kendini onlardan uzak tutuyordu; ¹³ bu durumdayken kendisine vahiy meleğimizi gönderdik; [bu melek] ona eli yüzü düzgün bir beşer kılığında göründü. ¹⁴
13 Belli ki, rahatsız edilmeden kendini bütünüyle dua ve tefekküre vermek için. “Doğu yönünde bir yer”, İbni Kesîr’in de belirttiği gibi, mümkündür ki, Mâbed’in doğu yanında, annesinin Hz. Meryem’i hizmetine adadığı bir bölümü, bir hücreyi işaret ediyor (karş. 3:35-37).14 Rûh çoğu zaman, 2. sure 71. notta ve 16. sure 2. notta belirtildiği gibi, “vahiy” ya da “ilahî esin” anlamında kullanılmaktadır. Bunun yanında, seyrek de olsa bazan, bu vahyi ya da esini Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran aracıyı, bir başka deyişle meleği (ya da melekî gücü) işaret için kullanılmaktadır. 6:9’da îma edildiği gibi, ölümlü varlıklar bir meleği kendi gerçek heyeti ya da tezahürü içinde algılayamayacakları için, Allah onu Hz. Meryem’e “eli yüzü düzgün bir insan”, yani, kolay algılayabileceği bir kılık içinde göstermiştir. Râzî’ye göre, meleğin rûh tabiriyle ifade edilmesi, bu kategorideki varlıkların, fiziksel ya da bedensel unsurlardan uzak, sırf ruhanî yahut manevî bir mahiyet taşıdıklarını göstermektedir.