(Bunun içindir ki) doğduğu gün (dünyaya geldiği zaman) selam (esenlik) hep onun üzerindeydi ve (yine o zaman şöyle dedik) öleceği gün, dirilip kalkacağı gün, yine O’nun üzerine (selam) olacaktır.
(*) Selam; barış, huzur, esenlik, saadet, af, mağfiret mânalarını kapsar. (bkz: Kadr:5, Furkân: 75) Not: Yüce Allah’ın bu selamı/esenliği, bu ayetin indiği gün değil, Hz. Yahya’nın dünyaya geldiği zaman ona verilmiştir. Bu ayet sadece o günün durumunu hikâye ediyor. Bu nedenle ayetin içinde zımnen (yine o zaman şöyle dedik) ifadesi uygundur. Ayrıca çocuklarımızı Hz. Zekeriyya’nın yetiştirdiği gibi yetiştirmek için yapmamız gerekenleri yüce Allah Hz. Yahya’nın dokuz vasfını sıralayarak öğretmektedir. Kitaba sımsıkı sarılarak ilkeli olmak ve çocuğun aşırı isteklerine karşı bu ilkelerden taviz vermemek çocuğun da ilkeli, kurallı ve plânlı olmasına vesile olacaktır. Evladın çocuksu davranışlarına hikmetle yaklaşmak; ani, duygusal tepkiler vermemek, hayatı hikmetle okumanın değerini kendi üzerinizden öğretecektir. Çocuğun fıtratına nakşedilen iyiliği ve sevgiyi dışına yansıtmasına fırsat verme, ahlâksızlıklara karşı çocuğu koruma, mevcut kötülüklerden arınmasına yardımcı olma, çocuğa sorumluluk verme, iyi davranarak ana-babaya iyilik etmesinde örneklik teşkil etme, zorlukları zorbalıkla değil sulh ve selametle çözme, âsi olmanın kendini ifade ediş olarak değil kişiliksizliğin tezahürü olduğunu öğretmede öncü ve yardımcı olmak gerekir. Bunları yapabilirsek çocuğumuz sulh için çalışan bir barış adamına dönüşecek; doğduğu, öleceği ve diriltileceği gün de esenlik içinde olacaktır. (Kurandan Hayata) Bu ayetlerde Hz. Yahya’nın yedi erdemi sıralanmıştır. 1. Hikmet sahibi, 2. şefkatli, 3. temiz ruhlu, 4. takva sahibi, 5. ana babasına saygılı, 6. zorbalıktan uzak, 7. asilik yapmaz. Bu güzel vasıfları sebebiyle Yahyâ, Allah’ın övgüsüne mazhar olmuş ve bütün bu hallerde yani dünyaya gelirken, dünyadan giderken Allah’ın selamı/esenliği hep üzerinde olmuş ve kıyamet gününde tekrar dirilip kalkarken da yine Allah’ın selamı/esenliği onun üzerinde olacağı bildirilmiştir (Âl-i İmrân 3/39).