close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnehum yeravnehu be’îdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki onlar uzak görürler onu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çünkü (inkârcılar), gerçekten onlar, bunu uzak (bir ihtimal) görmektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O inkârcılar o kıyamet gününü uzak görürler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu onlar, o azâbı uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar onu uzak görüyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu onlar, onu uzak (imkânsız) görüyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü onlar, o azabı uzak görüyorlar. (Muhal görüyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
6,7. Kâfirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, O'nu uzak görüyor
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz onlar, o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
6,7. Kâfirler kıyâmet gününi imkândan ba’îd görirler, biz ânı yakın göririz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu onlar o azabı ihtimalden uzak görüyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar onu uzak görüyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü onlar onu uzak görürler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü onlar onu uzak görürler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz onlar (müşrikler), onu (azabı) uzak görüyorlar. (Böyle bir şeyin olmayacağına inanıyorlar.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar onu¹ uzak olarak görüyorlar.
1- Kıyameti.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Filhakıyka onlar bunu (imkândan) uzak görürler,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu onlar, onu (o azâbı akıldan) uzak görüyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz onlar onu (azabın gerçekleşeceği Hesap Günü’nü) çok uzak (bir ihtimal olarak) görüyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnkâr edenler o azabın başlarına gelmesini çok uzak görüyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten onlar o günü uzak görüyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler o günü uzak görürler,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki onlar onu/azabı (kendilerine) uzak görüyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Çünkü gerçekten onlar, bunu (kıyameti) uzak görmektedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçi inkârcılar onun gerçekleşeceği vakti uzak görüyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar, bunu uzak görüyor;
Mehmet Çakır
swap_vert close
5,6,7. Sabırlı ol. // insanlar bunu uzak gibi görse de // bize göre felaket / BEDİR, yakındır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler azabı kendilerinden uzak görüyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Doğrusu onlar, o (hesabı) uzak (ihtimal) görüyorlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
6,7. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimâlden) uzak görüyorlarsa da Biz, onu pek yakın görüyoruz.
Muhammed Esed
swap_vert close
bak, insanlar ⁶ o [hesaba] uzak bir şey olarak bakıyorlar,
6 Lafzen, “onlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü onlar hesap gününü çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar. 27/71-72, 29/53...55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü onlar (Hesap Günü’nü) çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz onlar O’nu (azabı) uzak görüyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, onlar onu uzak görürler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
6, 7. Onlar, o günü çok uzakta zannediyorlar, ama Biz yakın olduğunu biliyoruz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar onu uzak görüyor(lar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar, 'azâbı uzak görirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar o günü uzak görüyorlar;
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar bunu uzak görüyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar o günü uzak görüyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar onu çok uzak görüyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar görürler anı ya'nį 'aźābı ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar anı ıraḳ görürler
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, onlar (müşriklər) onu (o əzabı) uzaq görürlər (ona inanmırlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! they behold it afar off
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They see the (Day) indeed as a far-off (event):
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّهُمْ
doğrusu onlar
يَرَوْنَهُ
onu görü- yorlar
بَع۪يداًۙ
uzak
Doğrusu onlar, o (başlarına gelecek kıyamet)i uzak görüyorlar.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak