden olduğu anlatılmak isteniyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin katında O’nun hoşnutluğunu kazanmış birisiydi. 6/86-87, 19/54, 37/100...112, 38/48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yakınlarına Allah dâvâsına destek vermeyi[²⁵¹²] ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.
[2512] Salât için iniş sürecinde ilk geçtiği 87:15’in ilgili notuna bkz. (Ayrıca krş: 2:3; 19:59; 20:14, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kavmine namaz kılmalarını ve zekat vermelerini emrederdi, Rabbinin katında rızaya ermişti.
Osman Fırat
swap_vert close
Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb’inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hanedanına namaz ile ve zekât ile emrederdi ve Rabbinin indinde rızaya nâil olmuştu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Halkına namazı ve zekâtı tavsiye ederdi. Rabbinin râzı olduğu biri idi. [20, 132; 66, 6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ehline namâz ve zekât ile emr iderdi. Ve rabbinin 'indinde mazhar-ı rızâ olmuşlardandı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ailesine namazı ve zekâtı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbinin katında da rızaya erişmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ailesine namazı/duayı, zekâtı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oldı ol buyurur ķavumına namāzı daħı zekātı daħı oldı çalabı’sı ķatında begenilmiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol buyururdı ehline namāzı, daḫı zekātı. Tañrı Ta‘ālā özinden rāżī idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O öz ümmətinə namaz qılmağı, zəkat verməyi əmr edirdi. O, Rəbbinin rizasını qazanmışdı. (İsmailin əməli Allah dərgahında bəyənilmişdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He enjoined upon his people worship and alms giving, and was acceptable in the sight of his Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.(2507)
2507 An acceptable sacrifice: see last note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَانَ
ve idi
يَاْمُرُ
emre-diyor
اَهْلَهُ
ailesine
بِالصَّلٰوةِ
salâtı
وَالزَّكٰوةِۖ
ve zekâtı
وَكَانَ
ve idi
عِنْدَ
katında
رَبِّه۪
Rabb-inin
مَرْضِياًّ
razı olunmuş
(O) Ailesine (ve ümmetine) salâtı (her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalışarak yaşamayı) ve (nefsin cimriliğinden kurtulmak için) zekâtı emrederdi. (O) Rabbinin katında da rızaya erişmiş biriydi.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَرْضِيّ
Edilgen fiil
ر ض و
Razı olunmuş