BU KİTAPTA[²⁴⁷⁴] Meryem’i[²⁴⁷⁵] de gündeme taşı![²⁴⁷⁶] Hani o ailesinden ayrılarak doğu yönünde bir yere çekilmişti.
[2474] el-Kitab, “bir şeyi bir başka şeyde toplamak, bir araya getirmek” anlamına gelir (Mekayîs). “Yararlı bir anlam ve amaç için parçaları bir araya getirmek” şeklinde de tanımlanmıştır. Mesela bir alanda eğitilmiş bir birime ketîbe denilir. Buna timde yer alan komutan ve askerler dahil olduğu gibi timin kullanacağı araçlar ve silahlar da dahildir. Mesela Nebe’ 29’da “tasnif” anlamında kullanılır. Belli bir konu etrafında toparlanmış metinlere ya da farklı konuların kendisinde toplandığı kümelere de kitab adı verilir. Buna göre Kur’an’daki ahkâm âyetleri, kıssalar, kıyamet âyetleri birer kitap olarak nitelendirilebilir ki, “içerisinde (önceki) kitapların ölmez yitmez (değerleri) bulunur” (98:3) âyetiyle kastedilen de budur. Bütün bu açıklamaların ışığında “bu kitapta” (fi’l-kitâb) ifadesi, “kıssalardan oluşan bu demet içerisinde” şeklinde anlaşılır.
[2475] Kur’an’da övgüyle anlatılan başka hiçbir kadın adıyla anılmaz. Çünkü Arap kültüründe saygın makamlarda cariye dışında hür ve saygın kadınlar adlarıyla anılmazdı. Kur’an hem ona ve oğluna yapılan iftirayı red, hem de Roma’nın erkek egemen kültürüne bir cevap olsun için Hz. Meryem’i adıyla anar. Belki de Allah Rasûlü’nün Hz. Meryem hakkındaki büyük övgü ve iltifatları, onun ismiyle anılmasının yukarıdaki arka plandan beslenen Arap tasavvurunda uyandırması muhtemel olumsuz imajı izale etmeyi amaçlıyordu.
[2476] Lafzen: “an”. Bu anma emri, hiç şüphe yok ki gündeme taşıma amacına yönelik bir emirdir. Hem kendi gündemine, hem ilk muhatapların gündemine, hem de tüm zaman ve zeminlerdeki muhatapların gündemine. Zira gündeme taşınması istenen şahsiyet tarihî bir figür değil, tüm zamanlarda geçerli değerler olan iffet ve adanışın sembolüdür. Özünde taşınması emredilen Meryem’in şahsı değil şahsiyetidir.