close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 70. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad eḣażnâ mîśâka benî isrâ-île veerselnâ ileyhim rusulâ(en)(s) kullemâ câehum rasûlun bimâ lâ tehvâ enfusuhum ferîkan keżżebû veferîkan yaktulûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz İsrailoğullarından kesin söz (misak) almış ve onlara elçiler göndermiştik. (Ancak) Onlara, ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen şeyler (bildiren) bir elçi geldiyse, bir kısmını yalanlamışlar, bazısını da öldürmüşlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki, biz İsrailoğullarından sağlam bir söz almış ve kendilerine peygamberler göndermiştik. Ama ne zaman bir elçi onlara, hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse, isyan edip o elçilerin bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, biz İsrâiloğulları'nın, kesin sözlerini, taahhütlerini almıştık. Onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasuller göndermiştik. Ne zaman bir Rasul onlara, nefislerinin arzu etmediği bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/61.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz biz İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ama her ne zaman bir peygamber onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirdiyse bu peygamberlerin kimilerini öldürdü, kimilerini de yalanladılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun ki, biz, Allah'a ve Peygamberine iman hususunda, İsraîl Oğullarından kuvvetli söz almış ve kendilerine Peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber, nefislerinin istemediği bir hükmü kendilerine getirdi ise, o peygamberlerin bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun, Biz İsrailoğullarından söz aldık ve onlara elçiler gönderdik. Her elçi, onların nefislerinin istemediği şeyleri onlara getirdikçe, onlar elçilerden bir kısmını yalanladılar. Bir kısmını da öldürüyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz İsrâiloğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Besim Atalay
swap_vert close
İsrail oğullarından, biz ant almıştık, onlar için peygamberler göndermiştik, her ne zaman, bir peygamber canlarını sıkacak bir şey getirir ise, birtakımın yalanlayıp, birtakımın öldürdüler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul, canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse, kimini yalanladılar, kimini de öldürdüler. 
Bkz. 5/13 ve dip notu.Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz Benî İsrâîl’in mîsâkını kabûl iyledik ve ânlara rasûller gönderdik her ne vakit rasûller ânların nefîslerine ağır gelen hakîkatleri söylediler ise rasûllerin bir kısmını katl itdiler yalancılıkla ithâm itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle onlara her peygamber gelişte, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun biz İsrâiloğulları’ndan kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse, bir kısmına yalancı dediler, bir kısmını da öldürdüler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Edip Yüksel
swap_vert close
İsrail oğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için Benî İsraîlin misakını aldık ve kendilerine Resuller gönderdik, canlarının istemediği bir hukmîle bir Resul geldikçe onlara bir takımına yalancı dediler, bir takımını da öldürüyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz İsrâiloğullarından (Tevrât’ın hükümleri ile amel edeceklerine dair) söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. (Ancak) onlara, her ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen şeylerle (ilâhî emirler bildiren) bir peygamber geldiyse, (o peygamberlerin) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara resûller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına¹ uymayan bir resûl geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz İsrâîl oğullarından sapasağlam te'minât almış, onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoşlanmayacağı bir şey'i getirdiyse bir takımını yalana çıkardılar, bir takımını da öldürdüler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki İsrâiloğullarının sağlam sözünü almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi ise, bir kısmını yalanladılar, (Zekeriyyâ ve Yahyâ'ya yaptıkları gibi) bir kısmını da öldürüyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, biz İsrailoğullarından kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: (ama) ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdi ise (isyan ettiler:) Onların bir kısmını yalanladılar, bazılarını da öldürüyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz İsrail oğullarından sağlam bir söz almıştık ve bundan dolayı onlara elçiler gönderdik. Elçiler ne zamanki onların arzularına uymayan şeyleri getirdi ise, onlardan bir gurup elçileri yalanladılar ve bir gurubu da elçileri öldürdüler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz İsrailoğullarından söz aldık. Onlara elçiler de gönderdik. Onlar ise benliklerini okşamıyan bir gerçek getiren nekadar elçi geldiyse bir takımını da öldürmüşlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İsrail oğullarından misak almıştık. Onlara birçok peygamber göndermiştik. Peygamber onlara her ne zaman nefislerinin arzu etmedikleri bir şeyi getirdiyse önlerine çıktılar; kimini yalancı çıkardılar; kimini de öldürüyorlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz İsrailoğullarından kesin söz/teminat almış [mîsâk] ve onlara elçiler göndermiştik. Ancak her ne zaman bir elçi onlara nefislerinin hoşlanmadığı/arzularına uymayan bir şeyle geldiğinde, onlar bir kısmını yalanlarlar, bir kısmını da öldürürlerdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz İsrail oğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Onlara bir peygamber ne zaman nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle geldiyse, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun ki, İsrail Oğulları’ndan Allah’ın gönderdiği her Peygambere iman edeceklerine dâir İsrail Oğulları’ndan kesin bir söz almış ve onlara nice Peygamberler göndermiştik. Fakat ne zaman bir Peygamber, onlara hoşlarına gitmeyecek bir hüküm getirdiyse, verdikleri sözden cayarak bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler, ellerinden gelse bugün de hiç çekinmeden öldürürler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun İsrail’in oğullarının mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) aldık; onlara rasûller gönderdik! Her bir rasûl onlara nefislerinin hoşlanmayacağı şeylerle geldikçe, bunların bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Geçmişte İsrail oğulları ile sözleştik. kendilerine birçok elçiler gönderdik. Fakat her ne zaman tanrı elçisi kendilerine hoşlanmadıkları bir şey söylese, kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! İsrailoğullarından sağlam söz alarak onlara Resuller göndermiştik. Fakat ne zaman Resullerimiz onlara hoşlanmadığı bir hüküm açıklarsa; hemen Resullerden bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki İsrailoğulları’ndan sağlam bir söz almış [*] ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman elçi onlara [nefis]lerinin arzu etmediğini (hükümler) getirse (onların) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlar(dı). [*]
Yüce Allah surenin ilk ayetinde belirttiği “sözleşmelerin gereğini yerine getirin” buyruğuna ve Mâide 5:12. ayette de gündeme getirdiği İsrailoğullarından aldığı söze gönderme yapmaktadır. Yüce Allah’ın İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili bkz. Bakara 2:83-84; Mâide 5:12.,Öldürdükleri peygamberler rivayetlerden anlayabildiğimiz üzere Hz. Şu‘ayb, Hz. Zekeriyya ve Hz. Yahyâ gibi peygamberlerdir (Semerkandî, [Bahru’l-‘Ulûm], I, 407).  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Biz, İsrâil oğullarından bağlayıcı söz almış ve onlara Peygamberler göndermiştik. Onlara ne zaman bir Peygamber kendilerinin hoşlanmadığı bir şey getirirse, onlar bu (peygamberlerden) kimisini yalanladılar, kimisini de öldürdüler.
Muhammed Esed
swap_vert close
GERÇEK ŞU Kİ, Biz İsrailoğulları’ndan kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: [ama] ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse [isyan ettiler:] o [elçi]lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler; ⁸⁷
87 Lafzen, “ve diğerlerini de öldürüyorlar”. Geçmiş zaman kipinden şimdiki zamana (yektulûn) geçişin anlamı konusunda bkz. sure 2, not 72.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaktiyle biz İsrailoğullarından misak/söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Elçiler, onların arzu ve heveslerine uymayan mesajla geldiğinde onların bir kısmını yalancılıkla suçladılar, bir kısmını da öldürdüler. 5/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU, Biz İsrâiloğulları’ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz, İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. (Peygamberleri onlara Rablerinin emir ve yasaklarını bildirdi; verdikleri sözde durma, indirdiği hükümlere tabi olma hususunda onları defalarca uyardı. Fakat) Ne zaman ki bir peygamber, hoşlarına gitmeyen bir hüküm getirdiyse, (peygamberlerinin) bir kısmını yalancı saydılar, bir kısmım da öldürdüler.
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz İsrailoğullarından kesin bir taahhüt almış ve onlara resuller göndermiştik Ne zaman ki bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse o resullerin bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını da öldürdüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun ki, Biz İsrailoğullarının misâkını aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne vakit onların nefislerinin hevâsına uymayan bir hüküm ile onlara peygamber geldi ise, onlardan bir kısmını tekzîp ettiler, bir kısmını da öldürdüler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz İsrailoğullarından bu iman esası üzere kesin sözlerini almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir elçi, kendilerine canlarının istemediği bir şey getirdiyse, onlar bazı resullere “yalancı” diyor, bazılarını ise öldürüyorlardı. [2, 61]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Benî İsrâîl'den 'ahid ve mîsâk aldık ve onlara rasûller gönderdik. Her ne vakit ki onlara nefislerinin hevâsına inanmayan ahkâm ile bir rasûl geldi, bunlardan kimini tekzîb ve kimini de katl iylediler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İsrail oğullarından söz aldık; onlara elçiler gönderdik. Ama onlar, hoşlanmadıkları bir şey getiren elçilerden kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun, Biz İsrailoğullarından ahit aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber hoşlanmadıkları birşey getirecek olsa, bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ duttuķ benį isrāyil 'ahdini daħı viribidük anlaruñ dapa yalavacları. her niçe kim geldi anlara yalavaç anuñ-ile kim sevmez nefsleri bir bölügi yalan duttılar daħı bir bölügi depelerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz alduḳ ‘ahdini Benī İsrā’īl ḳavminüñ, daḫı viribidük anlara peyġamberler, niçe kim gelse anlara peyġamberler nefsleri dilemegen nesne‐ler‐ile bir bölügi[n] yalanladılar ve bir bölügin depelediler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz İsrail oğullarından əhd almış, onlara peyğəmbərlər göndərmişdik. Hər dəfə bir peyğəmbər onlara ürəklərinə yatmayan bir hökm gətirdikdə (həmin peyğəmbərlərin) bir qismini yalançı hesab edər, bir qismini də öldürərdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We made a covenant of old with the Children of Israel and We sent unto them messengers. As often as a messenger came unto them with that which their souls desired not (they became rebellious). Some (of them) they denied and some they slew.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We took the covenant of the Children of Israel and sent them messengers, every time, there came to them a messenger with what they themselves desired not - some (of these) they called impostors, and some they (go so far as to) slay.(780)
780 Cf. 2:87, and n. 91.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
andol- sun ki
اَخَذْنَا
almıştık
م۪يثَاقَ
sağlam söz
بَن۪ٓي ٔاِسْرَٓاي۪لَ
İsrâiloğulları'ndan
وَاَرْسَلْـنَٓا
ve göndermiştik
اِلَيْهِمْ
onlara
رُسُلاًۜ
resuller
كُلَّمَا
her ne zaman
جَٓاءَهُمْ
onlara getirdi
رَسُولٌ
bir resul
بِمَا
o şe- yi ki
لَا تَهْوٰٓى
hoşlanmıyor
اَنْفُسُهُمْۙ
nefisleri
فَر۪يقاً
bir kısmını
كَذَّبُوا
yalanla- dılar
وَفَر۪يقاً
ve bir kısmını
يَقْتُلُونَ
öldürüyorlar(dı)
Andolsun ki Biz, (vaktiyle) İsrâîloğulları'ndan (Allah'a âbd olacaklarına dair) sağlam (bir) söz almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdiyse (ona isyan ettiler ve o resullerden) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اِسْرَٓائ۪ل
Özel isim
اِسْرَٓائ۪ل
Hz. Yakup (a.s.)'ın diğer ismidir. Onun soyundan gelenlerede İsrailoğulları denir.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَوٰى
Fiil-I
ه و ي
Hoşlandı, meyletti, sürükledi, arzu etti, yerin dibine geçirdi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası