close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Esmi’ bihim veebsir yevme ye/tûnenâ(s) lâkini-zzâlimûne-lyevme fî dalâlin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Neler duyacaklar, neler görecekler bize geldikleri gün; fakat zalimler, bugün, apaçık bir sapıklıkta.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bir bilseler) Bize gelecekleri (va’ad ettiklerimizin gerçekleşeceği) gün neler işitecekler, neler görecekler!.. (Şaşkınlığa ve perişanlığa düşecekler.) Ama bugün, o zalimler, açık bir sapkınlık içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bizim karşımıza çıkacakları gün, neler işitecekler, neler görecekler! Ama bugün yaratılışa aykırı hareket ederek yaşayanlar, apaçık bir sapıklık içindeler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim huzurumuza yargılanmaya gelecekleri gün ne dehşetli şeyler işitecekler, ne dehşetli şeyler görecekler. Fakat bugün zâlimler, müşrikler ilâhî kelâmı, doğru bilgileri tahrif edenler, tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bize geldikleri gün ne müthiş duyar, ne müthiş görürler! Ancak zalimler bugün açık bir sapıklık içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler, bugün açık bir sapıklık içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, çok iyi işitir ve çok iyi görürler. Fakat zalimler büyük bir sapıklık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, ne güzel işitecekler ve ne güzel görecekler! Fakat, haksızlık yapanlar o gün apaçık bir şaşkınlık içindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Bize geldikleri gün, neler işitecekler, neler göreceklerdir, zalimlere o gün açık sapkınlıktadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) apaçık sapıklık içindedirler.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara ismâ’ it, bizim huzûrumuza çıkacakları güni göster. Bugün zâlimler âşikâr dalâletdedirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bize geldikleri gün neler görüp neler işitecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, bizim huzurumuza çıkacakları gün öyle bir işitirler ve öyle bir görürler ki! Ne var ki o zalimler bugün tam bir sapkınlık için¬dedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyarlar ve ne iyi görürler (bir görsen)! Fakat o zalimler bugün açık bir sapıklık içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bize geldikleri gün onları dinle ve seyret! Zalimler, o gün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Neler işidecek neler görecekler onlar bize gelecekleri gün, lâkin o zalimler bugün açık dalâl içindeler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O kâfirlerin, hakka/hakikate karşı, manen kör ve sağır olduklarına aldırma, onlar hesap vermek üzere, manevi) huzurumuza geldikleri gün, hakkı öyle güzel işitecek, öyle güzel görecekler ki! Fakat o zâlimler bugün (dünyada, inatla) apaçık bir sapkınlık içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, onlara gerçekler işittirilir ve gösterilir. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir şaşkınlık içindeler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar bize gelecekleri gün neler işidecekler, neler görecekler! Fakat o zaalimler (buna rağmen) bugün (haalâ) apaçık sapıklık içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) bize gelecekleri gün neler işitecekler, neler görecekler! Fakat zâlimlerbugün (başlarına gelecek olanı düşünmeyerek) apaçık bir dalâlet içindedirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, bize gelecekleri gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) açık bir sapıklık içindedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları dinle, bize geldikleri gün onlara bak. (Meryem oğlu İsa hakkında Allah’a iftira edip) Haksızlık yapanlar bu gün apaçık sapıklık içinde olacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bize gelecekleri gün onların işitecekleri, görecekleri var! Ancak, kıyıcılar bugün yine de sapkınlık içindedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, bize geldikleri gün Hakkı ama ne işitecekler! Ne görecekler! Fakat zâlimler o gün aşikâr bir sapıklık içindedirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bize gelecekleri gün onlar ne güzel işitirler ne güzel görürler. Fakat zalimler o gün apaçık bir dalalet içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, ne kadar iyi işitecek, ne kadar da iyi görecekler! Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Huzurumuza geldikleri gün, gerçekleri öyle güzel işitecek, öyle güzel görecekler ki! Fakat bu zâlimler, bugün kulaklarını ve gözlerini hakîkate kapayarak apaçık sapıklıkta diretiyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bize gelecekleri gün, onları ne işitti ve gördü! Ama Zâlimler, o gün açık bir sapkınlık içindedir. 
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün bizim karşımıza gelirken gözleri ve kulakları öyle bir açılacak ki!... Ama İsa'ya saygısızlığa hâlâ devam ediliyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerçekler hakkında ihtilafa düşenlere, yalan yanlış iftirada bulunanlara, hesap günü gerçekler gösterilir. Artık onlar bütün gerçeği görmüşlerdir. Dünyada yaptıkları sapıklıkların farkına varırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Huzurumuza gelecekleri gün (gerçeği) nasıl da duyacak ve nasıl da görecekler! Fakat o zalimler, bugün apaçık bir şaşkınlıktadır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, Bizim huzurumuza gelince (başlarına gelecekleri) ne güzel işitir, ne de güzel görürler!¹ Fakat bugün o zâlimler, tam bir sapkınlık içerisindedirler.
1 Âyetin bu bölümü; meâllerde “...Bizim huzurumuza gelince neler işitir, neler görürler!” şeklinde tercüme edilmiştir. Ancak bu fiillerin “teaccüb fiilleri” olması sebebiyle, yukarıdaki tercüme daha uygundur. Esasen burada bir de bunlarla nezih bir istihza söz konusudur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bizim karşımıza çıkacakları o Gün, [gerçeği] nasıl da apaçık işitecek ve görecekler! Ne var ki, bu zalimler o gün artık aşikar bir biçimde bir kere yoldan çıkmış bulunacaklar:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bizim huzurumuza geldikleri o gün, her şeyi öyle bir işitecek ve öyle bir görecekler ama o gün bu yanlışta ısrar eden zalimler tam bir şaşkınlık içinde olacaklar. 18/49, 21/47, 69/18, 75/10...19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bize gelecekleri o günde bir güzel işitecek, bir güzel görecekler![²⁴⁹⁶] Fakat zalimler, o gün aşikâr bir biçimde yoldan sapmış bulunacaklar.
[2496] Görecekleri ve duyacakları karşısında şaşkına döneceklerini ifade eden taaccüb kalıbı. Bunu bir “tehdit” olarak anlamak da mümkündür. İbarenin “Onlara Bize gelecekleri o günü işittirmelisin ve göstermelisin” şeklinde de anlaşılabileceği ileri sürülmüşse de, bir sonraki âyet bunu zaten ifade eder (Bkz: Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Huzurumuza geldiklerinde onlar, neler işitecekler, neler görecekler! (Gerçeği görüp anlayıp diz üstü çökecekler, pişman olacaklar; Rablerinin noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu ve İsa'nın da ancak Onun kulu olduğunu itiraf edecekler.) Ne var ki o zalimler bu gün apaçık bir sapıklık içindedirler!
Osman Fırat
swap_vert close
Bize gelecekleri gün ne iyi işitip ne iyi görecekler!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bize gelecekleri gün neler işitecekler ve neler göreceklerdir. Fakat o zalimler bugün pek zahır bir sapıklık içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Neler işitecek, neler görecekler onlar, huzurumuza gelecekleri gün! Gerçeği pek güzel anlayacaklar o gün. Ama zalimler o gün tam bir şaşkınlık içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bize geldikleri gün ne güzel işitir, ne güzel görürler. Ama o zalimler, bugün apaçık sapıklık içindedirler!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler bizim huzûrumuza geldikleri günde fevkal'âde işidir ve görir olurlar. (Dünyâda hakkı görmez ve işitmezlerdi) Lâkin zâlimler âşikâr dalâletdedirler. (Görmeleri fâide virmez.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bize gelecekleri gün ne güzel işitecekler ve ne iyi göreceklerdir! Ama yanlışlar içindeki o kimseler bugün açık bir sapkınlık içindedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bize geldikleri gün, neler görüp işitecekler. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir fasıklık içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Huzurumuza getirildiklerinde neler işitecek, neler görecekler! Fakat bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bize gelecekleri gün neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler bugün, açık bir sapıklık içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[160b] ne gey işidür bunlar daħı ne gey görür bunlar bize gelesileri gün!" lįkin žālimler bugün azġunlıķ içindedür bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İşitdür anlara mevā‘idini, göster daḫı ol günüñ ‘iḳābını ki bizüm ḥażretümüzeduralar. Lākin ẓālimler ol günde ol günde bellü azġunluḳ içindedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Sən indi onların özlərini karlığa, korluğa vurmalarına baxma!) Onlar Bizim hüzurumuza gələcəkləri gün (qiyamət günü hər şeyi) elə yaxşı eşidəcək, elə yaxşı görəcəklər ki! Lakin zalımlar bu gün açıq-aşkar bir zəlalət içindədirlər (haqq yoldan aşkar azmışlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
See and hear them on the Day they come unto Us! Yet the evil doers are today in error manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
How plainly will they see and hear, the Day that they will appear before Us! but the unjust today are in error manifest!(2490)
2490 Cf. 50:20-35, and that whole passage, where the Resurrection is described. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَسْمِعْ
işitir
بِهِمْ
onlar
وَاَبْصِرْۙ
ve görür
يَوْمَ
o gü- nü ki
يَاْتُونَنَاۚ
Bize gelirler
لٰكِنِ
fakat
الظَّالِمُونَ
zalimler
الْيَوْمَ
bugün
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içindedirler
مُب۪ينٍ
apaçık
Onlar, Bize geldikleri o (kıyamet) gün(ü hakikati) işitirler ve görürler; fakat o zalimler bugün apaçık bir dalâlet içindedirler.
اَسْمَعَ
Fiil-IV
س م ع
İşittirdi, duyurdu
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan