close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feecâehâ-lmeḣâdu ilâ ciż’i-nnaḣleti kâlet yâ leytenî mittu kable hâżâ vekuntu nesyen mensiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken doğum sancısı, onu bir hurma ağacının dibine sevketti de keşke dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalını (tutmaya) sürüklemişti. "(İnsanların bana inanmayıp, zina isnatlarıyla karşılaşacağıma) Keşke bundan önce ölüverseydim de, (hafızalardan kökten silinip) unutulup gitseydim" diye (dövünüvermişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken doğum sancısı, O'nu bir hurma ağacına dayanmaya sürükledi de o zaman: “Keşke bu durum başıma gelmeden önce ölseydim de, unutulup gitseydim!” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğum sancısı, onu bir hurma ağacına dayanıp tutunmaya zorladı. “Keşke bundan önce ölseydim de hatırda kalmayan değersiz şeyler gibi unutulup gitseydim.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu hurma dalı(nın altı)na getirdi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölmüş ve unutulup gitmiş olsaydım."
Ali Bulaç
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: 'Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutulsaydım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya götürdü: “- Ah nolaydım! Bundan önce öleydim de unutulmuş gitmiş olaydım.” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Doğum sancıları, onu bir hurma dalının yanına getirdi. “Keşke, daha önce ölseydim ve hepten unutulmuş olsaydım.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya sevketti. “Âh, keşke” dedi; “Bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Doğum ağrıları gelince ona, dayanarak bir ağacın kütüğüne, dedi ki: «Bundan önce öleyim de, büsbütün unutulup gideydim !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke, daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Bir hurma ağacının altında oturır iken ağrıları tutdı "Allâh istese idi de doğurmazdan evvel ölmüş ve ebediyyen unutulmuş olsaydım" [1] diyu bağırdı.
[1] Ya’ni ta’na uğramıya idim.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeğe mecbur etti. "Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.[341]
Hz.Meryem’in çektiği doğum sancıları onun her kadın gibi doğurduğunu, İsa’nın ilâh olmadığını, onun her insan gibi bir kadından doğduğunu gösteriyor.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine getirdi. Meryem, “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. «Keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!»
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma dalına kadar sürükledi. "Keşke bundan önce ölseydim, unutulsaydım," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım
Emrah Demiryent
swap_vert close
Doğum sancısı onu (kuru) bir hurma ağacına (dayanmaya) sevk etti. (Kendi kendine) ““Keşke bundan önce ölmüş ve unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” dedi.¹
1- Bu sözler, doğum sancısı nedeniyle söylenmiş sözler değil, hamileliğinin izahını nasıl yapacağını bilememenin verdiği sıkıntıyı ve üzüntüyü ifade eden sözlerdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmıya) sevk etdi. «Keşki, dedi, bundan evvel öleydim, unutulub gideydim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet doğum sancısı onu (kuru) bir hurma ağacının dibine gitmeye mecbûr etti.(Utancından:) “Keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.(3)
(3)“Birinci düsturunuz: Amelinizde rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabûl etse, bütün halk reddetse te’sîri yok. O râzı olduktan ve kabûl ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktizâ ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız hâlde, halklara da kabûl ettirir, onları da râzı eder. Onun için bu hizmette doğrudan doğruya yalnız Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını esas maksad yapmak gerektir.” (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 167)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken, doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı. (Evlenmeden çocuk sahibi olmayı insanlara nasıl anlatacağının endişeleri içinde) “Keşke dedi, bundan önce öleydim de adı sanı unutulup gitmiş biri olaydım!”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğum sancısı Meryem’i bir hurma ağacının yanına getirdi. “Yazıklar olsun bana, keşke bu duruma düşmeden önce ölseydim. Öldükten bir müddet sonra unutulur giderdim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık doğum sancıları başlamış, onu bir hurma ağacının gövdesine dayanma zorunda bırakmıştı. Meryem dedi: "Ne olurdu, daha önce ölseydim de bu günleri görmeseydim!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Doğurma sancısı onu bir hurma ağacı kütüğüne dayanmaya mecbur etti [⁷], «— Keşke bundan evvel ölseydim de büsbütün unutulmuş olsaydım!» dedi [⁸].
[7] Oraya da gizlenip doğurmak için.[8] Âdet i beşer üzere hayasından.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Doğum sancıları onu bir hurma ağacının altına sürükledi ve “Keşke bundan önce ölüp gitmiş ve unutulmuş biri olsaydım” diye sızlandı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup hafızalardan silinmiş olsaydım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, doğum sancısı onu küçük bir hurma ağacının altına götürdü. Duyduğu acıdan dolayı, sırtını ağaca yasladı. Anlatacağı şeylere hiç kimsenin inanmayacağını düşünerek kendi kendine, “Keşke bu hâle düşmeden önce ölseydim de, unutulup gitmiş olsaydım!” diye yakındı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğum Sancıları onu Hurma’nın kütüğüne doğru götürdü. “Ah keşke bundan önce öleydim de unutulup gideydim!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Doğum sancısıyla kıvranırken bir hurma kütüğüne tutundu. Meryem: " Keşke daha önce ölsem de unutulup gitse idim. " diye sızlandı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Doğum sancısı Meryem’i bir hurma dalının altına getirdi. Meryem dinlenmek için oturduğu hurma ağacına yaslanarak, ağacın dallarını kendine gölgelik yaptı. İçinden; "Keşke, bundan önce ölseydim, insanlar nezdinde unutulup gitseydim!" dedi. Doğumdan sonra kucağında çocukla insanlar arasına nasıl çıkacaktı? İnsanlar ne diyecekti? Bin türlü düşünce kafasında dolaşıyor, endişeler kalbini sıkıştırıyordu. Üstelik ilk defa doğumla karşı karşıyaydı ve tek başınaydı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Zamanı geldiğinde) doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine yaslanmaya zorlamıştı da “Ah, keşke bundan önce ölseydim ve unutulup gitseydim!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonunda) doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeye mecbur etti. (Orada): “keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sürükledi[ği ¹⁷ zaman]: “Keşke bu durum başıma gelmeden önce ölseydim de unutulup giden biri olsaydım!” diye yakındı.
17 Yani, acıya karşı bir destek bulmak üzere, hurma ağacına tutunmak zorunda bıraktığında. Böylece, bu doğumun da, diğer bütün doğumlarda olduğu gibi, ciddî doğum sancılarıyla birlikte normal ve tabii doğum şartları içinde gerçekleştiğine dikkat çekiliyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine kadar sürüklediğinde: Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gidenlerden olsaydım, diye sızlandı. 3/33...47, 19/17...34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve doğum sancısı (tutunacak bir dal arayan Meryem’i) hurma ağacının gövdesine doğru sürüklerken diyordu ki: “Ah n’olaydım, keşke bundan önce öleydim de unutulup gidenlerden olaydım!”[²⁴⁸⁰]
[2480] Bu âyet, özellikle Hz. Meryem’i insanüstüleştirmeye karşı alınmış bir tedbir gibidir. Onun da her kadın gibi çocuğunu doğal bir biçimde sancılı bir doğumla dünyaya getirdiği dile getirilmektedir. Bu vurgu, kilisenin çok sonraları Meryem’i beşerî kimliğinden soyutlayıp teslise dördüncü bir unsur olarak ekleyen tavrına zımnî bir cevap olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Doğum sancıları onu, bir hurma ağacma dayanma zorunda bıraktı. "Keşke bundan önce ölüp gitseydim de, bu duruma düşmeseydim!.." diyerek sızlanmaya başlayınca,
Osman Fırat
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken ona doğum hareketi gelerek kendisini bir hurma ağacının altına gitmeğe muztar kıldı, dedi ki: «Ne olurdu bana, bundan evvel ölmüş olsaydım ve unutulup terkedilmiş bulunsa idim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı. “Ay! ” dedi, “n'olaydım, keşke bu iş başıma gelmeden öleydim, adı sanı unutulup gitmiş biri olaydım! ”
Bu sancılar Hz. Meryem’in diğer anneler gibi doğurduğunu, İsa (a.s.)’ın herhangi bir çocuk gibi dünyaya geldiğini gösteriyor. Hz. Îsa’nın insanlardan uzak bir yerde doğduğu anlaşılıyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğum sancısı onu, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi. "Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaz'-ı haml sancısı onı kurı bir hurma ağacına dayanmağa mecbûr itdi ve kendi kendine: "Kâşki bundan evvel ölüb gide idim. Şimdi herkes tarafından unudulmuş olurdum" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra doğum sancıları onu, hurma ağacına doğru sürükledi. “Keşke daha önce ölseydim de unutulup gitseydim!” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Doğum sancısı onu bir hurma dalına getirdi. -Keşke, dedi Bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken doğum sancısı geldi, onu bir hurma dalına tutunmaya zorladı.”Ne olurdu, bundan önce ölüp de unutulup gitseydim” diyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet doğum sancısı onu, bir hurma ağacının kütüğüne götürdü. "Ah dedi, keşke daha önce ölseydim, keşke unutulup gitseydim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes getürdi meryem’i oġlan doġurmaķ aġrısı ħurma aġacı öz degi dapa. eyitti meryem “iy keşki ben ölmiş missem bundan ilerü daħı olmışmıssam bıraġılmış unıdılmış!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes oġlan doġurmak aġrısı dutdı Meryemi, budaḳsuz ḫurmā aġacı dibinde.Eyitdi: Kāşki ben bundan burun öle‐y‐düm unudulmışlardan ola‐y‐dum.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Doğuş sancısı onu bir xurma ağacının gövdəsinə söykənməyə məcbur etdi. (Məryəm uşaq anadan olandan sonra atası bilinmədiyi üçün cahil insanların dedi-qodusuna səbəb olacağından əndişəyə düşüb) dedi: “Kaş ki, mən bundan əvvəl ölüb qurtaraydım və ya tamamilə unudulub getmiş olaydım!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the pangs of childbirth drove her unto the trunk of the palm tree. She said: Oh, would that I had died ere this and had become a thing of naught, forgotten!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the pains of childbirth drove her to the trunk of a palm-tree: She cried (in her anguish): "Ah! would that I had died before this! would that I had been a thing forgotten and out of sight!"(2476)
2476 She was but human, and suffered the pangs of an expectant mother, with no one to attend to her. The circumstances being peculiar, she had gotten far away from her people.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَجَٓاءَهَا
nihayet onu git- meye mecbur etti
الْمَخَاضُ
doğum sancısı
اِلٰى جِذْعِ
parçasına
النَّخْلَةِۚ
hurma ağacının
قَالَتْ
dedi
يَا لَيْتَن۪ي
keşke ben
مِتُّ
ölsey- dim
قَبْلَ
önce
هٰذَا
bundan
وَكُنْتُ
ve olsaydım
نَسْياً مَنْسِياًّ
unutulup gitmiş
Nihayet doğum sancısı onu (kurumuş) bir hurma ağacının parçasına (dayanmaya) sevk etti. (Endişeli ve ne yapacağını bilemez bir hâlde) Dedi ki: "Keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!"
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مَخَاض
İsim
م خ ض
Doğum sancısı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
جِذْع
İsim
ج ذ ع
Parçası
نَخْلَة
İsim
ن خ ل
Hurma ağacı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
لَيْت
Zamir
لَيْت
Keşke
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَسْي
İsim
ن س ي
Unutulmuş, değersiz olan