Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat bile bile yaptığınız yeminler yüzünden sizi sorumlu tutar. Bunun da kefareti, ailenize yedirdiğinizin orta derecesinden on fakiri doyurmak, yahut giydirmek, yahut boyunduruk altında bulunan (hapis, ağır borç, iflas, işsizlik ve yoksulluk gibi benzeri durumlara düşen veya herhangi bir nedenle özgürlüğü elinden alınan, özgürlüğü kısıtlanan ya klasik veya modern köle konumunda bulunan) birini (mutlaka) özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlara gücü yetmiyen üç gün (arka arkaya) oruç tutar. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin kefareti budur. Bununla beraber yeminlerinizi bozmaktan sakının. Allah âyetlerini size böyle bildiriyor ki, şükredesiniz. *
(*) Üç çeşit yemin vardır: 1- Bile bile yalan yere yapılan yemin. Bunun kefareti yoktur. Çünkü bu büyük bir vebaldir, kefaretle temizlenmez. Tövbe ve istiğfar gerekir. 2- Yanlışlıkla, boş bulunarak yapılan yemin. Buna bir şey gerekmez. 3- Kişinin gelecekte bir şeyi yapacağına veya yapmayacağına dair ettiği yemin. Bu yeminin bozulması hâlinde kefaret gerekir. Âyet, bu keffaretin nasıl yerine getirileceğini açıklamaktadır. (Dy. İşleri Meali (Yeni) 89. Ayet Açıklaması) Not: Mevcut meallerde olduğu gibi (رَقَبَةٍ)’’rekabe’’ ifadesinden sadece kalasik köleyi anlamak çok yanlıştır. Çünkü (رقبة)’’rekabe’’ köle dâhil, herhangi bir nedenle boyunduruk altında bulunan, özgürlüğü kısıtlanan, hapis veya esarette bulunan kimseler için kullanılır. Bu nedenle bugün eskiden olduğu gibi pazarda bir meta gibi satın alınan köleler yoksa da onun benzeri olan bu diğer şıklar (modern kölelik) her zaman vardır ve bunlar kıyamette kadar da var olmaya devam edecektir. İşte Kur’an evrensel bir kitap olduğundan, yani her çağa ve her insana hitap ettiğinden dolayı (عبد)’’abd’’, yani köle kelimesini değil de her zaman var olan (رقبة)’’rekabe’’ ifadesini kullanmıştır. Ayrıca modern kölelik hakkında detaylı bir bilgi için Nisa-4/92. ayet açıklamasına bakılabilir.
إن دلالة كلمة ( تحرير رقبة ) هي إطلاق حرية الإنسان وفك قيوده المقيد بها ، فما هي القيود التي تقيد رقبة الإنسان في الواقع الاجتماعي ؟ إن صور القيود الاجتماعية التي تقيد رقبة الإنسان غير محصورة بصورة واحدة, وإنما هي متعددة ,نحو الإنسان الذي يصاب بحالة الإفلاس, ويحكم عليه بالسجن, فيأتي دور المجتمع بأفراده لمساعدة هذا الإنسان, وتحرير رقبته من خلال دفع ما عليه من ذمم مالية ، وكذلك الإنسان الذي يقع في ضائقة مالية ويستدين من غيره ,ولا يستطيع رَدَّ ذلك الدين ,فيصير الدين قيداً في رقبته يمنعه من ممارسة الحياة بصورة متوازنة ومطمئنة, وينعكس ذلك على نفسه وأسرته, فحض الشارع على مساعدته وفك قيده لتحريره من ضغط الدين عليه, وذلك إما بإعفائه من قسم من دينه أو كله حسب الواقع (تحرير رقبة – أهل القران) (فَكُّ رَقَبَةٍ) يعني تخليصها من إعسار، من قَوَد، من أسر وغيره أنت تفكها مما هي واقعة فيه وهذه باقية إلى يوم الدين (فَكُّ رَقَبَةٍ (13) البلد)