close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetteḣażet min dûnihim hicâben feerselnâ ileyhâ rûhanâ fetemeśśele lehâ beşeran seviyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ailesiyle arasına bir perde germişti. Derken ona ruhumuzu göndermiştik de gözüne, azası düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Orada (yabancılardan) onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmiş (bir çadır edinmişti). Biz ona (Meryem’e) Ruhumuzu (Cebrail’i) göndermiştik de, o da tam bir insan suretinde görünüvermişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ailesiyle arasına bir perde germişti. Derken O'na görevli meleğimiz, Cebrail'i gönderdik de, bu melek Meryem'e eli yüzü düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra ailesinin bulunduğu yerle kendi bulunduğu yeri perde ile ayırmıştı. Biz ona, görevli olarak ruhumuz, meleğimiz Cebrâil'i gönderdik. Ona olgun, sağlıklı, kusursuz (tanıdığı) bir insan hüviyetinde göründü.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 26/193-194.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ardından onların önlerine bir perde çekmişti. Bu sırada biz ona Ruh'umuzu (Cebrail'i) gönderdik. O düzgün bir insan kılığında göründü.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, ona düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra ailesinin önlerinde bir perde kurmuştu. Nihayet ona ruhumuzu (Cebraîl'i) gönderdik de kendisine düzgün bir insan şeklinde göründü.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara karşı kendine bir perde edindi. Biz de Ruhumuzu ona gönderdik. Ona sapasağlam bir insan olarak temessül etti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu Cebrail'i gönderdik de, ona düzgün bir insan şeklinde göründü.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir perde çekti onlardan yana, ruhumuzu gönderdik ona, ruh, tüm bir insan gibi göründü ona
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Komşuları ile arasına bir perde germişti. Bu sırada ona vahiy meleğimizi (Cebrail'i) göndermiştik de (o) ona düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.
Bkz. 26/193-194.“Ruh” kelimesi Kur’an’da genelde “vahiy” ya da “ilham” olarak kullanılır. Bunun yanında, çok nadir de olsa bu ayette olduğu gibi vahyi ya da ilhamı Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran elçiyi yani meleği işaret için de kullanılır. Nitekim burada da Ruh, melek Cebrail için kullanılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Yüzini peçe ile örtdi nazarlardan kaçdı biz âna tamamıyle insân şeklinde olarak Cebrâîl’i gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra, insanlardan gizlenmek için bir perde germişti. Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan olarak görünmüştü.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
16,17. (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an.[340] Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
Allah’ın kudretine delil olmak üzere, Hz. Yahya’nın ilginç doğum olayı anlatıldıktan sonra, burada daha ilginç olan, Hz. İsa’nın babasız olarak dünyaya gelmesi olayı dile getirilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, ona ruhumuzu gönderdik; ruh ona tam bir insan şeklinde göründü.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.  
 Müfessirlerin çoğunluğuna göre âyetteki ruhtan maksat, Cebrail (a.s.)dir. Hz. Meryem korkmasın ve sözünü anlasın diye Allah Teâlâ, Cebrail’i, bir insan kılığında göndermiştir. Bak. Bakara 2/87.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendisiyle onlar arasına bir perde çekmişti. Bu durumda ona Ruhumuzu gönderdik ve önünde mükemmel bir insan olarak biçimlendi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymuştu. Biz ona meleğimiz (Cebrail)i gönderdik de ona tam bir insan şeklinde göründü.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kendisini bütünüyle ibadete vermek için) onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken biz ona Cebrâîl’i göndermiştik de o, kendisine düzgün bir insan sûretinde görünmüştü.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti.¹ O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti.²
1- Onlardan ayrı bir yere çekildi. 2- Göründü. “Örnek verme” anlamına gelen “temessül” sözcüğü “benzetmeyi” ifade eden “göründü” anlamına da gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra onların önünde bir perde edinmiş (çekmiş) di. Derken biz ona ruuhumuzu göndermişdik de o, kendisine hilkati tam bir beşer şeklinde görünmüşdü.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların ötesinde (ibâdet edeceği sâkin bir yer için) bir perde de edinmişti. Derken ona rûhumuzu (Cebrâîl'i) gönderdik de kendisine düzgün bir insan sûretinde göründü.(1)
(1)“ فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا[Ona rûhumuzu (Cebrâîl’i) gönderdik de kendisine düzgün bir insan sûretinde göründü] misillü (gibi) bazı âyetler, rûhânîlerin temessülüne(görünmesine) işâret etmekle berâber, celb-i ervâha (ruhların çağrılmasına) dahi işâret ediyorlar.” (Zülfikār, 25. Söz, 83)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnsanlarla arasına perde çekerek kendisini tamamen ibadet ve tefekküre vermişti ki, bir gün ona ruhumuzu (vahyimizi getiren meleğimizi) gönderdik de, ruhumuz (vahyimizi getiren meleğimiz) kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.*
(*) Mucizevî olaylarla dolu olan Meryem sûresinin başlangıcında bir giriş olarak Zekeriyyâ aleyhisselâm ile oğlu Yahyâ’nın kıssaları kısaca anlatıldıktan sonra, bu bölümde sûrenin asıl konusu olan Hz. Meryem’e geçilmektedir. Bu kıssa öncekinden daha ilginçtir. Çünkü öncekinde çocuk doğuramayacak yaşta olan bir kadının, yaşlı eşinden bir çocuğu dünyaya getirmesi söz konusu idi. Burada ise bâkire bir kızın çocuk dünyaya getirmesi anlatılmaktadır Daha ana rahminde iken annesi tarafından mâbede adanmış olan Hz. Meryem, çocukluğundan itibaren mâbedin doğu yönünde tenha bir köşede bulunuyor ve vaktini ibadetle geçiriyordu. İnsanlar tarafından rahatsız edilmeden kendini tam anlamıyla ibadet ve tefekküre verebilmesi için bulunduğu yeri bir perde ile ayırmıştı. 16. âyette ifade edilen doğu tarafından maksat Kudüs’teki Beyt-i Makdis’in doğu tarafıdır. Müfessirler 17. âyette Allah tarafından gönderildiği bildirilen ruhun vahiy meleği Cebrâil olduğu kanaatindedirler (İbn Âşûr, XVI, 80). Hz. Meryem bu yalnızlık köşesinde mâbedde veya evinde bulunduğu bir sırada yüce Allah ona çocuk bağışlamak üzere Cebrâil’i göndermiş, Meryem’in meleği asıl şekliyle algılaması mümkün olmadığı için, onu eli yüzü düzgün bir insan kılığında göstermiştir. Bununla birlikte Meryem bu gelenin kendisine bir kötülük edeceğinden korktuğu için ondan Allah’a sığındığını ifade etmiştir. Daha sonra gelenin melek olduğunu ve kendisine Allah tarafından bir bebek bağışlamak üzere geldiğini anlayınca rahatlamış, bu defa bâkire ve iffetli olan bir kızın nasıl çocuğu olacağını merak ederek bunu sormuştur. Allah Teâlâ, insanlara kudretini gösteren bir ayet (kanıt, delil, mucize) olmak üzere Hz. Îsâ’yı baba faktörü olmaksızın yaratmış ve insanlar için bir rahmet olsun diye onu peygamber olarak görevlendirmiştir. Babası olmaksızın bir çocuk yaratmak Allah için son derecede kolaydır… Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 596)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanlardan uzaklaşıp kendini gizlemişti. Bizde Meryem’e insan görünümünde vahiy meleğimizi (Cebrail’i) göndermiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra onlardan yana bir örtü asmıştı. Derken Biz ona Cebrail’imizi göndermiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan tarafa bir perde çekti [⁵]. Ona ruhumuzu [⁶] gönderdik. Ruh ona, tam bir insan şeklinde göründü.
[5] Yıkanmak veya çamaşır yıkamak veya çamaşır değiştirmek için ailesi ile kendi arasına bir perde çekti.[6] Cebrâil Aleyhisselâm.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ailesiyle arasına bir perde germişti. Ona Ruhumuzu/ Cebrail’i göndermiştik, o da tam bir beşer suretinde görünmüştü.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra onların öte yanlarında (ibadet için kendisine) bir perde edinmişti. Böylece ona ruhumuzu (Cebrail'i) göndermiştik, o da düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Rahatsız edilmeden kendisini bütünüyle duâ ve tefekküre vermek için, âdet olduğu üzere insanlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken ona emrimizdeki Ruhu, yani vahiy meleği Cebrail’i gönderdik ve bu melek ona, eli yüzü düzgün normal bir insan şeklinde göründü.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan öte bir perde çekti. Ona bizim rûhumuzu gönderdik. Onun için düzgün bir beşere benzedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ailesiyle kendi arasına bir perde çekmişti. Meryem gönderdiğimiz meleği bayağı bir adam kılığında karşına dikilmiş görünce:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlarla arasına mesafe koymuş, kendi başına yaşıyordu. İnsanlardan kendisine gelebilecek her türlü kötülüğe karşı araya bir perde koymuştu. Toplumun ön yargılarından, dedikodularından, dünyadaki meşgalelerden uzakta, bütün düşünceleriyle, bütün davranışlarıyla tamamen Rabbine yönelmişti. O’na emrimizi gönderdik. Elçimiz O’na bir insan şeklinde göründü. Böyle yaptık ki yalnız başına iken korkmasın! Emrimizi doğru bir şekilde idrak edip anlasın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kendisini görmemeleri için) onların aşağı tarafından bir perde çekmişti. Biz ona düzgün bir insan şeklinde görünen [rûh]umuzu (Cebrail’i) göndermiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
…Onlarla arasına bir perde çekti. Bu sırada ona rûhumuz¹ (olan Cebrâil)’i gönderdik. O ona normal bir insan şeklinde göründü.
1 Bu rûhun Hz. Îsâ (a.s)’ın rûhu olduğu hakkında rivâyetler varsa da âyetin devamının mefhumuna uymamaktadır. Bu rûhun, Cebrâil olması daha kuvvetlidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
kendini onlardan uzak tutuyordu; ¹³ bu durumdayken kendisine vahiy meleğimizi gönderdik; [bu melek] ona eli yüzü düzgün bir beşer kılığında göründü. ¹⁴
13 Belli ki, rahatsız edilmeden kendini bütünüyle dua ve tefekküre vermek için. “Doğu yönünde bir yer”, İbni Kesîr’in de belirttiği gibi, mümkündür ki, Mâbed’in doğu yanında, annesinin Hz. Meryem’i hizmetine adadığı bir bölümü, bir hücreyi işaret ediyor (karş. 3:35-37).14 Rûh çoğu zaman, 2. sure 71. notta ve 16. sure 2. notta belirtildiği gibi, “vahiy” ya da “ilahî esin” anlamında kullanılmaktadır. Bunun yanında, seyrek de olsa bazan, bu vahyi ya da esini Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran aracıyı, bir başka deyişle meleği (ya da melekî gücü) işaret için kullanılmaktadır. 6:9’da îma edildiği gibi, ölümlü varlıklar bir meleği kendi gerçek heyeti ya da tezahürü içinde algılayamayacakları için, Allah onu Hz. Meryem’e “eli yüzü düzgün bir insan”, yani, kolay algılayabileceği bir kılık içinde göstermiştir. Râzî’ye göre, meleğin rûh tabiriyle ifade edilmesi, bu kategorideki varlıkların, fiziksel ya da bedensel unsurlardan uzak, sırf ruhanî yahut manevî bir mahiyet taşıdıklarını göstermektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Meryem onlarla kendisi arasına perde çekmişti. O’na Ruhumuzu göndermiştik. O da Meryem’e tam bir beşer suretinde görünmüştü. 3/33...47, 19/17...34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Olabildiğince kendini onlardan uzak tutup sakınıyordu; hal böyleyken ona ‘ruh’umuzu gönderdik;[²⁴⁷⁷] öyle ki, o ona eli yüzü düzgün bir insan sûretinde göründü.
[2477] Rûhun “vahiy” anlamı için bkz: 16:2, not 5. Ayrıca rûh “vahyin kaynağı” anlamına da kullanılır (Bkz: 17:85). Burada ve daha başka yerlerde “rûhumuz” ifadesi, vahye ya da hayat soluğuna aracılık yapan “meleğe” işaret etmektedir. Ebu Müslim’e göre buradaki ruh Meryem’in rahmindeki ceninin canıdır (Nkl: Râzî). Ancak, âyetin devamı bu görüşü teyit etmez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ailesi ile kendi arasına bir perde çekmişti. (Rabbine dua ve niyazda bulunuyordu) Derken, biz ona ruhumuzu (Cebrail'i) gönderdik de o, kendisine bir insan şeklinde göründü.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlarla kendisi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrâil’i) ona gönderdik. O da ona bir insan şeklinde göründü.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların öte yanlarında (kendisine) bir perde edinmişti. Artık Biz de ona ruhumuzu (Cibrîl-i Emîn) gönderdik de onun için tam bir beşer sûretinde görünüvermişti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlarla kendisi arasına bir perde gerdi. Biz de ona Ruhumuzu gönderdik de, ona kusursuz, mükemmel bir insan şeklinde görünüverdi. [26, 193-194. ]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlarla kendisi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gönderdik. (O) ona düzgün bir insan şeklinde göründü.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve arasına perde çekdi. O sırada ona rûhumuzı gönderdik. Gâyet yakışıklı ve tâmmu'l a'zâ bir insân hâlinde temessül itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böylece onlarla kendi arasında bir engel oluşturmuştu. Derken ruhumuzu (Cebrail’i) gönderdik, ona düzgün bir insan gibi göründü.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendisini onlardan gizlemek için bir de perde çekmişti. O'na ruhumuzu göndermiştik. O da tam bir insan sûretinde görünmüştü ona.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve onlarla arasına bir perde germişti. Derken Biz ona Ruhumuzu(2) gönderdik; o da kendisine aynen bir beşer şeklinde göründü.
(2) Cebrail.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de rûhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes duttı ķavmı ileyindin yaña ŧulıncaķ. pes viribidük anuñ dapa cebreyil’ümüzi; sūratlandı cebreyil aña ādemį tamām yaradılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar‐ıla özi ortasında perde eyledi. Pes gönderdük Meryeme Cebrā’īli.Pes ādem ṣūretine girüp aña vardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ailə üzvlərindən gizlənmək (paltarını dəyişmək, yaxud yuyunub təmizlənmək) üçün pərdə tutmuşdu. Biz də Öz ruhumuzu (Cəbraili Məryəmin) yanına göndərdik. Ona (Məryəmə) kamil bir insan qiyafəsində göründü.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And had chosen seclusion from them. Then We sent unto her Our spirit and it assumed for her the likeness of a perfect man.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
She placed a screen (to screen herself) from them; then We sent her our angel, and he appeared before her as a man in all respects.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاتَّخَذَتْ
ve edinmişti
مِنْ دُونِهِمْ
onlarla arasında
حِجَاباً
bir perde
فَاَرْسَلْـنَٓا
derken gönderdik
اِلَيْهَا
ona
رُوحَنَا
rûhumuzu
فَتَمَثَّلَ
ve göründü
لَهَا
kendi- sine
بَشَراً
bir insan suretinde
سَوِياًّ
düzgün
Meryem, onlarla (kendi) arasına (onların kendisini meşgul edemeyecekleri) bir perde çekmişti. Derken, Biz ona rûhumuz (olan vahiy meleğimiz Cebrail)i gönderdik de o, kendisine düzgün bir insan suretinde göründü.
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
حِجَاب
İsim
ح ج ب
Perde
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
تَمَثَّلَ
Fiil-V
م ث ل
Göründü
لَهَا
Zamir
لَهَا
Onun, ona (لَهُ Zamirinin müennes hâli)
بَشَر
İsim
ب ش ر
İnsan, beşer
سَوِيّ
İsim
س و ي
Düzgün, dümdüz, sapasağlam, dimdik