close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femen tâbe min ba’di zulmihi veasleha fe-inna(A)llâhe yetûbu ‘aleyh(i)(k) inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ettiği zulümden sonra tövbe eden ve düzgün bir hale gelenin tövbesini Allah kabul eder. Şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak kim (hırsızlık, haksızlık ve ahlâksızlık gibi) işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul edicidir. (Samimi bir pişmanlıkla artık ıslah olduğuna ve hırsızlık huyundan uzaklaştığına kanaat getiren devlet de onu bağışlayıverir.) Muhakkak Allah, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
[Not: Bu Ayet-i Kerimede, hırsızlığı önleyici tedbirler olarak; el kesmekten önce, insanca yaşanacak ekonomik önlemleri almak, ve bu sağlanmadan yapılan yanlışlıkları ve pişmanlıkları bağışlamak gereği öğütlenmektedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu suçu işledikten sonra tevbe edip, kendini ıslah edene gelince, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kim, bu haksız fiilinden, zulmünden sonra, muhakeme edilmeden önce tevbe eder, hırsızlık etmekten vazgeçerek, çaldığı malları sahibine iade edip, Allah'a itaate yönelir, ıslah-ı nefs eder, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek yaşarsa, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim haksızlık ettikten sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse Allah da onun tevbesini kabul eder. Allah bağışlayıcı, merhamet edicidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kim yaptığı hırsızlık zulmünden tevbe eder ve halini düzeltirse muhakkak ki, Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kim zulmen yaptığı hırsızlıktan sonra tövbe edip ıslah-ı hal yaparsa, muhakkak Allah, onun tevbesini kabul eder. (Böylelerin eli kesilmez.) Çünkü Allah, Gafur ve Rahim’dir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu suçu işledikten sonra tövbe edip kendisini ıslâh edene gelince, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir kimse, bir günah yaptıktan sonra tövbe yaparak iyi işler görürse, Allah onu yarlıgar, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Her kim de işlediği (hırsızlık) zulmünün arkasından tevbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bir hırsız düşünün tevbe etmeye zaman bulamadı eli kesildi, diğeri de tevbe etti elini kurtardı ya da tevbe etti ama eli kesildikten sonra, böyle bir durumda adaletin tecelli etmiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Kesilen saç değil, eldir. Bir defa değil, bin defa tevbe etseniz kesilen elin binde birini geri getiremezsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
İtdiği zulümden nâşî tevbe idenlerin ve ıslâh-ı hâl iyleyenlerin tevbesini Allâh kabûl idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ettiği zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tevbesini kabul eder. Allah şüphesiz Bağışlayan'dır, merhametli olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kim bu haksız davranışından sonra tövbe eder ve halini düzeltirse bilsin ki Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.  
 slâm’ın hırsızlık suçuna karşı koyduğu ceza üzerinde öteden beri söz edilmiş, bunun ağır ve ilkel olduğundan bahsedilmiştir. Ancak başka sistemlerin hırsızlığa karşı uyguladıkları cezaların hiçbir fayda vermediği, cezaevlerinde sanatın inceliklerini öğrenen hırsızların çıktıktan sonra aynı işe devam ettikleri görülmektedir. Eğer bu suç kesin olarak önlenmek isteniyorsa iki yoldan gidilecektir: Eğitim ve ceza. İslâm insanları ıslah için eğitim metodlarının en mükemmelini getirmiştir. Buna rağmen hırsızlık eden kimse ya açlık zarureti ile bunu yapmıştır, yahut da böyle bir zaruret yoktur. Birinci halde el kesme cezası bahis mevzuu değildir. İkinci halde de durum mahkemeye intikal etmeden hırsızın tevbe ederek malı iade etmesi, bazı ictihadlara göre mal sahibinin affetmesi, ceza hükmünden önce hırsızın, çaldığı mala, meşru bir yoldan mâlik olması gibi sebeplerle ceza (had) düşmektedir. Buna göre mezkûr cezasının uygulanması hayli nadir olacak, fakat hırsızların ensesinde bekleyen bir kılıç gibi suçu engelleyecektir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim yaptığı bu haksızlıktan sonra tevbe ederek düzelirse, ALLAH yönelişini kabul eder. ALLAH kuşkusuz Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Böyle iken her kim de işlediği zulmün arkasından tevbe edib salâha dönerse Allah elbette tevbesini kabul buyuruyor. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kim haksızlık ettikten sonra tövbe eder ve durumunu düzeltirse, Allah da onun tövbesini kabul eder. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kim yaptığı haksızlıktan¹ sonra tevbe eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Hırsızlıktan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat yapdığı o haksız hareketinden sonra tevbe (ve rücû) eder, kendisini düzeltirse şübhesiz ki Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat kim zulmünden (yaptığı hırsızlıktan) sonra tevbe edip (hâlini) ıslâh ederse, artık şübhesiz Allah onun tevbesini kabûl eder. Muhakkak ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kim de yaptığı haksızlıktan (hırsızlıktan) sonra tövbe edip kendini düzeltmişse, şüphesiz ki Allah onun tövbesini kabul eder (cezasını) affeder. Şüphe yok ki Allah (her zaman) çok bağışlayan, çok merhamet edendir. *
(* ) Şüphesiz Allah Gafur’dur (dünyada suçları silip örten, cezaları kaldıran), Rahimdir (çok merhamet edendir) deniliyor. Dikkat edilirse Allah sadece Gafur’dur veya Rahim’dır demiyor, bu iki sıfatını birlikte zikrediyor, biri Gafur, diğeri Rahim; Bu ne demek? Bu şu demektir. Her iki dünyada bu sıfatlarıyla muamele eder, yani kişinin dünyadaki suçunun cezasını Gafur sıfatıyla kaldırır, ahirette de Rahim sıfatıyla ona merhamet eder. Bu nedenle hırsıza verilecek ceza ile ilgili durum ister yetkili makama intikal etmiş olsun ister olmasın ne zaman samimiyetle tövbe eder, kendini düzelttir ve çaldığı malı iade ederse, onun hem bu dünyevi cezası düşer hem de uhrevi cezası. Çünkü burada bağışlamak ve merhamet etmekle ilgili Allah’ın iki sıfatı geldiğine göre biri (غفور) dünya cezası içindir, diğeri (رحيم) ise ahiret içindır. Allah’u â’lem. İşte metni aşağıya alınan bir hadisi şerife göre de suç işleyene dünyevi ceza verildikten sonra ahiretteki cezası da kalkmış olur. Bu nedenle hırsızın yaptığı tövbe dünyevi cezaya değil sadece ahiret cezasına keffaret olur şeklindeki inanış yanlıştır. Çünkü dünyevi cezayı aldıktan sonra ahiretteki ceza yok olur. Ayrıca Müfessir Ata, İmam Şafii’nin bir kavli ve bazı âlimlere göre tövbe eden hırsıza ceza verilmez.) bk: (Fathu-l Kadir, Ruhu-l Meani, el-Keşşaf, el- İklil ve ez- Zühretüt-tefasir). İşte doğru olan da budur, çünkü ayet net bir şekilde bunu söylüyor. Bu nedenle bunun tartışılması bile söz konusu olamaz. Aşağıdaki tefsir metninde de fakihlerin çoğuna göre ceza infaz edilmeden önce hırsız tövbe ederse, bu ceza uygulanmaz, fakat ikinci defa tövbesi kabul edilmez deniliyor. Aşağıdaki hadisi şerife göre, dünyada suçluya ceza verilirse, ahiretteki cezasına kefaret olur, yani tövbe etmese de o suçun ahiretteki cezası affedilir. Çünkü bir suca iki ceza verilmez. Bu nedenle bu ayette hırsızının tövbesinden sonra Allah gafur ve rahimdir, şeklindeki ifade gereği, samimiyetle tövbe eden ve durumunu düzelten hırsıza dünyevi cezanın uygulanmayacağı hükmü de çıkmaktadır. Yani cezadan muaf olur. (الله اعلم) قوله تعالى: فمن تاب من بعد ظلمه وأصلح فإن الله يتوب عليه في التوبة ها هنا قولان: أحدهما: أنها كالتوبة من سائر المعاصي والندم على ما مضى والعزم على ترك المعاودة - وثالثا: بأن كثيرين من الفقهاء اعتبر توبة السارق قبل إقامة الحد عليه تسقط الحد، فلا يقام عليه، ولا تكون التوبة عن التكرار، بل يكون موضعها عند الارتكاب الأول (زهرة التفاسير) ‏..عَنْ ‏ ‏عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ ‏ ‏قَالَ ‏ ‏كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ‏ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ ‏ ‏فِي مَجْلِسٍ فَقَالَ ‏ ‏تُبَايِعُونِي ‏عَلَى أَنْ لَا تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلَا تَزْنُوا وَلَا تَسْرِقُوا وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ فَمَنْ وَفَى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ وَمَنْ ‏ ‏أَصَابَ ‏ ‏شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَعُوقِبَ بِهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ وَمَنْ أَصَابَ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَسَتَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ فَأَمْرُهُ إِلَى اللَّهِ إِنْ شَاءَ عَفَا عَنْهُ وَإِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ ‏ ‏  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer hırsızlar (cezalarını çektikten sonra) hırsızlık alışkanlığından vazgeçer de, bir daha yapmayacağına dair samimi bir şekle söz verirse (tövbe ederse), meşru yoldan kazanç sağlamaya çalışırsa, elbetteki Allah, tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak herkim kıyıcılık ettikten sonra tövbe edip kendini düzeltirse, ne de olsa Allah onun tövbesini onar. Çünkü Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Herkim zulmünden ve sirkatinden sonra tövbe edip ıslah-ı hal ederse Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kim yaptığı haksızlıktan/zulümden sonra tevbe ederse ve düzelirse, elbette Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ettiği zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, (bilsin ki) Allah onun tevbesini kabul eder. Allah şüphesiz çok bağışlayandır, merhamet edendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama kim de, yaptığı haksızlıktan sonra tövbe eder de, gücü yettiğince hatâsını telâfî etmeye çalışır ve hayatında tertemiz bir sayfa açarak kendisini düzeltirse, elbette Allah onun tövbesini kabul edecektir. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.Yakalanmadan önce kendiliğinden teslim olan hırsıza el kesme cezası verilmez. Yakalandıktan sonra tövbe eden hırsıza gelince; Allah katında günahı bağışlansa bile, İslâm’ın bu dünyada vereceği cezadan kurtulamaz. Çünkü Allah’tan başka hiç kimse, onun tövbesinde samîmî olup olmadığını bilemez.Ey insanoğlu! Yüce Rabb’inin ilim, hikmet ve adâletine güven:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim kendi zulmünden sonra (pişman olup) tevbe ettiyse ve düzeldiyse, Allah ona tevbe kabul eder. Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu saygısızlığı yaptıktan sonra kim pişman olup durumunu düzeltirse, herhalde Allah, tövbesini kabul edecektir. Çünkü Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Her kim de işlediği hırsızlıktan dolayı sonra tövbe ederek durumunu düzeltirse; kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve kendini düzeltirse elbette Allah onun tevbesini kabul eder. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:89, dipnot 8.,Ayetten de görüldüğü gibi hırsızlık zulümdür. Hırsızlık yapan ama ardından pişmanlık ile tevbe eden kişinin Allah tarafından affedilmesi için bu zulmü ortadan kaldırması ve durumu telafi etmesi gerekir. Bunun için, çaldığı malları yakalanmadan önce iade etmesi ve hırsızlığı terk ederek düzgün davranması yani ıslah edici bir tavır ortaya koyması gerekir. Dolayısıyla sadece kendisini düzeltmesi yeterli değildir. Aynı zamanda malını çaldığı kişinin malını tazmin etmesi, malını çaldığı kişinin zarara uğrayan ekonomik durumunu düzeltmesi yani çaldığı miktarı hak sahibine vermesi gerekir. Allah tarafından kabul edilecek tevbe ancak böylesi bir tevbedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kim, (hırsızlık yaparak) kendisine zulmettikten sonra tevbe eder¹ ve kendisini düzeltirse,² Allah onun tevbesini kesinlikle kabul eder.³ Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
1 Yani hırsızlık yapıp kendi elinin kesilmesine sebebiyet vererek kendine zulm etmiş olan hırsız, eli kesildikten sonra tevbe edip ıslah olursa Allah onun tevbesini kabul eder. Ve Ahirette ona başka bir azap yapmaz. Buna göre eli kesilmiş ve tövbekâr olmuş olanlara bundan sonra hırsızlık yapmış diye kötü gözle bakılmaz. Bu tevbe, cezânın uygulanmasından önce yapılırsa, Hanefilere göre, mal sahibi affetmedikçe cezâ düşmez, Şafiî’ye göre düşer. 2 Hırsızın kendisini düzeltmesi demek, çaldığı malı ödemesi ve bir daha hırsızlık yapmamasıdır.3 Buradaki tevbe verilecek cezâyı engellemez, -Allah kabul ederse- onu âhiretteki cezâdan kurtarır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu suçu işledikten sonra tevbe edip kendisini ıslah edene ⁴⁹ gelince, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder: Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
49 Yani, görevliler tarafından yakalanmadan önce çalınan malları iade etmek suretiyle (Menâr VI, 382).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kim de hırsızlık yaptıktan sonra pişman olup tövbe eder ve halini düzeltirse, şüphesiz Allah’ta bağışlayandır, merhamet edendir. 20/82, 25/70-71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu zulmü işledikten sonra kim tevbe eder ve kendini düzeltirse, elbet Allah da onun tevbesini kabul eder; zira Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat kim yaptığı bu haksız davranıştan (çaldığını iade ettikten) sonra tevbe eder ve halini düzeltirse, Allah elbette onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, uslanırsa, şüphesiz Allâh, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allâh bağışlayan, merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat her kim yaptığı zulümden sonra tevbe eder ve halini ıslahta bulunursa elbette Allah Teâlâ onun tövbesini, kabul eder. Şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kim yaptığı zulüm ve haksızlıktan sonra tövbe edip halini ve işini düzeltirse Allah tövbesini kabul eder; Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur). {KM, Zekarya 1, 3}
Hırsızlık büyük günahlardandır. Hırsız tövbe etmezse âhirette büyük azaba uğratılır. Ancak dünyada cezasını çekerse veya suçu tesbit edilmediği için ceza çekmez ve fakat çaldığı malı sahibine teslim edip tövbe ederse Allah onu affedeceğini bildiriyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, uslanırsa, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, acıyandır.
Genellikle hırsızın tevbesi, günâhının affına sebebolursa da elini kesilmekten kurtarmaz, görüşü egemendir. Fakat âyetin sonunda tevbe edip uslananlara karşı Allah'ın bağışlayan, esirgeyen sıfatlarının vurgulanması, tevbe eden hırsızın elinin kesilmemesini öğütler mâhiyettedir. Nitekim bazı müfessirlere göre tevbe edip uslanan hırsızın elini kesmek caiz değildir. (Bkz. el-Mushafu'l-mufesser: s. 143, Kahire, 1337 ve Yüce Kur'ân'ın Çağdaş Tefsîri: 2/519-526)  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu zulümden (sirkat zulmünden) sonra tevbe iden ve ıslâh-ı hâl iyleyen kimsenin Cenâb-ı Hak tevbesini kabûl ider. Allâh günâhları mağfiret ve kullarına merhamet idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kim, yaptığı bu yanlıştan sonra dönüş yapar ve kendini düzeltirse, Allah onun dönüşünü(tevbesini) kabul eder. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kim de zulüm işledikten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse şüphesiz Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse, Allah onun tevbesini kabul eder. Gerçekten de Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kim zulmünden sonra tövbe eder, halini düzeltirse kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes her kim tevbe eyleye žulmından śoñra daħı eyü işleye bayıķ Tañrı tevbe vire aña. bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes kim tevbe eylese ẓulmünden ṣoñra ve eylük eylese, taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālāanuñ tevbesin ḳabūl eyler. Tañrı Ta‘ālā yarlıġayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin hər kəs gördüyü haqsız işdən (oğurluqdan) sonra tövbə edib özünü düzəltsə, Allah onun tövbəsini qəbul edər. Həqiqətən, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But whoso repenteth after his wrongdoing and amendeth, lo! Allah will relent toward him. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But if the thief repents after his crime, and amends his conduct, Allah turneth to him in forgiveness; for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَنْ
fakat kim
تَابَ
tövbe ederse
مِنْ بَعْدِ
ardından
ظُلْمِه۪
zulmünün
وَاَصْلَحَ
ve ıslah ederse
فَاِنَّ
artık şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
يَتُوبُ عَلَيْهِۜ
tövbesini kabul eder
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Fakat kim (hem kendine hem de başkalarına yaptığı) bu zulümden sonra tövbe edip (nefsini) ıslah ederse, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ظُلْم
İsim
ظ ل م
Zulmetmek, haksızlık etmek, zulüm
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli