Sizin veliniz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılıp rükû halinde zekât (sadaka) veren müminlerdir.
(Ebu Zer şöyle diyor: “Bir gün Hz. Resulullah ile birlikte öğle namazı kıldığımız bir sırada, bir dilenci mescittekilerden sadaka istedi, fakat ona kimse bir şey vermedi. Bu sırada Hz. Ali rükû halindeydi. Elinin küçük parmağını dilenciye doğru uzattı, o parmağında yüzük vardı. Dilenci gidip yüzüğü parmağından çıkarıp aldı. Bunu gören Hz. Resulullah Allah’a yakararak, “Allahım! Kardeşim Musa sana, “Rabbim! Gönlümü aç, işimi kolaylaştır ve dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Ailemden bana bir yardımcı ver. Kardeşim Harun’u. Onunla kuvvetimi arttır. Onu işime ortak et ki, seni çokça tespih edelim. Şüphesiz sen bizi görensin” diye dua etti. Sen de ona, “Senin isteklerin sana verildi, Ey Musa!” diye vahyettin. Allah’ım! Ben de senin kulun ve peygamberinim, benim de gönlümü aç, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali’yi, bana yardımcı kıl, onunla kuvvetimi arttır.”Ebu Zer diyor ki: “And olsun Allah’a, henüz Hz. Resulullah sözünü tamamlamadan Cebrail “Sizin veliniz ancak Allah, onun peygamberi ve de namaz kılan ve rükû halinde zekat veren müminlerdir” ayetini indirdi.)