close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ enzelnâ-ttevrâte fîhâ huden venûr(un)(c) yahkumu bihâ-nnebiyyûne-lleżîne eslemû lilleżîne hâdû ve-rrabbâniyyûne vel-ehbâru bimâ-stuhfizû min kitâbi(A)llâhi vekânû ‘aleyhi şuhedâ-/(e)(c) felâ taḣşevû-nnâse vaḣşevni velâ teşterû bi-âyâtî śemenen kalîlâ(en)(c) vemen lem yahkum bimâ enzela(A)llâhu feulâ-ike humu-lkâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz, Tevrat'ı indirdik, onda doğru yola sevk ediş ve nur var. Tanrıya teslim olan peygamberlerle hükümleri bilenler ve Allah kitabını korumaya memur olan bilginler, Yahudilere, hep ona göre hüküm verirlerdi ve hepsi de o kitabın doğruluğuna tanıktı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi, az bir menfaat karşılığında satmayın ve kimler, Allah'ın indirdiği hükme uygun olarak hüküm vermezlerse onlardır kafirlerin ta kendileri
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, içinde bir hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. (Allah’a) Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginler (Ahbar), Allah’ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse (ey bilgili ve yetkili kimseler!) insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim (hükümet ederken, hâkimlik ve hakemlik yaparken) Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse (siyasi, ekonomik, ilmi ve ahlâki konularda çözüm üretirken ve kanun hazırlarken, hiçbir engelleyici mazeret ve mecburiyeti bulunmadığı halde, Kur’an’ın emir ve yasaklarını temel ölçü edinmezse); işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphe yok ki, içinde rehberlik, kalp ve gönülleri aydınlatıcı belgeler bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Kendilerini Allah'a teslim eden peygamberler, Yahudiler arasında, onunla hükmederlerdi. Allah'ın kitabını korumaları, kendilerinden istendiği için, Rablerine teslim olmuş kimseler ve alimler de, onunla hüküm verirlerdi. Bu sayılanların hepsi, o kitabın doğru olduğuna şahit idiler. Bu sebeple, ey İsrailoğulları! İnsanlardan korkmayın, yalnız benden korkun ve benim mesajlarımı, değersiz bir kazanç karşılığı değiştirmeyin. Çünkü, Allah'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler, benim tarafımdan gönderilen gerçekleri örtbas etmiş olan kâfirlerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz içinde hak yolu aydınlatıcı bilgiler ve nur olan Tevrat'ı indirdik. Varlıklarını Allah'a teslim eden, İslâm’ı yaşayan müslüman olan peygamberler, yahudiliğin takipçilerine, Tevrat'taki kuralları esas alarak hüküm verirler, icraat yaparlardı. Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmeleri sebebiyle, kendilerini Rablerine adamış olan zâhitler ve âlimler de, Allah'ın kitabından, korumaya memur edildikleri, muhafaza edebildikleri kurallarla hüküm verirler, icraat yaparlardı. Hepsi de Tevrat’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitlerdi. O halde saygı duyarak insanlardan korkmayın, içiniz titrereyerek benden korkun. Âyetlerimi servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula satmayın. Kimler Allah'ın Tevratta indirdiği hükümleri, Muhammed'in peygamberliğini, şeriatını tasdik hükümlerini yerine getirmezlerse, işte onlar kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin ta kendileridir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçekten Tevrat'ı içinde hidayet ve nur bulunduğu halde indirdik. Allah'a teslim olmuş peygamberler yahudilerin arasında onunla hükmederlerdi. Yine Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmiş olmaları itibariyle alimler ve fakihler de onunla hükmederlerdi. Bunlar onun üzerine şahittiler. [6] Artık insanlardan korkmayın benden korkun ve ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın. Kimler Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezlerse işte onlar kâfirdirler.
6.Yani o kitabın Allah katından gönderilmiş hak ve tümüyle doğru kitap olduğuna şahittiler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şüphesiz ki Tevrat'ı biz indirdik. Onda bir hidâyet, bir nûr vardır. Allah'ın emrine boyun eğen peygamberler, onunla Yahudi'ler arasında hüküm verirlerdi. Âlimler ve fakîhler de, Allah'ın kitabını korumaya memur olmaları ve üzerine şâhid bulunmaları itibariyle hükmederlerdi. O halde ey Yahudiler, Tevrat'daki âhir zaman peygamberine ait vasıfları açıklamak hususunda, insanlardan korkmayın; benden korkun. Benim âyetlerimi birkaç para menfaat karşılığında değişmeyin. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, işte onlar kâfirdirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Biz, Tevrat’ı indirdik. Onda hidayet ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, Yahudi milleti için onunla hüküm verirlerdi. Rabbaniler ve Allah’ın kitabından koruyabildikleri kadarıyla –ki o kitabı tam korumakla yükümlü idiler- Yahudi âlimleri de onunla hüküm verirlerdi. (O kitapta demiştik ki: Ey hâkimler!) Sakın insanlardan korkmayın, yalnızca Ben’den korkun ve ayetlerimizi ucuz bir fiyata satmayın. (Ve bilin ki) kim, Allah’ın indirdikleriyle hüküm vermezse (onlara inanmazsa) işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik; onda yol gösterme ve nûr vardır. Teslim olmuş peygamberler, onunla Yahudilere hüküm verirlerdi; kendilerini Tanrı'ya vermiş zâhid ve âbidler de Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla hüküm verirlerdi ve onu gözetleyip kollarlardı. “Ey Allah'ın kitabına tanık olanlar, insanlardan korkmayınız, benden korkunuz ve benim âyetlerimi az bir paraya satmayınız! Kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kâfirler onlardır!”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, onlara doğru yolu gösteren, aydınlık bulunan Tevrat'ı indirmişiz, kendilerin hakka veren peygamberler, Yahudilere bununla hükmederler, onların bilginleri, danışmanları onunla hükmederler, çünkü onlar, Allahın kitabını korumayla emrolunmuştur, onlar buna tanıktırlar, insanlardan korkmayınız, benden korkunuz, benim âyetlerimi değersiz şeylerle değiştirmeyin, Allahın indirdiği şeyle, yargılamayan kimse kâfirdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçek şu ki; içinde hidayet ve (aydınlatıcı) nur bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. (Musa'dan sonra) kendilerini Allah'a teslim etmiş (olan) nebiler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Ayrıca, de Allah dostları ve ilim adamları (hahamlar) da Allah'ın kitabını korumaya memur edilmeleri ve üzerine şahit olmaları itibarıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık (Ey İsrailoğulları) insanlardan değil, Ben(im azabım)dan korkun ve benim ayetlerimi (servet, makam, şöhret gibi) önemsiz menfaatler karşılığında değiştirmeyin! Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar inkârcıların ta kendileridir.
Cemil Said
swap_vert close
Biz Tevrat’ı inzâl iyledik ânda insânları tenvîr idecek ahkâm vardır. Allâh’a cidden tevekkül ve îmân iden enbiyâ, yahûdîleri bu kitâb ile muhâkeme iderler, hukemâ, zâhidler ellerindeki kitâb Allâh’ın ahkâmıyla hüküm iylerler, bunların şâhidleri idiler. Zâhidler! İnsanlardan korkmayınız benden korkınız benim âyâtımı kıymet-i kalîle içün satmayınız Allâh’ın inzâl itdiğine tevfîkan hüküm itmeyenler kâfirdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'ın Kitap'ından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat'a şahiddiler. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiçbir değerle değiştirmeyin; Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerini Allah’a vermiş olan peygamberlerin ve -Allah’ın kitabını korumaları kendilerinden istendiği için- rablerine teslim olmuş zâhidlerin, bilginlerin yahudiler arasında kendisiyle hükmettikleri, içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı elbette biz indirdik. Hepsi onun (hak olduğunun) şahitleri idi. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun da âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendilerini (Allah'a) vermiş peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. Allah'ın Kitab'ını korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zâhidler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İçinde hidayet ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de ALLAH'ın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. Halkıululamayın, beni ululayın ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkarcıdır.
Tevrat, Musa'ya verilen kitabın özel ismi olarak bilinmektedir. Ne var ki bu yaygın anlayış yanlış olabilir. Kuran hiç bir yerde Musa'ya Tevrat verildiğini bildirmemektedir. Kuran'da 18 kere geçen Tevrat kelimesi, İncil'den önce Yahudi peygamberlerine verilen kırkı aşkın kitap kolleksiyonuna verilen addır. Musa'ya verilen kitabın özel ismi zikredilmemiş ancak "Furkan", "İmam", "Rahmet", "Nur", "Hüda" gibi sıfatlarla tanımlanmıştır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı, elbette biz indirdik. Müslüman olan peygamberler, yahudiler hakkında hükmederler, kendilerini Tanrıya adamış zâhitler, âlimler de, Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden (onunla hüküm verirler) ve onun Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederlerdi. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filvakı' biz Tevratı indirdik, onda bir hidayet, bir nur vardı, müslim olan nebiyyûn, Yehudîlere onunla hukmederlerdi, rabbaniyyun ve ahbar da, kitabullahın muhafazâsına me'mur edilmiş olmaları ve üzerine nâzır ve murakıb bulunmaları hasebile hukmederlerdi, artık insanlardan korkmayın benden korkun, benim âyetlerimi bir kaç paraya değişmeyin, ey hâkimler! Her kim Allahın indirdiği ahkâm ile hukmetmezse onlar hep kâfirlerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz Tevrât’ı (Mûsâ’ya) biz vahyettik. İçinde (Hakk’ın rızasına giden yolu gösteren) bir hidâyet ve (şüphelerin karanlığını ortadan kaldıran) bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahûdîlere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın Kitabı’nı korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrât’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, (ey yahûdîler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi (âhiret nimetlerine nispetle, değersiz ve) az bir bedel (sayılan, dünyalık menfaatler) e değişmeyin. Kim (küçümseyerek, alay ederek veya inkâr ederek) Allah’ın bildirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Nebiler, onunla teslim olan Yahûdiler için hüküm veriyorlardı. Rabbaniler¹ ve ahbar² onlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin³ ta kendileridir.
1- Rabb'e adanmış olanlar. 2- Din bilginleri. 3- Nankörlerin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Tevrâtı biz indirdik ki Onda bir hidâyet, bir nur vardır. Kendisini (Allaha) teslim etmiş olan (İsrâîl) peygamberler (i), Yahudiler (e âid da'valarda) onunla hükmeder (ler) di. Âlimler, fakıyhler de Allahın (o) kitabını hıfza me'mur oldukları için (yine hükümlerini onunla verirlerdi). Hepsi de onun (Allah tarafından gönderilmiş olduğu) üzerinde (bil'ittifak) şâhid idiler. O halde (ey Yahudiler) siz insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim âyetlerimi az bir bahaya (hasîs menfaatlere) satmayın. Kim Allahın indirdiği (hükümler) le hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İçinde bir hidâyet ve bir nûr bulunan Tevrât'ı muhakkak ki biz indirdik. (Allah'a)teslîm olmuş peygamberler, yahudi olanlara onunla (Tevrât'la) hüküm verirlerdi; Allah'ın Kitâbı'nı muhâfazaya me'mur edilmeleri sebebiyle Rabbânîler (ilim ve ihlâsla kulluk ederek Rabb'e mensub olan kimseler) ve ahbâr (ilim sâhibi zâtlar) da (onunla hüküm verirlerdi); çünki (onlar,) ona gözcülük eden (tahriften koruyan) kimseler idiler.(Ey yahudiler!) O hâlde insanlardan korkmayın; ancak benden korkun ve âyetlerimi az bir fiyata (geçici dünya menfaatleri mukabilinde) satmayın! (Tevrât'ı tahrîf etmeyin!)Artık kim Allah'ın indirdiğiyle (inkâr ederek) hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.(2)
(2)Bu âyetle, 45. ve 47. âyetlerde geçen “kâfirler, zâlimler ve fâsıklar” sıfatlarından birincisi, inkâr edenleri; diğer ikisi ise, îmânı olduğu hâlde bunun gereğini yapmayan kimseleri ifâde eder. Zirâ Hz. İkrime (ra)’den gelen rivâyete göre, “Onlar kâfirlerin ta kendileridir” ta‘bîri, hem kalben hem de lisânen ilâhi hükümleri inkâr edenleri içine alır. Hâlbuki Allah’ın hükümlerini kalbiyle bilip, lisânıyla da bunu ikrâr ettiği hâlde buna zıt olan amelleri işleyen kimseler yâni zâlimler ve fâsıklar, aslında Allah’ın indirdiği ile hükmetmiş ama onu bi’l-fiil yapmamış olurlar. Dolayısıyla böyle kimseler sırf bu amellerinden dolayı kâfirler sınıfına dâhil olmazlar. (Râzî, c. 6/12, 6-13)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki, biz, içinde hidayet (doğru yolu gösterici ve ona iletici) ve (kafa ile gönülleri) aydınlatıcı (belgeler) bulunan Tevrat’ı indirdik. Kendilerini (Allah’a) teslim eden (samimiyetle Allah’a teslimiyetini gösteren) peygamberler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi; yine onlardan Rabb için yol gösterenleri de, bilginleri de Allah’ın kitabından (göndermiş olduğu Tevrat’tan) muhafazasıyla emrolundukları hususlarla hükmederlerdi. Ve onlar buna şahitlerdi de. (Onlara, “Allah’ın Kitabı’yla hükmetme konusunda) hiç kimseden korkup çekinmeyin; yalnız benden korkup ürperin ve âyetlerimi az bir değere (dünya menfaatine) karşılık satmayın!”(diye ikazda bulunmuştuk). Kim, Allah’ın indirdiğini (tasdik etmeyip onunla) hükmetmezse, böyleleri inkârcıların ta kendileridir.*
(*): Bu ayetten de anlaşılıyor ki Tevrat’ın bütün hükümleri korunmamış, içinde tahrif edilmiş hükümler vardır. Ayrıca (أَسْلَمُواْ) ‘’eslemü’’ ifâdesinden de, Allah’ın bütün Peygamberlere gönderdiği dinin adının, “İslâm dini” ve bu dinlere uyan kimselerin de “Müslüman” olduğu anlaşılmaktadır. Rabbaniyyün ise; derin ilim sahipleri, hikmet ve takva sahibi âlimler, idareciler, kendisinde ilim ile basiretli bir yöneticiliği toplamış kimseler, yüce Allah’ın emir ve yasaklarını bilen kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Yine onlar o kitabın Allah katından gönderilmiş hak ve tümüyle doğru kitap olduğuna şahittiler. {بما استحفظوا من كتاب الله} أي حفظوه من التبديل والتغيير {وكانوا عليه شهداء} أي رقباء لئلا يبدل (تفسير الأعقم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İçerisinde doğru olana ulaştıran ve o doğruya uyanların yollarını aydınlatan Tevrat’ı biz indirdik. Kendilerini Allah’a teslim etmiş peygamberler, Rablerine kendilerini adamış rabbaniler ve âlimler ve Tevrat’ın doğruluğuna şahit olanlarda, Allah’ın kitabından ezberledikleri (öğrendikleri) ile yahudilere Tevrat’ın hükümleriyle hüküm verirlerdi. (Ey Hüküm verme yetkisinde olanlar!) Bundan sonra insanlardan korkmayın, yalnızca benden korkun ve benim verdiğim doğru hükümleri az bir değere satmayın. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmiyorsa, işte onlar gerçekleri inkâr eden kâfirlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Tevrat’ı Biz bildirdik. Tevrat’ın içinde doğru yol, ışık vardır. Allah’a kendini veren peygamberler yahudileri onunla yargılarlardı. Nasıl ki, din bilginleri, danışmanları da Allah’ın Kitap’ından belledikleri yargılarla yargılarlardı. Hepsi de onun doğruluğuna tanık oldular. Öyleyse siz insanlardan korkmayın, Benden korkun. Benim ayetlerimi az bir değere değişmeyin. Herkim Allah’ın bildirdiği Kitap’la yargılamazsa o, Allah’ı tanımaz olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz Tevrat/ı inzal ettik, Tevrat/ta hidayet vardır, nur vardır [⁶]. Musa/dan sonra Allah/ın hükmüne inkıyat eden peygamberler onunla Yahudiler arasında hükmederler [⁷]. Onların uleması, fukahası da [⁸] Kitabullahı hıfza [⁹] memur olmalarından nâşi hükmederler [¹⁰]. Ona şahit olurlar [¹¹]. Ey rüesa! Artık nâstan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az paha ile satmayın, herkim Allah/ın inzal ettiği ile hükmetmezse işte kâfirler onlardır.
[6] Ahkâm ve şerayii, tekâlif-i ilâhiyeyi gösterir, karanlıkları aydınlatır.[7] Yahut Tevrat'ta Yahudi olanlar için hidayet vardır, nur vardır, Allah'ın hükmüne münkat olan peygamberler Tevrat ile hükmederler.[8] Veya müçtehitleri, uleması, ârifi rabbanileri, zâhitleri, fukahası, sulâhası.[9] Tahriften korumağa, şerayii ihmal etmemeğe.[10] Yahut hıfzına memur oldukları Kitabullahın hükmiyle hükmederler.[11] Peygamberler de, uleması da, sulâhası da Tevrat'ın hak olduğuna şahit olurlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz, doğru yol gösterici ve aydınlatıcı olarak Tevrat’ı indirdik. Kendilerini Allah’a teslim etmiş [eslemû] peygamberler, Yahudilere onunla hüküm verirlerdi. Kendilerini Allah’a adayanlar [rabbâniyyûn] ve din bilginleri/hahamlar [ahbâr] da Allah’ın Kitabı’ndan elde mahfuz kalanla hüküm verirlerdi ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hüküm verenler!) O hâlde insanlardan korkmayınız, Ben’den korkunuz ve Ben’im ayetlerimi az bir değere satmayınız. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir.¹⁹
19 İbn Abbas, kâfirler sözünden kastedilenin, “nankörler” olduğunu söyler. Zamahşerî ise, dinden çıkanlar değil, Allah’ın indirdiklerine inanmayanlardır kanaatindedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu biz içinde bir hidayet ve bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Rabbani âlimler ve bilginler de Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi). Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, içerisinde hikmet dolu öğütler, hidâyet ve aydınlatıcı nur bulunan o Tevrat’ı Biz indirdik. Nitekim, Musa’dan sonra gönderilen ve Allah’a içtenlikle boyun eğmiş olan Peygamberler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi. Ayrıca, kendilerini Allah’a adamış olan âdil yöneticiler, yani rabbânîler ve âlimler de ona göre hüküm verirlerdi. Çünkü onlar, Allah’ın kitabını öğrenmek, öğretmek ve uygulamak sûretiyle koruyup gözetmekle görevliydiler ve tüm hâl ve hareketleriyle, onun hak bir kitap olduğuna şehadet eden hakikat şahitleri idiler.Öyleyse insanlardan değil, Benden korkun! Benim gerek Tevrat, gerek İncil ve gerekse Kur’an’daki ayetlerimi, —özellikle de, Son Elçiyi müjdeleyen Tevrat ayetlerini— servet, makam, şan, şöhret gibi basit menfaatlerle değiştirmeyin! Unutmayın ki, her kim Allah’ın egemenlik yetkisini reddederek O’nun indirdikleriyle hükmetmeyecek olursa, işte onlar, kâfirlerin ta kendileridir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, içinde bir hidayet ve nûr bulunan Tevrat’ı indirdik. Yahudîleşmiş olanları terk etmiş (müslim / teslim olmuş) Nebiyyler; Rabbâniyyler (Rabb’in Yolunda Yürüyen Nasrâniy Bilginler) ve Ahbâr (Yahudî Bilginler), Allah’ın kitabından muhafaza ettikleri şeylerle hüküm veriyorlar. Buna şahid oldular. İnsanlar’dan çekinmeyin; benden çekinin! Benim âyetlerimi az bir bedele değiştirmeyin! Kim Allah’ın indirdikleriyle hüküm vermediyse, işte Kâfirler onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bizim indirdiğimiz Tevrat dahi insanlara yol gösteren bir ışıktır. Nitekim, samimi tanrı habercileri, vaktiyle Yahudileri, hep Tevrat’a göre yargıladılar. dindar Yahudiler ve rahipler hâlâ Allah kelâmından elde kalanıyla karar veriyorlar, hem de bu şekilde mevcudu korumuş oluyorlar. Artık bundan böyle insanlardan korkmayın benden korkun. Benim sözlerimi üç kuruş kazanç için ayağa düşürmeyin Yargı kararını Allah'ın emirleri doğrultusunda vermeyenlerin inançları yok demektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz Tevrat’ı biz gönderdik. Tevrat’ın içindeki ayetlerde insanları hidayete götüren aydınlık vardır. Allah’a teslim olmuş Nebiler onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. Kendini Rabbine adamış kimseler ile âlimler de Tevrat ile hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevliydiler. Tevrat’ın hak olduğuna şahittiler. Onun için insanlardan korkmayın, benden korkun! Ayetleri az bir bedel karşılığı çıkarınız doğrultusunda satmayın! Bilin ki kim Allah’ın gönderdiği yasalarla hükmetmezse kâfirdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçinde hidayet ve [nûr] bulunan Tevrat’ı biz indirdik. [*] (Allah’a) teslim olmuş peygamberler, yahudiler(e ait davalarda) onunla (Tevrat ile) hükmederler(di). Allah’ın Kitabı’nı korumakla görevlendirildikleri için Rablerine teslim olmuş kişiler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi de ona (Tevrat’ın hak olduğuna) şahitti. (Ey hâkimler)! İnsanlardan korkmayın; bana saygı duyun! Ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın! Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Tevrat’ta hidayet yani hak ve hakikata rehberlik eden esaslar bulunması ve onun da hakikatın ışığını içermesi ifadesi, Mâide 5:41’de yer alan “kelimelerin yerlerini değiştirmeleri, onu tahrif etmeleri” ile çelişki arz etmez. Çünkü burada iki ihtimalden söz edilebilir: 1. Tevrat’ın ilk indirilmiş orijinal, yani bozulmamış hali kastediliyor olabilir ki elbette Tevrat da Yüce Allah’ın bir kitabıdır ve elbette o da diğer ilahi mesajlar gibi hidayet rehberidir, hakikatın ışığını temsil etmekte, buna göre evrensel anlamda tevhid çizgisinde sadece ve sadece Yüce Allah’a imanı ve teslimiyeti içeren “islâm”ın temel öğretilerini içermekteydi. Enbiyâ 21:48’de de belirtildiği gibi, Hz. Musa’ya ve Hz. Harun’a verilen ilahi mesajlara “gerçekleri yanlışlardan ayıran” anlamında [el-furkân], “hakikatın ışık kaynağı” anlamında [dıyâ’] ve “takvâ sahibi insanlara gerçeği hatırlatan şey” anlamında [zikr] denmesinin nedeni de elbette budur. İlahi mesajlarda esas ve öz itibariyle fark olmaz, olamaz; sorun o mesajların daha sonra insanlar eliyle tahrifinde yaşanmaktadır. Mâide 5:46’da da [hidâyet] ve [nûr] sıfatları bu defa İncîl için kullanılmaktadır. 2. Tevrat’ın burada sözü edilen “hidayet rehberi ve ışık oluşu”, o gün ellerinde bulunan Tevrat metinlerinin bir kısmına işaret ediyor olabilir. Zaten bağlam dikkate alındığında kastedilenin bu ikincisi olduğu, öncelikle hakeme müracaat konularının ellerindeki Tevrat nüshalarında bulunduğuna dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçerisinde dosdoğru yolu gösteren (âyetler) ve nur bulunan ve Müslüman Peygamberlerin¹ kendisiyle Yahûdîlere hükmettiği Tevrât’ı, (Mûsa’ya) elbette Biz, indirdik. (Mûsa’nın dinini terk edip) Yahûdî olanlar hakkında; derin ilim sahipleri² ve hahamlar,³ Allah’ın kitabının koruyucuları ve doğruluğunun şâhitleri olarak hükmetselerdi (onlar da) Tevrât’la (aynı) hükmü verirlerdi. (Ey Yahûdî âlimleri!) İnsanlardan korkmayın, sadece Benden korkun ve âyetlerimi ucuza satmayın. (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.⁴
1 Bu ifâdeden, Allah’ın bütün Peygamberlere gönderdiği dinin adının, “İslâm dini” ve bu dinlere uyan kimselerin de “Müslüman” olduğu anlaşılmaktadır.2 Rabbaniyyûn: Rabb’e ait olan demektir ve Rabbanî kelimesinin çoğuludur. Rabbanilerin; derin ilim sahipleri, hikmet ve takva sahibi âlimler, idareciler, kendisinde ilim ile basiretli bir yöneticiliği toplamış kimseler, emirleri ve yasakları bilen kimseler olduğu söylenmiştir. “Rabbaniyyûn” Hıristiyan âlimleri; “ahbâr” Yahûdî âlimleri anlamına gelir. (Kurtubî).3 Ahbar: Yahûdî âlimleri, hahamlar demektir. Yahûdîler bu kelimeyi Yahûdîliği öğreten, Yahûdî şeriatını bilen ve aralarında çıkan anlaşmazlıkları çözümleyen din adamları, anlamında kullanmışlardır.4 Bazıları bu âyetin 45. ve 47. âyetlerde de tekrar edilen son bölümünün sadece kitap ehliyle ilgili olduğu görüşündeyseler de Kur’an’ın tüm hükümleri gibi bu hükmü de aynı şartları taşıyan tüm insanlar için geçerlidir. Hz. Huzeyfe (r.a) bu görüşleri reddetmiştir. Birisi kendisine, bu âyetlerin yalnızca İsrâil oğulları ile ilgili olduğunu söyleyince, Huzeyfe (r.a): “Bu, İsrâil oğulları sizin için ne iyi kardeştirler doğrusu! Acı olan her şey onlara, tatlı olan her şey de size! Allah’a yemin olsun ki adım adım onların yollarından gidecek ve onların gördüklerini göreceksiniz.” cevabını verdi. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şüphe yok ki, içinde rehberlik ve aydınlık bulunan Tevrat’ı indiren Biziz. Kendilerini Allah’a teslim eden peygamberler, ona dayanarak yahudi itikadına uyanlar hakkında hüküm verirlerdi; ⁵⁸ [eski] din adamları ve hahamları da öyle yaptılar, çünkü Allah’ın kelâmının bir kısmı onların himayesine emanet edilmişti; ⁵⁹ ve hepsi onun doğruluğuna şahitlik yaptılar. Bu nedenle, [ey İsrailoğulları,] insanlardan korku duymayın, yalnız Benden korkun; ve Benim mesajlarımı önemsiz bir kazanç karşılığı değiştirmeyin: ⁶⁰ Çünkü Allah’ın indirdiklerine göre hüküm vermeyenler, gerçekten hakikati inkar edenlerdir!
58 Hz. Musa Şeriatı’nın (Tevrat) yalnız İsrailoğulları için geçerli olduğuna ve evrensel bir geçerlilik iddiası taşımadığına işaret.59 “Allah kelâmının (kitâb) bir kısmı” ifadesi, Tevrat’ın Allah’ın vahyinin tümünü kapsamadığına ve büyük bölümünün henüz vahyedilmediğine işarettir. Rabbâniyyûn teriminin izahı için bkz. sure 3, not 62.60 Yani, İsrailoğulları’nın “Allah’ın seçilmiş halkı” ve dolayısıyla Allah’ın rahmetinin ve vahyinin biricik muhatabı olduğu şeklindeki temelsiz inanca dayanan üstünlük yanılsaması karşılığında. Bu cümlede atıfta bulunulan “mesajlar”, Kur’an’a ve Muhammed (s)’in gelişi ile ilgili Kitâb-ı Mukaddes’deki gaybî haberlere ilişkindir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç şüphe yok ki, içinde rehberlik ve ışık bulunan Tevrat’ı biz indirdik.1 Allah’a teslim olmuş nebiler, Yahudilere onunla hüküm vermişlerdi,2 Rabbe adanmış olan bilginler ve din adamları da Allah’ın kitabında olan ile hükmederlerdi. Hala onlar buna şahittirler. O halde insanlardan korkmayın, sadece benden korkun.3 Ayetlerimi, az bir bedelle değiştirmeyin.4 Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.5, 13/3-4, 14/5, 2 41/43, 42/13, 3 33/39, 4 2/174-175, 3/199 5 5/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki, kendisinde rehberlik ve ışık bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. Hepsi de Allah’a teslim olmuş bulunan nebiler, Yahudi olanlara onunla hükmetmişlerdi; Allah’ın kitabı kendi korumalarına bırakıldığı için,[⁹³¹] Allah’a adanmış adamlar ve hahamlar da öyle yapmışlardı; hepsi de ona şahit idiler. O hâlde (Ey Yahudileşen İsrâiloğulları), gözünüzde büyüttüğünüz insanlardan korkmayın, Benden korkun![⁹³²] Âyetlerimi az bir menfaat karşılığı pazarlamayın![⁹³³] Zira Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridirler.
[931] Kur’an tahriften korunduğu hâlde Tevrat niçin tahrif edildi sorusunun cevabı buradadır. [932] Vahiy ‘korkusuzluk’ gibi bir imkânsıza değil ‘korku terbiyesine’ davet ediyor. Fıtratı yok saymıyor, insanın savunma güdüsünün yan etkisi olan korkuyu kınamıyor, sadece korkunun insanın akletme melekelerini teslim almamasının en garantili yöntemini beyan ediyor: Allah korkusu. Haşyet ve havfin ifade ettiği korku arasındaki mahiyet farkı için bkz: 4:77, not 97. [933] Korku gibi ilk bakışta kötü gibi duran taşkın bir duygu selinden, yararlı enerji elde edilebilir mi? Bu soruya Kur’an “evet” diyor. Korku ile değerleri az bir menfaat karşılığı pazarlama arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekiyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki Tevrat'ı biz indirdik, onda bir hidayet ve bir nur vardır. Kendilerini Allah’a teslim etmiş peygamberler, yahudiler arasında onunla hüküm verirlerdi. Allah’ın kitabını korumakla mükellef olan din alimleri ve bilginleri de; ona uygun fetva verirlerdi ve hepsi de, o kitabın hak olduğuna şahitlik ederlerdi. O halde (Ey yahudi alimleri ve reisleri, sadece) Benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın, her kim Allah’ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse (onları tebdile yeltenirse), işte onlar kafirlerin ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile din âlimleri de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir menfaat karşılığı satmayın. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak Tevrat'ı Biz indirdik, onda bir hidâyet ve bir nûr vardır. Müslim olan nebiler onun ile Yahudilere hükmederlerdi. Din alîmleri, fakihler de Allah Teâlâ'nın kitabını muhafazaya memur olmaları sebebiyle onunla hükümde bulunurlardı. Ve onlar o kitap üzerine şahitler idiler. Artık nâstan korkmayın, Benden korkunuz ve Benim âyetlerim ile az bir bedel satın alalmayınız ve her kim Allah Teâlâ'nın indirmiş olduğu ile hükmetmez ise işte onlar kâfirdirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İçinde hidâyet ve nûr olan Tevrat'ı biz indirdik. Kendilerini Hakka teslim eden nebîler, Yahudilerle ilgili meselelerde onunla hükmederlerdi. Alimler ve mürşitler de Allah'ın kitabını koruma ile görevlendirilmeleri sebebiyle yine onunla hüküm verirlerdi. Hepsi de kitabın hak olduğunun şahitleri idiler. O halde ey hakimler, insanlardan korkmayın, Benden korkun. Âyetlerimi az bir menfaat karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ahkâm ile hükmetmezse işte onlar tam kâfirdirler.
Din bilginlerinin koruma görevleri vardı, fakat Kur’ân bu görevi eksiksiz yaptıklarını bildirmiyor. Kitabı önemsemeyerek, onu inkâr ederek onunla hükmetmeyenler kâfirdirler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zahidler ve alimler de "Allah'ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla (hüküm verirlerdi) ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hakimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır!
"بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ" cümlesinde "مِنْ" cer harfinin ba'dıyye olması da, muhtemeldir. Bu takdirde cümlenin anlamı: "Allah'ın Kitapından korumakla görevli bulundukları kadarı ile hüküm verirlerdi" şeklinde olur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onlara rehber-i hidâyet ve nûr olan Tevrât'ı inzâl iyledik. Allâh Te'âlâ'nın emrine münkâd ve teslîm olan peygamberler, yahûdîler hakkında onunla hüküm iderlerdi ve Yehûd'un zâhid ve 'âlimleri de Allâh'ın kitâbından zâyi' itmeyüb hıfz iyledikleri ahkâm ile hükm iderler ve onlar bunun doğru oldığına şâhiddirler. Nâsdan korkmayub benden korkınız. Âyetlerimle kıymetsiz ve değersiz şeyleri satun almayınız. Allâh'ın inzâl iylediği şeyle hükm itmeyenler kâfirdirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçinde (doğru yola) bir rehber ve nur olan Tevrat’ı biz indirdik. Allah’a teslim olmuş nebîler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi. Hocalar ve âlimler ise kendilerinden Allah’ın kitabını korumaları istenmesi sebebiyle onunla hükmederler ve ona şahit olurlardı. Siz, insanlardan korkmayın; benden korkun. Ayetlerimi geçici bir bedelle değişmeyin. Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyenler, kâfir olanlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tevrat'ı yol gösterici ve aydınlatıcı olarak biz indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, Yahudilere Tevrat ile ve Rabbin yolunda yürüyenler, bilginler de Allah'ın kitabından elde kalmış olan kısmı ile hükmederlerdi. Tevrat'ı gözetiyorlardı. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedelle değiştirmeyin. Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İçinde hidayet ve nur olan Tevrat'ı da Biz indirdik. Hakka teslim olmuş peygamberler, Yahudiler hakkında onunla hükmederlerdi. Allah erleri ile âlimler de onunla hükmederlerdi; çünkü onlar da Allah'ın kitabını korumakla görevliydiler ve onun hak kitap olduğuna şahit idiler. Siz de insanlardan korkmayın, Benden korkun; üç beş kuruş için Benim âyetlerimi satıvermeyin. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz indürdük tevrįt’i anuñ içinde ŧoġru yol göstermek daħı aydınlıķ. hükm eyler anuñ-ile peyġamberler anlar kim boyun virdiler anlaruñ içün kim cuḥūd oldılar daħı Tañrı’yı biliciler daħı danışmanlar andan ötürü kim śaķlamaķ istenildiler Tañrı kitābın daħı oldılar anuñ üzere ŧanuķlar pes ķorķmañ ādemįlerden daħı ķorķuñ benden. daħı śatun almañ āyetlerüm-ile az bahā ya'nį az bahālu dünyelıķ. [57a] daħı her kim hükm eylemeye ya'nį cuḥūdlardan anuñ da kim indürdi Tañrı şunlardur kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz indürdük Tevrātı, anuñ içinde hidāyet vardur, nūr daḫı. Ḥükmeyler anuñ bile nebīler ki münḳād olupdururlar Tañrıya Yehūdi olanlar, Allāha ḳulluḳ idenlere. Daḫı ‘ālimler daḫı ḥükm iderler bildükleri‐y‐le TañrıTa‘ālā kitābından daḫı anuñ üstine ṭanuḳları. Pes ḳorḳmañuzādemīlerden ve benden ḳorḳuñuz, daḫı ṣatun almañuz benüm āyetlerümbile az bahāyı. Daḫı ḥükm eylemese Tañrı Ta‘ālā indürdügi kitāb‐ıla, pes anlarkāfirlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, Tövratı da Biz nazil etdik. Onda haqq yol və nur vardır. (Allaha) təslim olan peyğəmbərlər yəhudilər arasında onunla, din alimləri və fəqihlər isə kitabdan qorunub saxlanılanlarla (Tövratdan ələ gəlib çatan ayələrlə) hökm edərdilər. Onlar (peyğəmbərlər, din alimləri və fəqihlər) ona (Tövratın ilahi bir kitab olmasını) şahiddirlər. (Ey yəhudi alimləri və rəisləri!) İnsanlardan qorxmayın, Məndən qorxun. Mənim ayələrimi ucuz qiymətə satmayın. Allahın nazil etdiyi (kitab və şəriət) ilə hökm etməyənlər, əlbəttə, kafirdirlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We did reveal the Torah, wherein is guidance and a light, by which the Prophets who surrendered (unto Allah) judged the Jews, and the rabbis and the priests (judged) by such of Allah's Scripture as they were bidden to observe, and thereunto were they witnesses. So fear not mankind, but fear Me. And barter not My revelations for a little gain. Whoso judgeth not by that which Allah hath revealed: such are disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was We who revealed the law (to Moses): therein was guidance and light(750). By its standard have been judged the Jews, by the prophets who bowed (as in Islam) to Allah.s will, by the rabbis(751) and the doctors of law: for to them was entrusted the protection of Allah.s book, and they were witnesses thereto(752): therefore fear not men, but fear me, and sell not my signs for a miserable price(753). If any do fail to judge by (the light of) what Allah hath revealed, they are (no better than) Unbelievers.
750 Guidance, with reference to conduct; tight, with reference to insight into the higher realms of the spirit. 751 Rabbaniyun may, I think, be rightly translated by the Jewish title of Rabbi for their learned men. Jewish learning is identified with Rabbinical literature. Ahbar is the plural of hibr or habr, by which we may understand Jewish Doctors of Law. Later the term was applied to those of other religions. Query: Is the word connected with the same root as "Hebrew", or "Eber", (Gen. 10:21), the ancestor of the Hebrew race? This seems negatived by the fact that the Arabic root connected with the word "Hebrew" is 'Abar, not Habar. 752 They were living witnesses to the truth of Scripture, and could testify that they had made it known to the people; (Cf. 2:143, 4:135, and 5:8). 753 Two charges are made, against the Jews: (1) that even the books which they had, they twisted in meaning, to suit their own purposes, because they feared men rather than Allah: (2) that what they had was but fragments of the original Law given to Moses, mixed up with a lot of semi-historical and legendary matter, and some fine poetry. The Tawrah mentioned in the Qur'an is not the Old Testament as we have it: nor is it even the Pentateuch (the first five books of the Old Testament, containing the Law embedded in a great deal of semi-historical and legendary narrative). See Appendix II, on the Tawrah (printed at the end of this Surah).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
muhak- kak Biz
اَنْزَلْنَا
indirdik
التَّوْرٰيةَ
Tevrât'ı
ف۪يهَا
içinde vardır
هُدًى
bir hi- dâyet
وَنُورٌۚ
ve bir nûr
يَحْكُمُ
hüküm verir
بِهَا
onunla
النَّبِيُّونَ
nebîler
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اَسْلَمُوا
teslim olmuşlar
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
هَادُوا
Yahudi oldular
وَالرَّبَّانِيُّونَ
ve Rabbanîler
وَالْاَحْبَارُ
ve ahbâr
بِمَا
o şey se- bebiyle ki
اسْتُحْفِظُوا
muhafaza etmekle görevlendirildiler
مِنْ كِتَابِ
kitabını
اللّٰهِ
Allah'ın
وَكَانُوا
ve idiler
عَلَيْهِ
ona
شُهَدَٓاءَۚ
şahidlik edenler
فَلَا تَخْشَوُا
şu hâlde korkmayın
النَّاسَ
insanlardan
وَاخْشَوْنِ
ve Benden korkun
وَلَا تَشْتَرُوا
ve satmayın
بِاٰيَات۪ي
âyetlerimi
ثَمَناً
bir pahaya
قَل۪يلاًۜ
az
وَمَنْ
ve kim
لَمْ يَحْكُمْ
hükmetmezse
بِمَٓا
o şey- le ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
هُمُ
kendi- leridir
الْكَافِرُونَ
kâfirler
İçinde bir hidâyet ve bir nûr olan Tevrât'ı muhakkak ki Biz indirdik. (Allah'a) Teslim olmuş nebîler, onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevlendirildikleri için Rabbanîler (yalnız Allah'a ihlâsla âbd olanlar) ve ahbâr (ilim sahibi zatlar) da (onunla hükmeder) ve on(un Allah'ın kitabı olduğun)a şahidlik ederlerdi. Şu hâlde (ey mü'minler! Size bir kötülük yaparlar diye) insanlardan korkmayın! (Yalnızca) Benden korkun ve (Yahudiler gibi) âyetlerimi (dünya malı gibi) az bir pahaya satmayın! Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
التَّوْرٰية
Özel isim
التَّوْرٰية
Tevrât. Hz. Musa (a.s.)'a indirilen kitap
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَسْلَمَ
Fiil-IV
س ل م
Teslim etti, teslim oldu, Müslüman oldu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَادَ
Fiil-I
ه و د
Yahudi oldu, yöneldi
رَبَّانِيّ۪ن
İsim
ر ب ب
Rabbaniler (yalnız Allah'a ihlâsla âbd olanlar)
اَحْبَار
İsim
ح ب ر
Ahbâr (ilim sahibi zatlar)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَحْفَظَ
Fiil-X
ح ف ظ
Muhafaza etmekle görevlendirildi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
ثَمَن
İsim
ث م ن
Paha, bedel
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler