close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve eni-hkum beynehum bimâ enzela(A)llâhu velâ tettebi’ ehvâehum vahżerhum en yeftinûke ‘an ba’di mâ enzela(A)llâhu ileyk(e)(s) fe-in tevellev fa’lem ennemâ yurîdu(A)llâhu en yusîbehum biba’di żunûbihim(k) ve-inne keśîran mine-nnâsi lefâsikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Aralarında, Allah'ın indirdiği hükümlere göre hükmet ve onların dileklerine uyma, Allah'ın, sana indirdiği hükümlerin bazısından seni saptıracaklarından çekin. Yüz çevirirlerse bil ki ancak Allah, onları bazı suçlarından dolayı musibete uğratacak veinsanların çoğu da buyruktan çıkmış olanlardır zaten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim! İnsanların) Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve (sakın) onların hevâlarına (bâtıl ve bozuk kurallarına) uyma! (Çeşitli fitneler ve nefsi bahanelerle) Allah’ın Sana indirdiklerinin bir kısmından Seni şaşırtmamaları için onlardan sakın. Şayet (yine de Hakk’tan) yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitne ve tehlikeleri) tattırmak istemektedir. Şüphesiz insanların çoğu fasık kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde geçmiş vahyin mensupları arasında, Allah'ın indirdiğine göre hüküm ver, onların arzu ve heveslerine uyma, onların sözlerini dikkatle dinle, onlardan sakın ki; Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmını uygulamada seni şaşırtmasınlar. Eğer onlar Allah'ın buyruklarından yüz çevirirlerse bil ki, bir kısım günahlarından dolayı, Allah onları böylece cezalandırmak istiyor. Unutma ki, insanların çoğu hak yoldan çıkan ve ilâhi sınırları aşanlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların, zımmîlerin vârisleri arasında, Allah'ın indirdiği ile, Kur'ân ahkâmıyla hüküm ver, icraat yap. Onların şahsî arzu ve ihtiraslarına, bâtıla uyma. Onların, Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp azaba dûçar etmelerinden sakın, kendini koru. Eğer Allah'ın hükümlerinden, yargı ve icra ile ilgili indirdiği emirlerden yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirirlerse, Allah'ın azabından kurtulamazlar. Bilesin ki, Allah, onların bir kısım günahları sebebiyle başlarına belâ vermek istiyor. İnsanların çoğu doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsıktır, âsidir, bozguncudur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların arzularına uyma ve seni Allah'ın indirdiği şeylerin bir kısmından uzaklaştırmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allah onları bazı günahlarından dolayı bir belaya çarptırmak istemektedir. Gerçekte insanların çoğu fasıktırlar.
49.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre yahudilerden Ka`b bin Useyyid, Abdullah bin Suriya ve Şâs bin Kays: "Muhammed`e gidelim belki onu dininden saptırırız (yanlışa düşürürüz)" dediler. Ardından Resulullah (a.s.)`ın yanına giderek: "Ey Muhammed! Biliyorsun biz yahudilerin bilginleri, ileri gelenleri ve saygınlarıyız. Biz sana uyarsak bütün yahudiler sana uyarlar ve asla bize muhalefet etmezler. Bizimle kavmimiz arasında bir anlaşmazlık var. Biz senin hükmüne başvuracağız, ancak sen bizim lehimize onların aleyhlerine hükmedeceksin" dediler. Resulullah (a.s.) ise bunu kabul etmedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve şu emri de indirdik. Aralarında, Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm ver, arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni şaşırtırlar diye kendilerinden sakın. Eğer onlar, hükümleri kabulden yüz çevirirlerse, bil ki, Allah onların bazı günahları sebebiyle başlarına mutlaka bir musibet getirmek diliyor. Her halde insanların çoğu fâsıktırlar. (Allah'ın emrinden dışarı çıkarlar.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet. Onların hevalarına uyma ve Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni vazgeçirmelerinden kendini koru. Eğer Allah’ın hükümlerini kabul etmeyip sırt çevirirlerse, bil ki bu, günahlarından dolayı Allah’ın, onlara musibet vermek istiyor olmasındandır. Şüphesiz insanların çoğu, fasıktırlar. (İlahî yasalara uymazlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sen de aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Dikkat et de, Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belâya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçoğu doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın indirdiği şeyle, aralarında hükmeyleyesin, uyma havalarına, onlardan çekin, Allahın indirdiği şeyin bir nicesinden seni caydırmasınlar, senden yüz dönerlerse, iyi bilesin ki onları, — birtakım günahları yüzünden — cezaya uğratacak, insanların çoğu taşkınlık etmektedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse, bilmiş ol ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki, insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.
Bkz. 2/256  
Cemil Said
swap_vert close
Ânların beynini Allâh’ın inzâl itdiğine nazaran fasl it ânların hevâlarına uyma ve sana Allâh’dan nâzil olan ba’zı ahkâmdan seni uzaklaşdırmalarından hazr it. Eğer ânlar uzaklaşıyorlar ise bil ki ânları Allâh günâhları içün tecziye idecekdir. İnsanlar beyninde fâsıkların ’adedi kesîrdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O halde, Allah'ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet, Allah'ın sana indirdiği Kuran'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma; eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet, onların arzularına uyma, Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamaları için onlardan sakın (diye onu indirdik). Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allah, (öyle istedikleri, bunu hak ettikleri için) onların bazı günahları sebebiyle başlarına bir belâ getirmek istiyordur. İnsanların birçoğu gerçekten Allah’ın yolundan çıkmışlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Sana şu talîmatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır.  
 Günahların dünyada başa belâ olması anarşi, katil, sürgün, esaret gibi musibet, felâket ve ibtilâlarda kendini göstermektedir. Allah Teâlâ günahları bu belâ ve musibetlere sebep kılmaktadır. Günahkârlıklarına rağmen refah içinde olanlara gelince bunların bütün cezaları ahirete kalmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Aralarında ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermelisin. Onların keyfine uyma. ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar. Yüz çevirirlerse, demek ki ALLAH bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. Gerçekten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve şu emri indirdik: aralarında sırf Allahın indirdiği ile hukmet, keyiflerine tabi' olma ve onlardan sakın Allahın indirdiği ahkâmın birinden seni şaşırtmasınlar, yine yüz çevirirlerse bil ki Allah onların ba'zı günâhları sebebile başlarına bir çoğu fasıktırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm sen,) aralarında Allah’ın (sana) vahyettiği ile hükmet, onların (sana hile yapmaya kalkan, yahûdî bilginlerinin, kendi) keyiflerine (göre yapmış oldukları teklife) uyma. Allah’ın sana vahyettiğinin bir kısmından (Kur’ân’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın (dikkatli ol)! Eğer (onlar Allah’ın hükümlerinden) yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle (cezaya müstahak oldukları için) onları bir musibete çarptırmayı murad ediyor. Şüphesiz insanların çoğu fâsık (hakkı inkâr eden) kimselerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve aralarında, Allah'ın sana indirdiğiyle hükmet. Onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından ve onlardan sakın. Eğer verdiğin kararlara uymazlarsa, bilesin ki Allah, bazı günahları nedeniyle onlara musibet isabet ettirmeyi istiyor. İnsanların pek çoğu elbette fasıktır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ve şu emri indirdik:) Aralarında Allahın indirdiği (vech) ile hükmet, onların keyflerine uyma, Allahın sana indirdiği (hükümlerin) bir kısmından seni sapıtacaklar diye kaçın onlardan. Eğer onlar (indirilen hükümleri kabulden) yüz çevirirlerse bil ki Allah, günahlarının (yalınız (şu) biri (veya şu yüz çevirmeleri) sebebiyle bile kendilerini mutlakaa musıybete uğratmak istiyordur. İnsanlardan bir çoğu muhakkak ki Allahın emrinden dışarı çıkanlar (güruhu) dur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Hem (o kitâbı,) onların arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiği şeylerin (hükümlerin) bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın diye (indirdik). Buna rağmen (sana indirilen hükümden) yüz çevirirlerse, artık bil ki Allah ancak, onlara bazı günahları yüzünden bir musîbet vermek istiyor. Ve şübhesiz ki insanların birçoğu, gerçekten fâsıktırlar.(2)
(2)Yahudi elebaşıları, aralarında anlaşarak: “Gelin Muhammed’e gidelim de onu dîninden döndürelim” diyerek ona vardılar ve: “Yâ Muhammed! Biz, yahudilerin eşraf ve ulemâsıyız. Aramızda ihtilâf ve düşmanlık vardır. Muhâkeme için sana gelelim, eğer hasmımız aleyhine ve bizim lehimize hüküm verirsen, sana îmân edip diğer yahudileri de kendimize tâbi‘ ederiz” dediler. Habîb-i Ekrem (asm)onların bu tekliflerini, Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla, kabûlden sakındı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 235)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Resulüm!) Sen de aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Dikkat et de, Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.*
(*) Not: Bu ayetin sebebi nüzulu hakkında iki görüş vardır: 1. İbn İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre yahudilerden Ka`b bin Useyyid, Abdullah bin Suriya ve Şâs bin Kays: "Muhammed`e gidelim belki onu dininden saptırırız (yanlışa düşürürüz)" dediler. Ardından Resulullah (a.s.)`ın yanına giderek: "Ey Muhammed! Biliyorsun biz yahudilerin bilginleri, ileri gelenleri ve saygınlarıyız. Biz sana uyarsak bütün yahudiler sana uyarlar ve asla bize muhalefet etmezler. Bizimle kavmimiz arasında bir anlaşmazlık var. Biz senin hükmüne başvuracağız, ancak sen bizim lehimize onların aleyhlerine hükmedeceksin" dediler. Resulullah (a.s.) ise bunu kabul etmedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. (A . Varol Meal Açıklaması) 2. görüş ise, bu âyetin Kureyzaoğulları ile Nadiroğullarının kan bedelinin eşitlenmesi emrini içerdiği söylenir. Kureyzalı birinin kanının bedeli Nadirli birinin yarısıydı. Bu, Yahudilerin kendi içlerinde dahi ayrımcılık yaptıklarının tipik bir göstergesidir. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) İşte bu ayet, Hz. peygambere söz konusu Yahudi kabileleri arasındaki eşit olmayan kan ve diyet konusundaki hükme uymamasını ve bu konuda Kur’an’daki gibi onları eşit sayarak hüküm vermesini emrediyor. Bizce de bu ikinci görüş (kısas ve diyetle ilgili), ayetlerin siyak ve sibakıyla önceki görüşten daha uyumludur. أَفَحُكْمَ ٱلْجَـٰهِلِيَّةِ يَبْغُونَ } يطلبون. يخاطب بني النضير في تفاضلهم على بني قريظة وقد قال لهم رسول الله ص القتلى سواء" فقال بنو النضير: نحن لا نرضى بذلك فنزلت. (مدارك التنزيل وحقائق التأويل) وذكر مقاتل: أن جماعة من بني النضير قالوا له: هل لك أن تحكم لنا على أصحابنا أهل قريظة في أمر الدماء كما كنا عليه من قبلُ،ونبايعك؟ فنزلت هذه الآية.( زاد المسير في علم التفسير) أو أن يقال: احكم بينهم بما أنزل الله من القتل؛ لأنه ذكر في بعض القصة أن بني قريظة كانوا يرون لأنفسهم فضيلة على بني النضير، وكانوا إذا قتلوا منهم أحداً لم يعطوهم القود ولكن يعطوهم الدية، وإذا قتلوا هم أحداً منهم لم يرضوا إلا القود؛ فأنزل الله {فَٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ} وهو القتل، {وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ} في تركهم القود، وإعطائهم الدية، وقيل نزلت في بني قريظة والنضير طلبوا إلى رسول الله ص أن يحكم بما كان يحكم به أهل الجاهلية من التفاضل بين القتلى (انوار التنزيل واسرار التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Öyle ise onların arasında Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmet ve (hüküm verirken) onların isteklerine uyma. Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni yanıltmalarından dolayı, onlardan kendini koru. Eğer onlar senin verdiğin hükümlerden yüz çevirirlerse, şunu bil ki Allah yaptıkları günahlardan dolayı onları cezalandırmak istiyor. İnsanların pek çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların arasını, Allah’ın bildirdiği yargılar ile yargıla. Sakın onların dürtülerine uyma. Onlardan kaçın ki Allah’ın sana bildirdiklerinin bir nicesinden seni saptırmasınlar. Eğer yine de yüz çevirecek olurlarsa bilesin ki bir takım günahlarından dolayı Allah’ın onların başına getirmek istediği bir kötülük vardır. Çünkü insanların bir çoğu ne de olsa karıştırıcıdırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Aralarında Allah/ın inzal ettiği ahkâm ile hükmetmeni de indirdik. Onların hevesatına uyma. Allah/ın sana inzal ettiği bazı şeylerden seni çevirmemeleri için onlardan kaçın. Eğer onlar yüz çevirirlerse [³] bilmelisin ki Allah yalnız bâzı günahlarından dolayı onları cezaya uğratmak ister. Nâs/ın bir çoğu fasıktır.
[3] Hükmünü dinlemezlerse.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Sakın onların keyiflerine uyma ve onların Allah’ın sana indirdiği şeylerin bazılarından seni fitneye düşürmelerinden/şaşırtmalarından sakın! Eğer dönerlerse/yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahlarından dolayı onları musibete/felakete uğratmak irade eder. Unutma ki, insanların çoğu yoldan çıkmış durumdadır.
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde, Allah'ın indirdiği kitap ile aralarında hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirmiş olduğu şeylerin bazısından seni fitneye düşürmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. İnsanların çoğu gerçekten fâsıklardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, ey Muhammed, sana bu Kitabı indirdik ve “Hangi dinden olurlarsa olsunlar, onların arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet, sakın onların heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından bile seni saptırmamaları için, onlara karşı son derece dikkatli ol!” diye emrettik.Eğer bütün bu uyarılara rağmen, yine de Allah’ın Kitabından yüz çevirecek olurlarsa; bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları bu şekilde cezalandırmak istiyordur. Zaten insanların çoğu, yoldan çıkmaya eğilimlidir. Peki bu zâlimler, Kur’an’ın rehberliğinden uzak kaldığı zaman, insanlığın başına neler geleceğini bilmiyorlar mı?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şöyle ki; Allah’ın indirdikleri ile aralarında hüküm ver! Onların hevâlarına uyma! Onlara karşı dikkatli ve tedbirli ol ki; seni, Allah’ın sana indirdiği şeylerin bir kısmından fitneye düşürmesinler! Yüz çevirdilerse, bil ki Allah, onlara bir kısım günahlarıyla musibet gelmesini istiyor. İnsanlar’dan birçoğu, elbette fâsıklardır / yoldan çıkıp sapmışlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ehlikitabı, Allah'ın sana bildirdiği şekilde yargıla, sakın onların aklına uyma. Allah'ın sana indirdiği bazı ayetlerle, seni mat etmelerine de müsaade etme. Senin kararını beğenmezlerse, anla ki Allah, onların mevcut günahına birkaç günah daha eklemek istemiştir. Şunu bil ki birçok insan asî ruhludur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Müslümanlar, Yahudiler, Hristiyanlar arasında Allah’ın gönderdiği yasalarla hükmet! Onların arzularına göre uydurduğu yasalara uyma! Dikkatli ol! Allah’ın sana gönderdiği yasaları uygularken seni şaşırtmasınlar. Eğer senin hükmüne karşı çıkarlarsa bil ki Rabbin günahları nedeniyle onları bir musibetle karşı karşıya getirir. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarıyla ilgili olarak onlara karşı dikkatli ol! (Verdiğin hükümden) yüz çevirirlerse, bil ki Allah ancak günahlarının bir kısmı sebebiyle onlara sıkıntı vermek ister. İnsanların birçoğu yoldan çıkmışlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onların aralarında sadece Allah’ın indirdiği ile hükmet ve sakın onların arzularına uyma. Onların seni, Allah’ın sana indirdiği (hükümlerin) az bir kısmından bile şaşırtmalarından sakın. Eğer (Allah’ın hükmünden) yüz çevirirlerse, Allah’ın onları bir kısım günâhları sebebiyle cezâlandırmayı dileyeceğini de iyi bil. Şüphesiz insanların pek çoğu, (yoldan çıkmış) fasıkların ta kendileridir.
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, geçmiş vahyin mensupları arasında ⁶⁹ Allah’ın indirdiğine göre hükmet ve onların mesnedsiz görüşlerine uyma; ve onlardan sakın ki Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştıramasınlar. Eğer onlar [Allah’ın buyruklarından] yüz çevirirlerse, bil ki bir kısım günahlarından dolayı onları [böylece] cezalandırmak, Allah’ın iradesi gereğidir: ⁷⁰ Unutma ki insanların çoğu gerçekten sapkındır.
69 Lafzen, “onlar arasında”; bkz. yukarıda not 55 ve 65.70 Bunun anlamı, Allah’ın buyruklarının bilinçli olarak gözardı edilmesinin kendi cezasını da birlikte taşıdığıdır: yani, toplumun ahlakî değerlerinin tedricî olarak çürümesi ve böylece sosyal parçalanmanın ve toplumu yok olmaya götüren çatışmaların artması.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şu hâlde, Allah’ın indirdiği Kuran ile aralarında hükmet,1 onların keyfi arzu ve heveslerine uyma!2 Onların, Allah’ın sana indirdiği Kuran’ın bir kısmından seni yanıltmalarından sakın.3 Eğer yüz çevirecek olurlarsa bil ki, Allah onları bir kısım günahları yüzünden cezalandırmak istiyor.4 Zira insanların çoğu yoldan çıkmış fasıktır.5, 14/105, 2 5/48, 2/120-145, 3 28/87, 34/5-38, 43/178, 59/8, 13/1, 43/78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Sen aralarında Allah’ın indirdiğine uygun olarak hükmet! Onların keyfî yargılarına da uyma![⁹⁴²] Allah’ın sana gönderdiklerinden bir kısmında seni yanıltmalarından sakın! Eğer yüz çevirmekte ısrar ederlerse, iyi bil ki Allah onları birtakım günahlarından dolayı cezalandırmak istiyor. Unutmayın ki insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
[942] Bu âyetin Kureyzaoğulları ile Nadiroğullarının kan bedelinin eşitlenmesi emrini içerdiği söylenir. Kureyzalı birinin kanının bedeli Nadirli birinin yarısıydı. Bu, Yahudilerin kendi içlerinde dahi ayrımcılık yaptıklarının tipik bir göstergesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet, onların heveslerine uyma. Allah’ın sana indirdiği (hükümlerin) bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et, eğer onlar (Allah'ın indirmiş olduğu hükümden) yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları, bir kısım günahları yüzünden cezalandırmak diliyor, şüphe yok ki insanların birçoğu fasıktırlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Aralarında Allâh’ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların, Allâh’ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allâh, bazı günâhları yüzünden onları musibete uğratmak istiyor. Zaten insanlardan çoğu, yoldan çıkmışlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve aralarında Allah Teâlâ'nın indirmiş olduğu ile hükmet ve onların hevâlarına tâbi olma. Ve Allah Teâlâ'nın sana indirmiş olduğu şeylerin bazısından seni fitneye düşüreceklerinden dolayı onlardan kaçın. Eğer onlar yüz çevirirlerse artık bil ki, Allah Teâlâ muhakkak diliyor ki, onları bazı günahları sebebiyle musîbete uğratsın. Ve şüphe yok ki nastan bir çokları elbette fâsık kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve şu emri indirdik: Aralarında, Allah'ın sana indirdiği ahkâm ile hükmet! Sakın onların keyiflerine uyma ve Allah'ın indirdiği hükümlerin bir kısmından seni caydırmalarından sakın! Şayet yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahlarından dolayı musîbete uğratmak istiyordur. Zaten insanların birçoğu Allah'ın emrinden dışarı çıkmaktadırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların, Allah'ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! Eğer dönerlerse bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları felakete uğratmak istiyordur. Zaten insanlardan çoğu, yoldan çıkmışlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın indirdiği ile hükm it ve onların hevâ ve heveslerine tâbi' olma diye emr iyledik. Allâh Te'âlâ'nın sana inzâl iylediği şeylerden ba'zılarında seni fitneye düşürmelerinden ihtirâz it. Eğer geri dönüb hükmüni kabûl itmezler ise bil ki Allâh onları günâhlarının ba'zısı sebebiyle dûçâr-ı cezâ itmeği murâd ider. Nâsdan bir çokları fâsıkdır.[¹]
[1] Yehûd'un 'ulemâsı aralarında ittifâk ile "Muhammed'e gidüb onı dîninden çevirelim" diyerek huzûr-u risâlete geldiler ve "Yâ Muhammed! Bilirsin ki biz Yehûd'un 'ulemâsı ve eşrâfıyız, biz sana tâbi' olur isek bütün yahûdîler tâbi' olurlar. Bizimle kavmimiz arasında da'vâmız vardır, sana gelüb hüküm itmeni isteyeceğiz. Eğer bizim lehimize ve kavmin 'aleyhine hüküm ider isen sana îmân ideriz ve diğerlerini de îmân itdiririz" didiler ise de bu âyet-i kerîme nâzil oldı ve Rasûl-ü Ekrem onlara red cevâbı virdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; onların arzularına uyma. Dikkatli ol! Allah’ın indirdiği emirlerin herhangi birinden seni şaşırtabilirler. Yüz çevirirlerse bil ki bazı günahlarına karşılık Allah, kesinlikle onların başına bir kötülük gelmesini istiyordur. Zaten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şu halde, Allah'ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, Allah'ın sana indirdiği Kur'an'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Heveslerine uyma, eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana şunu da bildirdik: Onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların heveslerine uyma. Dikkat et, seni şaşırtıp da Allah'ın indirdiklerinin bir kısmından caydırmasınlar. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belâya uğratmak istiyordur. Gerçekten de insanlardan birçoğu Allah'a itaatten çıkmış kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen de aralarında, Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Dikkat et de Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçokları doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı hükm eyle anlaruñ arasında anuñ-ile kim indürdi Tañrı daħı uyma nefsleri dilegine. daħı śaķın anlardan kim azduralar seni bir nicesinden anuñ kim indürdi Tañrı senüñ yaña. pes eger yüz döndüreler bil kim bayıķ diler Tañrı kim ire anlara ya'nį dünyede 'aźāb eyleye bir nice yazlıķlarından ötürü. daħı bayıķ çoķ ādemįlerden ŧa'atdan çıķıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yā Muḥammed ḥükm eyle ortalarında Tañrı Ta‘ālā indürdügi ḥükm‐ile.Daḫı uyma anlar hevāsına. Daḫı ṣaḳın anlardan seni azdurmasunlarniçesinden Tañrı Ta‘ālā indürdügi ḥükm‐ile. Pes eger yüz ḳaytarsalarḥaḳdan, pes bil sen yā Muḥammed ki Tañrı Ta‘ālā diler muṣībetlere uġradaanları, ba‘żı yazuḳları sebebi‐y‐le. Daḫı çoḳ kişi ādemīlerden fāsıḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O halda onların arasında Allahın nazil etdiyi Kitabla hökm et. Onların nəfslərinin istədiyinə uyma. Allahın sənə nazil etdiyinin (hökmlərin) bir qismindən səni tovlayıb yayındıra biləcəklərindən ehtiyat edib özünü onlardan gözlə. Əgər onlar (bu hökmlərdən) üz döndərsələr, bil ki, Allah onları bə’zi günahlarına görə müsibətə düçar etmək istəyir. Doğrudan da, insanların çoxu (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So judge between them by that which Allah hath revealed, and follow not their desires, but beware of them lest they seduce thee from some part of that which Allah hath revealed unto thee. And if they turn away, then know that Allah's will is to smite them for some sin of theirs. Lo! many of mankind are evil livers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And this (He commands): Judge thou between them by what Allah hath revealed, and follow not their vain desires, but beware of them lest they beguile thee from any of that (teaching) which Allah hath sent down to thee. And if they turn away, be assured that for some of their crime it is Allah.s purpose to punish them. And truly most men are rebellious.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنِ
ve diye
احْكُمْ
hükmet
بَيْنَهُمْ
aralarında
بِمَٓا
o şey- le ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
وَلَا تَتَّبِـعْ
ve tabi olma
اَهْوَٓاءَهُمْ
onların hevâlarına
وَاحْذَرْهُمْ
ve onlardan sakın
اَنْ يَفْتِنُوكَ
seni şaşırtırlar diye
عَنْ بَعْضِ
bir kısmından
مَٓا
o şey- lerin ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
اِلَيْكَۜ
sana
فَاِنْ
fakat eğer
تَوَلَّوْا
yüz çevi- rirlerse
فَاعْلَمْ
artık bil ki
اَنَّمَا
ancak
يُر۪يدُ
ister
اللّٰهُ
Allah
اَنْ يُص۪يبَهُمْ
onlara bir musibet tattırmak
بِبَعْضِ
bazısı yüzünden
ذُنُوبِهِمْۜ
günahlarının
وَاِنَّ
şüphe- siz ki
كَث۪يراً
bir çoğu
مِنَ النَّاسِ
insanlardan
لَفَاسِقُونَ
gerçekten fâsıktırlar
(Resulüm!) Onların arasında Allah'ın (sana) indirdiği (bu Kur'ân) ile hükmet ve onların hevâlarına (nefsani arzu ve isteklerine) tabi olma! Allah'ın sana indirdiği (hükümler)in bir kısmından seni şaşırtmalarından da sakın. Buna rağmen eğer (sana indirilen hükümden yine) yüz çevirirlerse artık bil ki Allah ancak onlara bazı günahları yüzünden bir musibet tattırmak ister. Şüphesiz ki insanlardan çoğu gerçekten fâsıktırlar.
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اَهْوَٓاء
İsim
ه و ي
Hevâlar
حَذِرَ
Fiil-I
ح ذ ر
Sakındı, çekindi, hazırlandı, korundu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık