Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allah'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir.
Bu âyette iki topluluktan söz edilir: Biri İslâmdan dönen ve bu yüzden silinip gidecek olan mürted toplum, diğeri onların yerine gelip İslâm uğrunda cihâdederek yükselecek olan toplum. İslâmın ilk devirlerinde onbir fırka dînden dönmüştür. Ridde olayı denen bu vak'alardan üçü, Hz. peygamber'in hayâtının sonlarına doğru meydana gelmiş, yedisi Hz. Ebubekir devrinde, biri de Hz. Ömer devrinde olmuştur. İrtidâdedenler, çabucak silinip gitmişlerdir. Âyette bunların tam karşısına, Allah uğrunda cihâdeden, Allah'ı seven ve Allah tarafından sevilen kahraman insanlar konmuştur. Acaba bu kahramanlar kimlerdir? Bu hususta çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Bunların Hz. Ebûbekir ve adamları; ensâr ; Yemen halkı vs. olduğu söylenmiştir. Fakat âyetin anlamı geneldir. Kur'ân'ın bu hükmü kıyâmete kadar bâkîdir. İrtidâd olayını bir devre hasretmek doğru olmadığı. gibi, Allah yolunda cihâdedenleri de belirli bir milletle sınırlamak doğru değildir. Her çağda böyle dînden dönen topluluklar olacak, onların yerine yüce Allah, uğrunda cihâdeden, Kendisini seven ve Kendisi tarafından sevilen kahraman insanlar getirecek, onlar İslâm bayrağını ufuklara dikeceklerdir. Bir zaman Araplar İslâma hizmet etmişler, sonra İranlılar bu hizmeti sürdürmüşler; onların yoldan çıkmaları üzerine hizmet şerefini üstlenen Türk milleti, İslâma sayısız hizmet vermişlerdir. Kim bilir daha nice mürted topluluklar gelecek ve nice kahraman mücâhid milletler onları tarih sahnesinden silip İslâm bayrağını yücelteceklerdir.