close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 69. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne âmenû velleżîne hâdû va-ssâbi-ûne ve-nnasârâ men âmene bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣiri ve’amile sâlihan felâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat inananlarla Yahudi olanlardan, Sabilerden ve Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi işler işleyenlere ne bir korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphe yoktur ki: İman eden (Müslümanlar) ile; Yahudilerden, Sabiilerden (putperestlerden) ve Hristiyanlardan (olup da); Allah’a, ahiret gününe gerçekten inanan ve salih amellerde (hayırlı ve yararlı işlerde) bulunanlar (var ya), onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. (Bâtıldan ayrılıp Hakkı tutanlar, hayırdan mahrum edilmeyeceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz ki, “görünürde yalnız dilleriyle iman edenlerle” Yahudiler, Sâbiîler ve Hıristiyanlardan, kim Allah'a ve ahiret gününe inanır, doğru ve yararlı işler yaparsa, ne korkacak ne de üzüleceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hakka ve tevhide yönelik inançları olanlar, sözde iman edenler, yahudiliğin takipçileri, sâbiîler, inançlarını terkedenler ve hristiyanlar, geçmişlerinin kirlerinden arınarak Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara, âhiret gününe hakkıyla iman edip, gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirirler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlerlerse, onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları, yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.
bk. Tefsîru Ebüssuûd, 1/108; et-Tefsîru’l-kebir, 3/103-106; Kur’an-ı Kerim 98/1-3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edenler, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler işleyenler için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, iman edenlerle yahudiler, sabiîler ve hristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu dilleriyle imân eden münafıklarla Yahudî'lerden, Sabîîlerden (diğer bir Yahudi fırkasından) ve Hristiyanlardan kim Allah'a ve âhiret gününe iman edip de sâlih âmel işlerse, artık onlara korku yoktur ve onlar, mahzun da olacak değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz, Müminlerden, Yahudilerden, Sabiilerden, Hıristiyanlardan kim, Allah’a ve ahiret gününe inansa ve yararlı işler yapsa, ona ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edenlerle Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden Allah'a ve âhiret gününe inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanlı olanlarla, Yahudilerden, yıldıza tapanlardan, İsa'lılardan, Allah ile son güne inan getirip de, yararlı iş görenlere, ne bir korku var, ne de kaygılanırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İman edenler ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla bir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.
Bkz. 2/62 ve dipnotu, 22/17Otoritelerin çoğuna göre ayette geçen “Sabiîler”, Müşrik Arapların izlediği puta tapıcılık geleneğinin doğruluğundan kuşku duyarak ruhlarını tatmin edecek başka bir inanç sistemi aramış ve bu arayışları sonucunda Tevhid inancını benimsemiş kimselerdir. Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye’de bulunurdu. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonra bunlar sayıları azalarak yok olma noktasına gelmiştir. Bunların Hz. Yahya’nın takipçileri olduğunu söyleyenler de vardır. Ayetin ifadesine göre, adı geçen gruplardan, Allah’a ve ahiret gününe inanarak güzel ve faydalı eylemlerde bulunan herkes Allah katında hak ettiği mükâfata kavuşacaktır. Çünkü önemli olan inanç sisteminin özüdür, Allah’ın varlığına inanmaktır, faydalı ve güzel eylemlerde bulunmaktır, ahiretin geleceğini kabul etmektir. Nitekim peygamberlerin geliş amacı da bu üç ilkeye hizmet etmektir. Bu konuda ayrıca Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Yahûdîler ve sâbiîler ve hristiyanlardan îmân idenler Allâh’a ve kıyâmet günine inananlar ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar havf itmeyecekler ve mahzûn olmıyacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan, yararlı iş yapan kimselere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir.)[153]
Âyet hakkında açıklama için Bakara sûresi, âyet 62’nin dipnotlarına bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edenler, yahudiler, Sâbiîler ve hıristiyanlar, (bunlardan) Allah’a ve âhiret gününe inanıp dünyaya ve âhirete yararlı işler yapanlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edenler ile yahudiler, sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.  
 Önceden bir kimsenin dini ne olursa olsun ve ne kadar günah işlemiş bulunursa bulunsun Son Peygambere uyup doğruca iman eder, bundan sonra da imanın gereğini yaşarsa onun dünya ve ahirette korkacağı hiçbir şey yoktur. Sabiîler hakkında bk. s. 10.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, Yahudiler, diğer dinlerden olanlar ve Hıristiyanlardan kim () ALLAH'a ve () ahiret gününe inanır ve () erdemli bir yaşam sürerse onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler de...
Bak 2:62.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhe yok ki iyman edenler ve Yehudîler, Sâbiîler, Nasrânîler: Bunlar içinden her kim Allaha ve Âhıret gününe iyman edib de salih olarak çalışırsa artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun olacak değllerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yalnızca dilleriyle) îmân edenlerden *(munâfıklardan), *yahûdîlerden, *sabiîlerden ve *hıristiyanlardan, kim (kalben İslâm’ı kabul ederek, Kur’ân’ın belirttiği şekilde) Allah’a ve âhiret gününe (ve inanılması zaruri olan diğer îmân esaslarına da kalben) inanarak, sâlih ameller işlerse, hiç şüphesiz, (hesap gününde) onlara hiçbir korku yoktur ve onlar (asla) üzülmeyeceklerdir de.
* Munâfıklar: Dil ile İslâm dinine inandıklarını söyleyen, ancak kalben İslâm dinine inanmayan ve kendilerini mü’min gösteren ikiyüzlü kâfirlere denir. * Yahûdîler: Tevrât’ın aslını tahrif eden, Hz. Üzeyir peygambere [aleyhisselâm], “Allah’ın oğlu” diyen ve aslı İslâm iken peygamberlerinden sonra bozdukları inançlarının adını, Yahûdîlik olarak değiştiren kâfirlere denir. * Hıristiyanlar: İncîl’in aslını tahrif eden, Hz. Îsâ peygambere [aleyhisselâm] “Allah’ın oğlu” diyen ve aslı İslâm iken peygamberlerinden sonra bozdukları inançlarının adını, Hıristiyanlık olarak değiştiren kâfirlere denir. * Sâbiîler: Yıldızlara tapan kâfir bir toplumunun adıdır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman edenler, Yahûdiler, Sâbiîler ve Nasranîler;¹ kim Allah'a ve Âhiret Günü'ne iman etti ve sâlihâtı yaptı,² onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.
1- Yahûdiliğin, Hıristiyanlığın ve Sabiîliğin geçerli oldukları zamanlarda iman eden ve sâlihâtı yapan Yahûdiler, Hıristiyanlar ve Sabiîler ile iman eden ve sâlihâtı yapan mü'minlerin ödüllerini Rabb'leri verecek. (Benzer ayet, 2/Bakara, 62). 2- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şüphe yok ki îman edenlerle Yahûdî olanlar (dan), Saabiîler (den), Nasrânîler (den) kim, Allaha ve âhiret gününe îman edib de iyi amel (ve hareket) de bulunursa artık onların üzerinde hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki (zâhiren) îmân edenler, yahudi olanlar, sâbiîler(3) ve hristiyanlar yok mu, (onlardan) kim Allah'a ve âhiret gününe (hakikaten) îmân edip sâlih amel işlerse, artık kendilerine bir korku yoktur ve onlar mahzûn olmazlar.
(3)Âyet-i kerîmede geçen “sâbiîn” ta‘bîri için, bakınız; (sahîfe 9, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz, (Kur’an’a ve İslam dinine) iman etmiş olanlar ile (buzağıya tapmaktan tövbe edip) Yahudi (hidayet) olmuş olanlar, Sabiiler, Hıristiyanlar, her kim (kendi dönemindeki peygamberin şeriatine göre) “Allah’a ve âhiret gününe inanıp salih (iyi) işler yapmışsa, onlar için Rableri katında mükâfat vardır; onlara (geçmişten dolayı) korku yoktur ve onlar (geleceğe dair) asla mahzun da olmayacaklardır. *
(*) Bu ayette son gelen Kur’an ve İslam dinine inanmış olanlar ile Kur’an gelmeden önce Allah’a ve ahiret gününe inanmış ve salih işler yapmış olan yahudi, Sabii ve Hristiyanlara vurgu yapılmıştır. Kur’an’dan önce Allah’a ve ahiret gününe iman etmek şartıyla iyi işler yamış olan herkes kurtulacaktır. Çünkü Kur’an’dan önce yaşamış olan yahudi, Hıristiyan ve Sabiilerden Allah ve ahirete inanan herkes zaten müslümandır. Yani Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’de kadar Allah’ın gönderdiği ilahı kitaplar ve peygamberlere inanan ve ona göre amel eden herkes Müslüman olduğundan kurtulacaktır. Zira müslüman Allah’a inanıp, ona teslim olanın adıdır. Detaylı bilgi için Bakara-62. ayetin açıklamasına bkz:  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elbetteki iman edenlerden, Yahudi olanlardan, Sabilerden ve Hıristiyanlardan kim Allah’a, ahiret gününe inanır ve Allah’ın yapılmasını emrettiği doğru amelleri yaparsa, onlar için ne korku ve nede üzüntü vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte, inananlarla yahudilerden, sabiilerden, hırıstiyanlardan herkim Allah’a,son güne inanır da iyilik işlerse artık bu gibiler için korku yoktur, onlar kaygılanacak da değildirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/min olanlar, Yahudi olanlar Sâbiîler, Nasranîler yok mu onlardan Allah/a, âhiret gününe iman edip amel-i salih işleyenler üzerinde hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki inananlara, Yahudilere, Sabiilere ve Hıristiyanlara gelince; bunlardan kim Allah’a ve ahiret gününe inanır, iyi ve yararlı iş [sâlih] yaparsa, onlar için korku yoktur ve onlar asla üzülmezler.²⁴
24 Krş. Bakara, 2/62  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu iman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amelde bulunursa, onlara ne korku vardır ve ne de onlar üzüleceklerdir.
(Bu ayet hakkında gerekli açıklama için Bakara/62. ayetin açıklamasına bakınız.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki; Kur’an’a iman ettiklerini iddia edenler, Hz. İsa’ya ve Hz. Muhammed’e inanmadıkları hâlde, Allah’ın seçkin ve imtiyazlı kulları olduklarını öne süren Yahudiler, yıldızlara tapan Sâbiiler, Son Elçiyi inkâr eden ve İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu öne süren Hıristiyanlar, Zerdüşt’ün izleyicileri olduklarını iddia eden ve ateşe tapan Mecusiler ve diğerleri... Evet, hangi dine, hangi ırka ve hangi cemaate mensup olursa olsun, insanlar arasından her kim Allah’a ve âhiret gününe İslâm’ın istekleri doğrultusunda gereği gibi inanır ve O’nun mesajları doğrultusunda doğru ve yararlı işler yaparsa, işte onlar, zâlimlerin başına bir kâbus gibi çökecek olan o Hesap Gününde ne korkuya kapılacaklar, ne de üzülecekler!Cennete girebilmenin tek yolu, Allah’a ve âhiret gününe gereğince inanarak ilâhî prensiplerin belirlediği biçimde yararlı ve güzel davranışlar ortaya koymaktır. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnanmış olanlar, yahudîleşmiş olanlar, Sabiîler ve Nasrâniyler; kim Allah’a, Âhir Gün’e inandıysa ve salih amel işlediyse (iyi iş yaptıysa), onlara korku yoktur; onlar üzülür de değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü, adı Müslüman, Yahudi, Sabiî ve Hristiyan olduğu halde Allah'a ve ahiret hayatına inanan ve bu inançla yararlı faaliyetlerde bulunanlar, korku ve keder yüzü görmeyeceklerdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz Müslümanlar ile Yahudilerden, Sabiîler ve Hristiyanlardan "Allah’a ahiret gününe inanarak iyi ve güzel işler yapanlar için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler [*] ve hristiyanlardan kim Allah’a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa onlara hiçbir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de. [*]
Sâbiîlerle ilgili bilgi için bkz. Bakara 2:62, dipnot 1.,Benzer mesaj: Bakara 2:62.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Muhakkak ki inananlardan, (Mûsa-’nın dinini terk edip) Yahûdî olanlardan, Sâbiîler¹ ve Hıristiyanlardan, Allah’a ve âhiret gününe inanarak (inandığı) iyi işleri yaşayanlar,² için bir korku yoktur ve onlar, mahzun da olmayacaklardır.³
1 Sâbiî: Lügatte; dininden çıkıp başka bir dine giren demektir. Bu mana itibariyle Sâbiî; “İslâm dışındaki bütün dinler” anlamına gelir. Ancak Arap örfüne göre Sâbiî; a- Meleklere tapanlar, b- Yıldızlara tapanlar, c- Aslı hak olan bozulmuş bir dine inananlar, d- Putlara tapanlar demektir. Bk. (Bakara: 62, Hacc: 17) Geniş açıklama için Bk. (Elmalılı) Burada (وَالصَّابِؤُونَ) kelimesi (و) ile merfu’dur. Bu da (كَافِرُونَ–كَافِرِينَ) gibi bir i’rab farkından ibarettir ve Sâbiîn ne ise, sabiûn da odur. İkisi de Sâbiîler demektir. Buradaki (وَالصَّابِؤُونَ) kelimesinin merfu olması ile ilgili pek çok i’rab yapılmışsa da bunlardan en makulü Sibeveyh’in (وَالصَّابِؤُونَ وَالنَّصَارَى)’nın mu’tarıza gibi araya alınmış bir mübteda olduğunu ve âyetin takdirinin (...عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ وَالصَّابِؤُونَ وَالنَّصَارَى كَذَالِكَ) olduğu şeklindeki i’rabıdır. (Kurtubî) 2 Her ne kadar kâfirlere karşı yufka yürekli olanlar, bu ifâdelerden; Yahûdî, Hıristiyan ve Sâbiîlerin de Allah’a ve âhiret gününe inandıkları sürece cennete gireceklerini söylüyorlarsa da âyetin devamındaki “Salih Amel” kavramını görmek istemiyorlar. Salih amel: Allah’a ve âhiret’e îmandan sonra, Allah’ın indirdiği hükümlere göre yaşamaktır. Bu da; diğer kitaplar bozulduğuna göre, sadece Kur’an’a uymakla mümkündür.3 Bu âyette ifâde edilen dört sınıfın her birisine korku ve hüznün olmaması için; “Allah’a, âhiret gününe inanıp, inandıkları bu iyi işleri yaşamaları” şartı konulmuştur. Burada dikkat çekilmek istenen esas konu; diğerlerinin korkmamalarını sağlamak olmayıp, Müslüman’ım diye geçindiği halde, tıpkı Yahûdî ve Hıristiyanlar gibi inandığını yaşamayanların da korkmalarını vurgulamak olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, [bu ilahî kelâma] iman edenler ve Yahudi itikadına uyanlar ile Sâbiîler ⁸⁶ ve Hristiyanlardan Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıp, doğru ve yararlı fiillerde bulunanlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir.
86 Bkz. sure 2, not 49.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu vahye iman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan kim Allah’a, ahiret gününe iman eder ve imanına yaraşır doğru ve güzel işler yaparsa, onlara azap korkusu yoktur ve üzülmeyeceklerdir. 2/62, 3/113-114, 6/48, 7/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü (bu mesaja) inanan kimseler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan, Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanan, ıslah edici iyi işler işleyen hiç kimse, gelecekten endişe ve geçmişten dolayı üzüntü duymayacaktır.[⁹⁶²]
[962] Krş: 2:62, not 116. Kur’an’ın çağrısı, isimlere mensubiyet değil Allah’a teslimiyettir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, sâbiiler ve hıristiyanlardan kim, Allah’a, ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse, onlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değildirler,
(bkz. Bakara/62)  
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan her kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse onlar için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, imân ettiler, ve o kimseler ki, Yahudi bulundular ve Sabii'ler ile Nâsrani'ler bunlardan her kim Allah Teâlâ'ya ve Ahiret gününe imân etmiş ve sâlih amelde bulunmuş ise artık onların üzerine bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edenler, Yahudiler, Sabiîler, Hıristiyanlar. . . Bunlar içinden her kim Allah'a ve âhiret gününe iman edip makbul ve güzel işler yaparsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmezler. [2, 62'deki açıklamaya bkz. ]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlar(dan) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi işler yapanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki îmân itdiler ve şunlar ki Yehûd, Nasrânî ve Sâbiî oldılar [¹] onlardan Allâh'a îmân idüb eyi işler işleyenlere 'azâb korkusı yokdur. Ve mahzûn dahî olmazlar.
[1] Sâbiî içün Bakara sûresinin 62nci ayetinin notuna bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenenlerden; Yahudi olanlardan, Sabiî ve Hıristiyanlardan kim Allah'a ve Ahiret gününe inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa, onlar ne bir korku duyar ne de üzülürler[*].
[*] Kendine peygamber tebliği ulaşmayan, sadece şirkten ve bildiği doğrulardan sorumlu olur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan kimler Allah'a, ahiret gününe inanır ve doğruyu yaparlarsa onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sâbiîlerden(22) kim Allah'a ve âhiret gününe iman eder ve güzel işler yaparsa, onların Rableri katında ödülleri vardır. Artık ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.
(22) Bu üç dinden hariç olanlar. Veya, Hıristiyanlık ve Yahudilik arasında, tek tanrılı bir din ki, bugün Irak taraflarında bir grup mensubu bulunmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve âhiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim įmān getürdiler daħı anlar kim cuḥūd oldılar daħı firişteye ŧapıcılar daħı naśrāniler. anlar kim įmān getürdiler Tañrı’ya daħı śoñraġı güne daħı işledi eyü iş ķorķu yoķdur anlarun üzere ne daħı anlar ķayuralar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler kim īmān getürdiler Yehūdiler, daḫı Ṣābi’ler, daḫı Naṣrāni‐ler daḫı kim ki anlardan īmān getürse Tañrıya, daḫı ḳıyāmet günine ve ey‐lük eylese dünyāda ḳorḳu yoḳdur anlaruñ üstine daḫı. Anlara ḳayurmaḳ dayoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, iman gətirənlərdən, yəhudilərdən, sabiilərdən və xaçpərəstlərdən Allaha və axirət gününə inanıb yaxşı iş görənlərin heç bir qorxusu yoxdur və onlar qəm-qüssə də görməzlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who believe, and those who are Jews, and Sabaeans, and Christians whosoever believeth in Allah and the Last Day and doeth right there shall no fear come upon them neither shall they grieve.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who believe (in the Qur´an), those who follow the Jewish (scriptures), and the Sabians and the Christians,- any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness-(779) on them shall be no fear, nor shall they grieve.
779 Here, as in Surat al Baqarah (2:62), the Qur'an underscores the importance of true and genuine faith, which is to be judged by a sincere belief in Allah and man's accountability to Him backed by righteous conduct rather than by mere forms or labels. In both places it repudiates the false claims of the People of the Book that they had a special relationship with Allah for they were the children of Abraham; that they were a chosen people with special privileges, and no matter what they did, their high status would remain unaffected. Here this false notion is refuted and the People of the Book are being reminded that it is through sincere belief and righteous conduct rather than pretentious claims that man can win his Lord's pleasure and achieve ultimate success. The verse does not purport to lay down an exhaustive list of the articles of faith. Nor does it seek to spell out the essentials of a genuine belief in Allah, which has no meaning unless it is accompanied by belief in His Prophets for it is through their agency alone that we know Allah's Will and can abide by it in our practical lives. This is especially true of His final Prophet, Muhammad (peace be on him) whose message is universal, and not confined to any particular group or section of humanity. Belief in the Prophethood of Muhammad (peace be on him) is thus an integral part and a logical corollary of belief in Allah. Moreover, it is also an essential test of genuineness of such belief. This becomes clear when the verse is read in conjunction with other relevant verses of the Qur'an. See, for instance, 4:170, 5:16 , 21, 7:157, 158, 21:107, 25:1, 33:40, 61:6. See also 2:40 , 3:31 -32. 4:150-151. (Eds.).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
هَادُوا
Yahudi oldular
وَالصَّابِـؤُ۫نَ
ve Sâbiîler
وَالنَّصَارٰى
ve Hristiyanlar
مَنْ
kim
اٰمَنَ
iman ederse
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَالْيَوْمِ
ve gününe
الْاٰخِرِ
âhiret
وَعَمِلَ
ve işlerse
صَالِحاً
sâlih amel
فَلَا خَوْفٌ
artık korku yoktur
عَلَيْهِمْ
onlara
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
يَحْزَنُونَ
mahzun oluyorlar
Muhakkak ki iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlar var ya, (işte onlardan her) kim Allah'a ve âhiret gününe iman edip sâlih amel işlerse artık onlara (dünyada da âhirette de hiçbir) korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَادَ
Fiil-I
ه و د
Yahudi oldu, yöneldi
صَابِئٌ
Etken fiil
ص ب ا
Sâbiîler
نَصْرَانِيّ
Özel isim
ن ص ر
Hristiyan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَوْف
İsim
خ و ف
Korku
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
حَزِنَ
Fiil-I
ح ز ن
Mahzun oldu, üzüntüye kapıldı, üzüldü, hüzünlendi