close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Semmâ’ûne lilkeżibi ekkâlûne lissuht(i)(c) fe-in câûke fahkum beynehum ev a’rid ‘anhum(s) ve-in tu’rid ‘anhum felen yadurrûke şey-(en)(s) ve-in hakemte fahkum beynehum bilkist(i)(c) inna(A)llâhe yuhibbu-lmuksitîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, yalan söylemek için boyuna dinlerler, haramı ve rüşveti de boyuna yerler. Sana gelirlerse aralarında hüküm ver, yahut da yüz çevir onlardan. Yüz çevirirsen, kesin olarak sana hiçbir zarar veremez onlar ve eğer hüküm verirsen, aralarında, adaletle hüküm ver, şüphe yok ki Allah, adalet sahiplerini sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (Yahudi inkârcılar ve Müslüman geçinen münafıklar ki;) yalana (ve din adına uydurma safsatalara) çokça ve sıkça kulak verenler ve (nasıl kazanıldığına bakmayıp) haramı ve haksız kazancı doyumsuzca yiyenlerdir. Şayet (bunlar hakemlik yapman için) Sana gelirlerse (ister) aralarında (adaletle ve kendi kitaplarına göre) hükmet veya onlardan yüz çevir (Sen bilirsin). Eğer onlardan yüz çevirip (ilgilenmezsen) kesinlikle ve hiçbir şekilde Sana zarar veremeyeceklerdir. Aralarında hükmedecek olursan da adaletle karar vermelisin. Şüphesiz Allah adil (dengeli ve gerekli şekilde) hüküm verenleri sever (hayra ve huzura eriştirir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar her türlü yalanı, can kulağıyla dinleyenler ve kötü olan herşeyi de, aç gözlülükle yutanlardır. Öyleyse bir karar vermen için sana gelirlerse, ister onlar arasında karar verirsin, ister kendilerinden yüz çevirirsin. Eğer onları kendi hallerine bırakırsan, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama onlar hakkında bir karar vereceksen, adaletle karar ver. Allah adil davrananları sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yahudiliğin takipçilerinden hâkimler ve idareciler de hep yalana kulak verip benimserler. Durmadan köklerini kurutan, insânî değer bırakmayan haramı, rüşveti yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onların faaliyetlerine karşı tedbir alarak ilgilenme. Eğer onların faaliyetlerine karşı tedbir alırsan hiçbir şekilde sana zarar veremezler. Eğer onlar senin idaren altında bulunur, aralarında hüküm verme, yargı ve icra yetkisi kullanma durumunda kalırsan, sosyal adâleti, sosyal güvenliği, refah payının dengeli dağıtımını esas alarak, adâleti uygulayarak hüküm ver. Allah adâleti yerine getirerek düzen sağlayanları sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sürekli yalana kulak verir, haram yerler. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer kendilerinden yüz çevirirsen sana hiç bir zarar dokunduramazlar. Eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adaletli davrananları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedecek olursan adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar boyuna yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler. Eğer aralarında hüküm vermek için sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister kendilerinden yüz çevir; eğer yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen, aralarında adâletle hüküm ver. Çünkü Allah, adâlet sahiblerini sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yalan propaganda için casusluk yaparlar. Bereketsiz mal (olan rüşvet ve faiz) yerler. Eğer (yargılanmak için) sana gelirlerse, onlara hakem ol veya vazgeç. Onlardan vazgeçersen, onlar sana zarar verecek değiller. Eğer hakemlik yaparsan, adaletle hüküm ver. Şüphesiz Allah, adaletle hüküm verenleri sever.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar yalanı can kulağı ile dinlerler; haramı tıka basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adâletle hükmet! Allah, âdil davrananları sever.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalan söze kulak veren, haram yiyen onlardır, onlar sana gelirlerse, hükmet aralarında, ya da onlardan yüz çeviresin, yüz dönerlerse, sana zararları dokunmaz, hükmedersen adaletle hükmeyle, Allah sever âdil olanları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları sever.
“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır. Hac suresinin 22/30. ayetinde “iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten sakının” uyarısında, puta tapmakla yalan söylemenin aynı karede yer alması, yalanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlatmaya yetiyor. “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Çünkü haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu da bir hayat tarzı olarak kabul eden insanların tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Yalanları istimâ’ idiyorlar. Ve memnû’ olan yemekleri arayorlar sana mürâca’at iderler ise beynlerini fasl it yâhud ictinâb it eğer ictinâb ider isen sana hiç bir şeyde zararları dokunmaz eğer muhâkemelerinin ru’yetini der’uhde ider isen ’adâletle hükm it zîrâ Allâh ’âdilâne hükm idenleri sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, hep yalana kulak veren ve durmadan haram yiyen kimselerdir. Sana gelirlerse aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hükmet. Şüphesiz Allah âdil olanları sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever.  
 Hz. Peygamber’in (s.a.) hakimlik ve hakemliğini kabul edip etmemekte ehl-i kitap muhayyer oldukları gibi (adlî muhtariyet) Resûlullah da bunu kabul etmekte muhayyerdir. Biraz ileride gelecek olan 49. âyet ile bu âyet iki şekilde uzlaştırılmıştır: a) 42 numaralı âyet 49. ile neshedilmiş olup Hz. Peygamber onlar hakkında hüküm vermekle yükümlüdür. b) Muhayyerlik neshedilmemiştir; Peygamber hüküm vermeyi tercih ederse ancak Allah’ın indirdiği vahiy ile hükmedecektir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, istersen yüz çevir. Onlardan yüz çevirdiğin taktirde sana hiç bir zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. ALLAH adaletli olanları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Boyuna yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler, artık sana gelirlerse ister aralarında hukmet, ister kendilerinden yüz çevir, eğer yüz çevirirsen sana hiç bir zarar edemezler, şayed hukmedersen aralarında adaletle hukmet, çünkü Allah adalet edenleri sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (o munâfıklar ve yahûdîler) hep yalana kulak verirler, durmadan harâm yerler. Sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Hiç şüphesiz ki Allah adaletli olanları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yalan uydurmak için can kulağı ile dinlerler ve sürekli suhtla¹ geçinirler. Eğer hüküm vermen için sana gelirlerse, aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında hakkaniyetle hüküm ver. Kuşkusuz, Allah, hakkaniyetli olanları sever.
1- Suht: haram kazanç, meşru olmayan kazançların tamamı, her türlü yolsuzluk.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Alabildiğine yalanı dinleyenler, haram yiyenlerdir onlar. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet kendilerinden yüz çevirirsen sana hiç bir şeyle zarar yapamazlar, Eğer hükmedersen aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah adalet saahiblerini sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar (o münâfıklar ve yahudiler) yalancılık etmek için can kulağıyla dinleyenler,(ve rüşvet alıp) dâimâ haram yiyenlerdir. Fakat sana gelirlerse, artık aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Şâyet onlardan yüz çevirirsen, o takdirde sana aslâ hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verirsen, artık aralarında adâletle hükmet! Çünki Allah, adâletli olanları sever.(1)
(1)Rivâyetlere göre Resûlullah (asm) önceleri, hakemlik için kendisine gelen ehl-i kitab hakkında hüküm verip vermeme husûsunda serbest bırakılmıştı. Daha sonra 49. âyette geçen “Onların arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet!” emri, bu serbestliği kaldırmıştır. (Nesefî, c. 1, 411)“Saâdet-i beşeriye (insanlığın saâdeti), dünyada adâlet ile olabilir. Adâlet ise doğrudan doğruya Kur’ân’ın gösterdiği yol ile olabilir.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 431)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar yalanı çok dinleyen, haramı (başkasına ait olan malları haksızca) çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan aralarında (mutlaka) adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adil davrananları sever. *
(*) “Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır… “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Zira haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu bir hayat tarzı olarak kabul edenlerin tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar yalan olan her sözü dinliyorlar ve (helal haram demeden) ne bulurlarsa aç gözlülükle yiyorlar. Eğer sana hüküm vermen için gelirlerse, istersen hüküm ver veya hüküm verme geri çevir. Eğer onlara hakemlik yapmaktan vazgeçersen, onlar sana hiçbir zarar veremezler. Onlar arasında hüküm verirken de adalet ile dengeyi gözeterek hüküm ver. Allah adil, dengeli davrananları sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar yalana kulak asıcı, haram yiyici kimselerdir. Eğer onlar sana gelecek olularsa onların aralarını yargılarsın, ya da onlardan yüz çevirirsin. Eğer yüz çevirecek olursan, sana hiçbir zararları dokunamaz. Eğer aralarını yargılarsan doğrulukla yargıla. Gerçekten Allah doğruları sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar yalana kulak asanlar, haram mal yiyenlerdir [¹]. Eğer sana gelirlerse [²] aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir [³]. Eğer onlardan yüz çevirirsen onlar sana hiçbir zarar veremezler. Şayet aralarında hükmedersen insaf ile hükmet, Allah insaf edenleri sever.
[1] Öyle haram mal ki onda bereket bulunmaz, o mal ân mucip olur. Ele geçmesini gizlemeğe mecbur olur.[2] Hükmüne müracaat ederlerse.[3] Yani onlar hakkında hâkim muhayyerdir: Dilerse Kitap ve sünnet ile hükmeder, dilerse onlardan ıraz edip onları kendi hükümlerine reddeder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar yalana kulak verirler ve haramı da sömürürler [suht]. Eğer sana gelirlerse; ister aralarında hüküm ver, istersen onlardan yüz çevir/kendi hâllerine bırak. Eğer onlardan yüz çevirirsen/kendi hâllerine bırakırsan, sana hiçbir zarar veremezler; eğer hüküm verecek olursan, o zaman da aralarında adaletle hüküm ver. Çünkü Allah adil davrananları sever.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. O halde eğer sana gelirlerse aralarında hükmet yahut onlardan yüz çevir. Yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, doğru sözden hoşlanmaz, her türlü yalana kulak verirler, haram yemeye de pek düşkündürler. Eğer bu tür insanlar, aralarında hakemlik etmen için sana gelirlerse serbestsin; ister aralarında hüküm ver, ister onları kendi başlarına bırak, ne hâlleri varsa görsünler. Eğer haklarında hükmetmekten kaçınarak onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Yani bu yüzden günaha girmiş olmazsın. Fakat aralarında hükmedeceğin zaman, adâletle hüküm ver! Kuşkusuz Allah, âdil davrananları sever. Gerçi bu Yahudiler, hiçbir zaman Allah’ın hükmüne boyun eğmeye yanaşmazlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Suht’ü (Haram’ı, Soygun’u, Haksız Kazanç’ı) sürekli yiyen, Yalan’a sürekli kulak verip dinleyenler, artık sana geldiklerinde aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Onlardan yüz çevirirsen, hiçbir şekilde sana zarar veremeyeceklerdir. Hüküm verdiğinde aralarında “Tam Adalet” ile hüküm ver! Allah, Tam Adaletliler’i sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yalanla yatıp yalanla kalkanlar, habire kirli para yiyenler sana başvururlarsa, ya aralarında hakemlik yapar, ya da yapmazsın. Hakemliği kabul etmezsen, sana herhangi bir zarar veremeyeceklerdir. Eğer hakemlik yaparsan, o zaman aralarında hakça karar ver. Çünkü Allah, hak gözetenleri sever.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Azap edilecekler yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet! Çünkü Allah âdil davrananları sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver; ister onlardan yüz çevir! Onlardan yüz çevirirsen sana asla zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet! Şüphesiz ki Allah adil olanları sever. [*]
Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar sadece yalana kulak verirler ve hep haram¹ yerler. (Ey Muhammed!) Eğer onlar sana (fetva sormak için) gelirlerse ister aralarında hüküm ver, istersen onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Yok, eğer aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever.
1 Suht: Bir şeyin kökünü kazımak demektir. Bereketi olmaması ve sahibini perişan etmesinden dolayı mecâzen haram/gayr-ı meşru kazanç için kullanılır. Suht her çeşit harama şamildir. Çoğunlukla sahibinin gizlemek mecburiyetini hissettiği bir ayıp, bir ar olan, alçak menfaatler için de kullanılır. Nitekim Hz. Ömer, Osman, Ali, İbnu Abbas’tan rivayet olarak suht, “rüşvet, içki parası, ölü parası, kâhinlik”dir diye açıklanmıştır. Hatta İbnu Mes’ud “torpil için verilen hediye”nin bile suht olacağını ifade etmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar, her türlü yalanı can kulağıyla dinleyenler, kötü olan her şeyi aç gözlülükle yutanlardır! ⁵⁴ Öyleyse [bir karar vermen için] sana gelirlerse ⁵⁵ ister onlar arasında karar verirsin, ister kendi hallerine bırakırsın: Çünkü eğer onları kendi hallerine bırakırsan sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama eğer bir karar verirsen, onlar arasında adaletle karar ver: ⁵⁶ Allah adil davrananları bilir.
54 Suht ismi, sehate, “[bir şeyi] tamamen yok etti” fiilinden türetilmiştir ve öncelikle “yıkıma götüren herhangi bir fiilde bulunma”yı gösterir, çünkü o fiil iğrençtir ve bu nedenle yasaklanmıştır (Lisânu’l-‘Arab). O halde sözkonusu kelime, bizâtihî kötü olan herhangi bir şeyi ifade eder. Yukarıdaki bağlamda, ekkâlûne li’s-suht mübalağa ifadesi, “yasak olan her şeyi (yani, gayrimeşru kazancı) açgözlülükle tıkıştıranlar”ı, yahut daha doğrusu, “kötü olan her şeyin -yani, düşmanları tarafından Kur’an’ın etkisini yok etmek için uydurulmuş her yalan ifadenin- üstüne açgözlülükle atlayanlar”ı gösterir.55 Yani, Allah katında neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda. Müfessirlerin çoğunluğu, bu pasajın, Medine Yahudileri tarafından karar vermesi için Hz. Peygamber’in önüne getirilen belli bir hukukî duruma veya durumlara işaret ettiği görüşündedirler. Ama, Kur’an’daki her tarihî atfın aynı zamanda genel bir muhtevaya sahip olduğu şeklindeki Kur’an prensibi ışığında bakıldığında, bu ayette işaret edilen “karar”ın, Kur’an’ın açıkça teyid veya reddettiği inançların dışındakilerin doğru olup olmadığına karar verme ile ilgili bulunduğuna inanıyorum.56 Yani, onların kişisel sevgi veya nefretine göre değil, Allah tarafından vahyedilen ahlakî kanunları esas alarak.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, yalana bolca kulak verenler, haram yemeye de pek düşkün olanlardır. Eğer onlar, sana bir dava için başvururlarsa; ister aralarında hüküm ver, istersen hüküm verme! Onların davasına bakmazsan, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Eğer hüküm verecek olursan aralarında adaletle hükmet! Zira Allah, adaleti gerçekleştirenleri sever. 3/21, 4/58, 5/8, 6/152, 7/29, 16/90, 70/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar yalana kulak kesilir, haram[⁹²⁷] adına ne varsa ona yumulurlar.[⁹²⁸] İmdi eğer sana başvururlarsa; ister aralarında hüküm ver, ister onları kendi hâllerine bırak.[⁹²⁹] Zira eğer onları kendi hâllerine bırakacak olursan, sana hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hüküm verecek olursan aralarında adâletle hükmet: çünkü Allah’ın âdil olanları sever.
[927] es-Suht, yiyenin iflah olmadığı haram mal. [928] Bu âyet, kişinin yedikleriyle söylemleri arasındaki doğrudan ilişkiyi dile getirir. Yalan söylemekle haram yemek arasında irtibat kurar. [929] Bu, çok hukukluluğa izin veren bir ifadedir. Hz. Ali Mısır valisine, zina eden Hıristiyanların kendi dinlerine göre kendi mahkemelerinde yargılanmasını emrederken bu âyete dayanmıştır (Muhasibî, el-Akl, İstanbul, 2003, s. 373).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar alabildiğine yalana kulak veren ve haram yiyen kimselerdir (Ey Muhammed) Eğer sana (fetva için) baş vuracak olurlarsa ister aralarında hükmet, istersen onlardan yüz çevir, (hakem olmayı kabul etme) Şayet yüz çevirirsen, onlar sana hiçbir zarar veremezler. (Rabbin seni korur) Eğer hakem olursan, aralarında adaletle hükmet, çünkü Allah adil olanları sever.
Osman Fırat
swap_vert close
Yalana kulak verirler, sahtekârlıkla harâm yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir; eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adâletle hüküm ver. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar yalanı ziyâdesiyle dinleyicilerdir. Haram olanı da pek çok yiyicilerdir. Artık sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Ve eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiç bir şey ile zarar veremezler ve eğer hükmedersen aralarında adâletle hükmet. Şüphe yok ki Allah Teâlâ adâlette bulunanları sever.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yalan dinlemeye çok meraklı, haram yemeye pek düşkündürler. Sana gelirlerse ister aralarında hükmet, istersen hükmetmekten geri dur! Geri durursan onlar sana asla bir zarar veremezler. Şayet hükmedersen, aralarında adaletle hükmet! Çünkü Allah âdilleri sever. {KM, Çıkış 23, 8; Tesniye 16, 19; 27, 25}
Haram, yani rüşvet yiyenler, rüşvete göre hüküm veren Yahudi hakim ve fakîhleridir. Hayber Yahudilerinden soylu bir kadınla erkek zina etmişlerdi. Tevrata göre (Tesniye, 22, 22-24) recim olan cezayı uygulamak istemediklerinden dâvayı Hz. Peygamber (a.s.)’a götürdüler. “Recim derse kabul etmeyin, başka ceza verirse kabul edin.” dediler. Hz. Peygamber recme hükmedince itiraz ettiler. Zinanın cezası “yüzüne kara çalıp merkeple dolaştırmaktır” diye, ısrar ettiler. İbn Suriya hariç, hepsi yeminle tekid ettiler. Peygamberimiz çok ağır yemin verdirerek son olarak Tevratın hükmünü sorunca bilginleri İbn Suriya recmi itiraf etti. İşte, bu âyet bu olaya işaret etmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yalana kulak verirler, haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir; eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar yalan uydırmak ve iftirâ itmek içün kelâmını dinlerler. Rüşvet ve harâm yerler. Eğer hüküm istemek içün sana gelirlerse aralarında hüküm it ve yâhud i'râz idüb yüz çevir. İ'râz iylediğin takdîrde sana bir zarar idemezler. Eğer hüküm ider isen aralarında 'adl ile hükm it. Allâh 'âdil olanları sever.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yalan için kulak kesilir, boyuna haram yerler. Sana başvururlarsa ister aralarında hakem ol, ister ilgilenme. Onlarla ilgilenmezsen sana bir zarar veremezler. Eğer hakem olursan aralarında hakça hüküm ver. Allah, hakka uygun (adil) davrananları sever.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, yalana kulak verenler, haram yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler, eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hükmet. Allah adil olanları sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar yalan dinleyici, haram yiyicidirler. Sana gelecek olurlarsa, ister aralarında hükmünü ver, istersen onlardan yüz çevir. Yüz çevirdiğin takdirde sana hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil olanları sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
işidicilerdür yalanı ya'nį yalan yiyicilerdür ḥarāmı ya'nį rişvet. pes eger geleler saña pes hükm eyle aralarında yā yüzdöndür anlardan daħı eger yüz döndürürseñ anlardan hergiz ziyān değürmeyeler saña nesene daħı eger hükm eyleyeseñ hükm eyle aralarında 'adl-ıla bayıķ Tañrı sever 'adl eyleyicileri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ġāyetde işidicilerdür yalanı, yiyicilerdür ḥarāmı. Eger gelse saña ḥükmeyle aralarında ḥaḳḳ‐ıla, yā yüz ḳaytar anlardan. Eger yüz ḳaytarsañ anlar‐dan saña hīç ziyān idemezler bir nesne‐y‐ile daḫı. Eger ḥükm eyleseñ ḥükmeyle ortalarında ‘adl‐ile. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā sever ‘adl eyleyicileri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar yalana qulaq asanlar və haram yeyənlərdir. Əgər yanına gəlsələr, aralarında hökm et və ya onlardan üz çevir. Əgər onlardan üz döndərsən, sənə heç bir zərər verə bilməzlər. Əgər aralarında hökm etsən, ədalətlə hökm et. Allah ədalət sahiblərini sevər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Listeners for the sake of falsehood! Greedy for illicit gain! If then they have recourse unto thee (Muhammad) judge between them or disclaim jurisdiction. If thou disclaimest jurisdiction, then they cannot harm thee at all. But if thou judgest, judge between them with equity. Lo! Allah loveth the equitable.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They are fond of) listening to falsehood, of devouring(747) anything forbidden. If they do come to thee, either judge between them, or decline to interfere.(748) If thou decline, they cannot hurt thee in the least. If thou judge, judge in equity between them. For Allah loveth those who judge in equity.
747 Devouring anything forbidden: both in a literal and in a figurative sense. In the figurative sense, it would be: the taking of usury or bribes, or taking undue advantage of people's weak position or their own fiduciary powers to add to their own wealth. 748 Where it is merely a trick to catch out the unwary, a just man may honourably decline to interfere in a cause submitted to him, as also in a case where the parties are not honesdy desirous of justice, but each hopes that some partiality will be shown to it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
سَمَّاعُونَ
kulak vericidirler
لِلْكَذِبِ
yalanlamak için
اَكَّالُونَ
daima yiyenlerdir
لِلسُّحْتِۜ
haramı
فَاِنْ
fakat eğer
جَٓاؤُ۫كَ
sana gelirlerse
فَاحْكُمْ
artık hüküm ver
بَيْنَهُمْ
aralarında
اَوْ
ve- ya
اَعْرِضْ
yüz çevir
عَنْهُمْۚ
onlardan
وَاِنْ
ve eğer
تُعْرِضْ
yüz çevi- rirsen
عَنْهُمْ
onlardan
فَلَنْ يَضُرُّوكَ
o takdirde sana asla zarar veremezler
شَيْـٔاًۜ
hiçbir şeyle
وَاِنْ
ve şayet
حَكَمْتَ
hüküm verirsen
فَاحْكُمْ
artık hükmet
بَيْنَهُمْ
aralarında
بِالْقِسْطِۜ
adaletle
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُقْسِط۪ينَ
adil olanları
O (münafıklar ve Yahudi)ler (âyetleri) yalanlamak için (sana) kulak verirler, durmadan haram yerler. Eğer (aralarında hüküm vermen için) sana gelirlerse (ister) aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Eğer onlardan yüz çevirirsen (onlar) sana hiçbir zarar veremezler. Şayet (aralarında) hüküm verirsen de aralarında adaletle hükmet! Çünkü Allah, adil olanları sever.
سَمَّاعُون
İsim
س م ع
İyice kulak verenler
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
اَكَّالُون
İsim
ا ك ل
Yiyenler
سُحْت
İsim
س ح ت
Haram
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
ضَرَّ
Fiil-I
ض ر ر
Zarar verdi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُقْسِطِين
Etken fiil-IV
ق س ط
Adil olanlar