close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ta’rucu-lmelâ-iketu ve-rrûhu ileyhi fî yevmin kâne mikdâruhu ḣamsîne elfe sene(tin)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Melekler ve Ruh, kendilerine emredilen yere çıkarlar bir günde ki miktarı elli bin yıldır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Melekler ve Ruh O’na, süresi (sizin takviminizce) elli bin yıl olan bir günde (ancak) yükselip çıkabilmektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Melekler ve Rûh adı da verilen Cibrîl yüce Allah'a ölçüsü dünya hesabıyla ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Melekler, ruh, büyük melekler, dünya ölçüsüyle, sizin hesaplarınıza göre elli bin yıl tutan bir günde O'nun huzuruna yükselerek çıkar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 22/47; 32/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Melekler ve Ruh (Cibril), süresi elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bu makamların) her birine, melekler ve cebrâil, miktarı elli bin yıl olan, bir günde çıkar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah ki, melekler ve ruh, miktarı elli bin sene olan bir günde O’na yükselirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melekler ve Rûh ona miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkarlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Melekler de, ruh da O'na, ölçümü elli bin yıl olan bir günde yükselmekte !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O'nun sahip olduğu yüceliklere, melekler ve Ruh (Cebrail), bir günde yükselirler ki; o bir gün (sizin hesabınıza göre) elli bin yıl sürebilecek bir zamandır.
Bkz. 22/47, 32/5 ve dipnotu“Miktarı elli bin yıl olan mesafe”, arşın büyüklüğünü ortaya koyan mecâzi bir anlatımdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur.  
Cemil Said
swap_vert close
4,5. Melekler ve rûh ellibin senelik yolı önünde kat’ ideceklerdir. Yâ Muhammed! Ânların (’azâb suâli ile) istihzâlarına halîmâne sabr iyle.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.  
 Âyetteki «gün»ün manası için bak. Secde 32/5’in açıklaması.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir.
Zaman görelidir. Bak 22:47; 32:5.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki ona Melâike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Melekler ve Rûh (Cebrâîl), oraya (yaratılmış en büyük cisim olan arşa, dünyadaki hesabınız ile) süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl¹ olan bir günde O'na yükselir. ²
1- Kur'an'da bu tür sayılar, rakamsal değerleri değil, çokluk ifade etmektedirler. (1-5; 5; 123; 47) 2- O'nun sahip olduğu yüceliklere  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Melekler de, Ruuh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünyâ seneleriyle) elli bin yıldır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Melekler ve Rûh (Cebrâîl), mikdârı (sizce) elli bin sene olan bir günde O'na (arşına)çıkarlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Melekler ve ruh oraya (işlerin Allah’ın isteğine uygun şekilde nihayet bulduğu o zamansal boyut ve derecelerin her birine) bir günde yükselip çıkarlar ki (sizin hesabınıza göre) mesafesi elli bin yıldır.’’ (*)
(*) Einstein’ın en meşhur keşfi “İzafiyet Teorisi”dir. Fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen birçok kişi hâlâ bu teorinin ne demek istediğini anlayabilmiş değildir. Oysa Kur’an ancak bu teoriyle 20. Yüzyılda anlaşılabilen hususlara 1400 yıl önce işaret etmektedir... İzafiyet Teorisi’ne göre Evren’de hız arttıkça zaman daha yavaş geçmektedir. Demek ki zaman aynı Kur’an’ın işaret ettiği gibi izafi bir kavramdır... (İst. Kur’an Araş. Grubu) Ayrıca ayette geçen (اليه) ‘’ileyhi’’den maksat bir mekân değil, işlerin Allah’ın isteğine uygun şekilde nihayet bulmasıdır. Yine burada tanımlanan Allah’ın katında bir gün bin seneye eşit ayetiyle (secde -5 ve Hac- 47) ilgili olmayıp, dünya zamanının sınırlığı söz konusu olursa; 24 saatlik bir dilimde meleklerin ve ruhun gravitasyon kuvvetine bağlı olarak ışık süratinden öte ruh süratiyle sınırlı olduğundan, bu hızın 24 saatlik bir dilim kuvvetinde alacağı yolun mesafesi ile meleklerin ve ruhun alacağı yol mesafesi farklıdır. İşte bu aradaki farkın normal bir dünya hızı zaman faktöründe 50 bin yıllık melekler ve ruh hızıyla bir mesafeye eşit olduğu açıkça beyan edilmektedir. Ayrıca burada ruh Cebrail değildir. Zira’’el Melaikeh’’ifadesi Cebrail dâhil tüm melekleri kapsıyor. Ayrıca ilgili ayetlerde bize verilen asıl bilgi şu olabilir. Secde 5. ayetinde yukardan aşağıya doğru oluşumun sonlandığı yer astral düzeydir. Burada ise hem yukarıdan yere oluşum var, hem de düzenlenen işin yukarıya çıkışı vardır. Hac -47.ayette ise yukardan aşağıya doğru azabın gelmesiyle ilgili 1 güne 1000 yıl gibi bir zaman farkı verilmiştir. İşte Hac -47 ve Secde 5. ayetlerde astral düzey ile dünya arasında 1 güne 1000 yıl gibi zaman farkı vardır. Meariç 4 ayetinde ise çıkışı anlattığı ve yukarı doğru çıkanların başka şeyler (melek ve ruh) olduğu için en üst düzey ile dünya arasındaki farkı verir. Yani Mearic sûresinde melek ve ruhun hızı baz alınmıştır. Hac ve secde sûresinde ise hızı baz alınan melekler ve ruh değildir. Bu nedenle ayetler arasında bir tezatlık söz konusu olmadığı gibi orada bir gün geçtiğinde görünen evrende melek ve ruh hızı ile 50 bin yıl geçer. İşte bu vb. ayetlerde zamanın izafî (göreceli) olduğuna dair bir işaret olduğunu görmekteyiz. Not: Mearic- 4. ayette vurgusu yapılan 50 bin senelik miktar, peygamberlere ilahi vahyi getirmek ve mesajlarını bildirmek üzere meleklerin inişine, yine meleklerin ve ruhun yükselmesine, yani vahyin ve ilahi mesajların ilk defa inmeye başlayıp Kur’an’ın indiği döneme kadar devam ettiği peygamberlik ve vahiy sürecine de işaret olabilir. O zaman buna göre beşer türü arasında ilk defa peygamber olup vahiy alan Hz. Âdem ile son olarak vahiy alan Hz. Muhammed arasında (devam eden vahiy süreci üzerinde) 50 bin sene geçmiş olabilir. (الله اعلم) Ayrıca araştırmalara göre homo Sapiens (bilge insan) 200 veya 300 bin sene önce ortaya çıkmıştır: Günümüzde yaşayan tüm insanlar, herhangi bir tür bariyeri tarafından bölünmemiş bir şekilde homo sapiens’in tek bir popülasyonuna dahildirler…(Vikipedi) Peki Hz. Âdem ne zaman yaşamış olabilir? İşte Mearic- 4. ayetten hareketle şu sonucu çıkarmak mümkündür: 50 bin sene önce homo sapiens türü arasından yüce Allah tarafından Hz. Âdem halife olarak seçilmiş olup ona ruh (ilahi mesajlar) üflenmiş, yani ilahi vahye mazhar olup ilahi emaneti yüklenmiş ve yaptıklarından sorumlu kılınıp imtihana tabi tutulmaya başlanmış olan olan ilk beşerdir. Yani bu yönüyle Hz. Âdem bugünkü modern insanın ilk manevi atası sayılır, ama ilk homo sapiens değildir. Bu nedenle Mearic-4. ayetten hareketle vahyi ve ilahi emirleri ilk nebi olan Âdem’ den başlayarak nebilere ulaştırmak üzere 50 bin senedir melekler yere inip tekrar uruç ediyorlar/yükseliyorlar şeklinde bir anlam çıkarmak mümkündür. Buna göre mademki ilk vahiy alan Hz. Âdem’dir, öyleyse Âdem 50 bin sene önce yaşamış olabilir. (الله اعلم) Ama kesin bir şey söylemek mümkün değildir. (تَعْرُجُ ٱلْمَلَـئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ } فليس المراد منه المكان بل المراد انتهاء الأمور إلى مراده كقوله: { وَإِلَيْهِ يُرْجَعُ ٱلأَمْرُ كُلُّهُ } [هود: 123] المراد الانتهاء إلى موضع العز والكرامة (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ، وأما حرف إلى في قوله : ( تعرج الملائكة والروح إليه ) فليس المراد منه المكان, بل المراد انتهاء الأمور إلى مراده كقوله : ( إني ذاهب إلى ربي ) [الصافات : 99] (التفسير الكبير) وهو ما قالوا: إن الملائكة تعرج إليه؛ أي: إلى الموضع الذي منه أرسلهم إلى أنواع الأمور في يوم لو قدر ذلك العروج بعروج البشر وسيرهم، لكان مقدار خمسين ألف سنة. (تأويلات أهل السنة) فالآية تتكلم عن عروج الملائكة، وعن سرعة هذا العروج. فأحداث اليوم الذي مقداره خمسين ألف سنة – بحسب النص الصريح - هي ما تنجزه الملائكة والروح من مسافات بعروجها، أي سرعات مخلوقات عالم طبيعي آخر غير عالمنا، حركة دؤوبة بين السماء والأرض، والتي اكتشفنا أنها تجري بسرعة الضوء – بحسب التأويل الذي قدمناه - والروح في القرأن تأتي بمعان كثيرة ولكن هنا في هذه الأية تأتي بأحد معنيين . -- والثاني قد يكون لروح أبن أدم عندما تصعد به الملائكة الي السماء بعد وفاته وذلك لقول ابن كثير في تفسيره ويحتمل أن يكون اسم جنس لأرواح بني آدم فإنها إذا قبضت يصعد بها إلى السماء كما دل عليه حديث البراء وهذا الرأي هو الذي نميل اليه وذلك لأن الأية تتكلم عن صعود الملائكة ومعها روح. (الإعجاز العلمي في سرعة الملائكة) (النسبية و سرعة الضوء في القرآن الكريم (2 ـ 2).. هذا أحد الاحتمالات في تفسير هذه الآية [الكريمة] فيكون هذا العروج والصعود في الدنيا، لأن السياق الأول يدل على هذا... (موسوعة الاعجاز العلمي في القران والسنة د محمد راتب النابلسي) قال قَبِيصة بن ذُؤَيْب: إنه روح الميت حين يقُبض. { إِلَيْهِ } أي إلى المكان الذي هو محلهم وهو في السماء؛ لأنها محل بِرّه وكرامته. وقيل: هو كقول إبراهيم { { إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي } [الصافات:99]. أي إلى الموضع الذي أمرني به (الجامع لاحكام القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Melekler ve Ruh (vahiy meleği Cibril) miktarı elli bin yıl kadar olan bir günde, O’nun huzuruna çıkarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Melekler de, ruh da oraya bir günde yükselirler. Gerçekte oranın uzaklığı elli bin yıldır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Melekler, hususan ruh ona [¹¹] müddeti elli bin yıl olan bir günde çıkarlar.
[11] Nezd-i Bâri'ye veya göğe, arş'a, Sidre'ye.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Melekler ve Ruh/Cebrail süresi ellibin yıl olan bir günde O’na yükselirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na yükselir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şu evrende görevli bütün melekler ve ölü kalplere hayat bahşeden vahiy meleği Kutsal Ruh Cebrail bile, dünya takvimine göre tam elli bin yılsüren bir günde bütün mertebeleri aşıp O’nun huzuruna yükselirler. Oysa sen ey insan, meleklerin dahi ancak elli bin yılda ulaşabildiği olgunluk makamlarına, şu kısacık ömründe ulaşabilirsin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Melekler ve Rûh, süresi elli bin yıl olan bir günde / dönemde O’na yükselerek çıkar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Melekler, özellikle de Cibrîl, bu kata ancak bir günde çıkabilir ki size göre bu süre, elli bin yıl eder.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Melekler emrimizle süresi size göre elli bin yıl olan bize göre bir günlük süre içinde katımıza çıkarlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Melekler ve ruh(lar), miktarı elli bin sene olan bir günde O’na yükselir. [*]
Bu ifade zamanın göreliliğine ve Allah’ın yüceliğine işarettir. Benzer mesajlar: Hacc 22:47; Secde 32:5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3,4. Birisi,¹ kâfirlere gelecek (âhiret) azabını soruyor. O azap, ancak melekler ve Cebrâil’in yükselebileceği makamlara² sahip olan Allah’ın katındandır. O (azaba) kimse engel olamaz ve o gün, (kâfirlere) elli bin³ yıl gibi gelir.
1 Müfessirlerin çoğunluğuna göre Nadr b. Hâris’in; “Ey Allah’ım bu Kur’an eğer doğruysa bizim üzerimize gökten taş yağdır veya bize daha acıklı bir azap ver.” demesi üzerine bu âyetler indirilmiştir. (Esbâb-ı Nüzûl - Suyûtî) Yukarıdaki tercüme (تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ) cümlesi (الْمَعَارِجُ) için cümle-i mu’tarıza kabul edilerek yapılmıştır. (Kurtubî) 2 Meâric: Mirâc gibi veya aynı anlamda “mi’rec” veya “ma’rec” kelimelerinin çoğuludur. “Uruc” ve “Suud”, yani aşağıdan yukarıya çıkma aletleri, merdivenler ve asansörler yahut çıkılacak dereceler, mertebeler, yükseklikler demektir. “Z’ül-meâric” de bunların sahibi demek olur. Tefsirciler “Meâric” kelimesinin tefsirini yaparken başlıca dört yorum getirmişlerdir. Birincisi, İbnu Abbas’tan rivayet edildiği üzere; “gökler, yüksek dereceler” demektir ki, melekler bunlarda gökten göğe yükselirler. Bazıları da bunlar için “meleklerin emir ve yasaklarla çıktıkları asansörler ve derecelerdir” demişlerdir. İkincisi, Katâde’nin rivayetine göre, faziletler, nimetler ve yücelikler, yani yükseklikler ve yüksek lütuflar ve nimetlerdir. Üçüncüsü, Cennette Allah’ın, dostlarına ihsan ettiği derecelerdir. Dördüncüsü, manevî ve ruhî mertebelerdir. 3 Bu “elli bin yıl” ifâdesi, çokluktan kinâye olabilir. “Gökten yere kadar bütün işlerin, O’nun tarafından idare edilmesi, sonra (bu işlerin) O’nun huzuruna yükselmesi, size göre bin yıl kadar süren bir zaman diliminde olur.” (Secde: 5) buyrulmuş olmasına dayanılarak burada da o mânânın gözetileceğini söyleyenler olmuştur. Bununla beraber burada bu senenin melekler ve Ruh senesi olmak ihtimaliyle günün daha ziyade korkutma ve sakındırma ifade etmiş olması da ihtimal dâhilindedir. Bazıları burada “elli bin sene”den maksadın, uzunluğun miktarını beyan değil, o günün dehşetinden kinaye olduğunu söylemişlerdir ki bu, o günün daha uzun ve daha kısa olmasına engel değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
bütün melekler ve [insana bahşedilmiş olan] ilham O’na [bir günde] yükselir, ⁴ uzunluğu elli bin yıl [gibi] süren bir günde. ⁵
4 Rûh’u “ilham” olarak çevirmem konusunda bkz. sure 16, not 2. Meleklerin ve ilhamın “yükseliş”i, sık sık tekrarlanan “her şey [kaynağı olan] Allah’a döner” ifadesi ile aynı bağlamda anlaşılmalıdır (Râzî).5 “Zaman” kavramının, zamansız ve sonsuz olan Allah ile ilişkili olarak kullanılması anlamsızdır: karş. 22:47’nin son cümlesi ile ilgili not 63 -“Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin hesabınızla bir yıl gibidir”: başka bir deyimle, bir gün, bir çağ, bin yıl, yahut elli bin yıl, O’nun için aynıdır; çünkü (bu ölçüler,) yalnızca yaratılmış dünyada açık bir gerçekliğe sahiptirler ve Yaratıcı ile hiçbir ilgileri yoktur. Keza öteki dünyada zaman, insan için anlamını yitirmiş olacağından, zalimlerin “ne zaman” azaba uğrayacaklarını ve dürüst ve erdemlilerin ne zaman ödüllerini alacaklarını sormanın hiçbir anlamı yoktur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Melekler ve ruh O un sahip olduğu semalara/yüceliklere sizin hesabınıza göre süresi elli bin yıl olan bir günde yükselirler. 19/64, 32/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O yüceliklere, bütün melaike[⁵²⁹⁶] ruh ile birlikte,[⁵²⁹⁷] süresi (dünyaya göre) elli bin yıl olan bir günde[⁵²⁹⁸] yükselir.[⁵²⁹⁹]
[5296] Melâike ile melek arasındaki fark için bkz: 2:30, not 42. [5297] Vav harfinin “beraberlik” (maiyyet) anlamına dayanarak. Ruh vahiy meleğinden daha çok “vahiy” anlamına gelse gerektir (Krş: 16:2; 40:15; 42:52; 97:4). [5298] Hac 47’de “bin yıl”. Zamanın görece niteliğine atıf. Yevmin, “gün” veya “gün içinden bir an” anlamına gelir. Samanyolu galaksisinin bir günü yaklaşık 250 milyon yıldır. Kendi etrafında dönüşünü bu sürede tamamlar. Hac 47’de “bin yıl”. Zamanın görece niteliğine atıf. Yevmin, “gün” veya “gün içinden bir an” anlamına gelir. Samanyolu galaksisinin bir günü yaklaşık 250 milyon yıldır. Kendi etrafında dönüşünü bu sürede tamamlar. [5299] Bu âyet, “O’na sadece güzel sözler yükselir, o sözleri yücelten ise imana uygun eylemlerdir. Gizliden gizliye çirkin tuzaklar tasarlayanlara gelince: onları şiddetli bir azap beklemektedir” (35:10) âyeti ışığında anlaşılabilir. Nadr b. Haris’in, “Ey Allah! Eğer bu Kur’an senin katından geldiyse, üstümüze gökten taş yağdır veya bizi acı bir azaba uğrat!” (Krş: 8:32) demesi üzerine nâzil olmuştur. Allah’tan insana rahmet ve vahiy nâzil olur, insandan Allah’a dua ve ubudiyet çıkar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
3,4. O, (o azabın takdiri) derecelerin (yücelik makamlarının) sahibi Allah katındandır, Melekler ve Ruh oraya -dünya süresi ile elli bin yıl olan- bugünde yükselip çıkarlar. (Ve Rablerinden azap emrini alır almaz inerek onu hemen gerçekleştirirler)
Osman Fırat
swap_vert close
Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona (Allah’a) yükselir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Melekler ve Rûh oraya bir günde çıkarlar ki, oranın mesafesi ellibin yıldır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Melekler ve Rûh, O'nun Arş'ına; miktarı ellibin sene olan bir günde yükselirler. [32, 5; 22, 47]
Ruh: Tefsirlerin çoğuna göre, Cebrail (a.s.)’dır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.
Bu gün hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Kanâatimize göre, bu gün bize, tekâmül sürecinin uzun zaman aldığını gösteren göreli bir zaman birimidir. Aynı zamanda bu ifâde zamanın i'tibârîliği prensibini de ortaya koymuştur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ona melâike ve rûh, mikdârı elli bin sene olan bir günde 'urûc iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Süresi elli bin yıl olan bir günde[1] (tekrar diriliş öncesinde) melekler ve ruhlar[2] O’na yükselir.
[1] Güneş dürülmüş olacağı için bildiğimiz gün oluşmayacak. [2] Kabirde yeniden yaratılış öncesi insanların ruhları göğe yükselecek.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Melekler ve Ruh(2) elli bin sene uzunluğundaki bir günde(3) Ona yükselir.
(2) Cebrail.(3) 22:47 ve 32:5’in açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Melekler ve Rûh, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler O'na.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
aġar firişteler daħı cebreyil andın yaña ya'nį 'arş bir günde kim ya'nį ķıyāmet oldı ķadarı anuñ elli biñ yıl.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘Urūc ider melā’ikeler, Cebrā’il daḫı, özine bir günde ki anuñ miḳdārı ellibiñ yıl ḳadarıncadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mələklər və ruh (Cəbrail) Onun dərgahına (dünya ilə müqayisədə) müddəti əlli min il olan bir gündə qalxarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Whereby) the angels and the Spirit ascend unto Him in a Day whereof the span is fifty thousand years.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The angels and the Spirit(5677) ascend unto him in a Day(5678) the measure whereof is (as) fifty thousand years:
5677 Ruh: "The Spirit", Cf. 78:38, "the Spirit and the angels"; and 97:4, "the angels and the Spirit". In 16:2, we have translated R uh by "inspiration' Some Commentators understand the angel Gabriel by "the Spirit". But I think a more general meaning is possible, and fits the context better. (R). 5678 Cf. 32:4-5, and notes 3632 and 3634.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تَعْرُجُ
çıkar
الْمَلٰٓئِكَةُ
melekler
وَالرُّوحُ
ve rûh
اِلَيْهِ
ona
ف۪ي يَوْمٍ
bir günde
كَانَ
olan
مِقْدَارُهُ
miktarı
خَمْس۪ينَ
elli
اَلْفَ
bin
سَنَةٍۚ
yıl
Melekler ve Rûh ona miktarı (dünya senesi ile) elli bin yıl olan bir günde (yükselip) çıkar.
عَرَجَ
Fiil-I
ع ر ج
Yükseldi, çıktı
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِقْدَار
İsim
ق د ر
Ölçü, miktar
خَمْسِين
İsim
خ م س
Elli
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
سَنَة
İsim
س ن و
Sene, yıl