close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul hel unebbi-ukum bişerrin min żâlike meśûbeten ‘inda(A)llâh(i)(c) men le’anehu(A)llâhu veġadibe ‘aleyhi vece’ale minhumu-lkiradete velḣanâzîra ve’abede-ttâġût(i)(c) ulâ-ike şerrun mekânen veedallu ‘an sevâ-i-ssebîl(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Bundan daha fena olanları, Allah'ın cezasına uğramış bulunanları haber vereyim mi size? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı, içlerinden bir kısmını maymun ve domuz şekline soktuğu kişiler ve Şeytan'a tapanlar. İşte bunlardır yeri daha kötü olanlar, doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara de ki: "Allah katında, sizin için kesinleşmiş bir ceza olarak (bu huysuzluk ve huzursuzluğunuzdan) daha şerlisini (ve beterini) haber vereyim mi? (Böyleleri) Allah’ın lanet ettiği kimselerdir. Allah’ın onlara gazaplandığı ve kahrına uğrattığı kişilerdir. Ki onları maymunlara ve domuzlara çevirmiştir." (Maymunlar gibi Haçlı Batı’yı ve bâtılı taklit etme, onların hizmet ve himayesine girme aşağılığına düşmüşlerdir. Domuzlar gibi milli namus ve onurlarını kıskanmayan ve zalim güçlere kâhyalık yapan bir bayağılığa dönmüşlerdir.) Ve (onlar) tağuta tapanlar (haline getirilmiş, zalim ve kâfir düzenlerin işbirlikçisi durumuna itilmişlerdir.) İşte bunların mevkii (konumu) çok daha şerli (ve değersiz)dir ve Hakk yoldan daha çok sapıtıp gitmişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Allah katında bunlardan daha şiddetli bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar Allah'ın lanetledikleridir, onlar Allah'ın gazap ettiği; içlerinden maymuna ve domuza çevirdiği, Allah yolundan saptıran şeylere kulluk edenlerdir. İşte bunlar yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmış olanlardır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah katında, bundan daha ağır cezaya uğrayacak olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından bazılarını maymunlar, domuzlar ve putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere, şeytanî güçlere, tağuta boyun eğip uşaklık edenler haline getirdiği kimseler, işte onlar yeri en kötü olanlar, doğru, dengeli bir yoldan, İslâmî hayat tarzından en uzak başlarına buyruk yaşayarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerdir." de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/65; 9/74; 85/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Allah katında, ceza yönünden bundan daha kötü olanı size bildireyim mi? Allah'ın kendilerine lanet ettiği, gazaplandığı, kendilerini domuzlar ve maymunlar haline döndürdüğü kimseler ve Tağut'a tapanlar! İşte bunlar çok daha kötü bir konumdadırlar ve orta yoldan daha fazla sapmışlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Allah katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: Allah katında ceza bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? O kimseler ki, Allah kendilerine lânet etmiş, gazabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzırlar ve putlara (şeytanlara) tapanlar yapmış, işte onlar mevki bakımından daha fena ve dosdoğru yoldan daha sapkındırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: Allah katında (ebedî âlemde) bunlardan, mükâfat yönünden daha da kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettikleri, kendilerine gazap ettikleri, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı kişiler ile azgın idarecilere (veya şeytana) kulluk edenlerdir. Bunların yeri makamı en kötü olandır ve bunlar yolun doğrusundan tam sapmış olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğûta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Allahın katında, ceza olarak, bundan daha kötüsünü, size salık vereyim mi? Allahın lânetlediği, üzerine kakıdığı, içlerinden kimini maymun, kimini de domuz yaptığı, şeytana tapınan kimselerdir, işte bunlar durumları pek kötü, yolun doğrusundan sapmış olanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah'ın kendilerine lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah'ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!
Bkz. 2/65, 4/47, 4/154, 7/163, 166Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yine ânlara di ki: "Fenâ ve fâsid olan dînî size bildireyim mi? O dîn Allâh’ın la’net ve gazâb itdikleri maymun ve hınzıra kalb iyledikleri tâgûta tapanların dînidir. Ânlar fenâ bir mekân bulacakdır, doğrı yoldan çok uzak kalacaklardır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, bir kısmını maymunlara ve domuzlara çevirdiği, tâguta tapan kimselerdir. İşte bunlar, yeri daha kötü olanlar ve doğru yoldan daha fazla sapmış bulunan¬lardır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.  
 «Tâğut» kelimesinin izahı için, Nisâ sûresi 60. âyetin açıklamasına bakınız.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De: "ALLAH katında bundan daha kötü bir durumu size bildireyim mi? ALLAH kime lanet ve gazap ederek maymunlar, domuzlar, putperestler haline sokmuşsa, işte o kimseler yer bakımından daha kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki: Size Allah yanında cezaca ondan daha fenasını haber vereyimmi? O kimseler ki Allah kendilerine lâ'net etmiş, gadabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzirler ve taguta tapanlar yapmış, işte bunlar mevkı'ce daha fena ve düz yoldan daha sapgındırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “Allah nezdinde yeri bundan daha kötü olanı size bildireyim mi? (Müstahak olduklarından dolayı) Allah’ın kendilerine lânet ettiği, gazaplandığı, kendilerini domuzlar ve maymunlar hâline döndürdüğü kimseler ve (telkinlerine uymak sûretiyle) şeytana itaat edenler! İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: Allah'ın katında ceza olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve onlardan maymunlar, domuzlar¹ ve tağuta² kulluk eden kimseler yapmışsa, işte bunlar, durumları bakımından en kötü olan ve doğru yoldan sapmış olanlardır.
1- Maymun ve domuz yapılmak biyolojik olarak değil, kinaye olarak karakteristik bir duruma işarettir. 2- Allah'a isyan etmek anlamına gelen “tağa” kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kâhin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir. Tağut, insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurumu ifade etmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Allah katında bir ceza olmak bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allahın lâ'net ve aleyhinde gazab etdiği, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptığı kimselerle şeytana tapanlardır ki işte bunların mevkii daha kötü ve dümdüz yoldan daha sapıkdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Allah katında cezâ cihetiyle bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? O kimse(ler) ki, Allah on(lar)a (küfür ve azgınlıkları sebebiyle) lâ'net etmiş, üzer(ler)ine gazab etmiş, (aslında birer insan iken, sûretlerini değiştirerek) içlerindenmaymunlar ve domuzlar ve tâğûta (Allah'ın yerine tuttukları başka şeylere) tapanlaryapmıştır.” İşte onlar, (âhirette) mevki'ce daha kötü ve düz yolun ortasından (sapanların içinde) en çok sapmış olan kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: Allah katında bir karşılık olarak bundan daha kötüsünü bildireyim mi? (Her türlü melanet, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle) Allah’ın dışladığı ve azap ettiğidir o kimse! (Allah) onları (ruhen) maymunlar (gibi açgözlülükle ve düşünmeden taklitle yaşayanlar ve ruhen) domuzlar (gibi şehevî zevkleri için yaşayanlar) yaptığı ve tağuta (azgın, zalim, despot, diktatör ve tüm şeytani güç ve düzenlere) kulluk (kölelik) ettiği kimselerdir. İşte onlar (tağuta kulluk ve kölelilk edenler) mevkice daha fena ve doğru yoldan daha çok sapmış kimselerdir.*
(*) Aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi ilk müfessirlerden Mücahid’e göre, burada Maymun ve domuz yapılmak biyolojik olarak değil, kinaye olarak karakteristik bir duruma işarettir. Yani “Maymunlaşma” taklit ve zilleti, “hınzırlaşma” alçaklık ve gazaba uğramayı temsil eder. Tağut ise; azgın, sapık, kötülük ve sapkınlık önderi, zorba, şeytan, put, put hane, kâhin, sihirbaz, Allah’ın hükümlerini tanımayan kişi, kurum, kuruluşlardır. Tâgut, hakkı tanımayıp azan ve sapan her kişiye ve her güce veya Allah’tan başka tanrı edinilen şeylere verilen addır. Azgın ve sapkın olması sebebiyle şeytana da tâgut denilmiştir. Kur’an-ı Kerîm’de tâgut kelimesi insanlar tarafından ilâh edinilmiş bütün bâtıl tanrıları; insanların Allah Teâlâ’ya isyan etmelerine sebep olan, görünür ve görünmez varlıkları; insanlık tarihi boyunca hakkı bâtıl, bâtılı hak gösteren kimselerdir. Âyetteki “kendilerinden maymunlar ve domuzlar yaptığı” ifadesinin gerçek bir dönüşmeye mi yoksa ahlâkî ve mânevî bir değişim ve bozulmaya mı işaret ettiği hususunda Kur’an’da herhangi bir açıklama yoktur. Ancak başta tâbiînin meşhurlarından Mücâhid olmak üzere bazı müfessirler bu tür ifadeleri, Allah’ın emir ve yasaklarını çiğneyen zalim, azgın ve günahkâr kimselerin mâruz kalacağı ahlâkî çöküntünün mecâzi bir anlatımı olarak yorumlamışlardır (Taberî, I, 332; Elmalılı, II, 1725; Reşîd Rızâ, I, 343-345; Ateş, I, 179; Muhammed Esed, I, 204) Yani bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte duygularının maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, tabiatlarının bozulduğu, bu sebeple de toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri durumları anlatılmaktadır. قد روي عن مجاهد الذي تلقى التفسير عن ابن عباس أن المراد بمسخهم قردة وخنازير مسخ قلوبهم، فصاروا في نزواتهم، واستيلاء الشهوات على نفوسهم وعبثهم بكل مقدرات القيم الخلقية كالقردة، كما صاروا في قذارات نفوسهم، وتطلبهم للقذر من المكاسب كالخنازير إذا يطلبون القذارات يأكلونها، وتنمو أجسامهم عليها (تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل). وقد قال ابن كثير في تفسيره ما نصه عن مجاهد: فقلنا لهم كونوا قردة خاسئين فقال: مسخت قلوبهم، ولم يمسخوا قردة، (الجزء الأول من تفسير ابن كثير ص 105)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki: “Allah’ın katında bundan daha beter cezanın kime isabet edeceğini haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği ve öfkesinin üzerine olduğu, maymunlar ve domuzlar haline getirdiği ve Allah’a karşı azgınlık edenlere kölelik yaptıklarından dolayı en şerli cezaya uğrayacaklar. İşte onlar, bulundukları yer olarak en kötü yerde ve izledikleri yolda, en sapkın olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara de ki: "Allah’ın katında suç olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Bunlar Allah’ın lanet ettiği, öfkelendiği kimse ile içlerinden maymuna, domuza döndürdüğü kimseler, bir de Tağut’a tapanlardır. İşte bunlar, yerleri çok kötü, yolları da doğru yoldan çok ayrılmış kimselerdir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki Allah yanında sabit olan ceza itibariyle bundan daha kötüsünü [²] size haber vereyim mi? Allah/ın kendisine lânet ettiği, gazabına uğrattığı, bir kısmım maymun, domuza çevirdiği [³] kimsenin, Tağut/a tapan kimsenin dinidir. İşte yerleri en kötü olan, doğru yoldan pek ziyade sapan onlardır.
[2] Farzedin ki böyledir. Fakat bu dediklerinizden daha kötüsünü.[3] Yahudileri ve hıristiyanları.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size bildireyim mi? Allah’ın lanetlediği, gazap ettiği, onlardan domuz ve maymuna dönüştürdüğü ve şeytanî güçlere [Tâğût] kulluk edenlerden kıldığı kimselerdir. İşte onlar, varacakları yer en kötü olanlar ve dümdüz yoldan da en çok sapmış bulunanlardır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânet ettiği, gazapta bulunduğu, kendilerinden maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kulluk eden kimse. İşte onlar yeri en kötü ve de doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sözlerine devamla de ki: “Demek bunlara iman ettik diye suçluyuz, öyle mi? Peki, Allah katında bundan daha ağır bir cezayı kimlerin hak ettiğinisize bildireyim mi? Onlar, kendileriyle övünerek izinden yürüdüğünüz atalarınızdır. Yani, isyankârlıklarından dolayı Allah’ın lânetlediği; Peygamberleri öldürdükleri için gazâb ettiği; sözlerinden caydıkları için ahlâkî çöküntüye uğratıp doyumsuz maymunlara ve tepeden tırnağa pisliğe batmış domuzlara dönüştürdüğü ve böylece, yeryüzünde zulüm sistemleri kurmaya çalışan azgın yönetimlere, yani tağutlara kul köle yaptığı kimselerdir!İşte, ilâhî ölçülere göre en kötü yerde bulunanlar ve doğru yoldan en çok sapmış olanlar, bunlardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Allah katında bir ceza olmak üzere bundan daha şerrlisini size bildireyim mi? Allah, kimi lanetlediyse, gazap ettiyse, onlardan Maymunlar ve Domuzlar kıldıysa ve Tâğût’a kul ettiyse, işte onlar konum bakımından en şerrlidir ve Yol’un düzünden en çok sapmıştır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Size yarın Allah katında olabilecek daha kötü bir durumu haber vereyim mi? " Bu dünyada, öfke ve lanetini hak ettiği için, Allah'ın kimini maymuna, kimini domuza çevirdiği, kimini şeytana uşak ettiği insanların yeri yer değildir, bunlar anayoldan uzaklarda yapayalnızdırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın lanetleyerek gazaba uğrattığı kimselerdir. Onlar şeytana taparlar. Maymunlar gibi şaklabanlık yaparak inançlarını alaya alırlar. Domuzlar gibi hareket ederek bildikleri yalan yanlış yol için inatlaşırlar. İşte bunların yeri çok kötüdür. Onlar doğru yoldan çıkarak sapmışlardır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Allah katında yeri bundan daha (feci olan asıl) kötülüğü size bildireyim mi? Allah’ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından (ahlaken âdeta) maymunlar, [*] domuz (gibi olan)lar ve [Tağut] (azgın) denen müşrik(ler var ya) yeri en kötü olan ve doğru yoldan tamamen sapanlar işte bunlardır.”
Buradaki mesajın, şeklen ve bedenen değil de manen ve mecaz anlamda bir dönüşüm olduğu kanaatindeyiz. Benzer mesajlar: Bakara 2:65; A‘râf 7:166.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah katında bu konuda en kötü konumda olanı size söyleyeyim mi? İşte onlar Allah’ın lânet ettiği, aralarından bir bölümünü maymuna ve domuza¹ dönüştürerek gazabına uğrattığı kimseler ile tağuta² tapan kimselerdir. İşte bunlar, konumları en kötü olan ve dosdoğru yoldan en çok sapan kimselerdir.
1 Bunlar, cumartesi yasağına uymayan Yahûdîlerdir. Bunların gençleri maymuna, ihtiyarları da domuza dönüştürülmüşlerdir. Bazı müfessirlere göre domuza dönüştürülenler Hıristiyanlardır. Geniş bilgi için Bk. (Bakara: 65, A’raf: 163-166 ve dipnotu) 2 Tâğut: Kelime olarak azan, azdırıcı demektir. Terim olarak; “Allah’a karşı zorla veya gönül rızası ile tapınılan, rab kabul edilen veya edilmeyen insan, şeytan, put ve her türlü düşünce ve sistem” demektir. Aslında putlar asıl tağutlar değil, tağutların temsilcileridir. Bu sebeple de putların veya putlaştırılanların arkasına gizlenen asıl tağutları (derin güçleri) görmek gerekir. Bk. (Bakara: 257, Nisâ: 60, 76, Nahl: 36, Zümer: 17, 18)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Allah katında bunlardan daha şiddetli bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar, Allah’ın lânetledikleridir; onlar Allah’ın gazab ettikleridir ve şeytanî güçlere taptıkları için Allah’ın maymuna ve domuza çevirdikleridir: ⁷⁷ Bunlar durumu en kötü olanlar ve doğru yoldan [küçümser davrananlardan] daha da fazla sapanlardır”. ⁷⁸
77 “Maymun” ve “domuz”a yapılan bu göndermeyi lafzî anlamıyla alan birçok müfessirin tersine tâbi‘în’in meşhurlarından Mücâhid, onu, bu tür günahkarların maruz kalacağı ahlakî çöküntünün mecazî bir tanımı (mesel) olarak açıklar: Onlar, maymunlar gibi ne yapacakları önceden tahmin edilemeyen ve domuzlar gibi şehvet kurbanı olurlar (Menâr VI, 448). Bu yorum, Taberî tarafından da 2:65 ile ilgili açıklamasında nakledilmiştir -“şeytanî güçler” (tâğût) ifadesi konusunda bkz. sure 2, not 250.78 Ardından gelen ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, küçümseyicilerden de daha kötü durumda olan günahkarlar, münafıklar ve özellikle onlar arasından Kitâb-ı Mukaddes’e inandıklarını iddia edenlerdir: çünkü, vahiy aracılığıyla aydınlatılmış olduklarından bu tür davranışlarının hiçbir mazereti yoktur. 64. ayette özellikle Yahudilerden söz edildiği halde 66. ayette İncil’e yapılan atıf, Hristiyanların da bu ithamın dışında kalmadıklarını açıkça gösterir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki; “Size Allah katında bundan daha beter bir cezayı hak edenleri ve Allah’ın lanetine ve gazabına uğrayacakları haber vereyim mi? onlar maymunlar gibi şımarır, domuzlar gibi davranırlar ve tağuta kulluk ederler. İşte onlar, Allah katında yeri en kötü olan ve doğru yoldan en fazla sapmış olanlardır.” 1/6, 7/166
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: Allah katında, bunlardan daha beter bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar Allah’ın lânet ve gazabına uğrayanlardır; putlaşmış azgınlara kul oldukları için maymuna ve hınzıra benzettikleridir.[⁹⁵⁴] En şerli konumda bulunanlar ve doğru yoldan en çok sapanlar işte bunlardır.
[954] “Maymunlaşma” taklit ve zilleti, “hınzırlaşma” alçaklık ve gazaba uğramayı temsil eder (Bkz: 2:65, not 121).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki: (Siz bizim ibadetimizle alay ediyorsunuz, cedlerinizden olan ve) Allah indinde yerleri daha kötü olup da, cezaya çarptırılmış olan kimseleri size haber vereyim mi? Ki Allah onlara lanet etti, gazabına uğrattı, içlerinden, maymunlara, domuzlara çevirdikleri oldu ve tâguta (şeytanın avenelerine) tapanlar çıkardı, işte bunlar durumları daha beter; doğru yoldan daha çok sapmış kimselerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Allâh katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allâh kim(ler)e la’net ve gazab etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tâğûta tapanlar yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Allah Teâlâ'nın indinde cezaca kendisinden daha şerlisini size haber vereyim mi? O kimse ki, Allah Teâlâ ona lânet etti ve üzerine gazabta bulundu ve onlardan maymunlar ve hınzırlar ve Cenâb-ı Hak'tan başkasına tapanlar yaptı. İşte bunlar mevkice daha şerli, düz yoldan daha sapık kimselerdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah katında bir ceza olarak bundan daha beterini bildireyim mi? O kimseler ki Allah onlara lânet etmiş, gazabına uğratmış, içlerinden bir kısmını maymun, domuz ve tâgut'a tapan kimseler yapmıştır. Yerleri en fena olanlar, doğru yoldan büsbütün sapanlar, işte onlardır. ” [2, 65; 85, 8; 9, 74]
İnsanların hayvan haline getirilmesine mesh denir. Bu da surî ve manevî olarak iki türlü olabilir. Manevî olunca ahlâkî düşüklük doğuran bir dönüştürme olur. Surî ve manevî olursa ahlâkî düşüklüğün yanında hayatî düşüklük de gerçekleşir. Bu durumda nesilleri devam etmez. Allah dilediğini yapar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allah kim(ler)e la'net ve gazab etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: Bundan daha şerli ve bedter ve Allâh 'indinde cezâya sebeb olan şeyi size haber vireyim mi? Onlar (daha şerli ve bedterler) Allâh'ın la'net itdiği, üzerlerine gadab iylediği, kendilerinden maymunlar ve domuzlar yapdığı şeytâna tapanlardır [²] Onların mekânları şerli olan mahal (cehennem)dir ve doğru yoldan tamamıyla azmışlardır.
[2] Bakara sûresi nin 65inci âyetinin notunda beyân ve ta'rîf olunan Ashâb-ı Sebt'dir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Allah katında cezası daha kötü olanları size bildireyim mi? Allah’ın dışladığı (lanetlediği), gazabına uğrattığı, kimini maymunlara, kimini domuzlara çevirdiği kimseler ve bir de azgınlara kul olanlar var ya, işte onların durumu daha kötüdür. Onlar, doğru yoldan iyice sapmışlardır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah katında bundan daha kötü bir musibet bulunduğunu size haber vereyim mi? de,-Allah kime lanet eder, ve ona gazap ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tağuta tapanlar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en sapık olanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Allah'tan bir ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi?” de. “Allah'ın lânet ettiği, gazabına uğrattığı, kimini de maymuna ve hınzıra çevirdiği, tâğuta kulluk edenler en kötü bir mevkidedirler; onlar dosdoğru yoldan sapmışlardır.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Allah'ın lanetlediği, üzerine gazap indirdiğidir o. Allah böylelerinden maymunlar, domuzlar ve tâğut uşakları yapmıştır. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü, yolun denge noktasını kaybetme bakımından daha şaşkın olanlar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “ħaber vireyim mi size yavuzıraġı şundan yanuddın yaña Tañrı ķatında? ol kim la'net eyledi Tañrı aña daħı ķaķıdı anuñ üzere daħı kıldı anlardan būzineler ya'nį yiġitleri daħı ŧoñuzları [58b] daħı ŧapa şeyŧān şunlar yavuzıraķdur yirdin yaña daħı azġınıraķdur yol ortasından.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: Ḫaber vireyin mi size andan yiter yamandur? ẞevāb Tañrı Ta‘ālāḳatında oldur, Tañrı la‘net eyledi aña, daḫı ḫışm eyledi üstine, daḫıḳıldı anlardan maymūnlar ve ṭoñuzlar, daḫı ṣanemlere ve şeyṭāna ‘ibādetidenlere. Anlaruñ menzilleri yamanraḳdur, daḫı ġāyetde azmışlardur yoluñdoġrusından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Allah yanında cəza e’tibarilə bundan (dediklərinizdən) daha pisini sizə xəbər verimmi? Allahın lə’nətlədiyi, qəzəbləndiyi, özlərini meymunlara, donuzlara və şeytanlara (bütlərə) ibadət edənlərə döndərdiyi şəxslər mövqecə daha pis və doğru yoldan daha çox azanlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Shall I tell thee of a worse (case) than theirs for retribution with Allah? Worse (is the case of him) whom Allah hath cursed, him on whom His wrath hath fallen! Worse is he of whose sort Allah hath turned some to apes and swine, and who serveth idols. Such are in worse plight and further astray from the plain road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Shall I point out to you something much worse than this, (as judged) by the treatment it received from Allah. those who incurred the curse of Allah and His wrath, those of whom some He transformed into apes and swine,(770) those who worshipped evil;- these are (many times) worse in rank, and far more astray from the even path!"
770 For apes see 2:65. For men possessed by devils, and the devils being sent into swine, see Matt. 8:28-32. Or perhaps both apes and swine are allegorical: those who falsified Allah's scriptures became lawless like apes, and those who succumbed to filth, gluttony, or gross living became like swine.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
هَلْ اُنَبِّئُكُمْ
size haber vereyim mi
بِشَرٍّ
daha şerlisini
مِنْ ذٰلِكَ
bundan
مَثُوبَةً
ceza cihetiyle
عِنْدَ
katında
اللّٰهِۜ
Allah
مَنْ
o kim- se ki
لَعَنَهُ
onu la- netledi
اللّٰهُ
Allah
وَغَضِبَ
ve gazap etti
عَلَيْهِ
üzerine
وَجَعَلَ
ve kıldı
مِنْهُمُ
onlardan
الْقِرَدَةَ
maymunlar
وَالْخَنَاز۪يرَ
ve domuzlar
وَعَبَدَ
ve âbd olan kimse
الطَّاغُوتَۜ
tâğuta
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
شَرٌّ
daha şerli
مَكَاناً
yer bakı- mından
وَاَضَلُّ
ve daha sapmıştır
عَنْ سَوَٓاءِ
dümdüz
السَّب۪يلِ
yoldan
De ki: Allah katında cezası bundan daha şerli olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği ve gazap ettiği, onlardan (nefsini) maymunlar, domuzlar (gibi doymak bilmez bir hâle sahip) kıldığı ve tâğuta (Allah'tan başka herhangi bir varlığa) âbd ol(up kulluk ed)en kimselerdir. İşte bunlar, (âhiret günü) yeri daha şerli, dümdüz (ve Hakk'a dosdoğru varan) yoldan sapmış olanlardır.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَثُوبَة
İsim fiil
ث و ب
Sevap, karşılık
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَعَنَ
Fiil-I
ل ع ن
Lanetledi, lanete uğradı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَضِبَ
Fiil-I
غ ض ب
Gazap etti, öfkelendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قِرَدَة
İsim
ق ر د
Maymunlar
خِنْزِير
İsim
خ ن ز ر
Domuz
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
طَاغُوت
İsim
ط غ ي
Tâğut (azgınlığın kaynağı olan şeytan ve şeytanlaşmış insanlar)
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
اَضَلُّ
İsim
ض ل ل
Daha sapmış, daha şaşırmış, daha dalâlette
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol