close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 82. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Letecidenne eşedde-nnâsi ‘adâveten lilleżîne âmenû-lyehûde velleżîne eşrakû(s) veletecidenne akrabehum meveddeten lilleżîne âmenû-lleżîne kâlû innâ nasârâ(c) żâlike bi-enne minhum kissîsîne veruhbânen veennehum lâ yestekbirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsanların, inananlara düşmanlıkta en ileri gidenleri, göreceksin, Yahudilerle müşriklerdir, inananlara sevgi bakımından en yakınları da biz Nasraniyiz diyenlerdir. Bunun sebebi de, onların içinde ilimle, ibadetle uğraşanlarla rahiplerin bulunuşudur ve bir de onlar, ululanmazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, insanlar içinde, mü’minlere en şiddetli (ve tehlikeli) düşman olarak Yahudileri ve müşrikleri (ve Protestan, Evanjelik gibi Siyonistleşmiş Hristiyan kesimleri ve sözde Müslüman geçinen işbirlikçileri) bulursun. Onlardan, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz Nasarayız (Hz. İsa’nın doğduğu Filistin-NASIRA’dan dolayı NASARA diye tanımlanan, Hakka ve hayra yardımcı Hristiyanlarız.)" diyenleri bulursun. Bu, onlardan (birtakım iyi niyetli ve istikamet ehli) papaz ve rahiplerin olması ve onların gerçekte büyüklük taslamamaları (Kur’an’a ve İslam’a saygılı davranmaları) nedeniyledir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsanlar içerisinde, inananlara en yaman düşman olarak Yahudileri ve Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranları bulursun. Bütün insanlar içerisinde, inananlara en çok şefkat gösterenlerin ise “Biz nesârâyız” diyenler olduğunu göreceksin. Bu böyledir, çünkü o Hıristiyanlar arasında, gerçekleri bilen ve toplumlarına bildiren, ilim ve ibadetle meşgul olan kimselerle, Allah ve ahiret korkusuyla kendilerini manastırlara kapatan kimseler vardır ki, bunlar büyüklük taslamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanlar içerisinde iman edenlere en azılı düşman olarak yahudileri ve ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanları, putperestleri göreceksin. İnsanlar içerisinde, iman edenlere, sevgide en yakın kimseler olarak da: “Biz hristiyanlarız" diyenlerden ehl-i tevhid kimseleri göreceksin. Bu, onların içlerinde, âlim ve âbidlerin-keşişlerin, râhiplerin-zâhidlerin bulunması sebebiyledir. Onlar, doğruları söylemeyi, hakka boyun eğip tâbi olmayı, kibir-gurur meselesi yapmazlar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/199; 9/31; 24/37; 28/52-55;57/27. Ehl-i tevhid hıristiyanlar (üniter-yenler) bugün Polonya’da, Transilvanya’da, İngiltere’de ve ABD’de yaşamaktadırlar. Allah’ın birliğine, Hz. İsa’nın insan neslinden biri ve peygamber olduğunua inanmaktadırlar. Kiliseden afaroz edildikleri için bağımsız kilise kurmuşlardır. Sayıları 2.000.000 civarındadır (The Encyclopedia of Religion. Ayrıca bk. Kur’an-ı Kerim, 3/113, 114; 57/27, 28).  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanların içinde iman edenlere düşmanlıkta en katı olanların yahudilerle müşrikler olduğunu görürsün. İman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların ise "biz hıristiyanlarız" diyenler olduklarını görürsün. Bu onların içinde bilginlerin, rahiblerin bulunması ve onların büyüklenmemeleri sebebiyledir.
82-83.Bu ayeti kerimelerin hıristiyanlarla ilgili bölümü hakkında İbnu Ebi Hatim`in, Said bin el-Museyyib, Ebu Bekr bin Abdirrahman ve Urve bin Zubeyr`den rivayet ettiğine göre bunlar Müslümanların Habeş kralı Necaşi`nin yanına hicret etmeleri Necaşi`nin, onlara yardımcı olması rahiplerin de Meryem suresinde Hz. İsâ (a.s.) ile ilgili açıklamalara inanmaları ve bundan dolayı gözlerinin yaşarması üzerine inmiştir. Buna benzer daha başka rivayetler de nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, insanlar içinde, mü'minlere en şiddetli düşman olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun. Onlardan, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: 'Hristiyanlarız' diyenleri bulursun. Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun ki, Yahudî'lerle müşrikleri, müminlere düşmanlık bakımından, insanların en şiddetlisi bulacaksın. Sevgi bakımından müminlere en yakın olanlarını da “-Biz Hristiyanız.” diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi şu: Çünkü onların içinde bilgin Keşişler ve dünyayı terk eden Rahipler vardır. Hakikaten onlar, hakkı kabul hususunda büyüklenmez ve kibretmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnanmış olan Müslümanlara en sert düşman olarak Yahudiler ile dinsizleri (müşrikleri) göreceksin. Ve Müslümanlara sevgi yönünden en yakınlarını, “Biz Hıristiyan’ız” diyenleri bulacaksın. Çünkü onlardan (din ve ahireti bilen) âlimler ve rahipler vardır. Ve onlar kibirli değillerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlar içinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da, “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar kibre kapılmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Her halde göreceksin inanmış olanların en koyu düşmanları Yahudiler'le, Hakka eş koşanlardır, yine de göreceksin inanmış olanlara dostlukça daha yakın «İsa’lıyız» diyenlerdir, çünkü aralarında keşişlerle rahipler vardır, bunlar büyüklenmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli (ve tehlikeli) olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü Hıristiyanlar arasında Allah'a bağlı bilginler ve din adamları vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
Ayette Yahudileri anlatan “yehûd” kelimesinin başına “lam-ı ta’rif” vardır, yani belirlilik takısı olarak “el” gelmiştir. Bu da gösteriyor ki; bundan kastedilen, o gün mü’minlerle aynı coğrafyada yaşayan ve İslam’a tavır alan malum Yahudilerdir. Yoksa tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudileri kapsayan bir husus değildir.Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Göreceksin ki îmân idenlere en ziyâde ’adâvet idenler yahûdîler ile müşriklerdir ve ânları en ziyâde sevmeğe meyyâl bulunanlar hristiyanız diyenlerdir, çünki bunların ’âlim ve zâhidleri vardır tekebbür itmezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnananlara en şiddetli düşman olarak, insanlardan yahudileri ve Allah'a eş koşanları bulursun. Onlardan, inananlara sevgice en yakın "Biz hıristiyanız" diyenleri bulursun. Bu, onların içinde bilginler ve rahibler bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz hıristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin. Yine, onlar arasında iman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların da, “Biz hıristiyanız” diyenler olduğunu göreceksin. Çünkü bunların içinde (insaflı) keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da «Biz hıristiyanlarız» diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.  
 Tefsirlerde, bu âyetlerin bahis mevzuu ettiği hıristiyanların, Habeşistan’a göç eden müslümanları iyi karşılayan ve onlara anlayış gösteren hıristiyanlar veya Hz. Peygamber (s.a.) ile antlaşma yapan Necran hıristiyanları olduğu zikredilmiştir. Ancak genel olarak da hıristiyanların, yahudilere ve müşriklere nisbetle müslümanlara karşı daha yakın oldukları bir gerçektir. Gerçi mutaassıp hıristiyanların birleşerek tertipledikleri haçlı seferleri tarihin acı sayfalarını teşkil etmiştir. Bununla beraber dünyadan el ve eteğini çekmiş râhipler ile hıristiyan bilginlerinin ve bunların tesirinde kalan hıristiyanların İslâm’a nisbî yakınlıkları bir vâkıadır. Hz. Peygamber’in zuhurunda birçok râhip ve keşiş O’nu sevgi ile karşılamış ve beklenen peygamber olduğunu itiraf etmişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsanların arasında inananların en azılı düşmanı olarak Yahudileri ve müşrikleri bulacaksın. İnananlara sevgice en yakınları da "Biz Hristiyanız," diyenleri bulursun. Çünkü onlar arasında büyüklük taslamayan papazlar ve rahipler var.
"Hristiyan" kelimesi Kuran'da hiç geçmez. Bunun yerine, İsa Peygamberden sonra ilk yüzyıllara kadar kullanılan "Nasara" kelimesi kullanılır. (Nasara kenti veya İsa'ya "yardımcılar" olan havarilerden dolayı). Okuyucunun anlayabilmesi için, daha sonra yaygınlaşan "Hristiyan" (Mesihi) ifadesini tercih ettik. Sözkonusu ayetin dili ve bağlamı gözönüne alındığında, Peygamber Muhammed döneminde yaşayan Yahudi ve Hristiyanların politik ve dinsel tavrını anlattığı anlaşılıyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nâsın mü'minlere adavetçe en şiddetlisini her halde Yehudîlerle müşrikler bulacaksın, mü'minlere meveddetçe en yakınlarını da her halde «biz Nesârâyız» diyenler bulacaksın, sebebi: çünkü bunların içinde âlim keşişler ve târiki Dünya rahibler vardır ve bunlar kibr etmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Îmân edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahûdîleri ve müşrikleri bulursun. İnsanlar içinde îmân edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da, “Biz *nasârâyız (hıristiyanlarız)” diyenleri bulursun. Zira onların içerisinde, (yahûdî ve müşriklere nispetle, kendilerine tebliğ edilen hakka karşı) büyüklük taslamayan keşişler ve rahipler vardır.
* Bu âyet-i kerîme Habeş kralı Necâşî Ashame ve arkadaşları hakkında nâzil olmuştur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman eden kimselere düşmanlık yönünden insanların en çetininin Yahudiler¹ ve müşrikler olduğunu görürsün. Ve yine iman eden kimseler için sevgice daha yakın olanların da biz Nasarayiz² diyenler olduğunu göreceksin. Bunun nedeni, kuşkusuz bunların içinde gerçekten büyüklük taslamayan keşişler³ ve rahipler olmasıdır.
1- Sözcüğün başında, “el” takısı, yani belirlilik takısı bulunmaktadır. Dolayısıyla belli bir dönemde, belli bir coğrafyada ve belli bir grup Yahudi'den söz edilmektedir. Yani tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudi'leri kapsayan bir husus değildir. O gün İslam'a karşı tavır alan Yahudiler söz konusudur. Aksi bir düşünce Kur'an'ın çizdiği anlayışa kesinlikle aykırıdır. 2- Hristiyan'ız. Burada söz konusu edilen Hıristiyanlar da tıpkı Yahudiler gibi belli muhataplardır. Bu bütün zamanları kapsayan bir niteleme değildir. 3- İbadetle meşgul olanlar  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsanların, îman edenlere düşmanlık bakımından, en şiddetlisi, andolsun ki, Yahudilerle Allaha eş koşanları bulacaksın. Onların, îman edenlere sevgisi bakımından, daha yakınını da, andolsun, «Biz Nasrânîleriz» diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi şudur: Çünkü onların içinde keşişler, râhibler vardır. Şübhe yok ki onlar (hakkı i'tiraf hususunda o derecede) büyüklenmek istemezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edenlere düşmanlık cihetiyle insanların en şiddetlisi (olarak), elbette yahudileri ve (Allah'a) ortak koşanları bulacaksın! Îmân edenlere sevgi cihetiyle onların en yakını (olarak) da, elbette “Doğrusu biz hristiyanız!” diyenleri bulacaksın!(1) Bu, şübhesiz onların içinde âlimlerin ve (ibâdet ehli) râhiblerin bulunması ve gerçekten onların (hakka tâbi' olmakta yahudi ve dinsizlere nisbetle) kibirlenmemelerindendir.
(1)Bu âyetin, Habeş hükümdârı Necâşî’nin gönderdiği hey’et hakkında indirildiği rivâyet edilmiştir. Resûl-i Ekrem (asm) onlara Yâsîn Sûresi’ni okumuş, onlar da ağlayarak Müslüman olmuşlardı ve: “Bu, Îsâya indirilen Kitâb’a ne kadar da benziyor!” demişlerdi. Diğer bir rivâyete göre ise, Hz. Ali (ra)’ın kardeşi Ca‘fer bin Ebî Tâlib (ra), Habeşistan’a hicret ettiğinde Necâşî’nin huzûrunda Meryem Sûresi’ni okuyunca, Necâşî ve berâberindekiler hüngür hüngür ağlayarak İslâm dînini kabûl etmiş olduklarından dolayı bu âyet-i kerîme onlar hakkında indirilmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 264)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Şüphesiz, insanların içinde iman etmiş olanlara düşmanlıkta en katı (acımasız) olanların yahudilerle müşrikler olduğunu bulursun. İnanmış olanlara sevgi bakımından en yakın olanların ise ’biz hıristiyanlarız’ diyenler olduklarını bulursun. Bu onların (o hıristiyanların) içinde (birtakım iyi niyetli ve istikamet ehli) bilginlerin, rahiblerin bulunması ve onların büyüklenmemeleri sebebiyledir.*
(*) Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır. (C. Külünkoğlu Meali 82. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnananlara, insanlar içinde en şiddetli düşmanlık yapanların Yahudiler ve Allah’a ortak koşan müşrikleri bulursun. İnananlara en çok sevgiyle yaklaşanların ise, biz hıristiyanız diyenleri bulursun. Çünkü onların içerisinde büyüklenmeyen keşiş ve rahipler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Göreceksin, gerçekten insanlar arasında inananlara karşı düşmanlıkta en çok ileri gidenler yahudilerle Allah’a eş koşanlardır. Gerçekten onlar arasında inananlara sevgice en yakın bulacağın kimseler "Biz hırıstiyanız" diyenlerdir. Çünkü onların içinde keşişler, rahipler vardır. Gerçekten onlar büyüklük taslamak istemezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Yahudileri, müşrik olanları mü/min olanlara nâs/ın en yaman düşmanı bulursun. * «Biz hıristiyanız» diyenleri de mü/min olanlara muhabbette en yakın bulursun. Bu da onların içinde bir takım keşişler, rahipler [⁵] bulunmasından, hakka ittiba hususunda kendilerini de büyük görmediklerinden nâşidir.
[5] Âlimler, zâhitler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İnsanlar içerisinde inananlara en şiddetli düşman olarak Yahudileri ve Allah’a şirk koşanları bulursun. İnsanlara sevgi bakımından [meveddeten] en yakınları da “Biz Hıristiyanız” diyenleri bulursun. Bu onların içinde keşişler ve rahiplerin bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.²⁸
28 Bu ve bundan sonraki ayetlerde belirtilen hususlar; Habeşistana göç eden Müslümanlara yakınlık gösteren keşiş ve rahiplerle ilgilidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz insanlardan, iman edenlere en şiddetli düşman olarak, Yahudileri ve şirk koşanları bulursun. Onlardan, iman edenlere sevgice en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulursun. Bu, onların içinde bilginler ve rahipler bulunmasından ve onların büyüklük taslamamalarındandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanlar içerisinde Müslümanlara düşmanlıkta en şiddetli olanların, öncelikle Yahudiler ve onlardan sonra, putperest müşrikler olduğunu göreceksin. Yine insanlar arasında Müslümanlara sevgi ve şefkat bakımından en yakın olanların ise, “Biz Hıristiyan’ız!” diyen ve Allah’ın varlığına, birliğine, kitaplarına, elçilerine içtenlikle iman eden gerçek muvahhidler olduğunu göreceksin. Çünkü onların içinde, ilim ve ibâdetle meşgul olan dürüst din âlimleri ve kendilerini Allah’a adamış zahitler vardır ve onlar, kendilerine tebliğ edilen Kur’an karşısında asla kibre kapılmazlar. İşte bu ahlâk ve erdemlilikleri, onları dosdoğru Kur’an’a yöneltir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yahudîler’i ve şirk koşmuş olanları, inanmış kimselere düşmanlık bakımından İnsanlar’ın en şiddetlisi bulursun. Biz, nasrâniyler’iz” demiş olanları ise, inanmış kimselere meveddet / karşılıklı sevgi bakımından onların en yakını bulursun. Bu, aralarında keşişlerin ve ruhbanların bulunması ve onların da büyüklenmemeleri sebebiyledir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Senin de fark ettiğin gibi inananlara karşı en fazla düşmanlık duyanlar, Yahudiler ve çok tanrıcı müşriklerdir. Yine dikkat ettiysen Müslümanlara karşı en fazla sevgi gösterenler de: " biz Hristiyanız " diyenlerdir. Bu durum, Hristiyanlar içinde aklı başında din adamları ve dindarlar olduğunu ifade eder. Ayrıca onların gurur kibir taşımadıklarını da.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Düşmanlık konusunda Yahudilerin ve Allah’a ortak koşan Müşriklerin çok daha şiddetli olduğunu görürsün! Şimdilik Müminlere sevgi bakımından en yakın olanlar "Biz Hristiyanlarız!" diyenlerdir. Çünkü onların içinde Allah’ın yasalarını üstün tutan rahipler vardır. Onlar büyüklük taslamazlar. Ancak siz yine de dikkatli olun! Bu durum her an değişebilir. Hristiyanlar düşmanlıkta ileriye gidebilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edenlere düşmanlık bakımından insanların en şiddetlisini elbette yahudiler ve şirk koşanlar olarak bulacaksın. Onlar (inkârcılar) içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da elbette “Biz hristiyanlarız!” diyenleri bulacaksın. [*] Bunun sebebi şüphesiz ki onların içinde keşişlerin ve rahiplerin bulunması ile onların kibirli davranmamasıdır.
Bu ayet Hz. Muhammed’in hayatında bizzat müşahede ettiği bir gerçek olmuştur. Sonraki dönemlerde de [Nasârâ] denilen hristiyanların içindeki keşişler ve rahipler müminlere yakın durmuşlardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Îman edenlere karşı en amansız düşman olanların, Yahûdîler ve Allah’a eş koşan (müşrikler), olduğunu kesinlikle göreceksin. Buna karşılık îman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların da: “Biz Hıristiyan’ız” diyenler olduğunu mutlaka göreceksin.¹ Çünkü onların arasında büyüklük taslamayan keşişler² ve rahipler vardır.³
1 Aslında bunlar da mü’minlere dost değildirler. Fakat birbirlerine kıyas edilirse, Yahûdîlerin düşmanlık ihtimâli Hıristiyanlarınsa sevgi ihtimâli daha fazladır. Zâten bugüne kadar Yahûdîlere nispetle Hıristiyanlardan Müslüman olanların sayısı, kat kat fazladır. 2 Kıssîs: Bir şeyi gece istemek ve araştırmak kökünden türetilmiştir. Din ilimlerini araştıran, ibâdete düşkün, Hıristiyan âlimi demektir.3 82 ve 83. âyetler Habeşistan meliki Necaşi ve arkadaşları hakkında indirilmiştir. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bütün insanlar içinde [bu ilahî kelâma] inananlara en çok düşmanlık yapanların Yahudiler ve Allah’tan başkasına ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlar olduğunu kesinlikle göreceksin; ve bütün insanlar içinde ⁹⁶ [bu ilahî kelâma] inananlara en çok şefkat gösterenlerin ise “Biz Hristiyanız” diyenler olduğunu göreceksin: böyledir, çünkü onlar arasında öyle keşişler ve rahipler var ki bunlar kibre kapılmamışlardır. ⁹⁷
96 Lafzen, “onlardan”.97 Yani, onlar Yahudilerin yaptığı gibi o vahyin İsrailoğulları’na özgü bir lütuf olduğuna inanmazlar: ve onların “papazları ve keşişleri”, tevazuun bütün gerçek itikatların özü olduğunu onlara öğretirler -Burada kayda değer husus şudur: Kur’an, bu bağlamda, Hristiyanları “Allah’ın yanısıra başka herhangi bir kimseye veya şeye ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlar” (ellezîne eşrakû -geçmiş zaman kipinin kullanımında ifadesini bulan kasıt unsuru burada da vardır tıpkı ellezîne keferû ve ellezîne zalemû’da olduğu gibi) arasında saymamıştır: çünkü Hristiyanlar Hz. İsa’yı ilahlaştırarak şirk günahı (“Allah’ın yanısıra başka bir kimseye veya şeye ilahlık yakıştırmak”) işledikleri halde birden fazla ilaha bilinçli olarak tapmazlardı, çünkü onların akîdesi, teorik olarak, kendisini, bir görüntüler veya “kişiler” üçlüsünde -ki Hz. İsa’nın da bu üçlüden birisi olduğu kabul edilir- tezahür ettirdiği düşünülen Tek Allah inancını varsayar. Bu doktrin Kur’an’ın öğretilerine ne kadar ters düşse de onların şirk’i bilinçli bir niyete dayanmaz; tersine, onların Hz. İsa’yı kutsamaları da “hakkın sınırlarını ihlal etme”lerinden kaynaklanır (bkz. 4:171, 5:77). Karş. bu bağlamda 6:23 ile ilgili not 16’da zikredilen Râzî’nin mülahazaları.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İman edenlere düşmanlıkta, insanların içinde en şiddetlisi olarak Yahudileri ve şirk koşanları bulursun. İman edenlere sevgice en yakın olarak da: “Biz, Nasarayız (İsa’ya Allah yolunda yardımcılarız)” diyenleri bulursun. Bu, onların arasında (Bu mesaj/Kuran’a karşı) büyüklük taslamayan bilginler ve rahipler bulunmasındandır. 3/113, 28/53...55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kesinlikle bütün insanlar içerisinde, (bu mesaja) iman edenlere karşı en çok düşmanlık yapanların Yahudiler ve Allah’a şirk koşanlar olduğunu görürsün. Yine onlar içerisinden (bu mesaja) iman edenlere en yakın olanların da, “Biz Nasârâ’yız”[⁹⁷¹] diyenler olduğunu görürsün. Bunun nedeni, onların arasında böbürlenmeyen keşişlerin ve rahiplerin bulunuyor olmasıdır.[⁹⁷²]
[971] Kur’an’da kitap ehli üç çevreden oluşur: Yahudi, Nasârâ ve “Biz Nasara’yız diyenler”. Kur’an bu üçüncüleri Hıristiyanlardan ayrı olarak “Biz Nasârâ’yız diyenler” şeklinde tanımlar. Bizim değerlendirmemiz, bunların muvahhid İsevilik inancının Habeşistan’da yaşayan temsilcileri olduğu şeklindedir. Süddî’nin bu kimselerin Habeşistan’dan gelen İseviler olduğu rivayeti de bunu teyit eder. Mekke’de bu inancı temsil eden 3 kişi vardı: Varaka b. Nevfel, Ubeydullah b. Cahş, Osman b. el-Huveyris. Sonuna kadar Hanif (Hz. İbrahim’in dinine mensup) kalan Hz. Ömer’in amcası Zeyd b. Amr b. Nufeyl ile Varaka arasındaki bu tercih farkından doğan tartışmalar kaynaklara geçmiştir. [972] Kur’an, kitap ehlinin sapmasını aktarırken, kasıt unsurunu bünyesinde barındıran ellezine eşraku ya da doğrudan kimliğe dönüşmüş bir nitelik olan muşrikûn formunu kullanmıyor. Yukarıdaki âyette geçtiği gibi sadece “akidede haddi aşmak” (77) olarak niteliyor. Bu âyet Kur’an’ın Nasârâ dediği Hıristiyanlardan farklı olarak “Biz Nasârâ’yız” diyen bir gruba mensup keşişlerin ve rahiplerin inançta kibirli olmamalarını artı bir puan sayarak, Yahudilerin düşmanlığının da doğru adresini göstermiş oluyor: İnançta kibir. Bu sûrenin 5. âyetinde, ayrıca 43, 44, 46, 48, 66, 68, 69. âyetlerinde ifadesini bulan tüm kutsal kitapları ve onlara inananların imanını bir ‘değer’ olarak tanıyan Kur’an, inançta kibri kendisine inananların gönlünden kazımak istemiştir. Kendisine inananlardan, bir değer olan imanı inkâr etmemelerini isteyen (5:5) Kur’an, Tevrat’a inananların ona, İncil’e inananların da ona uymalarının ahlâkî bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak (5:43, 47) “inançta kibre” yer olmadığını isbatlamıştır. Yine, Allah’ın her ümmet için ayrı bir “şeriat” ve ayrı bir “yöntem” koyduğunu ifade eden Kur’an, kendisiyle birlikte geçmiş vahiylere de inanmayı şart koşmuştur (5:59).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) insanların içerisinde, iman edenlere en şiddetli düşmanlık güden topluluk olarak, yahudileri ve müşrikleri bulacaksın. Onların içinde müminlere karşı muhabbet bakımından en yakın olarak da "Biz Nasârâyız" diyenleri bulacaksın! (Bunlardan iman kabiliyeti, iman ehli sevgisi diğerlerinden fazla bulunur, çünkü) Onların içinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar (yehûd taifesi gibi) büyüklük taslamazlar!
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a şirk koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından yakın olanlar da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun ki, imân edenlere nâsın adavetce en şiddetlisini, mutlaka Yahudiler ile müşrikleri bulacaksın. Ve yine kasem olsun ki nâsın mü'minlere meveddetce en yakın olanları da, «Biz Nasâra'yız» diyenleri bulacaksın. Bu da onların içinde herhalde bilgin, abid olanların ve tarik-ı dünya olan rahiplerin bulunmasındandır. Ve şüphe yok ki, onlar kibir etmek de istemezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen, iman edenlere, düşmanlık besleme bakımından onların en şiddetlilerinin Yahudiler ile müşrikler olduğunu görürsün. Müminlere sevgi bakımından en çok yakınlık duyanların ise “Biz Nasâra'yız (Hıristiyan'ız)” diyenler olduğunu görürsün. Bunun sebebi, onlar arasında bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunması ve onların kibirlenmemeleridir. [3, 199; 9, 31; 24, 37; 28, 52-55; 57, 27]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanlar içerisinde, inananlara en yaman düşman olarak yahudileri ve (Allah'a) ortak koşanları bulursun. İnananlara sevgice en yakınları da "Biz hıristiyanlarız." diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minlere 'adâvetde yahûdîleri ve müşrikleri en şiddetli bulursun (en ziyâde 'adâvetleri olanlar onlardır) ve mü'minlere meveddet sûretiyle en yakın olanlar da "Biz Nasârâyız" diyenlerdir. Çünki onlarda hakkı tasdîkden kibir idüb çekinmez keşişler ve ruhbanlar vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göreceksin, insanlar arasında inanıp güvenenlere (müminlere) ileri derecede düşman olanlar, Yahudiler ile müşrikler olacaktır. Yine göreceksin, inanıp güvenenlere en yakın olanlar da biz Nasranîyiz (Hristiyan) diyenler olacaktır. Bunun sebebi içlerinde büyüklük taslamayan[*] araştırıcı âlimlerin ve din adamlarının bulunmasıdır.
[*] Burası hal cümlesi sayılmıştır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve şirk koşanları bulursun. İman edenlere sevgice en yakın olarak da:-Biz Hıristiyanız, diyenleri bulursun. Bu, onların arasında büyüklük taslamayan bilginler ve rahipler bulunmasındandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edenlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İman edenlere sevgide insanların en yakını olarak da “Biz Hıristiyanız” diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ki, bunlar büyüklük taslamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu tartışılmaz bir gerçektir ki, insanların iman edenlere en şiddetli düşmanlık duyanlarını, Yahudilerle şirke batanlar bulursun. Şu da tartışılmaz bir gerçektir ki, insanların iman edenlere sevgide en yakın olanlarını "Biz Hıristiyanlarız" diyenler bulursun. Bu böyledir. Çünkü o Hıristiyanlar içinde derin araştırmalar yapan keşişler, kendini Allah'a adamış rahipler vardır. Ve onlar, kibre sapmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bulasañ ādemįlerüñ ķatıraġını düşmānlıķdın yaña, anlara kim įmān getürdiler cuḥūdları daħı anları kim Tañrı’ya ortaķ eylediler. daħı bulaśañ yaķınır aġın anlaruñ dostlıķdın yaña anlara kim įmān getürdiler anları kim eyittiler “bayıķ biz naśrānilerüz.” şol andan ötürüdür kim bayıķ anlardan keşişlerdür daħı ibādet eyleyicilerdik daħı bayıķ anlar boyuñ virmemek eylemezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭaparsın yā Muḥammed kişilerüñ ḳatı düşman olanını mü’minlereYehūdileri, daḫı müşrikleri. Daḫı ṭaparsın sevgüleri yaḳınraḳ mü’minlere ol kişiler kim eyitdiler biz Naṣrāniler‐biz didiler. Ol anuñ gibi olmaḳ ol sebeb‐iledür kim anlardan ḳıssīsler vardur ve zāhidler. Daḫı anlarbüyüklenmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Yəhudiləri və müşrikləri iman gətirənlərin ən pis düşməni, “Biz xaçpərəstik”, - deyənləri isə onların ən yaxın dostu görəcəksən. Bu onların (mö’minlərin) içində (bilikli, abid) keşiş və rahiblərin olması və onların özlərini yuxarı tutmalarına görədir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou wilt find the most vehement of mankind in hostility to those who , believe (to be) the Jews and the idolaters. And thou wilt find the nearest of them in affection to those who believe (to be) those who say: Lo! We are Christians. That is because there are among them priests and monks, and because they are not proud.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Strongest among men in enmity to the believers wilt thou find the Jews and Pagans; and nearest among them in love to the believers wilt thou find those who say,(789) "We are Christians": because amongst these are men devoted to learning(790) and men who have renounced the world, and they are not arrogant.
789 The meaning is not that they merely call themselves Christians, but that they are such sincere Christians that they appreciate Muslim virtues, as did the Abyssinians to whom Muslim refugees went during the persecution in Makkah. (R). 790 Qissis: I have translated as "devoted to learning," following the Commentators. It seems to be a foreign word, possibly Abyssinian rather than Syriac, as the reference seems to be to the Abyssinian Christians. Their real devotion to learning and the renunciation of the world by the Monastic Orders are contrasted with the hypocrisy and arrogance of the Pharisees and Scribes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَتَجِدَنَّ
elbette bulursun
اَشَدَّ
en şiddet- lisi
النَّاسِ
insanların
عَدَاوَةً
düşmanlık bakımından
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
الْيَهُودَ
Yahudileri
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seleri ki
اَشْرَكُواۚ
şirk koştular
وَلَتَجِدَنَّ
ve elbette bulursun
اَقْرَبَهُمْ
onları en yakın
مَوَدَّةً
sevgi bakımından
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
قَالُٓوا
dediler
اِنَّا
şüphe- siz biz
نَصَارٰىۜ
Hristiyanlarız
ذٰلِكَ
budur
بِاَنَّ
çünkü şüphesiz
مِنْهُمْ
onlardan vardır
قِسّ۪يس۪ينَ
keşişler
وَرُهْبَاناً
ve rahipler
وَاَنَّهُمْ
ve şüphe- siz onlar
لَا يَسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslamazlar
(Resulüm!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisi (olarak) elbette Yahudileri ve (Allah'a) şirk koşanları bulursun. İman edenlere sevgi bakımından en yakın (olarak) da "biz Hristiyanlarız" diyenleri bulursun. Bu, onların içinde keşişlerin ve rahiplerin bulunmasındandır; çünkü onlar (Allah'a karşı kibirlenip) büyüklük taslamazlar.
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
عَدَاوَة
İsim
ع د و
Düşmanlık
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
يَهُود
Özel isim
الْيَهُود
Yahudiler
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
مَوَدَّة
İsim
و د د
Sevgi, muhabet
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَصْرَانِيّ
Özel isim
ن ص ر
Hristiyan
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قِسِّيسِين
İsim
ق س س
Keşişler
رُهْبَان
İsim
ر ه ب
Rahipler
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı