close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ceme’a fe-ev’â
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve toplayıp biriktireni.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünyada haram ve haksız yollarla mal ve servet biriktirip) Toplayarak bir yerde (istif edip) yığanları (helâl kazansa bile hayır yolunda harcamayanları cehennem kavuracaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
mal biriktirip yığan, o maldan Allah'ın ve insanların hakkını ayırıp çıkarmayanları da.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mallar, servetler biriktirip kesenin ağzını açmayanları, hayra harcamayanları çağırır.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Mal) biriktirip kasada yığanı.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de (mal ve para) biriktirip depoya, kasaya yığanı...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Mal toplayıp stok edenleri de… (kendine çekiyor.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
16,17,18. Kızaran derileri soyar; sırtını döneni, yüz çevireni ve biriktirip depo edeni çağırır.
Besim Atalay
swap_vert close
Mal toplayıp yığanı çağıracaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).
Cemil Said
swap_vert close
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
15,16,17,18. Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
17,18. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
17-18. Haktan yüz çevirip uzaklaşmak isteyeni ve mal toplayıp üstüne oturanı kendine çağırır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18. Yüz çevirip geri dönen, (servet) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
Edip Yüksel
swap_vert close
Toplayıp kasaya saklayanı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Mal toplayıp kasada yığanı,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve toplayıp toplayıp kasaya yığanı
Emrah Demiryent
swap_vert close
17-18. (O ateş, hakikate karşı) sırtını dönen (ve böylelikle îmân etmekten) yüz çeviren kimse ile (zekât vermekle yükümlü olduğu halde zekât vermeyen ve harâm yoldan) mal/servet toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(mal) birikdirib de kab içinde saklayanı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
17,18. (O ateş, Hakk'a) arkasını dönüp (itâatten) yüz çeviren ve (mal) toplayıp dasaklayan kimseyi (kendine) çağırır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (serveti) toplayıp (fakir, yoksul ve muhtaç kimselerle paylaşmayarak) biriktirmiş olanları da.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Mal) Toplayıp sonra onu biriktireni kendisine çağırır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
mal biriktirip saklıyanı da.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Malı toplayıp yığan kimseleri kendine çeker.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Servet toplayıp yığanı da
Kadri Çelik
swap_vert close
(Servet) Toplayıp (üst üste) yığmakta olanı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve durmadan mal ve servet toplayıp kasalarda biriktiren zâlimleri.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biriktirip yığmış olanı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
17,18. Bu alev gerçeğe sırtını dönüp gideni çekecek, // özellikle de depolayıp tekelcilik yapanı ...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra servet toplayıp mallarını yığan sermayedarları çağırırlar. Belki dünyadaki gibi mallarıyla torpil yapıp kurtarırlar diye! Ama ne mümkün?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
17,18. Arkasını dönüp yüz çevireni ve (mal) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağıracaktır. [*]
Cehennemin canlı gibi konuşmasıyla ilgili bkz. Furkân 25:12; Kâf 50:30; Mülk 67:87.  
Mehmet Türk
swap_vert close
17,18. (O cehennem) yüz çevirip (gerçeklere) sırtını dönen, (servet) toplayıp (üst üste) yığan kimseleri, (kendisine) çağırır!
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [servet] biriktirip, [onu öteki insanların elinden] alanları.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Servet biriktirip üstüne oturanı kendisine çağıran bir ateş! 9/34, 104/2...9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
zira o, (serveti) toplayıp biriktiriyordu.[⁵³⁰⁵]
[5305] Ceme‘a fe ev‘â, bir şeyi bir kabın içinde biriktirmektir (Krş: 84:23). Vi‘â’ hem “kab, torba, zarf” hem de “yaradan akan irin, cerahat” anlamına gelir. Zımnen: Duran su nasıl kokuşursa, paylaşılmayan servet de öyle kokuşur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
17,18. (İmandan) Yüz çevirip (şirk ve küfürde) direneni ve (Allah rızası için harcamayıp da) servetini kaplar içinde yığanı kendine çağırır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve (mal) Toplayıp yığanı!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (malı) toplayıp da, bir kap içinde saklayanı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
17, 18. İmana sırtını dönüp haktan yüz çevireni, bir de servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Mal) Toplayıp kasada yığanı!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
17,18. Hakdan yüz çevirüb dönenleri, dünyâda malı cem' ile saklayanları kendine da'vet ve cezb ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Mal biriktirip saklayanı da!
Şaban Piriş
swap_vert close
Malını toplayıp yığanı...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Malı toplayıp yığanı da.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Toplayıp kasada yığanı/depolayanı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
17-18. oķır anı kim yüz döndürdi daħı yüz döndürdi daħı dirdi pes ķaba ķoydı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı mālı cem‘ idüp ḳaplara ḳoyanı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və (mal-dövlət) yığıb saxlayanı! (Allahın payını verməyəni; acizə, yoxsula əl tutmayanı!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And hoarded (wealth) and withheld it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And collect (wealth) and hide it (from use)!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَمَعَ
ve topladı
فَاَوْعٰى
ve bir ka- ba koydu
(17-18) (O, resulümüze ve âyetlerimize) Arkasını dönüp (imandan) yüz çeviren, (mal ve servet) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır.
جَمَعَ
Fiil-I
ج م ع
Topladı, bir arada bulundurdu, bir araya getirdi, biriktirdi
اَوْعٰى
Fiil-IV
و ع ي
Kaba koydu, yığdı