close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Faḣtelefe-l-ahzâbu min beynihim(s) feveylun lilleżîne keferû min meşhedi yevmin ‘azîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığaaykırılığa düştüler. Ulaşıp görecekleri büyük günün şiddetli azabı kafirlere.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ardından) İçlerinden (bazı) gruplar (va’ad edilen galibiyet ve ahiret günü hakkında) ihtilafa düştüler. Artık büyük güne (İslami Medeniyet-Mehdiyet devrimine ve ahiret gerçeğine) şahit olacaklarından dolayı, vay inkâr edenlere!.. (Ve perişan hallerine…)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekler bu şekilde ortada iken, Hıristiyan olduklarını iddia eden guruplar, yine de kendi aralarında, İsa'nın yaratılışıyla alakalı meselede çekişip duruyorlar. Öyleyse son yargı günü olan ahiretin gerçekleşeceği an, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin vay haline...
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ne var ki, ehl-i kitaptan, yahudiler ve hıristiyanlar Îsâ konusunda kendi aralarında farklı iddialar ileri sürdüler. Bu yüzden, büyük günde, kıyamette, herkesin delillerle, şâhitlerle hesaba çekilmesi sebebiyle, vay inkârda ısrar edenlerin, küfre saplanan ehl-i kitabın başına geleceklere!
Ahmet Varol
swap_vert close
Aralarından birtakım gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı inkâr edenlerin vay haline!
Ali Bulaç
swap_vert close
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkâr edenlere.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra fırkalar (Hristiyanlarla Yahudiler) kendi aralarında ihtilafa düştüler. Artık görülecek bir büyük günün (kıyametin) azabı, o küfredenlere olsun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ondan sonra o gruplar, kendi aralarında ihtilafa düştüler. Büyük bir günün görünümünden dolayı o kâfirlere yazıklar olsun!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zaman da vay o kâfirlerin haline!
Besim Atalay
swap_vert close
Bölükler ayrıldı aralarından, ulu günde hazır olacaklarından vaydır kâfirlere
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Çeşitli gruplara ayrılan insanlar, kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!
Aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, Yahudiler ile Hristiyanlar veya Hristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğu söylenmektedir. Hz. İsa’nın hak dini tebliğ ettiği insanlar, zamanla tevhid inancından saparak yüzlerce farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrılmışlardır. Öyle ki; yeryüzünde başka hiçbir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı mezheplere ayrılmamış ve din savaşlarına girmemiştir. Tevhid inancına sahip olanlarla beraberHıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi “İsa, Allah’ın oğlu olmakla üç Allah’tan üçüncüsüdür” demiş, kimileri de Mormonlar gibi “çok tanrıcılığı” kabul etmiş ve bu inanç sistemleri altında yüzlerce mezhebe bölünmüşlerdir. Yahudiler de kendi aralarında onlarca farklı mezhep oluşturmuşlar. Hıristiyanlık öncesi, İslâm sonrası ve Çağdaş dönem günümüz Yahudileri olarak onlarca farklı mezhebe ayrılmışlardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Yahûdîler ve nasârâ ihtilâf idiyorlar. Küfür idenlere ve yevm-i ’azîmdeki ictimâ’a inanmayanlara hayf!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.[345] Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!
Hıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi de “İsa, üçlü ilâh anlayışının üçüncü elemanı olan oğuldur” demektedirler.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne ulaşıldığında, vay o inkârcıların haline!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra guruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne şahit olunduğu zamanda vay o kâfirlerin haline!  
 Tefsirciler, aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, yahudiler ile hıristiyanlar veya hıristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğunu, bunlardan kiminin Hz. İsa’ya «Allah’ın oğlu», kiminin «Allah’ın kendisi», bir kısmının «üç uknûmdan biri», bazısının da «Allah’ın kulu ve resûlü» dediklerini, böylece ihtilafa düştüklerini belirtiyorlar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak kafirlerin vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler. O büyük (dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâfa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hâilesinden veyl o küfredenlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ne var ki (Îsâ hakkında) kendi aralarında ayrılığa düştüler. O büyük (dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra fırkalar kendi aralarında ihtilâf etdi. Artık görecekleri büyük bir günün çetin azâbı o kâfirlerindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra (yahudi ve hristiyan) topluluklar kendi aralarında ihtilâfa düştü. Artık büyük gün(ün dehşeti) görüldüğü vakit o inkâr edenlerin vay hâline!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hâl böyleyken (Kitab-ı Mukaddes’e bağlı olduklarını iddia eden) hizipler yine de aralarında (İsa’nın doğası hakkında) çekişip duruyorlar! Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman vay o inkâr etmiş olanların haline! *
(*) Müfessirler, âyette Hz. Îsâ hakkında ayrılığa düştükleri belirtilen grupların, yahudilerle hıristiyanlar veya Hıristiyanlık’taki farklı mezhep mensupları olduğunu söylemişlerdir. Yahudiler onun peygamber olduğunu bütünüyle reddederken, hıristiyanların büyük çoğunluğu onu “Allah’ın oğlu” olarak kabul etmiş; az bir kısmı ise “Allah’ın kulu ve resulü” olduğuna inanmıştır (bu ihtilâflar sonunda ortaya çıkan mezhepler hakkında bilgi için bk. İbn Âşûr, XVI, 106; Mehmet Aydın “Hristiyanlık”, DİA, XVII, 340-358). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 598-599) Yani Hz. İsa hakkındaki ilmi olmayan hissi yaklaşımların vardığı vahim sonlara ‘’İsa Allah’ın oğludur”diyen Nasturîleri, ‘’İsa Allah’ın kendisidir” diyen Mar-Yakubileri ve ‘’Allah üçün üçüncüsüdür” diyen Melkanîleri verebiliriz. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Aralarında ki bir topluluk (Meryem oğlu İsa nın doğumuyla ilgili) ihtilafa düştüler. O büyük günün şahitliğini inkâr edenlerin vay haline.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine bölüntüler İsa üzerine birbirlerine düştüler. O ulu günün varlığını tanımıyanların başlarına gelecek var.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fırkalar aralarında İsa hakkında ihtilâfa düştüler. Vay o kâfirlerin hâline ki o büyük güne hazır olacaklarını uzak görürler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat hizipler (İsa hakkında) kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık büyük bir gün bütün açıklığıyla gelip çattığında vay o kâfirlerin hâline!
Kadri Çelik
swap_vert close
İçlerinden (bir takım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü (kıyameti) görmekten dolayı, vay küfre sapanlara!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat İsa’nın hak dini tebliğ ettiği bu insanlar, zamanla tevhid inancından saparak farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrıldılar. Yahudiler İsa’yı tamamen inkâr ederken, Hıristiyanlar onun Allah’ın oğlu hatta tanrının kendisi olduğunu iddia ettiler. O hâlde, başlarına gelecek o Büyük Günden dolayı vay o kâfirlerin hâline! Şimdi hakîkati görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar ama;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların arasından Hızipler / Takımlar / Partiler ihtilaf etti. Çok büyük bir günün tanıklığından, inkâr etmiş olanlara yazıklar olsun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İsa konusunda farklı görüşler oluştu. Fakat, asıl o büyük seyirlik gününde inkarcılara çok yazık olacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu gerçekleri kabul etmeyenler aralarında ayrılığa düştüler. Allah hakkında, İsa hakkında, bildirilen gerçekler hakkında ileri geri konuştular. Kimi Allah’a oğul yakıştırdı. Kimi kendileri gibi yoktan var edilen insana ilahlık yakıştırdı. Kimi Allah ikidir, kimi üçtür dedi. Artık ihtilafa düşen, yalan yanlış yorumlar yapan, gerçeklere karşı kâfir olanları bana bırak. Onlar hesaba çağrıldıkları gün gerçeği bilecekler. İşte o gün! Rabbinden gelen gerçekleri görmezlikten gelen, doğruları çıkarlarına göre saptıranların vay haline!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Çeşitli) gruplar kendi aralarında (İsa hakkında) ayrılığa düştüler. Büyük günün şahitliği nedeniyle kâfir olanların vay hâllerine! [*]
Benzer mesaj: Zuhruf 43:65.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ne var ki (Yahûdî ve Hıristiyan) grupları kendi aralarında ayrılığa düştüler.¹ Vay o büyük günü görecek kâfirlerin haline!
1 Sonra Yahûdî ve Hıristiyanlar kendi aralarında anlaşmazlık çıkardılar. Hz. Îsâ için, kimi Allah’ın oğludur, kimi Allah’ın kendisidir, kimi yere indi sonra göğe çıktı, kimi üçün üçüncüsüdür, kimi de Allah’ın kulu ve Peygamberidir dediler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hal böyleyken [Kitâb-ı Mukaddes’e bağlı olduklarını iddia eden] hizipler yine de aralarında [İsa’nın doğası hakkında] çekişip duruyorlar! ²⁸ Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman ²⁹ vay hallerine hakkı inkar edenlerin!
28 Yani, ya Yahudilerin yaptığı gibi, bir peygamber olarak o’nu bütünüyle reddederek, ya da Hristiyanların yaptığı gibi o’nu tanrılaştırarak.29 Lafzen, “Büyük bir Gün’ün ortaya çıkmasından (meşhed) ötürü”; yani, Hesap Günü’nün.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Buna rağmen gruplar kendi aralarında ihtilafa düştüler, her şeyin şahitlendireleceği o büyük gün vay buna inanmayan kâfirlerin haline! 3/158, 6/128...130, 14/48-49, 18/49, 34/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Buna rağmen mezhepler kendi aralarında ayrılığa düştüler.[²⁴⁹⁴] O halde, büyük bir günün sorgusunda[²⁴⁹⁵] (yaşayacaklarından) dolayı, inkârda direnen o kimselerin vay hallerine!
[2494] Elçileri hem Yahudice aşağılamaya, hem de Hıristiyanca ilâhlaştırmaya bir red. Bu ibâre ayrıca, Hıristiyanların tek tanrıcılıktan çok tanrıcılığa, tevhidden teslise uzanan çizgide birbirinden çok farklı ve hatta birbirine aykırı mezheplere ayrılmasına da bir atıftır. İlgili kaynaklara göre Hıristiyanlık içi inanç guruplarının sayısı altı yüze kadar çıkar. [2495] Veya: “sorgu anı” ya da “sorgu mekânı” yahut “tanıklığından dolayı” (Râzî). Meşhed kalıbının üç anlama da gelebilen yapısına istinaden.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ne var ki bu uyarılara rağmen onlar kendi aralarında ayrılığa düştüler. (Kimi "Allah'ın oğlu", kimi "üçün üçüncüsü" dedi.) O dehşetli kıyamet gününde, o kafirlerin vay haline!
Osman Fırat
swap_vert close
Kendi aralarından hizipler, ayılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kâfilerin haline!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra fırkalar kendi aralarında ihtilâfa düştüler. Artık görülecek günün en şiddetli azabı, kâfir olan kimseler içindir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra onun hakkında birtakım gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o kâfirlerin başına geleceklere!
Bu gruplar Yahudilerle Hıristiyanlardır. Yahut Hıristiyanların Nesturîler, Yâkubîler ve Melkânîler şeklinde bölünmeleridir. Tarihi akış içinde Hıristiyanlık yüzlerce gruba bölünmüştür. Titiz bir tevhid inancına sahib olan Unitaire’lerin yanında, ekserî Hıristiyanların teslisi, hatta Mormonlar gibi bir grubun politeizm’i (çok tanrıcılığı) kabul ettiklerini de görürüz. Hülasa: “Yeryüzünde başka hiç bir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı inanç fırkalarına ve din savaşlarına girmemişlerdir.” [De Glasenapp, Les cinq grandes religions, Paris, Payot, 1954, s. 415)  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!
Çeşitli görüşteki insan toplulukları, Îsâ hakkında değişik inançlar beslediler. Kimi Îsâ'yı Allah'ın oğlu; kimi Allah ile beraber bir tanrı; kimi Allah'ı oluşturan üç elemandan biri kabul etti.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ümmetlerin fırkaları, aralarında ('Îsâ husûsunda) ihtilâf iylediler, kâfirlere o büyük günün (kıyâmet gününün) huzûr ve vurûdunda veyl!
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden farklı kesimler birbirlerine düştüler. Vay haline o büyük günde huzura çıkmayı göz ardı edenlerin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gruplar aralarında ayrılığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat çeşitli topluluklar onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. O büyük gün görüldüğünde, kâfirlerin başına gelecek var!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkârcıların haline!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes dartışdılar bölükler ya'nį naśr anılar yā cuḥūdlar aralarında. pes ķatı 'aźābdur anlara kim kāfir oldılar ḥāżır gelmeklıkden ol gün ulu ya'nį kıyāmet güni.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes çekişdiler aḥzāb ki Yehūdiler ve Naṣrānīlerdür, anlar ortasında. Vaykāfirlere ol ulu gün görmeginden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Xaçpərəstlərdən olan) firqələr (İsa Allahdır, yaxud Allahın oğludur və s. sözlər deyərək) öz aralarında anlaşılmazlığa düşdülər. Vay o böyük günü (qiyamət gününü) görəcək kafirlərin halına!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The sects among them differ: but woe unto the disbelievers from the meeting of an awful Day.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the sects differ among themselves: and woe to the unbelievers because of the (coming) Judgment(2489) of a Momentous Day!
2489 Judgement the word in the original is Mashhad , which implies many things: (1) the time or place where evidence is taken, as in a Court of Judgement; (2) the time or place where people are produced (to be judged); and (3) the occasion for such production for the taking of evidence. A very expressive phrase for the Day of Judgement.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاخْتَلَفَ
fakat ayrılığa düştü
الْاَحْزَابُ
gruplar
مِنْ بَيْنِهِمْۚ
kendi aralarından
فَوَيْلٌ
artık vay hâline
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
مِنْ مَشْهَدِ
şahid olunmasından
يَوْمٍ
bir güne
عَظ۪يمٍ
büyük
Fakat (birtakım) gruplar kendi aralarında (yine de) ayrılığa düştüler. Artık büyük bir gün (olan kıyamet)e şahid olunduğu zaman vay o kâfirlerin hâline!
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü
حِزْب
İsim
ح ز ب
Taraftar, topluluk, grup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَشْهَد
İsim
ش ه د
Şahid oluş
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam