close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû men yertedde minkum ‘an dînihi fesevfe ye/ti(A)llâhu bikavmin yuhibbuhum veyuhibbûnehu eżilletin ‘alâ-lmu/minîne e’izzetin ‘alâ-lkâfirîne yucâhidûne fî sebîli(A)llâhi velâ yeḣâfûne levmete lâ-im(in)(c) żâlike fadlu(A)llâhi yu/tîhi men yeşâ(u)(c) va(A)llâhu vâsi’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, içinizden kim çıkar da dininden dönerse Allah onlara bedel öyle bir kavim getirecektir yakında ki o onları sevecek, onlar da, onu sevecek, inananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı yüce olacak o kavim. Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar. Bu, Allah'ın lütfü ve inayetidir ki dilediğine verir ve Allah'ın lütfü boldur, o her şeyi bilir.
Tanrı'nın, dininden dönenlere bedel, meydana getirmeyi vaadettiği kavim hakkında birçok rivâyetler vardır. Hasan, Katâde ve Dahhâk'e göre bu kavim, dinden dönenlerle savaşan Abû-Bekr'le ona uyanlardır. "Ansar" dır diyenler olduğu gibi Yemenlilerdir diyenler de olmuş ve bu ayet inince Hz. Muhammed (s.a.a)'in, Abu - Mûsa-l Aş'ariyi işaret ederek bunun kavmidir onlar dediği rivayet edilmiştir. Gene bir rivayete göre Hz. Muhammed(s.a.a)'e bu ayetteki kavim hangi kavimdir diye sorulunca Selman'ın omzuna vurup Fars kavmidir. Biatten dönenlerle, biat etmeyenlerle ve Haricilerle savaşması dolayısıyla Hz. Ali ve ashabıdır diyenler de vardır ki sahabeden Ammar, Huzayfa ve İbni Abbas bu fikirdedir. Muhammed-al Bakır ve Ca'fer-al Sadık'tan da bu rivayet edilmiştir. Mehdi ve ashabı hakkındadır diyenler olduğu gibi her zamanda, kötülüğe ve kötüye karşı koyanlardır diyenler de olmuştur (Macma-al Beyan).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! İçinizden kim (ve hangi kesim) dininden (haklı ve hayırlı çizgisinden) geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerlerine) Kendisinin onları sevdiği, onların da Kendisini sevdiği; mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise ’güçlü ve onurlu’ olan, Allah yolunda cihad edip (çaba harcayan) ve (gerçekleri savunmak hususunda hiçbir) kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk (ve ekip) getirir. İşte bu Allah’ın bir (ikramı ve) fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle Vâsi) geniş ve kuşatıcıdır, Alîm’dir. (Her şeyi ayrıntılarıyla Bilendir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, O onları sever, onlar da O'nu severler. O toplum mü'minlere karşı alçak gönüllü, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere karşı, onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsız olup, herşeyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, sizden kimler dininden döner, şerîatından vazgeçer, medeniyetini terkeder, yaratılışına uygun değerlerin yaşandığı hayatî yoldan saparsa Allah onların yerine, sevdiği ve kendisini seven, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere karşı onurlu ve İslâm'ın izzetine sahip, başları dik, kudretli, hükümran bir kavim getirecektir. Onlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda, hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad ederler. Hiçbir kimsenin kınamasından, dedikodusundan da korkmazlar. Bu azim ve irade, bu kararlılık Allah'ın bir lütfudur. Böyle bir sorumluluğu sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumluluğunun idrakinde olan kimselere verir. Allah'ın rahmeti geniştir. İlmi herşeyi kucaklar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/133; 14/19-20; 47/38; 48/29; 58/21-22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, kendisinin onları sevdiği onların da kendisini sevdiği, mü'minlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve güçlü, Allah yolunda cihad eden ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayan bir topluluk getirecektir. Bu Allah'ın bir lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah'ın lütfu ve nimeti geniştir, O bilendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, şunu bilsin: Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever; onlar da Allah'ı severler, müminlere karşı yumuşak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve başları yukardadır; Allah yolunda mücadele ederler, dil uzatanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın ihsanıdır. Onu dilediği kimseye verir. Allah'ın ihsânı geniştir, her şeyi bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilsin ki) Allah, kâfirlere karşı sert, müminlere karşı yumuşak, Allah’ı seven Allah’ın da onları sevdiği bir toplumu getirecektir. Onlar Allah yolunda cihad ederler. Ve kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bunlar, Allah’ın lütuf ve ihsanıdır, istediğine verir. Şüphesiz Allah’ın kudret ve ilmi sonsuzdur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirecek ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler; hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsızdır ve her şeyi bilendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! içinizden kim dininden dönerse Allah başka bir ulus getirecektir, o, onları sever, onlar da, onu sever, inanmış olanlara yumuşak bulunurlar, kâfirlere serttirler, Allah için çabalarla, ayıplıyan kimsenin, ayıbından çekinmezler, bu Allahın erdemidir, verir dilediğine, Allah geniş, Allah bilici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse, Allah (onların yerine) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar, Allah yolunda gayret gösterirler, (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah'ın bağışıdır/lütfudur, onu dileyene verir. Allah lütfu geniş olandır, O (her şeyi) hakkıyla bilendir. 
Bkz. 4/133, 6/89, 14/19-20, 47/38, 48/29, 58/21-22  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Eğer dîninizi terk ider iseniz Allâh sizin yerinize başka kavim çağırır ânları sever ânlar da Allâh’ı severler, mü’minlere karşu müşfik ve kâfirlere karşu cabbardırlar. Fîsebîli(A)llah mücâhede iderler. Ve ta’n idenlerin takbîhlerinden korkmazlar. Allâh fazlı kime ister ise âna virir. Allâh vâsi’ ve ’alîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkarcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki Allah öyle bir kavim getirecektir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlıdırlar; Allah yolunda cihad ederler ve hiç kimsenin kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın dilediğine verdiği bir lütfudur. Allah’ın lütfu geniştir; O, her şeyi bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniştir.  
 İslâm’a hiç girmemiş kâfirler ile müslümanların içinde bulunan münafıklardan başka bir de mürtedler vardır; bunlar, evvelce müslüman oldukları halde sonradan dinden dönen, İslâm’ı terkeden bedbaht kişilerdir. Hz. Peygamber (s.a.) zamanından beri İslâm dünyasında az da olsa irtidat olayları olmuş, bazı şahıs veya gruplar İslâm’ı terketmişlerdir. Ancak bunların, İslâm’ın yayılmasına ve yaşamasına hiçbir zararı olmamış, Allah’ın, cihanı aydınlatmak için yaktığı meş’ale her geçen gün biraz daha kuvvetlenerek yanmış ve ışıklarını beş kıtaya ulaştırmıştır. Tarih boyunca birçok toplum İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, onun bayrağı hiç yere düşmemiştir. İnsanlar yeryüzünde yaşadıkları müddetçe de İslâm ümmetinden bir topluluk daima hakkı ayakta tutacak ve bayrağı taşıyacaktır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, kim dininden dönerse şunu bilsin: ALLAH sevdiği bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. İnananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve pektirler. ALLAH yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu, ALLAH'ın lütfudur; onu dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbirkınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! İçinizden kim dininden dönerse duysun: Allah onun yerine öyle bir kavm getirecek ki Allah onları sever, onlar Allahı severler, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kâfirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda mücahede ederler, dil uzatanın levminden korkmazlar, işte o Allahın fazlıdır, onu dilediğine verir, ve Allah vasi'dir, alîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Sizden her kim (İslâm) dininden dönerse (bilsin ki), Allah (o irtidat edenlerin yerine) öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü (sert, vakarlı) ve onurludurlar. Allah yolunda cihat ederler. (Hak yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur ki, onu hidâyet üzere gayret sarf eden, rızasına yönelen kimselere verir. Allah, lütfu ve rahmeti bol olandır, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse¹ bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; müminlere karşı alçak gönüllü, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı izzetli,² Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir halk getirir. İşte bu Allah'ın fazlıdır³ ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
1- Mürted olursa. İslam inancında yer alan, “mürted olanın öldürülmesi” görüşü kesinlikle Kur'an'a aykırı bir düşüncedir. Dinde zorlama yoktur. Rabb'imiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen küfreder. Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir. 2- Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık üstünlük. 3- Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, içinizden kim dininden dönerse Allah — mü' minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onların da kendisini seveceği — bir kavm getirir ki onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiç bîr kınayanın kınamasından (dedi kodusundan) çekinmezler. Bu, Allahın lutf-ü inayetidir ki onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Sizden kim dî ninden dönerse (bilsin ki), Allah ileride (on ların yerine)öyle bir kavim getirir ki, (O) onları sever; ve (onlar da) O'nu se ver ler; (o bahtiyâr insanlar)mü' min lere karşı alçak gönüllü, kâfir le re kar şı şiddetlidirler! Allah yolunda ci hâd ederler ve hiçbir dil uza tanın kınamasından korkmazlar!(2)İşte bu, Allah'ın bir ihsânıdır ki, onu (kendi lüt fundan rızâsına yönelen kul la rın dan)dilediğine verir. Çünki Allah, Vâsi' (ihsânı bol olan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
(2)“İşte ey ehl-i Kur’ân olan şu vatanın evlâdları! Altı yüz sene değil, belki Abbâsîler zamânından beri bin senedir Kur’ân-ı Hakîm’in bayrakdârı olarak bütün cihâna karşı meydan okuyup, Kur’ân’ı i‘lân etmişsiniz. Milliyetinizi, Kur’ân’a ve İslâmiyet’e kal‘a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz, müdhiş tehâcümâtı def‘ ettiniz, tâ يَاْتِي اللّٰهِ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ اَذِلَّةٍ عَلَي الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَي الْكاَفِر۪ينَ يُجاَهِدُونَ فِي سَب۪يلِ اللّٰهِ [Allah ileride (onların yerine) öyle bir kavim getirir ki, (O) onları sever; ve (onlar da) O’nu severler; (o bahtiyâr insanlar) mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı şiddetlidirler! Allah yolunda cihâd ederler!] âyetine güzel bir mâsadak (mazhar) oldunuz. Şimdi Avrupa’nın ve frenkmeşreb (Avrupa fikirli) münâfıkların desîselerine (hîlelerine) uyup, şu âyetin evvelindeki hitâba mâsadak olmaktan çekinmelisiniz ve korkmalısınız!” (Mektûbât, 26. Mektûb, 123)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Sizden kim dininden dönerse Allah (onların yerine) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, mü’minlere karşı alçak gönüllü, inkârcılara karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirir ki onlar, Allah yolunda gayret gösterirler, (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın bağışıdır, onu dileyene (kendisine samimiyetle yönelip hak edene) verir. Allah lütfu geniş olandır, O (her şeyi hakkıyla) bilendir.*
(*) “Mürted olanın öldürülmesi” görüşü kesinlikle Kur’an’a aykırıdır. Dinde zorlama yoktur. Rabbimiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen inkâr reder. (Kehf-29)Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir. (E. Aktaş Meali 54. Ayet Açıklaması) Bu nedenle mürtedin öldürülmesiyle ilgili rivayet uydurma olup Kur’an’a aykırıdır. Çünkü Kur’an, mürtedin cezası dünyada değil ahirette olduğunu bildirmektedir. Bkz: (Bakara süresi- 217)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler? Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah başka bir topluluğu getirir. Allah onları sever, onlarda Allah’ı severler, inananlara karşı alçak gönüllü, inkâr edenlere karşı çok güçlü bir şekilde dururlar, Allah yolunda mücadele ederler ve kendilerini kınayanların kınamasından da korkmazlar. Bu davranışları sergileyenlere Allah lütfu ile onları kuşatacak olup, o lütfu dilediğine verir. Allah her şeyi lütfu ile saran ve her şeyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! İçinizden herkim dininden dönecek olursa Allah bu gibilerin yerine sevdiği, kendisini de seven bir ulusu getirecektir. Bunlar inananlara karşı çok alçak gönüllü, Allah’ı tanımıyanlara karşı da çok sert olacaklardır. Allah uğrunda savaşırlar, kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın öyle büyük bir vergisidir ki kime dilerse ona verir. Allah her nesneyi kaplayıcıdır, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! İçinizden kendi dinlerinden dönen olursa Allah ona bedel bir cemaat getirecek ki onları sever, onlar da onu severler; onlar mü/minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı zorlu olurlar; Allah yolunda cihat ederler; ayıplayan kimselerin hiç birinin ayıplamasından korkmazlar. Bu Allah/ın bir inayetidir ki onu dilediğine verir. Allah vâsi/dir, hakkıyle âlimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse, Allah öyle bir topluluk [kavm] getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı da onurludurlar [izzet]. Allah yolunda cihat ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lütfudur onu dilediğine verir. Çünkü Allah Vâsidir, Alîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki), Allah, (onların yerine) sevdiği ve onların da O'nu sevdiği, iman edenlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu, Allah yolunda cihat eden ve yerenin yermesinden korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kuşatandır, her şeyi bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönecek olursa, Allah onları yok eder ve yerlerine öyle bir toplum getirir ki; hem Allah onları sever, hem de onlar Allah’ı severler; inananlara karşı çok merhametli ve alçakgönüllü, kâfirlere karşı da son derece şahsiyetli ve onurludurlar; Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini yeryüzünde hâkim kılmak için Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihâd ederler. Bu yolda karşılarına çıkabilecek hiçbir engel onları durduramaz. Çünkü onlar, hiç kimsenin kınamasından, tehdit ve işkencesinden korkmazlar. Yalnızca Rabb’lerinin rızasını kazanmak amacıyla, emîn ve kararlı adımlarla hedefe doğru yürürler.İşte bu, Allah’ın lütfudur, onu dilediğine bahşeder. Ayrıca, ilâhî lütfa nâil olmak isteyen ve bu yolda gereken çabayı harcayan her kuluna rahmet kapılarını sonuna kadar açar. Öyleyse, güzel davranışlar göstererek O’nun lütfuna lâyık kullar olmaya çalışın. Unutmayın ki, Allah’ın lütuf ve merhameti sınırsızdır, O her şeyibilendir. Peki kendinize kimi dost edineceksiniz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah, Müminler’e karşı alçak gönüllü, Kâfirler’e karşı izzetli olmak üzere bir kavim getirecektir ki; onları sever, onlar da O’nu sever. Allah yolunda (çalışıp) cihad ederler. Kınayan’ın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın, dileyeceği kimseye vereceği lütfudur. Allah alîm vâsi’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Dininden dönenler şunu iyi bilsinler ki Pek yakında Allah, sevdiği ve kendisine gönülden bağlı bir millet getirecektir. Hem de müminlere karşı son derece nazik, inkarcılara karşı sert mi sert, dahası söylentilere aldırmadan, Allah yolunda cihat edebilecek bir millet. Allah böyle bir saygınlığı sadece sevdiği kullarına verir. Allah, engin bir bilgi hazinesine sahiptir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilin ki Allah onların yerine yeni bir topluluk getirir. Allah onları sever onlar da Allah’ı severler. Onlar Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludur. Müminler Allah yolunda mücadele eder. Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, gerçekleri hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, [*] (bilsin ki) Allah kendilerini sevdiği, onların da O’nu (Allah’ı) sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, [*] (ayrıca) Allah yolunda [cihad] eden (fedakârlık yapan) ve kınayanın kınamasından korkmayan bir topluluk getirecektir. [*] Bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (layık olana) verir. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.
Bu mesaj Bakara 2:217 ve Muhammed 47:38. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Söz konusu ayetlerden de anlaşıldığı üzere, fiili bir savaşa girişmedikleri sürece dinden dönenlere herhangi bir ceza verilemez. Onlar yeniden kazanılsın diye çalışılmalıdır.,Bu ayet Fetih 48:29. ayetle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Nisâ 4:133; En‘âm 6:133; Tevbe 9:39; Hûd 11:57; İbrâhîm 14:19; Fâtır 35:16; Muhammed 47:38.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Sizden kim dininden dönerse,¹ şunu bilsin ki Allah, onların yerine derhal; Kendisinin onları sevdiği, onların da Kendisini sevdiği, mü’minlere karşı son derece alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzetli, Allah yolunda cihad eden, (bu uğurda) kimsenin kınamasından korkmayan bir toplum getirir.² Bu, Allah’ın dilediğine nasip ettiği bir lütfudur. Çünkü Allah, geniş (nîmet sahibi)dir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.³
1 Müfessirler bu âyetin haberine uyan muhtelif zamanlarda meydana gelen on bir irtidad vakasından bahis etmişlerdir ki üçü Rasulullah’ın vefatından evvel meydana gelmiştir. 1- Benî Müdlic irtidadı. Bir kâhin olan Evsed-i Ansî, Yemen’de nübüvvet iddia edip bazı beldeleri istilâ etti. Rasulullah Yemen valisi Muaz b. Cebel’e emir verdi. Evsed-i Ansî, geceleyin basılıp öldürüldü. O gece Rasulullah bunu haber verdi Müslümanlar, sevindiler ve ertesi gün de Peygamberimiz vefat etti. 2- Müseylimet’ül-Kezzab’ın kavmi olan Beni Hanife irtadadıdır. Hz. Ebu Bekir hilafetinde asker gönderip harp etti ve Hz. Hamza’nın katili Vahşî eliyle öldürüldü. 3- Tuleyha b. Huveylidin kavmi olan BenÎ Esed’in irtidadı. Tuleyha da Peygamberimizin vefatı sıralarında peygamberlik iddia etmiş idi. Buna da Hz. Ebu Bekir, Halid b. Velid’i gönderdi, Tuleyha yenilip Şam’a kaçtı. Daha sonra da Müslüman oldu. Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ebu Bekir zamanındaki irtidadlar da şunlardır: 4- Uyeyne b. Hısn’in kavmi Fezare. 5- Kurre b. Selemet’el-Kuşeyrî’nin kavmi Gatafan. 6- Füca’e b. Abdi Yâleyl’in kavmi Benu Selim. 7- Malik b. Nüveyre’nin kavmi Benu Yerbu’. 8- Secah binti Münzirin kavmi olan Temim’in bir kısmı ki bu Secah Müseylimet’ül-Kezzab ile evlendi. 9- Eş’as b. Kays’in kavmi Kinde, 10- Hutam b. Zeyd’in kavmi Benî Bekr. Allahu Teâlâ Hz. Ebu Bekir’in eliyle bütün bu yedi grup mürtedin de işlerini bitirdi. 11- Cebele b. Eyhem’in kavmi olan Gassan ki bu da Hz. Ömer zamanında Müslüman oldu.2 Konuyla ilgili olarak Bk. (Nisâ: 133, Muhammed: 38)3 Bu âyet, özel bir sebep üzerine değil Müslümanlara, dinden dönmenin hükmünü açıklamak için indirilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer imanınızı kaybederseniz, ⁷⁶ Allah, zaman içinde [sizin yerinize] O’nun sevdiği ve O’nu seven insanlar geçirecektir; müminlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurlu; Allah yolunda üstün çaba gösteren ve kendilerini kınayabilecek kimselerin kınamasından korkmayan [insanlar]: Bu, Allah’ın dilediğine bağışladığı lütfudur. Allah (lütfunda) sınırsızdır ve her şeyi bilendir.
76 Lafzen, “sizden her kim imanını kaybederse” -yani, İslam’a düşman olan gayrimüslimlere güvenmelerinin ve onları “dostları” ve manevî önderleri olarak kabul etmelerinin sonucunda.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse1 bilsin ki Allah, onların yerine öyle bir toplum getirir ki; Allah onları sever, onlar da Allah’ı. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu davranırlar, Allah yolunda tüm gayretlerini sarf ederler ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın hak edene verdiği lütfudur. Allah ikramı geniş olandır ve her şeyi bilendir.2, 13/86-106, 63/3, 2 4/133, 14/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönerse, iyi bilsin ki Allah zaman içerisinde onun yerine başka bir topluluk getirir; O onları sever, onlar da O’nu; mü’minlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı onurlu davranırlar; Allah yolunda tüm çabalarını sergiler, kınayacak olanın da kınamasından korkmazlar: İşte bütün bu özellikler Allah’ın lutfudur; onu isteyene (hak edene)/istediğine bahşeder. Zira Allah engin (lütuf) sahibidir, her şeyi ayrıntısıyla bilendir.[⁹⁴⁹]
[949] Kur’an, dinden dönenin cezasının Allah’ın, meleklerinin ve insanların lânetine uğramak olduğunu beyan eder (Bkz: 3:86-89). Dinden dönenin öldürüleceğine dair her tür rivayet, bu âyet ile birlikte Bakara 217 ve Âl-i İmran 90’a aykırılık teşkil eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, içinizden her kim dininden dönerse, (o yüzden İslamiyet bir zaafa uğramaz) Allah, (o topluluğu helak eder, yerine) sevdiği ve onların da O'nu sevdiği -müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise zorlu- bir topluluk getirir ki, onlar Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar. (Rablerinin emirlerine itaat, O'nun cezalarını uygulama hususunda hiç kimse onları alıkoymaz) İşte bu (haslet) Allah'ın bir lutfudur, onu dilediğine ihsan eder, Allah, lutfu keremi sonsuz olandır, herşeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda gayret içinde olurlar. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Sizden her kim dininden dönerse, muhakkak Allah Teâlâ bir kavmi getirir ki, onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı mütevazi olurlar, kâfirlere karşı da izzet sahip- leri bulunurlar. Allah yolunda savaşa atılırlar ve kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte o, Allah Teâlâ'nın fazlıdır, onu dilediğine verir ve Allah Teâlâ vâsidir, alîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayıplamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın öyle bir lütfudur ki dilediğine verir. Allah vâsi ve alîmdir (ihsanı boldur, her şeyi hakkıyla bilir). [47, 38; 4, 133; 14, 19-20; 48, 29; 58, 21-22]
İslâm tarihinin başlangıcında üçü Hz. Peygamber (a.s.)’ın vefatından önce olmak üzere on bir toplu irtidad vak’ası olmuştur. Geriye kalanı Hz. Ebû Bekir (r.a.) devrinde yer almıştır. Allah’ın dinine sahip çıkacak topluluk kavramı da çok geniştir. Çeşitli zaman ve mekânlarda İslâm tarihi boyunca, bu evsafta topluluklar Allah’ın lütfu ile eksik olmamıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allah'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir.
Bu âyette iki topluluktan söz edilir: Biri İslâmdan dönen ve bu yüzden silinip gidecek olan mürted toplum, diğeri onların yerine gelip İslâm uğrunda cihâdederek yükselecek olan toplum. İslâmın ilk devirlerinde onbir fırka dînden dönmüştür. Ridde olayı denen bu vak'alardan üçü, Hz. peygamber'in hayâtının sonlarına doğru meydana gelmiş, yedisi Hz. Ebubekir devrinde, biri de Hz. Ömer devrinde olmuştur. İrtidâdedenler, çabucak silinip gitmişlerdir. Âyette bunların tam karşısına, Allah uğrunda cihâdeden, Allah'ı seven ve Allah tarafından sevilen kahraman insanlar konmuştur. Acaba bu kahramanlar kimlerdir? Bu hususta çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Bunların Hz. Ebûbekir ve adamları; ensâr ; Yemen halkı vs. olduğu söylenmiştir. Fakat âyetin anlamı geneldir. Kur'ân'ın bu hükmü kıyâmete kadar bâkîdir. İrtidâd olayını bir devre hasretmek doğru olmadığı. gibi, Allah yolunda cihâdedenleri de belirli bir milletle sınırlamak doğru değildir. Her çağda böyle dînden dönen topluluklar olacak, onların yerine yüce Allah, uğrunda cihâdeden, Kendisini seven ve Kendisi tarafından sevilen kahraman insanlar getirecek, onlar İslâm bayrağını ufuklara dikeceklerdir. Bir zaman Araplar İslâma hizmet etmişler, sonra İranlılar bu hizmeti sürdürmüşler; onların yoldan çıkmaları üzerine hizmet şerefini üstlenen Türk milleti, İslâma sayısız hizmet vermişlerdir. Kim bilir daha nice mürted topluluklar gelecek ve nice kahraman mücâhid milletler onları tarih sahnesinden silip İslâm bayrağını yücelteceklerdir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Sizden dîninden dönüb irtidâd idenler (Allâh'a bir zarar viremezler) Cenâb-ı Hak onların yerine bir kavim getirir ki onları sever ve onlar da Allâh'ı severler, mü'minlere karşı mütevâzı' ve küffâra karşı da şiddetli ve kuvvetlidirler. Allâh yolunda cihâd iderler. Ve levm idenlerin levminden korkmazlar. Bu, Allâh Te'âlâ'nın bir fazl ve keremidir ki dilediğine virir. Fazl ve ihsânı geniş olan mevlâ her şeyi bilir. [¹]
[1] İslâm oldukdan sonra irtidâd iden Yemen'den Benû Müdlic, Müseylemetü'l Kezzâb'ın ashâbı olan Benû Hanîfe ve Tuleyha bin el-Velid'in adamları bulunan Benû Esed haklarrında nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Sizden kim dininden dönerse Allah, çok geçmeden onların yerine sevdiği bir topluluk getirir; onlar da O’nu severler. İnanıp güvenenlere karşı saygılı, âyetleri görmezden gelenlere karşı başları dik olur. Allah yolunda mücadele eder ve kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte Allah’ın lütfu budur; onu, tercihini doğru yapana verir. Allah’ın imkanları geniştir, her şeyi bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah'ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar, işte bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah kuşatandır, bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar Allah'ı sever. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler; Allah yolunda cihad ederler; dil uzatanın kınamasından da korkmazlar. Bu Allah'ın lütfudur ki, dilediğine verir. Allah ise lütuf ve keremi pek geniş olan ve herşeyi hakkıyla bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında, kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kâfirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! her kim döne [58a] sizden dįninden śoñra getüre Tañrı bir ķavm kim sever anları daħı severler anı ħorlar ya'nį adaķlıķ eyleyiciler mü’minler üzere ķavılar kāfirler üzere. çalışurlar Tañrı yolında daħı ķorķmazlar serzeniş eyleyicilerüñ serzeniş eylemeginden. şol Tañrı fażlıdur virür anı aña kim diler. daħı Tañrı gin raḥmetlüdür bilicıdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Īmān getüren kişiler dil bile kim mürted olsa, sizden dīninden dönse, kāfirolsa, getürse gerek Tañrı Ta‘ālā bir ḳavm ki Tañrı Ta‘ālā anları sever. Miskin‐lik iderler mü’minler ortasında, ḳuvvetlüdürler kāfirler üstine. Ġazālıḳiderler [Tañrı] Ta‘ālā yolında, daḫı ḳorḳmazlar melāmetinden melāmet idi‐cilerüñ. Ol Tañrı Ta‘ālānuñ fażlı keremidür virür anı kime dilese. DaḫıTañrı Ta‘ālā raḥmeti geñişlikdür, her nesneyi bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Sizdən hər kəs dinindən dönsə, (bilsin ki) Allah (onun yerinə) elə bir tayfa gətirər ki, (Allah) onları, onlar da (Allahı) sevərlər. Onlar mö’minlərə qarşı mülayim, kafirlərə qarşı isə sərt olar, Allah yolunda vuruşar və heç kəsin tə’nəsindən qorxmazlar. Bu, Allahın lütfüdür, onu istədiyinə verər. Allah (öz lütfü ilə) genişdir, (O, hər şeyi) biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Whoso of you becometh a renegade from his religion, (know that in his stead) Allah will bring a people whom He loveth and who love Him, humble toward believers, stern toward disbelievers, striving in the way of Allah and fearing not the blame of any blamer. Such is the grace of Allah which He giveth unto whom He will. Allah is All Embracing, All Knowing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! if any from among you turn back from his Faith, soon will Allah produce a people whom He will love as they will love Him,- lowly with the believers, mighty against the rejecters, fighting in the way of Allah, and never afraid of the reproaches of such as find fault.(767) That is the grace of Allah, which He will bestow on whom He pleaseth. And Allah encompasseth all, and He knoweth all things.
767 As "most men are rebellious" ( 5:49 ), it is inevitable that there should be apostates even from such a religion of reason and common-sense as Islam. But here is a warning to the Muslim body that they should not repeat the history of the Jews, and become so self-satisfied or arrogant as to depart from the spirit of Allah's teaching. If they do, the loss will be their own. Allah's bounty is not confined to one group or section of humanity. He can always raise up people who will follow the true spirit of Islam. That spirit is defined in two ways: first in general terms; they will love Allah and Allah will love them; and secondly, by specific signs; amongst the Brethren, their attitude will be that of humility, but to wrongdoers they will offer no mealy-mouthed compromises; they will always strive and fight for truth and right: they will know no fear, either physical, or that more insidious form, which says: "What will people say if we act thus?" They are too great in mind to be haunted by any such thought. For, as the next verse says, their friends are Allah, His Prophet, and His people, the people who judge rightly, without fear or favour.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مَنْ
kim
يَرْتَدَّ
dönerse
مِنْكُمْ
sizden
عَنْ د۪ينِه۪
dininden
فَسَوْفَ
artık yakında
يَاْتِي
getirecek
اللّٰهُ
Allah
بِقَوْمٍ
bir toplu- luk ki
يُحِبُّهُمْ
onları sever
وَيُحِبُّونَهُٓ
ve O'nu
severler
اَذِلَّةٍ
alçak gö- nüllüdürler
عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere karşı
اَعِزَّةٍ
izzet sahibidirler
عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ
kâfirlere karşı
يُجَاهِدُونَ
cihad ederler
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
وَلَا يَخَافُونَ
ve korkmazlar
لَوْمَةَ
kınama- sından
لَٓائِمٍۜ
bir kına- yanın
ذٰلِكَ
işte bu
فَضْلُ
lütfudur
اللّٰهِ
Allah'ın
يُؤْت۪يهِ
onu
verir
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَاللّٰهُ
çünkü Allah
وَاسِعٌ
Vâsi''dir
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah (onların yerine) öyle bir topluluk getirir ki (Allah) onları sever, (onlar da) Allah'ı severler. (Onlar) Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise izzet sahibidirler. (Onlar) Allah yolunda (mallarıyla ve canlarıyla) cihad ederler ve hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine (hidâyeti isteyene) vereceği lütfu (ve ihsanı)dır. Çünkü Allah Vâsi''dir, Alîm'dir (ilmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan ve bilendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِرْتَدَّ
Fiil-VIII
ر د د
Döndü, geri geldi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
اَذِلَّة
İsim
ذ ل ل
Güçsüzler, zeliller
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
لَوْمَة
İsim
ل و م
Kınama
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَاسِع
Etken fiil
و س ع
Vâsi' (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan demektir), geniş
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim