close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ lenâ lâ nu/minu bi(A)llâhi vemâ câenâ mine-lhakki venatme’u en yudḣilenâ rabbunâ me’a-lkavmi-ssâlihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Zaten Rabbimizin bizi de iyi insanlara katmasını umup dururken ne oluyor bize ki Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Hem (derler ki:) Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah’a ve bize Hakk’tan gelen (Kur’an’a ve Resulüllah’a) inanmayalım?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bize ne oluyor da, Allah'a ve bize gelen gerçeklere inanmayalım? Halbuki Rabbimizin, bizi iyi ve dürüst kişiler topluluğuna katmasını şiddetle arzulamaktayız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Niçin, Allah'a ve bize gelen hak kitaba, doğru bilgilere, hakça düzeni getiren Kur'ân'a iman etmeyelim? Rabbimizin bizi dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlarla, sâlih kullarla birlikte cennete koymasını arzu etmiyor muyduk?"
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbimizin bizi salihler topluluğunun arasına katmasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim!"
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize haktan gelene inanmayalım?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bütün emelimiz Rabbimizin bizi sâlih kimseler arasına koyması iken, neye biz Allah'a ve bu bize gelen Peygamberle Kur'an'a iman etmiyelim?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Rabbimizin, iyiler toplumu ile bizi (Cennete) koyacağını umarken, neden Allah’a ve bize gelen hak ve hakikate inanmayalım?” derler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde, nasıl Allah'a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?”
Besim Atalay
swap_vert close
Bize ne oldu ki, Allah katından gerçekten gelene inanmıyoruz? Tanrımızdan bizi onatlara katmasını umarız» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve “Bize ne oluyor ki, Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe (Kur'an'a ve resul)e inanmayalım!”
Cemil Said
swap_vert close
"Niçün Allâh’a ve ândan gelen hakîkatlere inanmıyalım? Niçün sâlihler meyânına bizi de idhâl itmesini arzu iylemiyelim? dirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
83,84. Peygambere indirilen Kuran'ı işittiklerinde, gerçeği öğrenmelerinden gözlerinin yaşla dolarak, "Rabbimiz! İnandık, bizi de şahidlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?" dediklerini görürsün.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bütün emelimiz rabbimizin bizi erdemliler topluluğuna dâhil etmesi olduğuna göre, Allah’a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'a ve bize ulaşan gerçeklere inanmıyalım?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Hem biz Rabb'imizin bizi iyi kişilerle birlikte (cennete) sokmasını arzulayıp dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere inanmayalım!".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem biz neye iyman etmiyelim Allaha ve bu bize gelen hakka: bütün emelimiz, Rabbimizin bizi salihîn zümresinin maıyyetine koyması iken
Emrah Demiryent
swap_vert close
“Bütün emelimiz Rabbimizin bizi sâlih kimseler arasına koyması iken, ne diye biz, Allah’a ve bize gelen bu hakikate îmân etmeyelim!” (derler.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dâhil etmesi umut ve beklentisi içinde iken.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Zâten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını umub dururken ne diye Allah'a ve bize gelen hakıykata îman etmeyelim?».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Zâten biz, Rabbimizin bizi sâlihler zümresiyle berâber (Cennete) koymasınıümîd ederken, neden Allah'a ve bize gelen hakka îmân etmeyelim?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
"Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve son elçi Muhammed’e) inanmayalım?"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Biz, niçin Allah’a ve bize Hak tan gelene iman etmeyelim ki, aynı zamanda Rabbimizin bizi doğru işler yapan topluluklar arasına koymasını da umuyoruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Allah’a, bize gelen doğruya ne diye inanmıyalım? Çalabımızın bizi doğruluktan ayrılmıyanlar ile birlikte Cennet’e sokmasını ne diye ummıyalım?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bize ne oluyor da Rabbimizin bizleri salih bir cemaat ile beraber Cennete sokmasını ummuş iken yine Allah/a, bize gelen hak peygambere inanmıyoruz? [²]» dediklerini görürsün.
[2] Neye İslâm oldunuz? diye ta'yip eden Yahudilere cevap makamında söylemişlerdir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Hem biz Rabbimizin bizi iyi ve yararlı işler yapan [sâlihîn] topluluğun [kavm] arasına dâhil etmesini arzulayıp dururken, ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bize ne olmuş ki Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını arzularken Allah'a ve bize gelmiş olan gerçeğe iman etmeyelim?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Öyle ya,Rabb’imizin bizi dünya ve âhirette iyi insanların arasına katmasını ümitle bekleyip dururken, Allah’a ve O’ndan bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim ki?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bizim için ne var ki, Allah’a ve Hakk’tan bize gelmiş şeylere inanmayalım? Üstelik rabbimizin bizi Salihler’in (İyiler’in) arasına girdirmesini çok arzu ediyoruz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'a ve ayağımıza kadar gelen gerçeklere neden inanmayalım ki! İnşallah Tanrı'mız bizi de salihlerden eyler " diye diye dua ederler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Rabbimizin bizi iyiler topluluğuyla beraber cennete koymasını umarken; Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?" Derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken Allah’a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyecekmişiz ki!” [*]
Ayette söz konusu edilen keşişler ve rahipler eski inanışları ile birlikte şirk ve inkâr içerikli kabullerini de terk edip hakikate iman etmişlerdi. Bu imanları nedeniyle kendilerini kınayan kavimlerine karşı Yüce Allah’a ve O’nun tarafından gönderilip kendilerine ulaşan gerçeklere iman etmemelerinin söz konusu olamayacağını dile getirmiş ve sonraki nesillere örnek olabilecek yiğitçe bir duruş sergilemişlerdir. Bu kişiler cennete girebilmek için imanın şart olduğunu göstermişler, salih olmanın gerektiğini de imanlarıyla birlikte belirtmişlerdir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
83,84. Sen onların Peygamber’e indirileni dinledikleri zaman, hakkı tanıdıklarından: “Ey Rabbimiz inandık öyleyse bizi de (bu dine) inananlarla beraber yaz. Biz, Rabbimizin bizi iyi kulları arasına sokmasını arzulayıp dururken Allah’a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım ki.” diyerek gözlerinin yaşla dolduğun görürsün.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allah’a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ve Rabbimizin, bizi güzel kullarının arasına katmasını arzularken neden Allah’a ve bize gelen hakikate Kuran’a iman etmeyelim ki?” 61/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Neden Allah’a ve bize gönderilen hakikate inanmayalım ki? Zira biz, Rabbimizin bizi erdemliler arasına katmasını dileriz!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Rabbimizin bizi (cennette) salihler arasına katmasını umarken, neden Allah'a (vahdaniyetine) ve bize haktan gelene (Kur'an'a ve Allah'ın Peygamberine) iman etmeyelim” diye dua ve niyaz ederler.
Osman Fırat
swap_vert close
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye iman etmeyelim?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve biz ne için Allah Teâlâ'ya ve bize Hak'tan gelene imân etmeyelim? Halbuki, biz ümit ederiz ki, Rabbimiz bizi sâlihler olan kavim ile beraber (cennete) idhal buyursun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
83, 84. Peygambere indirilen Kur'ân'ı dinledikleri vakit, onda âşinaları olan hakikate kavuşmaları sebebiyle gözlerinin yaşla dolup taştığını görür ve şöyle dediklerini işitirsin: “İman ettik ya Rabbena! Bizi de hakka şahitlik edenlerle beraber yaz! Bütün isteğimiz ve umudumuz, Rabbimizin bizi hayırlı insanlar arasına dahil etmesi iken, ne diye Allah'a ve bize gelen bu hakikate iman etmeyelim ki? ”
Böyle Hıristiyanların başında Hz. Peygamber (a.s.m.)’ın çağdaşı Habeş Necaşîsi olup hicret eden Müslümanları ülkesinde barındırmış, kendisine nota veren Kureyş’in baskılarına kulak asmamış ve Hz. Peygamber (a.s.)’a iman etmişti.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken neden Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Biz ne içün Allâh'a ve onun tarafından bize gelen peygambere ve Kur'ân'a inanmayalım ve ne içün rabbimizin bizi sâlihler ile berâber cennete koymasını ümîd itmeyelim?" diler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken, Allah’a ve bize gelen bu gerçeğe biz neden güvenmeyelim."
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbimizin bizi salih toplumla birlikte (cennete) girdirmesini beklerken ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Rabbimizin bizi iyi ve hayırlı kullar arasına katması için can atarken, Allah'a ve haktan bize gelene niçin iman etmeyelim?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Rabbimizin bizi barışseverler arasına koymasını umup dururken, Allah'a ve Hak'tan bize gelene neden inanmayacakmışız?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı n’oldı bize inanmazuz Tañrı’ya, daħı aña kim geldi bize ḥaķ daħı umaruz kim givüre bizi çalabumuz ķavm-ıla śāliḥler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı n’oldı bize ki īmān getürmez‐biz Tañrıya, daḫı bize gelen nesneyeḤaḳdan? Daḫı umaruz ki bizi givüre Çalabumuz ṣāliḥ ḳavmler içine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbimizin bizi əməlisaleh camaatla birlikdə (Cənnətə) daxil etməsini umduğumuz halda, biz nə üçün Allaha və bizə haqdan gələnə inanmayaq?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
How should we not believe in Allah and that which hath come unto us of the Truth. And (how should we not) hope that our Lord will bring us in along with righteous folk?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we long for our Lord to admit us to the company of the righteous?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا لَنَا
biz ne diye
لَا نُؤْمِنُ
iman etmeyeceğiz
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَمَا
ve o şeye ki
جَٓاءَنَا
bize geldi
مِنَ الْحَقِّۙ
haktan
وَنَطْمَعُ
biz umarken
اَنْ يُدْخِلَنَا
bizi sokmasını
رَبُّنَا
Rabbi-mizin
مَعَ
bera- ber
الْقَوْمِ
toplulu-ğuyla
الصَّالِح۪ينَ
sâlihler
"Zaten biz, Rabbimizin bizi sâlihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen hakka iman etmeyelim?"
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
طَمِعَ
Fiil-I
ط م ع
Umdu, ümide kapıldı, arzu etti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَدْخَلَ
Fiil-IV
د خ ل
Soktu, dâhil etti, koydu, girdirdi, kattı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan