close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 67. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-rrasûlu belliġ mâ unzile ileyke min rabbik(e)(s) ve-in lem tef’al femâ bellaġte risâleteh(u)(c) va(A)llâhu ya’simuke mine-nnâs(i)(k) inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-lkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, bildir, sana Rabbinden indirilen emri ve eğer bu tebliği ifa etmezsen onun elçiliğini yapmamış olursun ve Allah, seni insanlardan korur. Şüphe yok ki Allah, kafir olan kavme, doğru yola gitmek hususunda başarı vermez.
Bu âyetin iniş sebebi hakkında çeşitli rivâyetler vardır. Bir rivâyete göre Hz. Muhammed (s.a.a), bir gün, bir ağacın kaba - gölgesinde yatmış, uyumuştu; kılıcını da yatmadan, ağacın dalına asmıştı. Bir bedevi, yavaşça gelmiş, kılıcı alıp kınından sıyırmıştı. Bu sırada pıtırtıdan uyanan Peygambere, şimdi seni benim elimden kim kurtaracak, demiş, Hz. Muhammed (s.a.a)'den, Allah cevabını alınca pek ürkmüş, hattâ başını ağaca çarpmıştı. Bu olay üzerine bu âyet indi. Bir başka rivâyete göre gene bir gün, çadırında yatacağı sırada, beni insanlardan kim koruyacak demiş, dışardan yak ve silâh sesleri duyunca kimdir onlar diye sormuş, Huzayfa ve Sa'd olduğunu ve kendisini korumak için geldiklerini öğrenince yatmış, fakat bu esnâda bu âyet inince başını dışarı çıkarıp siz gidin, beni Allah koruyacak demişti. Mûsevilerle Hıristiyanları dine davetten çekinmemesi, müşriklerin tanrılarının asılsız olduğunu söylemekten vazgeçmemesi için indiğine dair rivayetler de vardır. Bir başka rivayete göreyse Vida haccından dönerken inmiştir. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.a), Gadiru Humm denen yere konmuş, öğle ve ikindi kılındıktan sonra deve hamutlarından yapılmış olan minbere çıkıp, ey insanlar, bilmez misiniz ki ben, insanlara, nefislerinden evlayım ve bilmez misiniz ki erkek-kadın, her inanana, nefsinden evlayım demiş; herkes tasdik edince Hz. Ali'nin elini tutup kaldırarak, ben kimin mevlasıysam, yani kimin üstünde tasarrufum varsa, yahut kimin efendisiysem, yahut da kimin dostuysam bu Ali de onun mevlasıdır, demiştir (Sa'labi Tefsiri, İst. Üniv. K. Arap. yaz. 1703, 32. a - 34 - a - Başka rivayetler içinde aynı kitaba b.)  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Resulüm! Rabbinden Sana indirileni (aynen ve eksiksiz olarak) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun (Allah’ın) elçiliğini (risalet vazifeni ve tebliğ mesuliyetini) aksatmış (görevini yapmamış) olursun. (Bu hususta hiç kimseden korkma, çünkü) Allah Seni insanlar(ın zararın)dan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, (bile bile) kâfir olan bir topluluğu hidayete erdirmeyecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni insanlara tamamen bildir. Sen onu tam yapmadığın sürece, Rabbinin mesajını hiç yaymamış olursun. Allah seni inanmayan insanların şerlerinden koruyacaktır. Allah kendisinden gelen gerçekleri örtbas eden insan guruplarını asla doğru yola iletmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey Allah'ın Rasûlü, Rabbinden sana indirileni, Kur'ân'ı tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın sana yüklediği peygamberlik görevini ifa etmemiş olursun. Allah, insanların saldırılarından, suikastlerinden seni koruyor, korumaya alıyor. Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavmi doğru yola sevketme lütfunda bulunup başarıya ulaştırmayacak.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/272; 13/40.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan elçilik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz, Allah kâfirler topluluğunu doğru yola eriştirmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey şanlı Peygamber! Rabbin tarafından sana indirileni tamamen tebliğ et. Eğer tebliği tam yapmazsan, Allah'ın risâletini (elçilik görevini) yerine getirmiş olmazsın. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphe yok ki Allah, kâfirler topluluğuna muvaffakiyet vermiyecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber! Sen, sana Rabbinden inen vahiyleri tebliğ et. Eğer yapmazsan, Rabbinin elçiliğini ulaştırmış olmazsın. (Sen hiçbir şeyden korkma.) Allah seni insanlara karşı koruyacaktır. Şüphesiz Allah, kâfir olan o toplumu doğru yola iletmeyecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, O'nun peygamberliğini yapmamış olursun. Allah, seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez.[100]
[100] Risalet ve tebliğ görevleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 92-95; IV, 442-448.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey Peygamber! Sana Tanrın katından indirilmiş olanı eriştiresin, eğer bunu yapmazsan, peygamberlik ödevini yapmamış sayılırsın, Allah seni insanlardan korur, Allah kâfir olan bir ulusu, doğru yola iletmez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey resul! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun risaletini (sana gönderdiğini) tebliğ etmemiş olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan) insanlardan (gelecek tehlikelere karşı) koruyacaktır. Doğrusu Allah, inkârcılar topluluğunu (istemedikleri için zorla) doğru yola iletmez.
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Rasûl! Senin rabbinden sana nâzil olan şeyleri tebliğ it zîrâ yapmaz isen risâletini îfâ itmemiş olırsın Allâh seni insânlardan muhâfaza idecekdir. Allâh kâfir kavme rehber olmaz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kafirlere yol göstermez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun mesajını iletmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphe yok ki Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur. Bunu yapmazsan O'nun elçiliğini duyurmamış olursun. ALLAH seni halktan koruyacak. ALLAH inkarcıları doğru yola iletmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O'nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey şanlı Resul sana rabbından her indirileni tebliği et, etmezsen onun risaletini eda etmiş olmazsın, Allah seni insanlardan koruyacak, emin ol Allah kâfirleri muradlarına erdirmiyecek
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Resûl! Rabbin tarafından sana vahyedileni tebliğ et. *(Farz-ı muhâl) eğer bunu yapmazsan, peygamberlik vazifeni yerine getirmemiş olursun. *Allah seni insanlardan (seni öldürmelerinden) korur. Hiç şüphesiz ki, Allah, kâfirler topluluğunu (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “Kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında. * “Allah seni insanlardan (seni öldürmelerinden) korur”; Âyet-i kerîmedeki insanlardan kasıt kâfirlerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Resûl! Rabb'inden sana her indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan, O'nun mesajını tebliğ etmemiş sayılırsın. Allah, seni insanlardan koruyor. Kuşkusuz, Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri doğru yola iletmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan (Allahın) elçiliğini tebliğ (ve ifâ) etmiş olmazsın. Allah seni insanlardan koruyacakdır. Şübhesiz ki Allah kâfirler güruhunu muvaffak etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni teblîğ et! Artık (bunu) yapmazsan, o takdirde O'nun (vahiy ile) gönderdiklerini teblîğ etmemiş olursun! Ve Allah, seni insanlardan muhâfaza edecektir.(1) Şübhe yok ki Allah, (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle)kâfirler topluluğunu hidâyete erdirmez.
(1)“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın hıfzı ve ismeti (maddî ma‘nevî musîbetlerden muhâfaza edilmesi) bir mu‘cize-i bâhiredir (açık bir mu‘cizedir). وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ *[Ve Allah, seni insanlardan muhâfaza edecektir] âyet-i kerîmesinin hakikat-i bâhiresi (açık hakikati) çok mu‘cizâtı gösterir. Evet, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm çıktığı vakit, değil yalnız bir tâifeye, bir kavme, bir kısım ehl-i siyâsete veya bir dîne, belki umum pâdişahlara ve umum ehl-i dîne tek başıyla meydan okudu.Hâlbuki onun amcası en büyük düşman ve kavim ve kabîlesi düşman iken, yirmi üç sene nöbetdarsız, tekellüfsüz, (zorlanmadan) muhâfazasız ve pek çok def‘a sû’-i kasda ma‘ruz kaldığı hâlde, kemâl-i saâdetle rahat döşeğinde vefât edip, mele-i a‘lâya (en yüce meclise) çıkmasına kadar hıfz ve ismeti,* وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ ne kadar kuvvetli bir hakikati ifâde ettiğini ve ne kadar metîn bir nokta-i istinad (sağlam bir dayanak noktası) olduğunu güneş gibi gösterir.” (Zülfikar, 19. Mektûb, 62)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni (indirilen vahyin tümünü) tilavet edip (insanlara) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan (indirilen vahyin tümünü tilavet edip insanlara tebliğ etmezsen) O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Oysa (hakkıyla tebliğ görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan ve sana zarar vermeye çalışan) insanlardan koruyacaktır. Şüphe yok ki, Allah, inkârcılar topluluğunu (inkârda ısrar edip sapıklığı tercih ettikleri sürece) doğru yola iletmez. *
(*) Bu ayette yüce Allah kendi tarafından resule vahiy yoluyla indidrilen ne varsa hepsini insanlara okuyup tebliğ etmesini emretmektedir. Şayet kendisine gelen vahyin tümünü insanlara okuyup tebliğ etmemişse, elçilik görevini yerine getirmemiş demektir. Şimdi ‘’Vahy-i metlüv (tilâvet edilen/ okunan vahiy): Vahy-i gayri metlüv (tilâvet edilmeyen/ okunmayan vahiy) diye vahyi ikiye bölen zihniyet sahiplerine soruyoruz! O vahyi gayri metluv nerededir? Yoksa Allah resulü onu okuyup insanlara tebliğ etmemiş midir? Eğer Allah Resulü o vahiy türünü insanlara tilavet edip duyurmamışsa, o zaman haşa elçilik görevini yapmamış olur. Böyle düşünmek ise hem inkârdır hem de Allah Resulüne iftiradır. Yok, o vahy-i gayri metlüv’’ hdislerdir diyorsanız, kıyamete kadar vahyin ürünü olan Kur’an’ın korunması için Allah Resulü Kur’an ayetlerini kitap hâlinde yazdırıp kayıt altına aldığı gibi ikinci vahiy ürünü olan hadislerinin de korunması için neden onları da yazdırıp kayıt altına almadı? Mademki hadisleri de vahiydir, Kur’an’daki vahyin korunması için vahiy kâtiplerini oluşturduğu gibi, ikinci vahiy ürünü olan hadislerin korunması için de neden hadis kâtiplerini oluşturmadı? Bilakis görüyoruz ki, hadislerinin yazılmasına ve kayıt altına alınmasına bile izin vermemiş ve yazılmasını da yasaklamıştır. Eğer hadisleri vahiy ürünü olsaydı, böyle bir şeyi yapar mıdı? İşte Hz. Peygamberin vefatından asırlar sonra kulaktan dolma bilgilerle derlenen piyasalardaki hadislerin hâlini görüyoruz. Bu haidslerin içinde uydurma, yalan, zayıf, münker, tutarsız, çelişkili, Kur’an’a, yüce Allah’ın merhametine, adaletine, akla, mantığa, bilime ve nihayet Hz. Peygamberin Kur’an’a uygun yaşam tarzına aykırı niceleri vardır. Peki, bunlar vahiy mi olur? Eğer Hz. Peygamberin hadisleri, sünnetleri ve içtihatları vahiy olsaydı, Tahrim, Abese ve diğer bazı sûrelerde Hz. Peygamberin bazı tutum ve davranışları yüce Allah tarafından kınanır mıdı? Eğer bugün onun sünneti olarak bildiğimiz her şey vahiy ürünü olsaydı bütün sünnetlerini yerine getirmemiz de tıpkı Kur’an’daki yüce Allah’ın emirleri gibi bize farz olmaz mıdı? Hâlbuki sünnetler farz değildir, onları yerine geitren sevap kazanabilir, ama sünnetleri yerine getirmeyen de asla günahkâr olmaz. Bu nedenlerle Vahyi Gayri Metlüv/yani okunmayan ve metni olmayan bir vahiy/olduğunu düşünmek Allah muhafaza insanı küfre kadar götürür. İşte bu ayetin gereği vahyin tümü metlûv olması gerekir, metlûv olmayan bir vahiy asla söz konusu değildir… Ayrıca burada geçen inkârcılar kendi özgür iradeleriyle inkâr ve sapıklığı tercih ettikleri sürece hidayete ermezler. İşte hadislerin yazılmasını kesin bir dille yasaklayan Müslim’deki hadisi şerif şöyledir: Kur’an dışında benden bir şey yazmayın, kim Kur’an dışında benden bir şey yazmışsa, onu hemen imha etsin…! İşte Hz. Peygamber bu hadisiyle, hadislerinin yazılmasını kesin bir dille yasaklamıştır. Bu nedenle hadislerin yazılması Hz. Peygamberin talimatına aykırı olup onun bu emrini ihlal etmekten başka bir şey değildir. Haşa Hadisleri Kur’an’la (Allah’ın kelamiyle) eş tutan zihniyet sahipleri diyorlar ki, efendim önce Hz. Peygamber hadislerinin yazılmasını yasaklamış, ama sonra izin vermiştir. Peki, onlara soruyoruz! O izin nerede? Neden hiçbir eserde yok? Böyle bir izin olsaydı Kabir ziyaretini önce nehyeden ve daha sonra izin veren Hz. peygamberin hadisi bulunduğu halde neden bunun gibi hadislerin yazılmasına izin verdiğine dair bir hadisi de yoktur? Olması gerekmez miydi? Bu durum kabir ziyaretinden daha önemli değil midir? Ayrıca 1. Hz. Peygamberin vahyi yazacak kâtipleri tayin ettiği gibi, hadislerin korunması için neden hadisleri de yazacak kâtipleri tayin etmedi? 2. Neden Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer gibiler kendi dönemlerinde yazılan hadisleri yakıp imha ediyorlardı? 3- Neden sahabe döneminde hadis kitapları yazılmadı? Çünkü bunlar hadislerin yazılmasını yasaklayan Resulullah’ın kesin talimatına uyuyorlardı! O hâlde Hz. Peygamberin bu yasağına rağmen iki asır sonra kulaktan dolma bilgilerle hadis adı altında Kur’an’a, akla, mantığa, bilime, yüce Allah’ın adaletine aykırı olan, zayif, tutarsız, çelişkili, münker ve uydurma hadislerle dolu piyasadaki eserleri yazanlar kıyamet gününde Resulullah’ın bu yasağına rağmen aceba nasıl cevap verecekler? İlgili hadis metnine bkz: لا تَكْتُبُوا عَنِّي، ومَن كَتَبَ عَنِّي غيرَ القُرْآنِ فَلْيَمْحُهُ، وحَدِّثُوا عَنِّي، ولا حَرَجَ، ومَن كَذَبَ عَلَيَّ - قالَ هَمَّامٌ: أحْسِبُهُ قالَ: مُتَعَمِّدًا- فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّار: الحديث صحيح (رواه مسلم)ِ لاتَكْتبوا عنِّي شيئًا سِوَى القُرآنِ ، من كتبَ عنِّي شيئًا سِوى القُرآنِ فليَمحُه : الحديث ثابت (الراوي أبو سعيد الخدري – المصدر فتح المغيث - السخاوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni insanlara tebliğ et. Eğer insanlara Rabbinin emirlerini bildirmezsen, elçilik görevini yapmamış olursun. (Sen tebliğ görevini yap) Allah insanlardan seni koruyacaktır. Allah inkârcı toplulukları doğru yola eriştirmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey elçi! Çalabının sana bildirdiğini sen de onlara eriştir. Eğer bunu yapmazsan elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Çünkü Allah tanımazlar takımını doğru yola iletmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbin tarafından sana inzal olunanı eriştir, eğer böyle yapmazsan peygamberliğini eriştirmemiş olursun. Allah seni nâstan korur; çünkü kâfir cemaate seni izrar için yol göstermez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et/bildir. Eğer bunu yapmazsan, O’nun mesajını tebliğ etmemiş/bildirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Muhakkak ki Allah kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni (Hz. Ali'nin velayetini) tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun (bütün bir) elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni (buna muhalefet edecek) insanlardan korur. Doğrusu Allah (zaten bu) küfre sapanlar topluluğunu hidayete erdirmez.
(Celaluddin Siyuti Durr’ul Mansur c.2, s.298’de, Hafız bin Ebi Hatem Razi Tefsir-i Gadir’de, Hafız Ebu Cafer Taberi Kitab’ul Velayet’te, Hafız Ebu Abdullah Mehamili Emali’de, Hafız Ebu Bekir Şirazi, Ma Nezele min’el Kur’ân-i Fi Emir’il Mü’minin’de, Hafız Ebu Said Secistani Kitab’ul Velayet’te, Hafız bin Merduye mezkur ayetin tefsirinde, Hafız Ebu’l Kasım Haskani Şevahid’ut Tenzil’de, Ebu’l Feth Hesais’ul Alevi’de, Muinuddin Meybudi Şerh-i Divan’da, Kadı Şevkani Feth’ul Kadir c.3, s.57’de, Seyyid Cemaluddin Şirazi Erbain’de, Bedruddin Hanefi Umdet’ul Kari fi Şerh-i Sahih-i Buhari’de, Ahmed Sa’lebi Keşf’ul Beyan tefsirinde, Hafız Ebu Naim İsfahani Ma Nezele Min’el Kur’ân fi Ali’de, İbrahim bin Muhammed Himvini Feraid’us Simteyn’de, Nizamuddin Nişaburi tefsir kitabı c.6, s.170’de, Seyyid Şehabuddin Alusi Bağdadi Ruh’ul Meani c.2, s.348’de, Nuruddin bin Sebbağ Maliki Fusul’ul Muhimme s.27’de, Ali bin Ahmed Vahidi Esbab’un Nuzul s.150’de, Muhammed bin Talha eş-Şafii Metalib’us Süul s.16’da, Mir Seyyid Ali Hemedani eş-Şafii Meveddet’ul Kurba’nın 5. Meveddet’inde, Şeyh Süleyman Belhi el-Hanefi Yenabi’ul Mevedde’nin 39. Bab’ında, bu ayetin Gadir günü Hz. Ali (a.s) hakkında nazil olduğunu yazmışlardır. Esbab’un Nüzul s.135’te Vahidi’nin nakline göre, bu ayet-i kerime Gadir-i Hum günü Ali bin Ebi Talib hakkında inmiştir. Tefsir’ul Kebir c.6 s.53’te Fahruddin Razi bu ayetin tefsirinde şöyle naklediyor: “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni (Hz. Ali’nin velayetini) tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O’nun (bütün bir) elçiliğini yapmamış olursun” ayet-i kerimesi, Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Ayet indiğinde Resulullah (s.a.a), Ali’nin elinden tutup şöyle buyurmuştur: “Ben kimim mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Ey Allah’ım! Ali’nin velayetini kabul edip onu seveni sen de sev ve onun velayetini inkâr edip düşman olana sen de düşman ol.” Siyuti ise Durr’ul Mensur c.2 s.298’de Ebu Said el-Hudri’den naklen şöyle diyor: “Bu ayet-i kerime, Gadir-i Hum günü Ali bin Ebi Talib hakkında inmiştir.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber ve Peygamberin izinden yürüyen Müslüman! Rabb’inden sana indirilen bu ayetleri tüm insanlığa açıkça bildirerek tebliğ et! Şâyet bunu yapmayacak olursan, elçilik görevini yerine getirmemiş olursun! Sakın zâlimlerden korkup gevşekliğe kapılma, çünkü Allah, seni insanlardan gelecek tehlikelere karşı koruyacaktır. Unutma ki, sen kendi üzerine düşeni yaptığın takdirde, Allah kâfirleri asla başarıya ulaştırmayacak, onları doğru yola iletmeyecektir. İşte bu tebliğ görevini yerine getirmek üzere:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Rasûl! Sana rabbinden indirilmiş şeyleri tebliğ et! Eğer yapmadıysan, O’nun risaletini tebliğ etmemişsindir / bildirim yapmamışsındır. Seni İnsanlar’dan Allah saklayıp koruyor. Allah, İnkârcı Kavm’i hidayete eriştirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! Sen, Rabb’in tarafından indirileni tebliğ et. Bunu yapmazsan elçilik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Çünkü Allah, nankör toplumlara yol vermez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Resul! Rabbinden sana gönderilen ayetleri tebliğ et! Bunu yapmazsan Allah’ın verdiği Risalet görevini yerine getirmemiş olursun! Eğer korktuğun için tebliğ görevini yapmıyorsan, bil ki Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah inkârda direnen toplulukları hidayete erdirmeyecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! [*] (Bunu) yapmazsan O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni (inkârcı) insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz ki Allah o kâfirler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz. [*]
Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.,Yüce Allah Hz. Muhammed’e hitap etmekte ve muhataplarından hiçbir şekilde çekinmeden ve başkaca bir hesap gütmeden onlara gerçeği tebliğ etmesini emretmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Peygamber! Sen (sadece) Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan Onun elçisi olma görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfir bir toplumu, asla dosdoğru yola ulaştırmaz.
Muhammed Esed
swap_vert close
EY ELÇİ! Rabbinin sana indirdiklerini tebliğ et: Sen onu tam yapmadığın sürece Rabbinin mesajını [hiç] yaymamış olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni [inanmayan] insanlardan koruyacaktır. Allah, hakikati inkar eden insanları doğru yola iletmez.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana indirilen Kuran’ı aynen beyan et! Eğer bunu yapmazsan, onun mesajını tebliğ/iletme elçilik görevini yapmamış olursun.1 Çünkü Allah, seni kâfir insanlardan koruyacaktır.2 Zira Allah, bu kâfirler toplumunu hedefine ulaştırmaz.3, 111/12, 13/40, 24/54, 24/113, 38/30, 10/103, 30/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey Rasûl! Rabbinden sana indirilen hakikati tebliğ et! Eğer bunu (tam) yapmazsan, O’nun mesajını (hiç) tebliğ etmemiş olursun.[⁹⁵⁹] Allah seni insanlar(ın saldırısın)dan koruyacaktır.[⁹⁶⁰] Kuşku yok ki Allah nankörlükte (ittifak etmiş) bir topluma rehberliğini bahşetmez.[⁹⁶¹]
[959] Bu ibareler, Rasulullah’ın vahyi herhangi bir gerekçeyle gizleme arzusu gösterdiği şeklinde anlaşılamaz. Bu tür bir anlama Elçi’den önce Elçi’yi seçen Allah’a iftiradır. Âyetin maksadı, Tevrat ve İncil’in başına gelenlerin Kur’an’ın da başına gelmemesi için Rasulullah’ın şahsında tüm mü’minleri uyarmaktır. [960] Rasulullah, bu âyetten sonra koruma taleplerini reddetmiştir (Müstedrek). [961] Âyette geçen kâfirîn, ıstılahî anlamından daha çok, lügat anlamıyla alınmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Resulüm (Muhammed, sana çoğu inanmasa da) Rabbinden indirileni (sen yine de onlara) tebliğ et. (O fesatçıların sana bir zarar yapacağından çekinme; Rabbinin onlar hakkındaki hükmünü, pek acı da olsa tebliğ et) Eğer bunu yapmazsan, O'nun sana verdiği elçilik görevini ihmal etmiş olursun. Allah seni insanlardan (onların kötülüklerinden) kuşkusuz koruyacaktır, şüphe yok ki Allah kafirler güruhunu doğru yola iletmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Elçi, rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O’nun mesajını duyurmamış olursun. Allâh seni insanlardan korur. Doğrusu Allâh, kâfirler toplumunu yola iletmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Sana Rabbinden indirilmiş olanı tebliğ et. Ve eğer yapmaz isen O'nun risâletini tebliğ etmiş olmazsın. Ve Allah Teâlâ seni nâsdan korur. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ kâfir olan bir kavme hidâyet etmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirilen buyrukları tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan risalet vazifesini yapmamış olursun. Allah seni, zarar vermek isteyenlerin şerlerinden koruyacaktır. Allah kâfirleri hidâyet etmez, emellerine kavuşturmaz. [13, 40; 2, 272]
Bu âyet, Kur’ân’ın mûcizelerindendir. Risâlet görevini yerine getirme süreci içinde Efendimiz (a.s.m.)’ın düşmanları gittikçe artmıştı. Mekke müşriklerine, hicretten sonra Medine’deki kalabalık Yahudi kabileleri, Hıristiyanlar ve başka kabîleler de eklenmişti. Hele münâfıklar ve onların Yahudilerle işbirliği yaparak kışkırttıkları Medine dışındaki kabileler de hayli fazla idi. Bunca düşmanlıkların ve fiilen defalarca suikast girişimlerinin ona zarar verememesinin, bu âyette müjdelenen ilâhî koruma ile olduğunda hiç şüpheye yer yoktur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O'nun mesajını duyurmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kafirler toplumunu yola iletmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Rasûl! Rabbin tarafından sana inzâl olunanı teblîğ it. Eğer bunı yapmaz isen Allâh'ın risâletini teblîğ itmiş olmazsın. Allâh seni nâsdan muhâfaza ider ve Allâh kâfir olan kavme hidâyet itmez. [¹]
[1] Uhud güni Rasûl-ü Ekrem efendimizin yüzi mecrûh olub dişi kırıldığı vakitden sonra nâzil olmuşdur. Bu âyet-i kerîme nâzil oluncaya kadar ashâb-ı kirâmdan bir cemâ'at Rasûlullah hazretlerinin etrâfında toplanmış onı muhâfaza idiyorlardı. Bu âyet nâzil olunca cümlesine izin virüb sufûf-u müslimîne iltihâklarını emr ve "Allâh beni muhâfazayı va'd itdi başka muhâfıza lüzûm kalmadı" buyurdı.  "İbni Abbâs"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et. Tebliğ etmezsen vazifeni yapmış olmazsın. Allah, seni insanlardan korur. Allah, kâfirler topluluğunu yola getirmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan, peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kafir topluma yol göstermez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber, sana Rabbinden indirileni tebliğ et. Bunu yapmazsan, elçiliğini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz ki Allah kâfirler güruhuna yol göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy yalavaç! degür anı kim indürinildi senüñ çalabuñdan. daħı eger işlemeyeseñ degürmedüñ yalavaçlıġın. daħı Tañrı śaķlar seni ādemįlerden. bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed sen yitişdür anlara ol nesneyi kim indi sañaḲur’ānda senüñ Çalabuñdan. Eger anuñ gibi eylemeseñ risāleti yitişdür‐memiş gibi olursın. Daḫı Tañrı Ta‘ālā seni ṣaḳlar ḫalḳuñ şerinden. Taḥḳīḳ TañrıTa‘ālā hidāyet virmez kāfir ḳavme.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ya Peyğəmbər! Rəbbin tərəfindən sənə nazil ediləni (Qur’anı) təbliğ et. Əgər (bunu) etməsən, (Allahın) risalətini (sənə həvalə etdiyik elçilik, peyğəmbərlik vəzifəsini) yerinə yetirmiş olmazsan. Allah səni insanlardan qoruyacaq. Həqiqətən, Allah kafir camaatı düz yola yönəltməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Messenger! Make known that which hath been revealed unto thee from thy Lord, for if thou do it not, thou will not have conveyed His message. Allah will protect thee from mankind. Lo! Allah guideth not the disbelieving folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Messenger. proclaim the (message) which hath been sent to thee from thy Lord.(777) If thou didst not, thou wouldst not have fulfilled and proclaimed His mission. And Allah will defend thee from men (who mean mischief). For Allah guideth not those who reject Faith.
777 Muhammad had many difficulties to contend with, many enemies and dangers to avoid. This is to assure him that his Message was true and from Allah. His mission must be fulfilled. And he must-as he did-go forward and proclaim that Message and fulfil his mission, trusting Allah for protection, and unconcerned if people who had lost all sense of right rejected it or threatened him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الرَّسُولُ
resul
بَلِّـغْ
tebliğ et
مَٓا
o şeyi ki
اُنْزِلَ
indi-
rildi
اِلَيْكَ
sana
مِنْ رَبِّكَۜ
Rabbinden
وَاِنْ
ve eğer
لَمْ تَفْعَلْ
yapmazsan
فَمَا بَلَّغْتَ
o takdirde teb- liğ etmedin
رِسَالَتَهُۜ
O'nun risaletini
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْصِمُكَ
seni korur
مِنَ النَّاسِۜ
insanlardan
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
لَا يَهْدِي
hidâyete erdirmez
الْقَوْمَ
toplulu- ğunu
الْكَافِر۪ينَ
kâfirler
Ey resul! (Sen) Rabbinden sana indirilen (Kur'ân)ı tebliğ et! Eğer (bunu) yapmazsan, O'nun (sana verdiği) risalet (görev)ini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Muhakkak ki Allah, kâfirler topluluğunu hidâyete erdirmez.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَلَّغَ
Fiil-II
ب ل غ
Tebliğ etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَلَّغَ
Fiil-II
ب ل غ
Tebliğ etti
رِسَالَة
İsim
ر س ل
Risalet, gönderilen
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَصَمَ
Fiil-I
ع ص م
Korudu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler