Kim de yaptığı haksızlıktan (hırsızlıktan) sonra tövbe edip kendini düzeltmişse, şüphesiz ki Allah onun tövbesini kabul eder (cezasını) affeder. Şüphe yok ki Allah (her zaman) çok bağışlayan, çok merhamet edendir. *
(* ) Şüphesiz Allah Gafur’dur (dünyada suçları silip örten, cezaları kaldıran), Rahimdir (çok merhamet edendir) deniliyor. Dikkat edilirse Allah sadece Gafur’dur veya Rahim’dır demiyor, bu iki sıfatını birlikte zikrediyor, biri Gafur, diğeri Rahim; Bu ne demek? Bu şu demektir. Her iki dünyada bu sıfatlarıyla muamele eder, yani kişinin dünyadaki suçunun cezasını Gafur sıfatıyla kaldırır, ahirette de Rahim sıfatıyla ona merhamet eder. Bu nedenle hırsıza verilecek ceza ile ilgili durum ister yetkili makama intikal etmiş olsun ister olmasın ne zaman samimiyetle tövbe eder, kendini düzelttir ve çaldığı malı iade ederse, onun hem bu dünyevi cezası düşer hem de uhrevi cezası. Çünkü burada bağışlamak ve merhamet etmekle ilgili Allah’ın iki sıfatı geldiğine göre biri (غفور) dünya cezası içindir, diğeri (رحيم) ise ahiret içindır. Allah’u â’lem. İşte metni aşağıya alınan bir hadisi şerife göre de suç işleyene dünyevi ceza verildikten sonra ahiretteki cezası da kalkmış olur. Bu nedenle hırsızın yaptığı tövbe dünyevi cezaya değil sadece ahiret cezasına keffaret olur şeklindeki inanış yanlıştır. Çünkü dünyevi cezayı aldıktan sonra ahiretteki ceza yok olur. Ayrıca Müfessir Ata, İmam Şafii’nin bir kavli ve bazı âlimlere göre tövbe eden hırsıza ceza verilmez.) bk: (Fathu-l Kadir, Ruhu-l Meani, el-Keşşaf, el- İklil ve ez- Zühretüt-tefasir). İşte doğru olan da budur, çünkü ayet net bir şekilde bunu söylüyor. Bu nedenle bunun tartışılması bile söz konusu olamaz. Aşağıdaki tefsir metninde de fakihlerin çoğuna göre ceza infaz edilmeden önce hırsız tövbe ederse, bu ceza uygulanmaz, fakat ikinci defa tövbesi kabul edilmez deniliyor. Aşağıdaki hadisi şerife göre, dünyada suçluya ceza verilirse, ahiretteki cezasına kefaret olur, yani tövbe etmese de o suçun ahiretteki cezası affedilir. Çünkü bir suca iki ceza verilmez. Bu nedenle bu ayette hırsızının tövbesinden sonra Allah gafur ve rahimdir, şeklindeki ifade gereği, samimiyetle tövbe eden ve durumunu düzelten hırsıza dünyevi cezanın uygulanmayacağı hükmü de çıkmaktadır. Yani cezadan muaf olur. (الله اعلم)
قوله تعالى: فمن تاب من بعد ظلمه وأصلح فإن الله يتوب عليه في التوبة ها هنا قولان: أحدهما: أنها كالتوبة من سائر المعاصي والندم على ما مضى والعزم على ترك المعاودة - وثالثا: بأن كثيرين من الفقهاء اعتبر توبة السارق قبل إقامة الحد عليه تسقط الحد، فلا يقام عليه، ولا تكون التوبة عن التكرار، بل يكون موضعها عند الارتكاب الأول (زهرة التفاسير) ..عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ فِي مَجْلِسٍ فَقَالَ تُبَايِعُونِي عَلَى أَنْ لَا تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلَا تَزْنُوا وَلَا تَسْرِقُوا وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ فَمَنْ وَفَى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ وَمَنْ أَصَابَ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَعُوقِبَ بِهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ وَمَنْ أَصَابَ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَسَتَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ فَأَمْرُهُ إِلَى اللَّهِ إِنْ شَاءَ عَفَا عَنْهُ وَإِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ