close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 83. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ semi’û mâ unzile ilâ-rrasûli terâ a’yunehum tefîdu mine-ddem’i mimmâ ‘arafû mine-lhakk(i)(s) yekûlûne rabbenâ âmennâ fektubnâ me’a-şşâhidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamberlere indirileni duydular mı gerçeği tanıdıklarından görürsün ki gözleri yaşla dolar da taşar. Derler ki: Rabbimiz, inandık biz, bizi gerçeğe tanık olanlardan et.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunların) Elçiye indirileni (Kur’an-ı Kerim ayetlerini) dinlediklerinde, (Tevrat ve İncil’den hatırladıklarıyla) Hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Bunlar derler ki: "Rabbimiz (Sana ve Kitabına) inandık; öyleyse bizi (İslam’a ve Resulüllah’a inanıp tanıklık eden) şahitlerle birlikte yaz. (Ki sözünde, özünde, izinde ve istikametinde hep sadıklardan olalım.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O kimseler ki, bu elçiye indirilen Kur'ân'ı dinleyip anladıklarında, gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün. Çünkü o Kur'ân'daki gerçekleri tanırlar ve “Ey Rabbimiz!” derler, “Biz inandık, bizi hakka şahid olanlarla beraber yaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın Rasûlüne indirileni, Kur'ân'ı dinledikleri zaman, onun hak bir kitap olduğunu bildiklerinden, gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. “Ey Rabbimiz, biz de iman ettik. Bizi de Kur'ân'ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderlerle, doğruları konuşan şâhitlerle, sâlih kimselerle beraber yaz" derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygambere indirileni duyduklarında, hakkı tanıdıkları haktan dolayı gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün. [12] Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! İman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz.
12.Yani dinledikleri şeylerin, Hz. Peygamber (a.s.)`in özellikleri ile ilgili olarak kendi kitaplarında yer alan bilgileri doğruladığını anlamaları sebebiyle gözleri yaşla dolar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: 'Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygambere indirileni (Kur'an'ı, Hristiyanların anlayışları) dinledikleri zaman, hakkı anladıklarından ötürü gözlerinin yaşla dolup boşandığını görürsün. Onlar şöyle derler: “Ey Rabbimiz! İman ettik, şimdi bizi şehâdet getirenlerle beraber yaz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Peygamber’e inen vahileri işittikleri zaman, bildikleri hak ve hakikati (onda da) gördüklerinden, gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün. “Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi şahitlerden yaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Peygambere indirileni duydukları zaman gerçeği anlamalarından dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: “Ey Rabbimiz! İman ettik; bizi şâhit olanlarla beraber yaz!”
Besim Atalay
swap_vert close
Peygambere inen şeyi işittiklerinde, hak olduğu bilmeleri yüzünden, gözlerinden yaşlar aktığını görürsün, «Ey Tanrımız, biz inandık, bizi tanıklardan kıl
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Resule indirilen (Kur'an)ı dinledikleri vakit gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün, çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar. (Ve) “Ey Rabbimiz” derler, “Biz inanıyoruz. Öyleyse bizi hakikate şahitlik edenlerle bir tut.”
Bu ve bundan sonraki iki ayet Habeşistan Kralı Necâşi ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Ayette bahsi geçen kişilerin, eski adı Habeşistan yeni adı Etiyopya olan ülkenin Kralı Necâşi’nin Hz. Muhammed’e gönderdiği din adamları olduğu söylenir. Necâşi, Kureyş’in uyarı ve tehditlerine rağmen, Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak ülkesine hicret etmek zorunda kalan Müslümanları barındırmış ve onlara sahip çıkmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Rasûle nâzil olan âyâtı istimâ’ itdikleri vakit gözlerinden kesretli yaş akdığını göreceksin, çünki hakîkati anlamışlardır "Yâ rabbi biz îmân itdik şâhidler meyânına bizi de idhâl it" diyu nidâ itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
83,84. Peygambere indirilen Kuran'ı işittiklerinde, gerçeği öğrenmelerinden gözlerinin yaşla dolarak, "Rabbimiz! İnandık, bizi de şahidlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?" dediklerini görürsün.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamber’e indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. “Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed’in ümmeti) ile[156] beraber yaz” derler.
Muhammed ümmetinin “şahitler” oluşu ile ilgili olarak bakınız: Bakara sûresi, âyet, 143; Hac sûresi, âyet, 78.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamber’e indirileni dinledikleri zaman hakikate dair bilgileri bulunduğundan dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: “Rabbimiz! İman ettik, bizi hakka şahitlik edenlerle beraber yaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Resûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: «Rabbimiz! İman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz.»
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçiye inenleri işittiklerinde, gerçeği tanımalarından ötürü gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki, "Rabbimiz, inandık, bizi tanıklardan say.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamber'e indirilen (Kur'ân)i dinledikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar: " Ey Rabb'imiz iman ettik, bizi de şahitlerden yaz" derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygambere indirileni dinledikleri zaman da gözlerini görürsün ki aşîna çıktıkları haktan yaşlar dolub boşanarak «ya Rabbenâ derler: inandık iyman getirdik, şimdi sen bizi şehadet getirenlerle beraber yaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habeş kralı Necâşî Ashame’nin ve kavminden yetmiş kişinin) Resûl’e vahyedileni (Kur’ân’ı) dinledikleri zaman, hakkı anladıklarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. (Ve onlar) derler ki: “Ey Rabbimiz! (Resûlü’ne ve tebliğ ettiklerine kalben) İnandık, artık bizi (hakikate) şahitlik edenler ile beraber yaz”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Resul'e indirileni duydukları zaman, gerçeği anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: “Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi şahitlerle beraber yaz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Peygambere indirilen (Kur'an-ı kerîm) i dinledikleri vakit da hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşla dolub taşdığını görürsün onların. (Şöyle) derler: «Ey Rabbimiz, îman etdik. Artık bizi (hakka) şâhid olanlarla beraber yaz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (o bir kısım âlim ve râhiblerin) peygambere indirileni (Kur'ân'ı) dinledikleri zaman, (esâsen âşinâ olup) tanıdıkları bu haktan dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün! “Rabbimiz! Îmân ettik, artık bizi (hakka) şâhid olanlarla berâber yaz!” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve elçiye indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler ile beraber yaz" derler. *
[*] Bunlar, Taberî’nin Süddi’den naklettiği rivayetten öğrendiğimize göre Habeşistan Kralı Necaşi’nin gönderdiği din adamları kafilesidir. Âyette, konukların “bizi de hakka şahit olanlarla birlikte yaz” demelerinden, kendilerine Ümmet-i Muhammed’in şahitliğiyle ilgili pasajlardan birinin içerisinde geçtiği bir âyetin okunmuş olduğu sonucu çıkarılabilir. En yakın ihtimal Bakara 143. âyettir. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçiye indirilen Kur’an-ı işittiklerinde, gerçek vahyin ne olduğunu bildiklerinden, gözlerinden yaşlar aktığını ve “Rabbimiz! İman ettik, işittiğimiz bu Kur’an’ın doğru olduğuna şahitlik edenlerden olduğumuzu yaz” dediklerini görürsün.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Peygambere bildirileni dinleyince doğruyu tanıdıkları için onların gözlerinden yaşlar taştığını görürsün. Onlar derler: "Ey çalabımız! Biz inandık. Sen de bizi doğruyu tanıyanlar sırasına yaz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygambere inzal olunan Kur/an-ı işittikleri vakit hak olan Kur/an-ı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaştan dolup taşarak «Ey Rabbimiz! İnandık, bizi şahitlerle [¹] beraber yaz».
[1] Ümmetlerin ekmeli olan ümmet-i Muhammed ile veya peygamberlerle.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elçiye indirileni/Kur’an’ı işittikleri zaman; gerçeği tanımış olmalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar, “Rabbimiz, inandık. Bizi şahitlerle beraber yaz!” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamber'e indirileni işittiklerinde, gerçeği tanıdıklarından dolayı gözleri yaşla dolup taşarak, “Rabbimiz! İnandık, bizi de şahitlerden yaz” dediklerini görürsün.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların,bu Elçiye indirilen ayetleri dinledikleri zaman, hiç de yabancısı olmadıkları bu hakîkatten müthiş etkilenerek, gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Kur’an’ı duyar duymaz, Allah’a el açıp yalvararak şöyle derler: “Ey Rabb’imiz! İsa Mesih’in yıllar öncesinden müjdelediği Son Elçiye iman ettik; o hâlde, bizi de hakîkate şâhitlik eden şu Müminlerle birlikte iman kervanının bir neferi olarak yaz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rasûl’e indirilmiş şeyleri dinledikleri zaman Hakk’tan olduğunu tanıdıklarından dolayı gözlerini Yaş ile doluyor görürsün. Diyorlar ki: “Rabbimiz! İman ettik; bizi Şahidler’le birlikte yaz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunlar, Muhammed'e indirilenleri dinlerken hiç de yabancısı olmadıkları gerçeklerle karşılaşınca göz yaşları sel olup coşar: " Tamam ya Rab! İnandık, n'olur bizi de tanıklar hanesine yazıver
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hristiyanların arasında Resule gönderilen Kur’an’ı dinledikleri zaman hakkın yanında oldukları için gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün! "Ey Rabbimiz! İnandık! Bizi Resul Muhammed’e şahitlerle beraber yaz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elçiye indirileni duydukları zaman, tanıdıkları gerçeklerden dolayı gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün. [*] Derler ki: “Rabbimiz! İman ettik, bizi (gerçeğe) şahit olanlarla birlikte yaz!
Ayette yer alan “tanıdıkları gerçeklerden dolayı” ifadesi gereği, keşişlerin ve rahiplerin Hz. Muhammed’i dinlerken asıl ağlama nedeni, tanıdıkları gerçeklerle buluşmalarıdır. Sanıldığı gibi burada sadece okumak değil, okunan metindeki bilgileri daha önce kendi kitaplarındaki bilgilerle buluşturmaları, hak ve hakikatı tanımalarıdır. [Nasârâ] denilen grubun içerisinde yer alan keşişler ve rahipler kendi ellerinde bulunan kitapta gördükleri ve bildikleri hakikatlarla Kur’an’daki bilgilerin örtüştüğünü görmüş ve bundan etkilenmişlerdi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
83,84. Sen onların Peygamber’e indirileni dinledikleri zaman, hakkı tanıdıklarından: “Ey Rabbimiz inandık öyleyse bizi de (bu dine) inananlarla beraber yaz. Biz, Rabbimizin bizi iyi kulları arasına sokmasını arzulayıp dururken Allah’a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım ki.” diyerek gözlerinin yaşla dolduğun görürsün.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar Bu Elçi’ye indirileni anlamaya başladıkları zaman gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün, çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar; ⁹⁸ [ve] “Ey Rabbimiz” derler, “Biz inanıyoruz: öyleyse bizi hakikate şahitlik yapanlar ile bir tut.
98 Mimmâ ‘arafû mine’l-hakk ibaresinin bu şekildeki çevirisi konusunda bkz. Zemahşerî ve Râzî; ayrıca Menâr VII, 12. İzâ semi‘û ifadesini “anlamaya başladıkları zaman” şeklinde çevirmeme gelince, unutulmamalıdır ki semi‘a fiili, ilk anlamı olan “işitti”nin ötesinde, çoğu zaman “anladı” veya “anlamaya başladı” karşılıklarına da sahiptir (karş. Lane IV, 1427).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların, elçiye indirilen ayetleri işittiklerinde, gerçeği kavramalarından dolayı gözlerinden yaşlar aktığını görürsün: “Rabbimiz, iman ettik, bizi hakikate şahit olanlarla birlikte yaz!” derler. 7/156, 21/94
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar Rasûl’e indirileni işittiklerinde, ondaki hakikatleri kavradıkları için gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: “Rabbimiz! İnandık biz: o hâlde bizi de hakka şahit olanlarla birlikte yaz![⁹⁷³]
[973] Bunlar, Taberî’nin Süddi’den naklettiği rivayetten öğrendiğimize göre Habeşistan Kralı Necaşi’nin gönderdiği din adamları kafilesidir. Âyette, konukların “bizi de hakka şahit olanlarla birlikte yaz” demelerinden, kendilerine Ümmet-i Muhammed’in şahitliğiyle ilgili pasajlardan birinin içerisinde geçtiği bir âyetin okunmuş olduğu sonucu çıkarılabilir. Buna en yakın ihtimal Bakara 143. âyettir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar Peygambere indirilmiş olanı (Kur'an'ı) dinledikleri zaman, hakkı bildiklerinden (kendi kitaplarında Muhammed s.a.s.’e ait müjdeleri gördüklerinden) dolayı, onların gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Onlar "Ey Rabbimiz, biz (indirdiğin hakka ve gönderdiğin Peygamber'e) iman ettik, sen bizi (onun ümmeti olan) şahitlerle beraber yaz!
Osman Fırat
swap_vert close
Resule indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tammalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İman ettik. Artık bizi (hakka) şahitlik edenler ile beraber yaz" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Peygamber'e indirilmiş olanı dinledikleri zaman, hakkı bildiklerinden dolayı onların gözlerinin yaş ile dolup taştığını görürsün. Derler ki: «Ey Rabbimiz! İmân ettik, artık bizi (hakka) şahit olanlar ile beraber yaz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
83, 84. Peygambere indirilen Kur'ân'ı dinledikleri vakit, onda âşinaları olan hakikate kavuşmaları sebebiyle gözlerinin yaşla dolup taştığını görür ve şöyle dediklerini işitirsin: “İman ettik ya Rabbena! Bizi de hakka şahitlik edenlerle beraber yaz! Bütün isteğimiz ve umudumuz, Rabbimizin bizi hayırlı insanlar arasına dahil etmesi iken, ne diye Allah'a ve bize gelen bu hakikate iman etmeyelim ki? ”
Böyle Hıristiyanların başında Hz. Peygamber (a.s.m.)’ın çağdaşı Habeş Necaşîsi olup hicret eden Müslümanları ülkesinde barındırmış, kendisine nota veren Kureyş’in baskılarına kulak asmamış ve Hz. Peygamber (a.s.)’a iman etmişti.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçi'ye indirilen(Kur'an)ı dinledikleri zaman, tanıdıkları gerçekten dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz, inandık, bizi şahidlerle beraber yaz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûl'e nâzil olan Kur'ân'ı işitdiklerinde, hakdan bildikleri şey sebebiyle gözlerinden yaşlar akdığını görirsin. Onlar: "Yâ Rabbî biz îmân iyledik ve bizi (vahdâniyetine) şâhidlerden yaz." [¹]
[1] Bu âyet-i kerîmede mezkûr olanlar zamân-ı risâletde Habeş imparatorı Necâşi ve ashâbı olub oraya hicret iden ashâbdan Ca'fer bin ebî Tâlib (Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd) sûresi ni okudığı zamân kırâet hitâm buluncaya kadar ağlamışlardı. "İbni 'Abbas"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar, o elçiye indirileni işittiklerinde tanıdıkları o gerçeklerden dolayı gözleri yaşarır. Derler ki "Rabbimiz! İnanıp güvendik; bizi şahitler[*] arasına yaz.
[*] Eşhedu ile ilgilidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamber'e indirileni işittikleri zaman, gerçeği anlamalarından dolayı gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün, -Rabbimiz, İman ettik, bizi de şahitlerle beraber yaz. derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygambere indirileni işittiklerinde, âşinâ oldukları haktan dolayı gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün. “Ey Rabbimiz, iman ettik,” derler. “Sen de bizi hakka şahitlik edenlerle beraber yaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Resule indirileni dinlediklerinde farkına vardıkları gerçekten dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Şöyle derler: "Ey Rabbimiz, iman ettik. Artık bizi de gerçeğin tanıklarıyla birlikte kaydet."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan işideler anı kim indürinildi yalavaç yaña göreseñ gözlerini anuñ ŧolar yā aķar göz yaşından andan ötürü kim bildiler ḥaķķı. eydürler “iy çalabumuz! inanduķ pes yaz bizi ŧanuķlar-ıla” ya'nį muḥammed peyġamberliġine.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan işitseler peyġambere inen kitābı, görürsin anlaruñ gözlerini ṭoluolur ve aḳar yaşlar ḥaḳḳı bildüklerinden ötürü. Eydürler: İy bizüm Çala‐bumuz, biz īmān getürdük pes bizi yaz ḥaḳḳa ṭanuḳluḳ virenlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Peyğəmbərə nazil olanı dinlədikləri zaman haqqı bildikləri üçün onların gözlərinin yaşla dolduğunu görürsən. Onlar (belə) deyirlər: “Ey Rəbbimiz! Biz iman gətirdik, bizi (haqqa) şahid olanlarla bir yerə yaz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When they listen to that which hath been revealed unto the messenger, thou seest their eyes overflow with tears because of their recognition of the Truth. They say: Our Lord, we believe. Inscribe us as among the witnesses.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when they listen to the revelation received by the Messenger, thou wilt see their eyes overflowing with tears, for they recognise the truth: they pray: "Our Lord! we believe; write us down among the witnesses.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
سَمِعُوا
işittiler
مَٓا
o şe- yi ki
اُنْزِلَ
indirildi
اِلَى الرَّسُولِ
resule
تَرٰٓى
görürsün
اَعْيُنَهُمْ
gözleri
تَف۪يضُ
dolup taşıyor
مِنَ الدَّمْعِ
yaştan
مِمَّا
o şeyden dolayı ki
عَرَفُوا
tanıdılar
مِنَ الْحَقِّۚ
haktan
يَقُولُونَ
derler
رَبَّنَٓا
Rabbimiz
اٰمَنَّا
iman ettik
فَاكْتُبْنَا
artık bizi yaz
مَعَ
bera- ber
الشَّاهِد۪ينَ
şahidlerle
(Onların) Resule indirilen (bu Kur'ân)ı işittikleri zaman, hakkı tanımalarından dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. (O vakit onlar) Derler ki: "Rabbimiz! (Biz, Senin resulüne ve ona indirdiğin kelamına) İman ettik, artık bizi (vahyini ve resulünü tanıyan) şahidlerle beraber yaz!"
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
فَاضَ
Fiil-I
ف ي ض
Dolup taştı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَمْعٌ
İsim
د م ع
Gözyaşı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَرَفَ
Fiil-I
ع ر ف
Tanıyıp bildi, tanıdı, farkına vardı, arif oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
شَاهِد
Etken fiil
ش ه د
Şahidlik eden, göz önünde