close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeyfe yuhakkimûneke ve’indehumu-ttevrâtu fîhâ hukmu(A)llâhi śümme yetevellevne min ba’di żâlik(e)(c) vemâ ulâ-ike bilmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nasıl oluyor da içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat, yanlarındayken senin hükmüne baş vuruyorlar, sonra da gene bu hükümden yüz çeviriyorlar? Onlar, zaten inanmamışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İçinde) Allah’ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, (neden) Seni (önce) hakem kılıyorlar da, sonra bunun ardından nasıl yüz çeviriyorlar? İşte (aslında) bunlar inanmış kimseler değillerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar, Allah'ın buyruklarını içeren Tevrat ellerinde iken, kendi faydalarına olabileceğini umdukları davalarda nasıl da senden hüküm vermeni isterler ve senin verdiğin hüküm faydalarına olmayınca senden nasıl da yüzçevirirler. O halde böyleleri gerçek mü'minler değillerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Önlerinde Tevrât'ın açık hükümleri varken, seni nasıl hakem tayin ediyorlar? Tevrat'ta Allah'ın hükümleri var. Sonra verdiğin hüküm arzularına uygun olmayınca, hakemliğinden vazgeçip sırtlarını çeviriyorlar, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendiriyorlar. Bunlar asla senin peygamber olduğuna, getirdiğin kitaba iman etmeyecekler, kendi kitaplarına da iman etmiyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl oluyor da onlar senin hükmüne başvurup sonra da yüz çeviriyorlar? Onlar iman sahibi değildirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, seni nasıl hakem kılıyorlar ve sonra bunun peşinden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, inanmış değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yanlarındaki Tevrat'da Allah'ın hükmü dururken seni nasıl hakem yapıyorlar? Sonra da bu hükmün arkasından yüz çeviriyorlar. Onlar, iman eden kimseler değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Seni nasıl hakem seçerler. Hâlbuki Tevrat yanlarındadır. İçinde Allah’ın hükmü yazılıdır. Yine bundan sonra da yüz çeviriyorlar. Bunlar asla inanmış değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, Allah'ın hükümlerini içeren Tevrat'a sahip oldukları halde, nasıl senden hüküm vermeni isterler ve ondan sonra da senin verdiğin hükümlerden yüz çevirirler? Onlar inanmış kimseler değildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar nice ister senin hükmünü? Yanlarında Tevrat var, orda Allahın hükmü bulunur, bundan sonra, yüz döndürüp giderler, işte bunlar inanmış değillerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.
Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?”(En’am 6/114) “(seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5/48)  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin senin hakemliğini nasıl kabûl iderler? Allâh’ın ahkâmını muhtevî olan Tevratları var halbuki ândan uzaklaşdılar, inanmıyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar inanmış değillerdir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde seni nasıl hakem tayin ediyorlar; bunun ardından da yüz çevirip gidiyorlar. Onlar asla inanmış değildirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İçinde ALLAH'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken nasıl olur da ondan yüz çevirip de seni hakem yapıyorlar? Onlar aslında inanmıyor.
Peygamberin şari (yasa koyucu) olduğunu ileri sürenler için, bu ayet tek başına bir cevaptır. Muhammed Peygamber hayattayken bile yasa kaynağı olarak ona danışmak isteyen Yahudiler kınanıyor ve Tanrı'nın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde bulunurken nasıl olur da Muhammed Peygambere tanıştıkları eleştiriliyor. Muhammed Peygamber döneminde yaşayan muslumanlar, ellerinde Tanrı'nın hükümlerini içeren Kuran dururken böyle bir inkarcılık ve cehalet örneği göstermediler. Nitekim, 6:114; 98:5 ve daha nice ayetler dinin kaynağının sadece Tanrı'ya ait olduğunu bildirir. Ancak, konu dini hüküm ve kural ortaya koymak değil de, müslümanların günlük işlerindeki anlaşmazlıkları olunca o zaman müslümanlar seçtikleri kişilere ve kurumlara danişmak zorundadır. Muhammed hayattayken Medine Site devletinin seçilmiş lideri olduğu için önemli anlaşmazlıklarda kendisinin hakem yapılması gerekirdi. Bak: 4:60. Kısacası, dini konularda yasama yetkisi sadece Tanrı'ya ait olup, yargı ve yürütme yetkileri ise müslümanların seçtikleri kişilere birakılmıştır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yanlarında Tevrat onda hukmullah dururken seni nasıl hakem yapıyorlar? Sonra arkasından ne diye dönüyorlar? Öylelerin mü'minlerle alâkası yok
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçinde Allah’ın (zina eden evlilerin taşlanarak öldürülmesine dair, recm) hükmü bulunan Tevrât onların yanında olduğu hâlde, nasıl oluyor da seni hakem yapıyor (hüküm istiyorlar. Senin aynı hükmü vermenden) sonra da (razı olmayarak) yüz çevirip dönebiliyorlar? Onlar, (aslında) inanan kimseler değillerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İçinde, Allah'ın hükmünün¹ bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller.
1- Kısas hükmü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hem içinde Allahın hükmü (yazılı) olan Tevrat yanlarında bulunub dururken nasıl oluyor da senin hükmüne, hakemliğine müracaat ediyorlar ve sonra da bunun (bu hükmünün) arkasından yine yüz çevirib gidiyorlar? Onlar (hiç bir şey'e) inanan kimseler değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peki içinde Allah'ın hükmü (recim emri) bulunan Tevrât yanlarında olduğu (ve sana inanmadıkları) hâlde, nasıl seni hakem yapıyorlar (da) sonra bunun ardından (senin hükmünden) yüz çeviriyorlar? Çünki onlar mü'min kimseler değillerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yanlarında Tevrat ve onda da Allah’ın (kısasla ilgili cana can) hükmü bulunduğu hâlde, (kendi faydalarına olabileceğini umdukları davalarda) seni nasıl hakem tutuyorlar ve daha sonra da (faydalarına olmayınca) o hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (sana da, verdiğin hükme de) inanan kimseler değildir.*
(*) Not: Her ne kadar Ebu Hureyre’nin rivayetine göre bu ayetlerde Tevrat’taki recm hükmüne vergu yapılmıştır deniliyorsa da, İbn Abbas ve Katade gibilerin görüşlerine göre bu ayetler tamamen Tevret’ta ki kısas ve diyetle ilgilidir. Bu ayetler oradaki Allah’ın hükmü olan adil kısas ve diyet hakkındaki Katade ve ibn Abbas’ın görüşü daha isabetli ve doğrudur. Ayrıca (فِيهَا حُكْمُ اللّهِ)’’ Onda Allah’ın hükmü vardır’’ ayetinden de içindeki bütün hükümlerin Allah’ın hükmü olduğunu göstermez. Çünkü (حكم)’’hükmüllahi’’çoğul değil, (أحكام الله) ’’ehkâmullahi’’ Onda Allah’ın hükümleri vardır’’ şeklinde olsaydı o zaman çoğul olurdu. Demek ki, bu ayet belli bir hükme tealluk ediyor ki, doğrusu o da İbni Abbas ve Katade’nin de dedikleri gibi ‘’kısas ve diyet’’hükmü ile ilgilidir. Yine buradaki ayetin mesajından şöyle bir sonuç da çıkıyor. Kur’an, bugünkü Tevrat’ı tasdik ettiği gibi, onda tahrif edilmiş, değştirilmiş bazı hükümlerin de bulunduğunu söylemektedir. Yani bugünkü Tevrat, Musa’ya indirilmiş olan asil Tevrat’tan bazı hükümlerini ihtiva eder, içindekilerin bir kısmı ise, tahrif edilmiştir. (قوله تعالى : وكيف يحكمونك وعندهم التوراة فيها حكم الله، وقال قتادة هو القود (بحث في نص الكتاب معلومات عن الكتاب تفسير البغوي) والثاني حكمه بالقود، وفيه تحاكموا، قاله قتادة. (زاد المسير في علم التفسير) وفي الآية تصديق ما للتوراة التي عند اليهود اليوم، وهي التي جمعها لهم عزراء بإذن "كورش" ملك إيران بعد ما فتح بابل، وأطلق بني إسرائيل من أسر البابليين وأذن لهم في الرجوع إلى فلسطين وتعمير الهيكل، وهي التي كانت بيدهم في زمن النبي صلى الله عليه وآله وسلم، وهي التي بيدهم اليوم، فالقرآن يصدق ان فيها حكم الله، وهو أيضاً يذكر أن فيها تحريفاً وتغييراويستنتج من الجميع: أن التوراة الموجودة الدائرة بينهم اليوم فيها شيء من التوراة الأصلية النازلة على موسى عليه السلام وأُمور حرفت وغيرت اما بزيادة أو نقصان أو تغيير لفظ أو محل أو غير ذلك، وهذا هو الذي يراه القرآن في أمر التوراة، والبحث الوافي عنها أيضاً يهدي إلى ذلك (الميزان في تفسير القرآن).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yanlarında, içinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat olduğu halde, seni nasıl hakem olarak tayin ediyorlar? Sonra da verdiğin hükümlerden yüz çevirerek uymuyorlar. Çünkü senin adaletle hüküm vereceğine) inanmış değiller.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Tevrat yanlarında, Allah’ın yargısı da onun içinde iken, nasıl olurda sana yargılanmak isterler, sonra da arkalarını dönerler? Bunlar inanan kimseler değildirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın hükmünü havi Tevrat yanlarında iken nasıl olur da sana hükmettirirler? Bundan sonra da [⁴] arkalarını dönerler. Onlar Tevrat/a [⁵] inanacak değillerdir.
[4] Kitaplarına uygun bir surette hükmettikten sonra.[5] Veya sana.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu hâlde, seni nasıl hakem yapıyorlar? Bundan sonra bir de (senin verdiğin hükümden) dönüyorlar. Onlar asla inanıcı değildirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar iman etmiş değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat ellerinde dururken, nasıl oluyor da, kendi ırkları dışında bir Peygamber kabul etmedikleri hâlde, arzularına uygun bir hüküm vermeni umarak senin hükmüne başvuruyorlar, sonra da hem Kur’an’ın, hem Tevrat’ın ortak hükmü olan kararından yüz çeviriyorlar? Aslında bunlar, kendi kitapları olan Tevrat’a da inanmıyorlar!Tevrat, her ne kadar Yahudiler tarafından tahrifata uğramış ve bazı bölümleri değiştirilmiş olsa da, aslı hak olan bir kitaptır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nasıl seni hakem yapıyorlar? Oysa içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat onların yanındadır. Bunun ardından yine yüz çeviriyorlar. İşte onların Müminler ile ilgisi yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ellerinde İlahî hükümler içeren Tevrat olduğu halde neden senin hakemliğine baş vurup ardından beğenmezlik ediyorlar? İnanmıyorlar o zaman.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ellerinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken, nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar? Madem böyle istediler peki verdiğin hükümden neden yüz çeviriyorlar? İşte onlar kendi kitaplarına da, sana da inanmış değillerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu hâlde [*] seni nasıl hakem tayin ediyorlar ve sonra bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar! Onlar, asla inanmış değildir.
Hz. Muhammed’i hakem olarak tanıyan kitap ehlinin yanlarında bulunan Tevrat’tan kastedilen şey Hz. Musa’ya verilen Tevrat’ın orijinal hali değildir. Buna rağmen ayette, Hz. Muhammed’i hakem edinmek istedikleri konunun cevabının ellerinde bulunan Tevrat’ta bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Çünkü onların kitabı tahrif ettikleri çeşitli ayetlerde haber verilmektedir. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:75; Nisâ 4:46; Mâide 5:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçerisinde Allah’ın (bir kısım) hükmü bulunan Tevrât¹ yanlarında olduğu halde seni nasıl hakem yapıyor, sonra da ondan yüz çeviriyorlar? İşte bunlar (gerçekten) îman etmemiş kimselerdir.
1 Tevrât ve İncil olduğu iddiâ edilen kitaplarda, asıllarına uygun bir kısım hükümlerin bulunma ihtimâli olabilir. Ancak böyle bir ihtimâl, bu kitapların Hz. Muhammed (a.s) ve Kur’an gönderildikten sonra, bu tahrif veya nesh edilmiş halleriyle hâlâ ilâhi kitap olmalarını gerektirmez. Bu âyette esas vurgulanmak istenen; Yahûdîlerin inandıklarını söyledikleri kitaba bile doğru-dürüst îman etmedikleri ve hükümlerine dahi uymadıklarıdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar Allah’ın buyruklarını ihtiva eden Tevrat’a sahip oldukları halde nasıl senden bir hüküm vermeni isterler ve ondan sonra da [senin verdiğin hükümden] yüz çevirirler? O halde böyleleri [gerçek] müminler değildir. ⁵⁷
57 Bu ayet, -Tevrat’ın İlahî Hukuk’un tümünü içerdiğine inanmalarına rağmen- inanmadıkları bir dinî düzenlemenin belli ahlakî sorunlar hakkındaki hükümlerinin Tevrat ile çatışan kendi kuruntularına uyum sağlayabileceği ümidiyle belli etmeden sözkonusu hükümlere yönelen Yahudilerin tuhaf düşünce tarzlarını tasvir eder. Başka bir deyişle, onlar, -inandıklarını iddia etmelerine rağmen- ne Tevrat’ın hükmüne, ne de Tevrat’ın bazı kanunlarını tasdik, bazılarını da iptal eden Kur’an’ın hükmüne teslim olmaya gerçekten hazır değildirler: Nitekim, Kur’an’ın kendi zihnî saplantılarına uygun olmadığını anlar anlamaz ondan uzaklaştılar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın, o hükmünün yer aldığı Tevrat ellerinde iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar. Sonra da o hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, (Kendi kitaplarına bile) iman etmiş değiller. 24/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yanlarında Tevrat ve onda da Allah’ın hükmü bulunduğu hâlde seni nasıl hakem tutuyorlar ve daha sonra da o hükümden yüz çeviriyorlar? İşte böyleleri, gerçek mü’min de değildirler.[⁹³⁰]
[930] Kendi inançlarına karşı dahi ikiyüzlü davranan Yahudilerin bu tutumunu deşifre ediyor. Zımnen: Kendi kitaplarına karşı böylesine laubali olan bir toplumun Kur’an’ın mesajına karşı gösterdiği olumsuz tavırda garipsenecek ne var?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onlar seni, (peygamberliğini tasdik etmedikleri bir zatı) nasıl oluyor da hakem yapıyorlar? Oysa onların yanlarında içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat vardır (neden Tevrat'ın hükmüne razı olmuyorlar da, ondan ehven bir hüküm araştırıyorlar) Sonra da bunun ardından (senin Tevrat’a uygun olan hükmünden) yüz çeviriyorlar, onlar mümin kimseler değildir! (ne Tevrat’a, ne de Kur’an'a iman ederler, ancak kendi heva ve heveslerinin peşinden koşarlar.)
Osman Fırat
swap_vert close
Yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) iman etmiş değillerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve seni nasıl hakem yapıyorlar? Halbuki, onların yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat vardır. Sonra da bunun arkasından yüz çevirirler ve onlar mü'min kimseler değildirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendi kitapları olan ve içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat ellerinde iken nasıl olup da seni hakem tayin ediyorlar? Sonra ne diye peşinden dönüp senin hükmüne razı olmuyorlar? Aslında onlar mümin değildirler.
O Yahudilerin dinde samimi olmadıkları yüzlerine çarpılıyor. Çıkarlarına uymayınca, inandıkları kutsal kitaplarını rafa kaldırıp, keyiflerine uygun fetva verir umuduyla inanmadıkları bir kişinin fetvası peşine düşmüşler. Ne iğrenç samimiyetsizlik! Aslında onlar sadece kendi çıkarlarına tapan insanlar!  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar, ondan sonra da (verdiğin hükümden) dönüyorlar. Onlar inanıcı değillerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onda Allâh'ın hükmi bulunan Tevrât yanlarında iken nasıl olur da gelüb senden hüküm isterler? (Bu şâyân-ı ta'accübdür) Sonra da sözlerinden döner ve hükmüni kabûlden i'râz iderler. Onlar îmân itmiş değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ellerinde Tevrat, içinde de Allah'ın hükmü varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyor sonra da yüz çeviriyorlar? Bunlar inanıp güvenmiş kimseler değillerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın hükmünün yer aldığı Tevrat yanlarında iken nasıl gelip senin hüküm vermeni istiyorlar. Sonra da bundan yüz çeviriyorlar? İşte bunlar mümin değillerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ellerinde Tevrat, Tevrat'ta da Allah'ın hükmü varken, nasıl oluyor da onlar senin hakemliğine başvuruyor, sonra senin hükmünden de dönüveriyorlar? Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine baş vuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Bunlar inanan kişiler değillerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı nite hükm eyleyici eylerler seni ol ḥalde kim ķadarındadur tevrįt anuñ içindedür Tañrı hükmi ya'nį recm āyeti. andan yüz döndürürler şundan śoñra daħı degül şunlar mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nice ḥükm itdürürler saña yā Muḥammed, özleri ḳatında Tevrāt var‐ikenki anda ḥükmu’llāh vardur. Andan ṣoñra yüz ḳaytarurlar Tañrı ḥükmin bil‐genden ṣoñra. Daḫı anlar mü’minler degüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İçərisində Allahın hökmü olan Tövrat əllərində ola-ola səni necə (nə üzlə) hakim tə’yin edir, sonra da ondan (sənin Tövrata müvafiq verdiyin hökmdən) üz çevirirlər? Onlar iman gətirmiş (mö’min) kimsələr deyildirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
How come they unto thee for judgment when they have the Torah, wherein Allah hath delivered judgment (for them)? Yet even after that they turn away. Such (folk) are not believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But why do they come(749) to thee for decision, when they have (their own) law before them?- Therein is the (plain) command of Allah; yet even after that, they would turn away. For they are not (really) people of Faith.
749 This is a searching question as to the motive of the Jews in bringing their cases for decisions to the Prophet. They came either (1) to ridicule whatever he said, or (2) to deceive him as to facts and snatch a favourable decision which was against equity. If their own Law did not suit their selfish interests, they sometimes twisted it. But Muhammad was always inflexible in his justice.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَيْفَ
ve nasıl
يُحَكِّمُونَكَ
seni hakem kılıyorlar
وَعِنْدَهُمُ
yanlarında iken
التَّوْرٰيةُ
Tevrât ki
ف۪يهَا
içinde vardır
حُكْمُ
hükmü
اللّٰهِ
Allah'ın
ثُمَّ
son-ra
يَتَوَلَّوْنَ
yüz çevi- riyorlar
مِنْ بَعْدِ
ardından
ذٰلِكَۜ
bunun
وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar değildir
بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟
iman etmiş kimseler
(Resulüm!) İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrât yanlarında olduğu hâlde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra bunun ardından (senin verdiğin hükme de) yüz çeviriyorlar? Çünkü onlar (kendi kitaplarına da sana da) iman etmiş kimseler değillerdir.
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
حَكَّمَ
Fiil-II
ح ك م
Hakem kıldı
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
التَّوْرٰية
Özel isim
التَّوْرٰية
Tevrât. Hz. Musa (a.s.)'a indirilen kitap
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
حُكْم
İsim
ح ك م
Hikmet, hüküm
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan