close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż kâle li-ebîhi yâ ebeti lime ta’budu mâ lâ yesme’u velâ yubsiru velâ yuġnî ‘anke şey-â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani o atasına ata demişti, ne diye taparsın duymaz, görmez, senden hiçbir şeyi gideremez şeylere?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İbrahim) Hani o zaman babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir fayda eriştiremeyen (ihtiyaç duyduğun herhangi bir şeyi temin edemeyen) nesnelere niye tapıyorsun?" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani O, bir zaman babasına dedi ki: “Ey babacığım! Duymaz, görmez, senden hiçbir şeyi gideremez şeylere niçin tapınıyorsun?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani babasına: “Babacığım, niçin hiçbir şey duymayan, hiçbir şey görmeyen, sana gelen bir kötülüğü engelleyemeyen şeylere tapıyorsun?” dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 21/52-67.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani o babasına şöyle demişti: "Ey babacığım! Duymayan, görmeyen ve senden bir şeyi gidermeyen şeylere niçin tapıyorsun?
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani babasına demişti: 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir vakit (İbrahim) babasına şöyle demişti: “- Ey babam! İşitmez, görmez ve sana hiç bir faydası olmaz şeylere niçin tapıyorsun?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hani babasına: “Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen sana hiçbir faydası dokunmayan şeylere neden ibadet ediyorsun?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani o babasına şöyle dedi: “Ey babacığım! Ne işiten, ne gören, ne de sana bir fayda sağlayan şeylere niçin tapıyorsun?”
Besim Atalay
swap_vert close
Hani babasına demişti ki: «Ey babam ! İşitmiyen, görmiyen, sana hiçbir kârı dokunmıyan bir nesneye niçin tapınıyorsun?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?” 
Bkz. 6/74, 43/26  
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün pederine: "Ey pederim bir şey işitmeyen bir şey görmeyen bir şeye yaramıyana niçün tapıyorsın?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir gün babasına şöyle demişti: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?
Edip Yüksel
swap_vert close
Babasına, "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye tapıyorsun," demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir vakıt babasına demişti: â babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, (İbrâhîm, putlara tapmakta olan babasını, İslâm dinine, îmâna davet etmek üzere, nazik bir üslûp ile) “Ey babacığım, hiçbir şey işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen şeylere niçin tapıyorsun?” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Babasına: “Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?” demişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir vakit o, babasına (şöyle) demişdi: «Ey babam, işitmez, görmez, sana hiç bir fâidesi olmaz şeylere neye tapıyorsun»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani babasına şöyle demişti: “Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir fayda vermeyen şeylere niçin tapıyorsun?”(1)
(1)Bakınız; (sahîfe 119, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani (İbrahim) bir zaman babasına (Azer’e) dedi ki: “Ey babacığım! Niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen nesnelere (varlıklara) kulluk ediyorsun? *
(*) Not: Aşağıdaki tefsir metninde de belirtildiği gibi bazılarına göre Âzer, Hz. İbrahim’in babasının lakabıdır, bazılarına göre atasının adıdır, bazılarına göre amcasının ismidir ve mecaz olarak amca ve dedeye de ‘’eb’’ denilir. Âzer, Eski Ahid’e göre Terah, Eusebius’a göre Aser (Athar) olarak geçer. İbn Aşür’e göre de Hz. İbrahim’in babasının ismi Terah’ tır, Azer ise, onun lakabıdır. Oğlu İbrahim’le birlikte Harran’a gelip yerleşmiş ve daha sonra orada ölmüştür. Ona Âzer lakabını Harran ehli vermiş olabilir. Bkz: (التحرير والتنوير) Tekvin -12. fasıldan da anlaşıldığına göre, babası hayatta iken Hz. İbrahim peygamber olmuştur. (الله اعلم). Hz. İbrahim’in kavmi ise, Irak’ta yaşayan Keldânîler idi. Yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin putlara taptıklarını görünce onları sert bir dille kınadı, putların tapılmaya lâyık olmadıklarını, Allah ile insanlar arasında vasıta olamayacaklarını hatta onlardan hiçbir fayda ve zararın gelemeyeceğini bildirdi. (Diy. Vakfı Meali Enam 74. Ayet Açıklaması) واختلف الذاهبون إلى ذلك فمنهم من قال : إن آزر لقب لأبيه عليه السلام، ومنهم من قال : اسم جده، ومنهم من قال : اسم عمه، والعم والجد يسميان أبا مجازا، (تفسير الألوسي) والذي يظهر لي أنَّه: أنّ (تارح) لُقِّب في بلد غربة بلقب (آزر) باسم البلد الذي جاء منه، ففي «معجم ياقوت» ـــ آزر ـــ بفتح الزاي وبالراء ـــ ناحية بين سوق الأهواز ورامهرمز. وفي الفصل الحادي عشر من سفر التكوين من التوراة أنّ بلد تارح أبي إبراهيم هو (أور الكَلْدَانيين). وفي «معجم ياقوت» (أور) ـــ بضم الهمزة وسكون الواو ـــ من أصقاع رامهرمز من خوزستان». ولعلّه هو أور الكلدانيين أو جزء منه أضيف إلى سكّانه. وفي سفر التكوين أنّ (تارح) خرج هو وابنه إبراهيم من بلده أور الكلدانيين قاصديْن أرض كنعان وأنهما مرّا في طريقهما ببلد (حَاران) وأقاما هناك ومات تارح في حَاران. فلعلّ أهل حاران دعَوه آزر لأنَّه جاء من صقع آزر. وفي الفصل الثاني عشر من سفر التكوين ما يدلّ على أنّ إبراهيم ـــ عليه السلام ـــ نُبِّىء في حاران في حياة أبيه. (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Babasına “Ey babacığım! Seni duymayan, seni görmeyen ve sana hiçbir şeyde faydası olmayan şeylere niçin kulluk yapıyorsun?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İbrahim bir gün babasına şunu demişti: "Ey babacığım! Sen işitmez, görmez, hiçbir işne yaramaz olanlara ne diye tapıp duruyorsun?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani babasına demişti: «— Babacığım! Neye işitmez, görmez, hiçbir şeyine yaramaz şeylere tapıyorsun.»
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o babasına: “Ey babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?” demişti.¹⁰
10 Krş. En’âm, 6/74; Enbiyâ, 21/51-56; Şuarâ, 26/70-77  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani (üvey) babasına demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden müstağni kılamayan şeylere niye tapıyorsun?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani İbrahim, putlara tapmakta olan babasına, “Babacığım!” demişti, “Hiçbir şey işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen şeylere niçin taparsın?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, babasına dedi ki: -“Babacığım! Niçin işitmez, görmez, sana bir şey sağlamaz şeylere kulluk ediyorsun?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İbrahim: " Canım babacığım! Ne diye hâlâ duymaz görmez, üstelik hiçbir işine yaramaz putlara hizmet edersin ki!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir gün babasına demişti ki; "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiç bir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani babasına demişti ki: “Ey babacığım! Duyamayan, göremeyen ve sana hiçbir yarar sağlayamayacak şeylere niçin tapıyorsun? [*]
Hz. İbrahim’in babasına yönelik tebliği konusunda benzer mesajlar: En‘âm 6:74-75; Enbiyâ 21:52-55; Şu‘arâ 26:70-77; Sâffât 37:85-87; Zuhruf 43:26-27.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir zamanlar (İbrahim) babasına:¹ “Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?” dedi.
1 İbrahim (a.s)’ın babasının adı, Âzer idi. Bk. (En’am: 74)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani o babasına “Ey babacığım!” demişti, “Ne işiten, ne gören ve ne de sana bir yarar sağlayabilen şeylere niçin tapınıyorsun?”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– O bir gün babasına şöyle demişti: Babacığım, duymayan görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayanlara niye kul oluyorsun? 6/74...85, 21/51-52, 26/69...103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o babasına “Ey Babacığım!” demişti, “Niçin işitmeyen, görmeyen ve senden hiçbir bir zararı def edemeyen şeylere kulluk ediyorsun?”[²⁵⁰¹]
[2501] Hz. İbrahim’in hitabındaki incelik ve nezakete dikkat. Hatanın sahibini hedefe koymak yerine hatayı hedefe koyuyor. Söylemini kötülük ile kötülüğü yapanı ayırma üzerine bina ediyor. Eğer sonuç alınacaksa, bu şekilde daha kolay alınacağını biliyor. Dahası sapana çamura düşmüş altın muamelesi yapmak gerektiğini öğretiyor. Aynı hassasiyetin aynı kıssa üzerinden yansıdığı bir yer için bkz: 37:93, not 36.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir gün o babasına: "Ey babacığım, nasıl oluyor da işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yarar sağlamayan nesnelere (putlara) tapıyorsun?
Osman Fırat
swap_vert close
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir vakit ki, babasına demişti: «Ey babacığım! Ne için işitmez, görmez ve seni hiçbir ihtiyaçtan kurtaramaz bir şeye taparsın?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Zamanı geldi, babasına: “Babacığım, dedi, niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bu putlara tapıyorsun? ” [21, 52-67] {KM, Mezmurlar 135, 15-18}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Babasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İbrâhîm pederine: "Ey Babam! İşitmez, görmez, senden bir zararı def'a kâdir olamaz şeylere ne içün 'ibâdet idersin?"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün babasına dedi ki “Ey babacığım! Dinlemeyen ve görmeyen bir şeye neden kulluk ediyorsun? O senin hiçbir ihtiyacını karşılamaz ki!
Şaban Piriş
swap_vert close
-Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani o babasına demişti ki: “Babacığım, işitmeyen, görmeyen, senin bir ihtiyacını gidermeyen şeylere niçin ibadet ediyorsun?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani, babasına demişti ki: "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiçbir yarar sağlamayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim eyitti atasına “iy atam! nişe ŧaparsın aña kim işitmez daħı görmez daħı aśśı degürmez saña nesene?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki eyitdi atasına: Yā atam niçün ṭaparsın işitmeyen, görmeyen kim‐seye? Daḫı saña hīç nesne aṣṣı eylemeyen nesne[ye].
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, bir zaman atasına belə demişdi: “Atacan! Nə üçün eşitməyən, görməyən və sənə heç bir fayda və zərər verə bilməyən bütlərə ibadət edirsən?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When he said unto his father: O my father! Why worshippest thou that which beareth not nor seeth, nor can in aught avail thee?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, he said to his father:(2493) "O my father! why worship that which heareth not and seeth not, and can profit thee nothing?
2493 The reference to Abraham here is in relation to his tender solicitude for his father, who had not received the light of Unity, and to whom Abraham wanted to be a guide and friend.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
hani
قَالَ
de- mişti
لِاَب۪يهِ
babasına
يَٓا
ey
اَبَتِ
baba- cığım
لِمَ
ni- çin
تَعْبُدُ
âbd oluyorsun
مَا
o şe-ye ki
لَا يَسْمَعُ
işitmiyor
وَلَا يُبْصِرُ
ve görmüyor
وَلَا يُغْن۪ي
ve fayda vermiyor
عَنْكَ
sana
شَيْـٔاً
bir şeyle
Hani o, babasına şöyle demişti: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana faydası olmayan bir şeye niçin âbd ol(up kulluk ed)iyorsun?"
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya