close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alenî mubâraken eynemâ kuntu veevsânî bi-ssalâti ve-zzekâti mâ dumtu hayyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Nerede olursam olayım kutlamıştır beni ve diri oldukça namaz kılmamı, zekat vermemi emretmiştir bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Nerede olursam (olayım, Rabbim) beni kutlu mübarek kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekâtı vasiyet (emr)etti." (Böylece ibadet ve istikamet disiplini altına aldı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve nerede olursam olayım, hayırlı kılmıştır beni, yaşadığım sürece bana namaz kılmayı, zekat vermeyi de emretti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Nerede olursam olayım, beni, hayırlı bilgileri öğreten kullarına faydalı biri haline getirdi. Yaşadığım müddetçe bana namaz kılmayı, kıldırmayı, imamlık etmeyi, vicdanı, serveti ve sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekât vermeyi, zekâtı tahsil etmeyi ve gerekli yerlere harcamayı emretti.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Her nerede olursam (olayım) beni mübarek kıldı. Bana yaşadığım sürece namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Beni, her nerede olsam mübarek (hayır öğreten) kıldı ve hayatta bulunduğum müddet, bana, namazı ve zekâtı emretti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve nerede olursam beni bereket ve rahmetine mazhar kıldı. Sağ olduğum müddetçe bana namaz ve zekâtı emretti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Nerede olursam olayım O, beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.”
Besim Atalay
swap_vert close
Nerde olursam beni kutlu eyledi, yaşadıkça, hem namazla, hem zekâtla buyurdu !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Nerede olursam olayım beni insanlara faydalı kıldı ve bana yaşadığım sürece salatı ve zekâtı öğütledi.”
Burada “salat” sözcüğünden kastedilen namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak Haktan yana yer almaktır.Yani şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi, yaratılış safiyetini koruyarak bütün kötülüklerden uzak durmayı, kötülüğün yayılmaması için mücadele vermeyi, ruhen, kalben, manen ve ahlaken temiz kalmayı öğütledi.  
Cemil Said
swap_vert close
Ben nerede bulunur isem orada bereket olacakdır, yaşadığım müddetce namâz kılmağı ve zekât virmeği bana tenbîh itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
30,31,32,33. Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
31-32. Nerede olursam olayım, o beni kutlu ve bereketli kıldı; yaşadığım sürece bana namazı, zekâtı ve anneme saygılı olmayı emretti; beni zorba ve isyankâr yapmadı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Nerede bulunursam bulunayım beni kutlu kıldı. Yaşadığım sürece bana namazı ve zekatı ve "
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekât tavsıye buyurdu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nerede olursam olayım (Allah) beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namazı (kılmamı) ve (ümmetime) zekâtı (tebliğ etmemi) emir buyurdu.
Zekât vermek Peygamberlere bi’l-icmâ farz değildir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve beni bulunduğum her yerde mübarek¹ kıldı. Ve yaşadığım sürece bana salâtı² ve zekâtı³ tavsiye etti.⁴
1- Kutlu. 2- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek; ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak. 3- Benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi. 4- Hükme bağladı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Beni her nerede olursam mübarek kıldı. Bana, hayatda bulunduğum müddetçe namaz (kılmam) ı, zekât (vermem) i emretdi».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hem nerede olsam beni mübârek kıldı(1); hayat sâhibi olduğum müddetçe de bana namazı ve zekâtı emretti.”
(1)Bir rivâyette denilmiştir ki: Hz. Meryem, oğlu Îsâ (as)’ı kâtiblere yazı öğrenmesi için dövmemeleri şartıyla teslîm etti. Derken hocası ona: “Yaz!” dedi. “Neyi yazayım?” deyince de: “Ebced yaz!” dedi. Bunun üzerine Hz. Îsâ (as) başını kaldırarak: “Ebced’in ne demek olduğunu bilir misiniz?” dedi. Hocası kızarak dövmek üzere çubuğuna uzanınca: “Beni dövme! Bilmiyorsan bana sor, öğreteyim. Elif, Âlâüllah (Allah’ın ni‘metleri); Be, Bahâüllah (Allah’ın kadr u kıymeti); Cim, Cemâlüllah; Dal da Edâüllah(Allah’ın hakkını yerine getirmek)dir.” dedi. (Râzî, c. 11/21, 215)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve her nerede bulunursam bulunayım, beni insanların faydalanması adına hayır ve bereket sebebi yapmış ve hayatta kaldığım sürece bana namaz kılıp (fakir, yoksul ve muhtaçlara) zekât vermeyi (ve bunları insanlara da söylememi) emretmiştir.*
(*)… Bu âyeti bir üsteki âyetin sonucu olarak okumak gerekir. Allah’ın ilkeleri olan kitaptan haberdar olarak yaşamak, anı ve zamanı bereketlendirecektir. Bu âyette mekânın bereketinden bahsedilirken Kâdir sûresinde bir ayın bin aya dönüşmesinden bahsedilerek zamanın bereketine örnek verilmiştir… İsa “Yaşadığım hayatta kaldığım sürece”demekle, ölümlü olduğunu ve bu nedenle tanrı olamayacağına işaret etmiştir. Kendisi ölümlü olan varlığa tapınılamaz ve o varlık Allah’ın oğlu olamaz. Allah’a karşı yöneliş arınmayı getirir. Yöneliş ve arınma somut olarak namaz kılmak ve zekâtı vermekle tebellür eder. Kendisi yönelme ve arınmaya muhtaç ve yükümlü kılınana tapınılamaz. “Hayatta kaldığım sürece” ifadesi bundan öncesini değil bundan sonrasını kapsayan bir vaad gibidir. Kulluk çocukluk döneminden sonra başlar, bir ömür devam eder. Eğer bu konuşmayı bebekken yapsa idi kendisinin bebeklik halinde iken bedenî bir ibadet olan namaz ve malî bir ibadet olan zekâtla mükellef kılınmış olduğunu beyan etmiş olurdu ki bu bir bebeğin yapamayacağı bir ibadettir. Aynı zamanda kundakta olan bir bebeğin çalışıp para kazanması akıl ve mantık dışı olduğundan malî bir ibadet olan zekât ile mükellef olması da düşünülemez. Bebek, namaz ve zekâtın temel manası olan yöneliş ve arınmadan da muaftır. Eğer âyette hayatta olduğum süre içinde yerine, erişkinliğe kavuşunca veya ilerde, büyüdüğümde, gelecekte şeklinde bir giriş cümlesi olsa idi bebek İsa’nın konuşmasından bahsedebilirdik. Âyetteki vasiyet etti ifadesi, yapılması istenilen şey demektir. Allah’ın isteği; emri şeklinde anlaşılmaktadır. (Meryem Sûresi - Kurandan Hayata) Ayrıca bu ayette göre Hz. İsa hayatta olduğu sürece namaz kılacak ve zekât verecektir...”Peki Hz.İsa henüz ölmemiş ve ahır zamanda ortaya cıkıp Deccali öldürecek diye iddia edenlerin görüşlerinden hareketle İsa şu an hayatta (ve gökte) ise, zekâtını kime veriyor, haşa meleklere mi veriyor? Demek ki, İsa kendi eceliyle vefat etmiş ve bir daha dünyaya gelmesi de söz kunusu değildir. İlgili rivayetlerin tümü de uydurmadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Her nerede olursam olayım beni, verdiği bereketiyle şereflendirdi. Yaşadığım sürece, bana namaz kılmayı ve zekât vermeyi tavsiye etti.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nerede olursam olayım, Allah beni kutlu kıldı. Sağ kaldıkça da yalvarıya durmayı, zekat vermeyi buyurdu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
30, 33. İsa söze başlayıp dedi ki «— Ben Tanrı/nın kuluyum. Bana kitap verdi, beni peygamber kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe bana namazı, zekâtı emretti. Beni valideme şefkatli ve iyilik edici kıldı, beni kendine karşı serkeş, bedbaht kılmadı. Doğduğum gün, öldüğüm gün diri olarak kalkacağım gün Allah tarafından bana selâm olsun.»
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Nerede olursam olayım O beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum sürece namazı ve arınmak için vermeyi [zekât] bana tavsiye etti.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekâtı vasiyet (emr) etti.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Her nerede olursam olayım, beni kutlu ve bereketli kıldı ve yaşadığım sürece namaz kılmamı, zekât vermemi emretti bana.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Hayat sürdüğüm sürece bana Namaz’ı ve Zekât’ı tavsiye etti / kesin emretti”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
nerede olursam olayım beni hayırlara vesile kıldı. Hayatta olduğum sürece bana, namazı ve zekatı önerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Görmüyor musunuz? Rabbim doğru yolunu göstererek beni yüceltti. İnsanlara yararlı olan şeyleri öğreten, doğru yolu gösteren biri yaptı. Rabbim bilgisiz, bilinçsiz davranmamayı, her zaman bilgiyle, bilinçle hareket etmemi, huzuruna varıp sürekli kendimi ölçüp biçmemi öğretti. Ben her zaman onun huzuruna durur kendimi hesaba çekerim. Her türlü kötülükten kendimi arındırır, bütün varlığımı insanlarla paylaşırım. Kendim için hiçbir şey istemem. Her şeyimi Rabbim için veririm. Rabbimin bana öğrettiği yol budur. Ben çıkarcı, bencil, sürekli dünyalık biriktiren, kötülük yapan biri değilim."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Beni bulunduğum her yerde bereketli kıldı. Yaşadığım sürece [salât]ı (namazı) ve zekâtı bana emretti. [*]
Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Nerede olursam (olayım) O (Allah), beni mübârek kıldı ve yaşadığım müddetçe de namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.”
Muhammed Esed
swap_vert close
ve nerede bulunursam bulunayım beni kutlu ve erdemli kıldı; yaşadığım sürece bana salâtı, arınmak için vermeyi emretti;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Beni bulunduğum her konumda kutlu kıldı ve bana namazı ve zekâtı emretti. 3/33...47, 19/17...34, 7/156, 30/39, 63/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
nerede bulunursam bulunayım beni kutlu kıldı; ve bana hayatta olduğum sürece ibadeti diriltmeyi[²⁴⁸⁸] ve arınmak için verilmesi gerekeni vermeyi emretti;
[2488] Salât için ilk geçtiği 87:15’in ilgili notlarına ve ayrıca 5:12; 19:59; 20:14’ün notlarına bkz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nerede olursam olayım, Rabbim beni mübarek kıldı ve yaşadığım süre, namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.
Osman Fırat
swap_vert close
"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı tavsiye etti. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve beni nerede olsam mübarek kıldı ve bana berhayat olduğum müddetçe namaz ile ve zekât, ile emretti.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Nerede olursam olayım beni kutlu, mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe bana namazı ve zekâtı farz kıldı. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Beni bulunduğum her yerde yararlı kıldı. Sağ olduğum sürece bana namaz kılmayı, zekat vermeyi emretti!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Nerede olur isem olayım mübârek kıldı ve hayâtda oldukca bana namâz ve zekât ile emr itdi."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nerede olursam olayım, beni bereketli kılacaktır. Hayatta olduğum sürece bana namaz ve zekat görevi yükleyecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nerede olursam olayım beni bereketlendirdi ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bulunduğum her yerde beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı öğütledi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Beni, bulunduğum her yerde kutsal ve bereketli kıldı. Yaşadığım sürece bana namazı/duayı, zekâtı önerdi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı eyledi beni ķutlu ķanda kim oldum. daħı buyurdı baña namāzı daħı zekātı hemįşe kim oldum diri.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı beni ḳıdemlü ḳıldı her ḳanda olsam. Daḫı baña vaṣiyyet eyledinamāzı ve zekātı, daḫı diri olduġumca.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, harada oluramsa olum, məni mübarək (həmişə hamıya xeyir verən, dini hökmləri öyrədən) etdi və mənə diri olduqca namaz qılıb zəkat verməyi tövsiyə buyurdu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And hath made me blessed wheresoever I may be, and hath enjoined upon me prayer and alms giving so long as I remain alive,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And He hath made me blessed wheresoever I be, and hath enjoined on me Prayer and Charity as long as I live;(2483)
2483 There is a parallelism throughout the accounts of Jesus and Yahya, with some variations. Both the parallelisms and the variations are interesting. For instance Jesus declares at the very outset that he is a servant of Allah, thus negativing the false notion that he was Allah or the son of Allah, The greatness of Yahya is described in 19:12-13 in terms that are not applied to Jesus, but the verses 19:14-15 as applied to Yahya are in almost identical terms with those applied to Jesus here (19:32-33). Devotion in Prayer and Charity is a good description of the Church of Christ at its best, and pity, purity, and devotion in Yahya are a good description of the ways leading to Prayer and Charity, just as John led to Jesus.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلَن۪ي
ve beni kıldı
مُبَارَكاً
mübarek
اَيْنَ مَا
her nerede
كُنْتُۖ
olsam
وَاَوْصَان۪ي
ve bana emretti
بِالصَّلٰوةِ
salâtı
وَالزَّكٰوةِ
ve zekâtı
مَا دُمْتُ
olduğum müddetçe
حَياًّۖ
hayatta
"Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Yaşadığım sürece bana salâtı (her anda O'nun huzurunda durmaya çalışarak yaşamayı) ve (nefsimin cimriliğinden kurtulmak için) zekâtı emretti."
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مُبَارَك
Edilgen fiil-III
ب ر ك
Mübarek kılınan
اَيْن
Edat + Soru eki
اَيْن
Nerede, neresi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَوْصَى
Fiil-IV
و ص ي
Tavsiye etti, vasiyet etti, emretti
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دَامَ
Fiil-I
د و م
Devam etti, bulunduğu müddetçe
حَيّ
İsim
ح ي ي
Hayy (Allah'ın esması, ismidir. Diri, her şeyin kendisiyle diri olduğu zat demektir), diri, hayatta, canlı