close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehasibû ellâ tekûne fitnetun fe’amû vesammû śümme tâba(A)llâhu ‘aleyhim śümme ‘amû vesammû keśîrun minhum(c) va(A)llâhu basîrun bimâ ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sandılar ki bir cezaya uğramayacaklar. Kör oldular adeta, sağır kesildiler, sonra tövbe ettiler, Allah kabul etti, sonra gene de çoğu körleşti, sağır oldu ve Allah, onların yaptıklarını tamamıyla görür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sapkın İsrailoğulları ve Allah’ın diğer kulları, yaptıkları zulüm ve kötülüklerden dolayı başlarına) Bir fitne olmayacak (bir bela sarılmayacak) sandılar da (hakikat çağrılarına karşı) körleştiler, sağırlaştılar. (İlgisiz ve duyarsız davrandılar.) Sonra Allah, (pişmanlık ve) tevbelerini kabul etti, (ama) onlardan çoğunluğu (tekrar kalben) körleştiler, sağırlaştılar. Allah (bunların) yapmakta olduklarını (geçmişte de, bugün de, gelecekte de) Görendir (ve cezalarını verecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyle peygamber yalanlamak ve peygamber öldürmekle, kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlardı. Böylece kalben kör ve sağır oldular. Sonra, Allah onların tevbesini kabul etti ama, sonra onların çoğu yine körleşti, sağırlaştı. Allah onların bütün yaptıklarını görmektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yahudiler, bir fitne kopmayacağını, belâlara, sıkıntılara, imtihanlara maruz kalmayacaklarını sandılar, doğru yolu görmemek için kör kesildiler. Peygamberlerin tebliğini, hak ve hakikati duymamak için kulaklarını tıkadılar. Sonra Allah, onların tevbelerini, günah işlemekten vazgeçip itaatle kendisine yönelişlerini kabul etti. Daha sonra içlerinden çoğu yine daha önce yaptıkları gibi, Muhammed'in peygamberliği ve tebliği ile ortaya çıkan hak dine karşı da kör ve sağır kesildiler. Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Yaptıklarından dolayı) başlarına bir bela gelmeyeceğini sandılar, kör ve sağır oldular. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra onların çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir fitne olmayacak sandılar, körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah, tevbelerini kabul etti, (yine) onlardan çoğunluğu körleştiler, sağırlaştılar. Allah yapmakta olduklarını görendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem sandılar ki, peygamberleri yalanlayıp öldürme belâsı başlarına kopmıyacaktır. Onlar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Arkasından yine onların çoğu hakkı görmez ve işitmez oldular. Allah, bütün yaptıklarını görücüdür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Kendilerine) fitne ve savaş gelmeyeceğini sandılar. Fakat kör oldular, sağır oldular (anlamadılar.) Sonra Allah, onların tevbesini kabul etti. Sonra çokları yine körleşip sağırlaştı. (İslam’ı anlamadılar.) Hâlbuki Allah, onların yaptıklarını çok iyi görendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tövbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör ve sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir kargaşa gelmiyecek sandılar, kör oldular, sağır oldular, sonra Allah yarlıgadı onları, yine sonra, birçokları hem kör oldu, hem sağır, Allah görür yaptıkları işleri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu, körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.
Cemil Said
swap_vert close
Fitneleri cezâsız kalacak sandılar, kör ve sağır oldılar sonra nâdim oldılar, lâkin Allâh ânların ’amellerini görir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir fitne kopmayacağını sandılar, körleştiler, sağırlaştılar; sonra Allah tevbelerini kabul etti, yine de çoğu körleştiler ve sağırlaştılar. Allah, işlediklerini görür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Bu yaptıklarında) bir belâ olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Başlarına bir felâketin gelmeyeceğini sanıp kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tövbelerini kabul buyurdu. Sonra içlerinden birçoğu yine görmezden ve duymazdan geldiler. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir belâ olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Test edilmeyeceklerini sandılar, körleşip sağırlaştılar. Sonra ALLAH yönelişlerini kabul etti; fakat buna rağmen çoğu yine körleşip sağırlaştı. ALLAH Yaptıklarını görmekte.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, bir fitne kopmayacak sandılar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine onların çoğu kör, sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını görüyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem başlarına bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler, sonra Allah tevbelerini kabul buyurdu, sonra içlerinden bir çoğu yine kör ve sağır kesildiler, şimdi de Allah görüyor ne yapıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, (işledikleri günahlar sebebiyle) başlarına bir *fitne gelmeyeceğini sandılar da (hakka karşı, manen) kör ve sağır kesildiler. Sonra (onlar, yaptıklarına pişman olarak günahlarına tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Ama onlardan çoğu yine (isyan edip, hakka karşı manen) kör ve sağır kesildiler. Allah, bütün yaptıklarını hakkıyla görmektedir.
* “Fitne”; Türkçede genellikle fitne kavramından, birtakım söz ve eylemler ile kargaşa çıkarmak, insanları birbirine düşürmek gibi her türlü huzur bozucu davranış biçimleri anlaşılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de ise kavramın geçtiği âyetlerin bağlamları değişik olduğu için kullanıldığı yerlerde farklı anlamları ifade edebilir. Müfessirlerimizin beyanı veçhile, bu âyet-i kerîmede geçen fitne kavramı; Bela ve musibet manasında kullanılmıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bir fitne¹ olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler.² Sonra Allah, onların üzerine tevbe³ etti. Daha sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.
1- Bir sınavla, test olmakla karşı karşıya olduklarını düşünmediler. 2- Gerçeği görmezden ve duymazdan geldiler. 3- Cezayı hak ettikleri halde, Allah onları cezalandırmadı; onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha verdi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve öyle sandılar ki (o yapdıkları, başlarına) bir belâ olmayacakdır. Kör kesildiler, sağır kesildiler onlar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasıyb etdi (amma) sonra yine içlerinden bir çoğu kör ve sağır oldular. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle görücüdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (yapmakta oldukları şeyler, kendileri için) bir musîbet olmayacak sandılar da(hakka karşı) kör oldular, sağır oldular; sonra Allah tevbelerini kabûl etti; sonra içlerinden birçoğu (yine) kör ve sağır kesildiler. Hâlbuki Allah, ne yaparlarsa hakkıyla görendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunları yapmakla) bir karışıklık çıkmayacak, (başlarına bir mihnet, bela ve musibet gelmeyeceğini, bir sınavla, test olmakla karşı karşıya kalmayacaklarını) zannederek (gerçeğe ve ikazlara karşı) kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul buyurdu; (cezayı hak ettikleri hâlde, onları cezalandırmadı; onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha verdi.) ama bunun ardından pek çoğu yine (gerçeğe ve ikazlara karşı( kör ve sağır kesildiler. Oysa Allah, ne yapıp ettiklerini hakkıyla görmektedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Elçileri yalanlamak ve onları öldürmekle başlarına) Bir bela gelmeyeceğini zannettiler, körleştiler ve sağırlaştılar. Bundan sonra Allah onlara tekrar mühlet verdi. Buna rağmen onlardan pek çoğu yine körleştiler ve sağırlaştılar. Allah muhakkak ki yaptıklarını en iyi görendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar öyle sandılar ki başlarına kara gelmiyecektir. Kör oldular, sağır oldular! Sonra Allah onların tövbelerini onadı. Sonra içlerinden birçoğu yine kör oldular, sağır oldular! Allah onların bütün işlediklerini görücüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar hiçbir mihnet [¹] bulunmaz sandılar da kör oldular, sağır oldular [²]. Sonra Allah onların tövbelerini kabul etti, sonra onlardan bir çoğu yine kör oldu, sağır oldu. Allah işlediklerini görür.
[1] Kıtlık, hastalık, düşmanlık, katil gibi.[2] Hakkı görmediler; cehil ve küfürde kaldılar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Başlarına bir belâ [fitne] gelmeyeceğini sandılar ve bu yüzden, körleştiler ve sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra onların birçoğu yine körleşip sağırlaştılar. Allah onların yapmakta oldukları şeyleri en iyi görendir²⁵.
25 Burada Yahudilerin başına gelen iki büyük felaket hatırlatılmaktadır. Muhtemelen biri Babil (MÖ 599-587), diğeri ise Roma istilasıdır (MS 70). Krş. İsrâ, 17/4-6  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve (işin içinde) bir imtihanın olmadığını sandılar da kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti, fakat arkasından yine onlardan çoğu kör oldular, sağır kesildiler. Allah onların ne yaptıklarını görücüdür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu davranışlarından dolayı başlarına bir belâ gelmeyecek sandılar, böylece hakîkat karşısında kör ve sağır kesildiler! Sonra belâ üstüne belâya uğrayınca, pişman olup tövbe ettiler ve Allah tövbelerini kabul etti. Sonrada, işte bu Son Elçiyi gönderdi, fakat içlerinden pek çoğu, ona karşı da kör ve sağır kesildiler. Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir. Ve kesinlikle cezasını verecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Fitne olmaz diye hesap ettiler; derken körleştiler, sağırlaştılar. Yine de Allah onlara tevbe kabul etti. Sonrasında onlardan birçoğu yine körleştiler ve sağırlaştılar. Ne işliyorlarsa Allah görmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç hesap sorulmaz sandılar. İlerisini göremediler, gerçekleri duyamadılar. Zaman zaman Allah kendilerini affetmiş olsa bile körler ve sağırlar giderek çoğaldı. Allah ise yaptıklarını görüp izliyordu...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaptıklarının başlarına gelecek bir bela olmayacağını sanarak ayetlerimize karşı kör sağır kesildiler. Sonra pişman olup Allah’a tövbe ettiler. Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bir [fitne] (imtihan) olmayacak sanmışlar da kör ve sağır kesilmişlerdi. [*] Sonra Allah tevbelerini kabul etmişti; ardından içlerinden çoğu yine kör ve sağır kesilmişti. Allah onların yapmakta olduklarını görendir.
Ayette yer alan [fitneh] kelimesi “fitne, bela, kıtlık, veba, ölüm, musibet, sıkıntı, azap, düşmanlık, buğz, kin, uğursuzluk” vs. anlamlarda yorumlanmaktadır. Ayette ikişer kez geçen [‘ammû] ve [sammû] fiilleri de “körleşmek” ve “sağırlaşmak” manasında onların kendilerine iletilen her bir ilahi mesaja karşı ilgisizliklerini içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar bir musîbet olmayacağını sanıp kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, onlara tevbe nasip etti. Ardından Allah, onların yaptıklarını görüp dururken onların pek çoğu, yine kör ve sağır kesildiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
(bunu yapmakla) kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlardı; böylece [kalben] kör ve sağır oldular. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti: (ama sonra) onların çoğu yine körleşti, sağırlaştı. Allah onların bütün yaptıklarını görür.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, başlarına bir felaket gelmeyeceğini zannederek, ilahi uyarılara kör ve sağır davrandılar. Sonra Allah, onların tövbesini kabul etti. Daha sonra yine onların çoğu ilahi hakikatlere kör ve sağır davrandılar. Hâlbuki Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir. 3/105-106
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira kendilerine bir belâ gelmeyeceğini sanarak kör ve sağır davrandılar.[⁹⁶³] Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Bunun ardından onların çoğu yine körleşti ve sağırlaştı: ama Allah yaptıkları her şeyi görmektedir.
[963] Allah’ın mesajına kayıtsız kalmayı ifade eder. Bunun temelinde de “kutsal ırkçılık” yatar (2:48; 5:18 ve 62:6, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Rablerinden) Başlarına bir bela gelmeyecek sandılar, kör ve sağır kesildiler, sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Fakat içlerinden bir çoğu yeniden kör ve sağır kesildi, (hakkı işitip duymaz ve hak yolunda yürümez oldular.) Allah onların yaptıklarını elbette hakkıyle görendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Bir fitne kopmayacak sandılar, kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allâh onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allâh yaptıklarını görüyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sandılar ki bir fitne olmayacaktır. Artık onlar kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah Teâlâ tevbelerini kabul buyurdu, sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah Teâlâ ise ne yaptıklarını bihakkın görücüdür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Başlarına bir bela gelmeyeceğini sandıkları için, kör ve sağır kesildiler. Sonra tövbe ettiklerinde Allah da tövbelerini kabul buyurdu. Sonra içlerinden birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah yaptıklarını hakkıyla görüyor.
Eğer bunların âhirete, ve oradaki sorumluluğa imanları olsaydı böyle zannetmeyeceklerdi. Halbuki böyle sandıkları için kör ve sağır kesildiler. Hak delilleri görmez, hak sözü işitmez oldular.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bir fitne kopmayacak sandılar, kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve (bu katl ve tekzîb-i enbiyâdan dolayı) dûçâr-ı 'azâb olmayacaklarını zan itdiler de kör ve sağır oldılar. (Hakkı görmez ve işitmez oldılar) Sonra Allâh onların tevbelerini kabûl itdi. ('Îsâ 'aleyhisselâmı gönderdi) sonra yine kör ve sağır oldılar. Allâh onların işledikleri şeyleri göricidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Zor bir imtihandan geçirilmeyeceklerini sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, dönüşlerini (tevbe) kabul etti. Ama onların çoğu daha sonra yine de kör ve sağır kesildi. Allah, onların yaptığı herşeyi görür.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir fitnenin olmayacağını zannederek körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar başlarına bir belâ gelmeyecek sandılar da körleşip sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra da birçokları yine körleşip sağırlaştı. Allah ise onların yapmakta olduklarını görüyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir fitne kopmayacak sandılar. Kör oldular, sağır kesildiler. Derken Allah tövbelerini kabul etti. Sonra yine birçokları körleştiler, sağırlaştılar. Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śandılar kim olmaya od 'aźābı pes gözsüz oldılar daħı śaġır oldılar daħı śaġır oldılar çoķ anlardan. daħı Tañrı görürdür anı kim işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣandılar ki fitne olmaz, kör oldılar, ṣaġır oldılar. Andan ṣoñra TañrıTa‘ālā tevbe virdi anlara. Andan ṣoñra kör oldılar, ṣaġır oldılar anlaruñ çoġı.Tañrı Ta‘ālā görür anlar işledügi işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və elə hesab edərdilər ki, (bunun müqabilində özlərinə) heç bir bəla üz verməyəcəkdir. Onlar kor və kar oldular. (Haqqı görməkdən və eşitməkdən aciz qaldılar). Sonra Allah onların tövbələrini qəbul etdi. Bundan sonra onların bir çoxu yenə (haqqı) görməz və eşitməz oldu. Allah onların nə etdiklərini görəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They thought no harm would come of it, so they were willfully blind and deaf. And afterward Allah turned (in mercy) toward them. Now (even after that) are many of them willfully blind and deaf. Allah is Seer of what they do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They thought there would be no trial (or punishment); so they became blind and deaf;(781) yet Allah (in mercy) turned to them; yet again many of them became blind and deaf. But Allah sees well all that they do.
781 That is, they turned away their eyes from Allah's Signs and they turned a deaf ear to Allah's Message.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَحَسِبُٓوا
ve sandılar
اَلَّا تَكُونَ
olmayacağını
فِتْنَةٌ
bir fitne
فَعَمُوا
böylece kör oldular
وَصَمُّوا
ve sağır oldular
ثُمَّ
son-ra
تَابَ
tövbelerini kabul etti
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهِمْ
onların
ثُمَّ
sonra
عَمُوا
kör oldular
وَصَمُّوا
ve sağır oldular
كَث۪يرٌ
çoğu
مِنْهُمْۜ
onlardan
وَاللّٰهُ
ve Allah
بَص۪يرٌ
hakkıyla görendir
بِمَا
o şey leri ki
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Ve (yaptıkları bu şeylerin kendileri için) bir fitneye (bela ve musibete) sebep olmayacağını sandılar da (hakka karşı) kör ve sağır oldular. Sonra (tövbe ettiler) Allah (da) onların tövbelerini kabul etti. Bunun ardından onlardan çoğu (yine hakka karşı) kör ve sağır oldular. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
عَمِىَ
Fiil-I
ع م ي
Kör oldu
صَمَّ
Fiil-I
ص م م
Sağır oldu
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
عَمِىَ
Fiil-I
ع م ي
Kör oldu
صَمَّ
Fiil-I
ص م م
Sağır oldu
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı