(Ey Resûlüm!) Hem (o kitâbı,) onların arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiği şeylerin (hükümlerin) bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın diye (indirdik). Buna rağmen (sana indirilen hükümden) yüz çevirirlerse, artık bil ki Allah ancak, onlara bazı günahları yüzünden bir musîbet vermek istiyor. Ve şübhesiz ki insanların birçoğu, gerçekten fâsıktırlar.(2)
(2)Yahudi elebaşıları, aralarında anlaşarak: “Gelin Muhammed’e gidelim de onu dîninden döndürelim” diyerek ona vardılar ve: “Yâ Muhammed! Biz, yahudilerin eşraf ve ulemâsıyız. Aramızda ihtilâf ve düşmanlık vardır. Muhâkeme için sana gelelim, eğer hasmımız aleyhine ve bizim lehimize hüküm verirsen, sana îmân edip diğer yahudileri de kendimize tâbi‘ ederiz” dediler. Habîb-i Ekrem (asm)onların bu tekliflerini, Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla, kabûlden sakındı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 235)